Doğuştan veya sonradan, herhangi bir hastalık ya da kaza sonucu, bedenî, zihnî, içtimaî ve hissî kabiliyetlerini çeşitli derecelerde kaybettiğinden ihtiyaçlarını karşılamada ve toplum hayatına uyum sağlamada zorluklar çeken ve günümüzde “engelli” tabir edilen kimselere İslam’ın bakışı nasıldır? Ayrıca, bazı engellilerin kaderi tenkit ettikleri ve çeşitli psikolojik rahatsızlıklara düştükleri görülüyor; kimi insanların da onları küçümseme ve dışlama türünden yanlış davranışlarına şahit olunuyor? Bu konuyla alâkalı mülahazalarınızı lutfeder misiniz? -Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetinin dertleriyle alâkadardı; hor görülme ihtimali olan kimselere karşı özel muamelede bulunur; mübarek beyanlarıyla, davranışlarıyla ve iltifatlarıyla onlara yönelen çirkin bakışları hemen izale ederdi. (01.19)
-Rasûl-ü Ekrem (aleyhi ekmelüttehaya) Efendimiz’in pazarda dış görünümü itibariyle farklı olan bir Sahabiye arkadan sarılıp gözlerini kapatarak iltifatta bulunması… (02.03)
-Cahiliye dönemi toplumu kız çocuklarını diri diri gömer, kadınlara kıymet vermeyip onları dışlardı; onların, işlerine yaramayan engelli kimseleri eleme gibi de bir ahlakları vardı. İnsanlığın İftihar Tablosu, bir peygamber tavrıyla toplumdaki o kötü âdetleri değiştirerek, onların yerine İslam’ın yüce ahlakını ikame etmek suretiyle, o derbeder, perişan, alabildiğine sergerdan ve serseri toplumdan dünyayı idare edebilecek medeniyet muallimi insanlar çıkardı, Allah’ın izni ve inayetiyle. (04.15)
-Yemenliler güzel sesleriyle Kur’an okurken, Rasûl-ü Ekrem Efendimiz, Ashabına pencerelerini açıp dinlemelerini işaret buyuruyor. Ubey ibn Ka’b, Allah Rasûlü’nden “Rabbim emretti, ‘Ubey Beyyien suresini sana okusun’ buyurdu” sözünü duyunca, “Adımı da andı mı ya Rasulallah?” diye soruyor. “Andı” cevabını alınca Hazreti Ubey hıçkıra hıçkıra ağlıyor. Peygamber Efendimiz bu türlü beyan ve davranışlarıyla ehl-i maarife değer atfediyor ve iltifat edilecek mevzularda herkese rehberlik yapıyor. (07.29)
-Ebu Musa el-Eş’ari de Yemenliydi ve Yemenliler Kureyş kast sistemine göre aşağılarda bulunan, yabancı, taşralı gözüyle bakılan kimselerdi. Rasûl-ü Ekrem Efendimiz, Ebu Musa el-Eş’ari’yi Yemen’e mübelliğ olarak göndererek ona iltifat etmişti. Peygamber Efendimiz bazı kimselere nasıl davranılması lazım geliyorsa, o davranışı ortaya koymak suretiyle diğer insanların gözlerini açıyor, rehberlik yapıyor; dışlanan kimseleri onure edip yüreklendiriyor; onlar da vazifelerini yerine getirirken arkalarında kimin olduğunu düşünerek daha dikkatli yaşıyorlardı. (09.30)
-Bilal-i Habeşi teninin renginin, kıvırcık saçlarının, ‘şin’ harfini çıkaramamanın mahkumu idi; Arapça’yı çok iyi kullanan Arapların Bilal-i Habeşi (radıyallahu anh)’a bakışlarına rağmen Allah Rasulü onu baş müezzin tayin etti, orduyu sevkederkenki komutlarını duyurma vazifesini ona verdi ve böylece bir insanı kölelik hadidinden alıp efendilik zirvesine çıkardı. O toplumda yaygın olan âleme hor bakma hastalığını tedavi etti; kusur görülebilecek yerleri görmeme, insanların güzel yanlarına ve Allah’la irtibatlarına bakma ahlakını yerleştirdi. (12.11)
-Körler, sakatlar, aliller, topallar, kötürümler, bütün bunlar Allah Rasûlü’nden seviyelerine göre teveccüh ve iltifat görüyorlardı; Allah Rasûlü toplum içinde onların konumlarını vurgulamak suretiyle etrafındaki insanlara da onlara karşı saygı duygusunu aşılıyordu. (14.11)
-Çok kimseye düşen vazifeler var, bu vazifelerin bazıları dinle, bazıları pedagojiyle, bazıları da psikolojiyle alâkalı mevzulardır. Dini açıdan bakınca, Allah onu öyle yaratmış, hakkında öyle takdir etmiş; her şeyden önce, Allah’ın o mevzudaki takdirine saygı duymak ve o insanları hafife almamak lazım. Onda güzel bulup takdir edecek o kadar güzel yanlar var ki, evvela ahsen-i takvim.. saniyen, iç yapısı itibariyle inkişaf ettiği zaman letaif-i zahiriyesi, havas-ı batınasıyla melekleri geride bırakabilecek bir donanımı haiz. Böyle bir insanın, sadece dış yüzü itibariyle, cildindeki bir-iki kabarcığa takılarak, Allah’ın onda adeta bir hazine gibi sakladığı meselelerin bütününü görmezden gelmek Cenab-ı Hakk’a ait ondaki o güzellikleri görmemektir ki, din adına çok sakıncalıdır. (14.40)
-Engelli kimselerin psikolojik olarak, mekteplerde rehabilite edilmesi ve devletin bazı yerlerinde onlara durumlarına göre iş alanları oluşturulması gerekiyor. Ama ne yazık ki, ne günümüz mekteplerinde onları bulundukları sıkıntılı durumdan çıkaracak bir eğitim, ne onları temelden düşünüp değişik yerlere yerleştirecek bir sistem, ne de bizde öyle yerleşik bir Kur’an ahlakı var. (19.18)
-Ne okul, ne mabed, ne toplum, ne de sokak engellilerin ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Neş’et edilen ortamın da bozuk olması nedeniyle, engelliler bir manada gariptirler. Onlar bu garipliklerinin farkında olup, Allah’a yönelseler, Allah’ın inayetiyle ahiretlerini kurtarırlar. Mesele, topyekün bir toplumu bütün müesseseleriyle ilgilendiren bir mevzudur. (22.23)
-Din açısından meseleyi değerlendirince, Allah onun ayaklarını bu dünyada aldığına, ona bu ızdırabı yaşattığına göre, öbür tarafta ona herkesten farklı ihsanlar, faik ayaklar nasip edecektir. Amr ibn Cemuh’un şehit olup, eğri bacaklarının Cennet’te düzeldiğinin Efendimiz tarafından görülmesi bu hakikatin şahitlerindendir. (23.20)
-Başkalarına örnek olma adına bazı şeylere katlanma çok önemlidir. Sara hastalığına müptela bir kadının Cennet’te kazanacağı şeylere bedel bu dünyada hastalığının devamını tercih etmesi… (24.10)
-Günümüzde küfür sözleri ve kaderi tenkit çok yaygın. Dilin nezahetinin, iffetinin korunması çok önemli olduğu gibi dinin namusunun, şerefinin korunması da çok önemlidir. Başımıza gelen sıkıntılarda bizim kendi istihkakımızı gözardı ediyoruz. Meseleyi tek yanlı ele alırsak, sadece başa gelen şeyler itibariyle ele alır ve kendimizi görmezden gelirsek çok ciddi bir hata yapmış oluruz. “Allah zalim değildir, -ortada öyle bir şey varsa- insanlar kendi kendilerine zulmetmişlerdir.” (Yunus, 10/44) (26.10)
-“Bu benim kabahat ve kusurlarımın neticesidir; böyle bir duruma maruz kalışım benim istihkakımdır” demek ve sonra da kazaya rıza göstererek sabah akşam “Rab olarak Allah’tan, din olarak İslam’dan, nebi ve rasûl olarak da Muhammed sallallahu aleyhi vesellem’den razı olduk!” sözünü gönülden tekrar etmek mü’mince bir tavırdır. (30.00)
-Üstad Bediüzzaman hazretlerinin kendi başına gelen şeyleri mukarrabine yakışır şekilde, kendi istihkakıymış gibi değerlendirmesi… (30.35)
-Kulun başına gelen şeyleri kendi istihkakı olarak değerlendirip arka planını araştırması, onu tevbeye sevkeder; öyle bir mülahaza içine girmesi hem Allah tarafından ekstra bir lütfun gelmesine vesiledir, hem de o insanın kaderi tenkidine engeldir. (32.50)
-“Başınıza gelen her musîbet, işlediğiniz günahlar (ihmal ve kusurlar) sebebiyledir.” (Şura, 42/30) Bu ayet münasebetiyle İbn-i Ebi Hatim, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’den –şu mealde– bir hadis rivayet ediyor: “Ayağına bir diken batsa, sürçsen, sıkılsan, terlesen, konuşurken bir iki kelimede sürç-ü lisanda bulunsan ve bunların hepsinde sıkıntıya girsen, bilmelisin ki, bunlar senin bir kısım kusur ve kabahatlerinin senin tavırlarına aksetmesinden başka bir şey değildir.” Allah onları günahlarına keffaret olması için verir. Bütün sıkıntılarda kendi kusurlarını sebep ve sâik olarak görürsen, ne kaderi tenkid eder, ne de dışta bir suçlu ararsın. Nefsini suçlu gören insan dışta suçlu aramaz. Dışta suçlu arayan bir insan da hiçbir zaman gerçek suçluyu yakalayamaz. (33.20)
-Bir kimsenin, başına bela gelen bir başkası hakkında “o hak etmişti” demesi günahtır; o düşünce su-i zan, o söz de gıybet olur; hele hak etmemişse iftira olur. (35.34)
-“Sarfedecek bir şey bulamadıkları için gözleri yaş döke döke geri dönüverdiler.” (Tevbe, 9/92) mealindeki ayet-i kerime ile Allah (celle celaluhu), mazeret sahiplerini fisebilillah mücahede edenlerle birlikte tutuyor, takdir ve tebcil ediyor. Engelliler gerektiği ölçüde mücahedede bulunamadıklarından, arkadaşlarıyla beraber gidilmesi lazım gelen yerlere gidemediklerinden ötürü içlerinde derin bir teessür duyuyorlarsa, o teessür onlar için ibadet hükmüne geçer. Engellerinden dolayı bazı şeyleri yapamayanlara, mesela hicret edemeyenlere düşen teessürdür, “keşke ben de yapsam” demeleridir. Giden arkadaşlara düşen de onları yanlarında götürmeleridir. Engellilerin her şeye rağmen ülkesini, yurdunu, yuvasını terkedip hicret etmeleri, halleriyle öyle bir derstir ki, çok önemlidir. Onlar, içinde bulunduğu heyet için de moral kaynağı olurlar. (35.30)
-Musibetlerin, belaların -sabrediyorlarsa- insanları amudi yükseltmesi söz konusudur. Cenab-ı Hak burada onların ellerinden aldı, öbür tarafta muzaafını, mük’abını ihsan edecek. Onlar öyle bir mükafatla sefiraz kılınacaklar. Dünyada elin, dilin, gözün, kulağın ne büyük birer nimet olduğunu hatırlatma adına, bunların kıymetlerini bilmeyen insanlara da Allah engelliler vasıtasıyla ders vermiş olacak. “Allah’ın nimetlerini sayıp dökmeye kalksanız sayamazsınız, ama gel gör ki, insan çok zalim, haddini bilmez, saygısız ve çok nankördür.” (İbrahim, 14/34) (37.55)
Estonya’nın başkenti Tallin’de düzenlenen Dünya Vücut Geliştirme Şampiyonası ‘engelli sporcu’ kategorisinde dünya şampiyonu olan Tolga Murat Balıkçı, engelli olmanın başarıya engel olmadığını söyledi. En büyük hayali olan dünya şampiyonluğuna ulaştığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Murat Balıkçı, gençlerin her türlü zararlı alışkanlıklardan kurtulması için spora yönlendirilmeleri gerektiğini vurguladı. Balıkçı, “Bunun için Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ ile görüştüm. Özellikle uyuşturucu madde kullanan gençleri spor ile tanıştırıp bu kötü alışkanlıklarından kurtulmaları için her türlü desteği vereceğimi ifade ettim. Fakat şu ana kadar kendisinden herhangi bir olumlu dönüş olmadı. Ben bu konuda her zaman desteğe varım. Foça’da gençlere yönelik spor faaliyetlerini geliştirmek adına elimden gelen her türlü desteği vermeye hazırım.” diye konuştu.
İzmir’in Foça ilçesinde 10 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu bir bacağını kaybederek bedensel engelli olan Tolga Murat Balıkçı, Özürlüler Koordinasyon Merkezi başkanı Selahattin Boyu ile yaptığı görüşmede oldukça mutlu görülürken, Boyu, ”Kendisine, ülkemize, İzmir’e ve çok güzel ilçemiz Foça’nın tanıtımına sağladığı değerli katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bundan sonraki yapacağı yarışlarda da onlara başarılar diliyorum.” dedi.
Denizli Belediyesi Sevgi Eli Mağazası, 2009 yılında engelli, öğrenci, yaşlı, hasta, yatalak ve maddi durumu iyi olmayan 12 bin kişiye çeşitli yardımlarda bulundu. Belediye Başkanı Nihat Zeybekci, Sevgi Eli’ne yardım eden hayırseverlere mağazayı gezdirerek çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Başkan Zeybekci, burada yaptığı açıklamada hayırseverin bağışlarıyla binlerce ihtiyaç sahibine yardım edildiğini söyledi. Sevgi Eli’nin zamanla ilçelere ve hattâ il dışına bile yardımlarda bulunduğunu kaydeden Zeybekci, “Birkaç yıl önce Antalya’daki yangında bölgeye ulaşan ilk yardım ekibi Sevgi Eli’dir. Yardımlarınız, oradaki nisanları bile sevindirmiştir. Bugün evlenecek geç kızların gelinliğinden çeyizine kadar birçok yardımınız oluyor. Biz bunları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Yardımlarımızı, ‘Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek.’ mantığıyla yaptık. Sevgi Eli, Denizli’de istisnasız tüm özürlülere ulaşıyor. İhtiyaç duyan tüm vatandaşların ev temizliği ve boya badanası, üç araç ve üç ekiple yapılıyor.” dedi.
Sevgi Eli Mağazası Sorumlusu Selma Yıldız da yardımların hayırseverlerin desteğiyle çığ gibi büyüdüğünü belirterek, “Sevgi Eli’ne 5 bin 500 kişi kıyafet yardımında bulundu, 500 kişi de ev eşyası yardımı yaptı. Biz de bunları ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık.” şeklinde konuştu.
Sevgi Eli, 2009′da 3 bin 906 yardıma muhtaç aileyi evinde ziyaret ederek ihtiyaçlarını yerinde tespit etti, giyecek ve gıda yardımında bulundu. Ramazan ayları ağırlıklı olmak üzere 2 bin aileye, içinde bakliyat, yağ, şeker, un ve tuz gibi yiyecekler bulunan gıda paketleri dağıtıldı. 200 aileye de yakacak yardımı yapıldı. Muhtaç, yaşlı ve yatalak olup temizlik yapamayan ailelerin evleri ve eşyaları temizlenip gerekenlerin boya badanası yapıldı. Muhtaç, yaşlı ve engelli 108 ailenin evi temizlendi. 3 bin 500 aileye, toplam 17 bin 500 parça kıyafet yardımı yapıldı. 456 aileye, 2 bin 790 parça ev eşyası yardımında bulunuldu. Engellilerin bütün işleri görülerek, ihtiyacı olanlara çeşitli yardımlarda bulunuldu.
BAŞBAKANLIĞIN 2002/58 SAYILI ÖZÜRLÜLER İLE İLGİLİ GENELGESİ
T.C.
BAŞBAKANLIK Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü
Sayı :B.02.0.PPG.0.12-320-20515 3 Aralık 2002
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, ülkemiz nüfusunun yaklaşık % 12’si, sayıları 8 milyonu bulan özürlü vatandaşlarımızdan oluşmaktadır. Özürlü vatandaşlarımızın, başkalarının yardımına muhtaç olmadan kendi kendilerine yetebilmelerinin sağlanması, fırsat eşitliğinin gerçekleştirilmesi ve topluma üretici bireyler olarak kazandırılmaları büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla, özürlülerin sosyal, ekonomik ve kültürel sorunlarının çözüme kavuşturulmasına yönelik çeşitli düzenlemeler yapılmış bulunmaktadır.
Ancak, bu düzenlemelerin yaşama geçirilmesi ve özürlü vatandaşlarımızın uygulamada karşılaştıkları giderilmesini teminen, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan yönetici ve diğer personel, özürlü vatandaşlarımıza gereken kolaylığı gösterecek ve ilgili düzenlemelerin yanı sıra aşağıda belirtilen hususlara titizlilikle uyacaklardır.
1-Kamu kurum ve kuruluşları, istihdamı zorunlu özürlü personel kontenjanlarını açık tutmayarak süresi içinde sınav açacak, özürlülerin eğitim gördükleri alanlarda,eğitim düzeylerine, mesleki bilgi ve becerilerine uygun iş ve görevlerde istihdamlarının sağlanması için özen gösterecektir.
Özürlülerin istihdamına yönelik olarak açılacak sınavlarda; ülkemiz koşullarına uygun katılma şartlarının aranmasına, ilkokul ve ilköğretim mezunu özürlülerin de istihdamına olanak sağlanmasına, sınava girebilme yaşının en üst sınırda tutulmasına ve sınav soruları ile sınavlarda görevli refakatçilerin seçiminde özürlülerin ve özür guruplarının özel durumlarının göz önünde bulundurulmasına önem verilecektir.İşyerlerinde özürlülerin çalışmalarını kolaylaştıracak ve iş verimini artıracak araç-gerecin temin edilmesi, mekan ve çalışma koşullarına ilişkin uygun düzenlemelerin yapılması , özürlü çalıştırma zorunluluğuna uymayan işveren veya vekilince ödenmesi gereken para cezalarının tahsili ve tahsil edilen para cezalarının Maliye Bakanlığı ile eşgüdüm sağlanarak, nemalandırılması hususlarında azami titizlik gösterilecektir.
2-Yerel yönetimler ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, fiziksel çevrenin özürlüler için ulaşılabilir ve yaşanabilir kılınması için, cadde, sokak, meydan, yeşil alanlar, çocuk bahçeleri, müzeler, sergi alanları, parklar, piknik ve eğlence alanları, spor ve oyun alanları, otoparklar gibi kentsel, sosyal, teknik alt yapı alanlarının, turizm, eğitim, sağlık ve kültür tesis ve yapıları ile binaların, özürlülerin fiziki çevreye ulaşabilirliğini sağlamak amacıyla, TSE standartları ve imar mevzuatında 2 Eylül 1999 tarih ve 23804 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren; “3030 Sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, “Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde ve Dışında Planı Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik “, “İmar Planı Yapılması ve Değişikliklerine Ait Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik”, ” Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ” , “Otopark Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ” ve 13 Temmuz 2000 tarih ve 24108 sayılı Resmi Gazetelerde yayımlanarak yürürlüğe giren “3030 Sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”te öngörülen düzenlemelere uygun olmasını sağlayacaklardır.
Kentlerimizde yaya trafiğine ayrılmış bulunan kaldırımların ve yaya geçitlerinin özürlü vatandaşlarımız tarafından güvenli bir şekilde kullanılmalarını sağlamak üzere, buralara trafik kurallarına aykırı şekilde motorlu araçların park etmesi ve diğer engellerin konulması önlenecektir.
Öncelikle özürlülerin ağırlıklı olarak ilişkide bulunduğu valilik, kaymakamlık, belediyeler, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, SHÇEK hizmet birimleri, eğitim kurumları, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu olmak üzere, tüm kamu kurum ve kuruluşları, hizmet binalarının giriş-çıkışları ile fiziksel çevreyi özürlülerin ilgili birimlere rahatlıkla ulaşabilmelerini sağlayacak şekilde imar mevzuatı ve TSE standartlarına uygun olarak düzenleyeceklerdir.
Bunların yanı sıra; hastane, otogar, gar, havalimanı, tren istasyonu, liman gibi insan hareketlerinin yoğun olduğu yerlerde, hizmetlerden yararlanmak isteyen özürlüler için fiziksel engelleri aşma ve ulaşabilirliği sağlamada ilgili kurum ve kuruluş görevlilerince yardımcı olunacak, konuyla ilgili personelin bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi kurumlar tarafından sağlanacaktır.
3-Ulusal düzeyde kabul edilen 10-16 Mayıs Sakatlar Haftasının ilk günü ile 3 Aralık Dünya Özürlüler Gününde, özürlülere yönelik faaliyet gösteren Konfederasyon, bağlı federasyonlar ve derneklerin kamu görevlisi olan yönetim kurulu üyeleri ile kamuda görev yapan tüm özürlüler idari izinli sayılacaktır.
Olumsuz hava koşulları nedeniyle valiliklerce okulların tatil edilmesi halinde aynı bölgedeki kamu görevlisi özürlüler, ayrıca bir talimat ve talebe gerek kalmadan, belirlenen tatil süresince izinli sayılacaktır.
4-Özürlülere yönelik faaliyet gösteren tüm resmi ve özel eğitim kurumları ile rehabilitasyon merkezlerinin özürlü çocukların eğitimleri için gerekli özel araç-gereç ile materyaller bakımından tam donanımlı olmaları ve eğitim sürecinin sosyal kültürel faaliyetler ve kaynaştırma programlarıyla desteklenmesi sağlanacaktır.
Ayrıca, kurum ve merkezler dışında kalan özürlülerimizin eğitimleri ve ihtiyaçları için gereken tedbirler alınacak,eğitimleri için gereken araç ve gereçler ile ortez,protez, tekerlekli sandalye, koltuk değneği, baston, işitme cihazı gibi ihtiyaçlarının kurumlarca karşılanmayan tamamı veya kısımlarının,il ve ilçelerde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kaynaklarından 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda, geciktirilmeden karşılanması için gerekli tedbirler alınacaktır.
5- Özürlüler İdaresi Başkanlığının vermiş olduğu Özürlü Kimlik Kartı,özürlülere tanınan hak ve hizmetlerden yararlanılması için yeterli ve geçerli bir belgedir. Özellikle belediyeler, TCDD, THY, Devlet Tiyatroları olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşları özürlülere yönelik hizmetlerde Özürlü Kimlik Kartını esas alacaklardır.
6-Özürlü kişilere yönelik sağlık ve tıbbi rehabilitasyon hizmetlerine gereken önem verilecek, ağır özürlülere öncelikle hizmet verilecek,sosyal güvencesi olmayan özürlü yurttaşlarımızın sağlık sorunlarının çözümlenmesine ve tedavilerine gayret gösterilecektir. Herhangi bir sosyal güvencesi olmayan özürlü vatandaşlarımızın sağlık kurulu raporlarının düzenlenmesinde bağış, evrak parası gibi herhangi bir nedenle ücret talep edilmeyecektir.
Avrupa Birliğine katılım sürecinde önemli adımlar attığımız bu günlerde, kamu kurum ve kuruluşlarınca 2003 Avrupa Özürlüler Yılına yönelik çalışmalar yürütülecek, engellilerin fiziki güçlükleri aşması için gerekli önlemler ivedilikle alınacaktır.
Kamu kurum ve kuruluşları, özürlülere yönelik tüm etkinlik ve çalışmaların planlama ve uygulamasını Türkiye Sakatlar Konfederasyonu başta olmak üzere özürlülere hizmet amaçlı çalışmalarını yürüten sivil toplum örgütleri ile işbirliği içinde yürüteceklerdir.
Bilgilerini ve gereğini önemle rica ederim.
Abdullah GÜL Başbakan
2005 ÖZÜRLÜLERİN İSTİHDAMI YILI GENELGESİ Resmi Gazete Tarihi :03.12.2004 Resmi Gazete Sayısı : 25659
Başbakanlıktan: Konu: 2005 Özürlülerin İstihdamı Yılı Genelge 2004/28
Özürlülerin toplumsal yaşama katılımları açısından gelir getirici bir işte çalışarak üretken olmaları büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda, özürlülerin istihdamı konusunda yapılması gerekenlerin sistemli ve etkili bir şekilde yürütülmesi için 2005 yılının “Özürlülerin İstihdamı Yılı” olarak ilan edilmesi uygun görülmüştür.
Kamu kurum ve kuruluşları özürlülerin istihdamı yılı olan 2005 yılı ve sonrasında özürlülerin iş gücü niteliklerini arttıracak önlemlerin alınması, istihdam düzeylerinin arttırılması ve çalışma yaşamında karşılaştıkları güçlüklerin ortadan kaldırılması konularına azami özeni göstereceklerdir.
Toplumsal yaşamın ayrılmaz bir parçası olan özürlülerin ve sorunlarının kamuoyunda gerçekçi bir şekilde algılanması ve bu alanda duyarlık yaratılması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Türkiye İş Kurumu, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Devlet Personel Başkanlığı, yerel yönetimler ve diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından geniş kapsamlı bilinçlendirme faaliyetleri yürütülecektir. Bu faaliyetlerde, sosyal tarafların desteği alınacak ve yazılı ve görsel basın etkin bir şekilde kullanılacaktır.
İlgili kurumlar ve yerel yönetimler tarafından özürlülerin vasıflarını geliştirmek amacıyla uygulanan işgücü programlarının (mesleki rehabilitasyon, mesleki eğitim, beceri kazandırma, meslek edindirme, korumalı istihdam vb.) yürütülmesinde bölgesel ihtiyaçlar göz önünde bulundurulacaktır. Bölgesel ihtiyaçlar belirlenirken, il istihdam politikasının oluşturulmasında etkinliği bulunan “İl İstihdam Kurulları”ndan yararlanılacaktır.
Ulusal ve uluslar arası fonların; özürlülerin mesleki eğitimi, mesleki rehabilitasyonu ve istihdamını hedef alan alanlarda etkin ve verimli bir şekilde kullanılabilmesi amacıyla Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüş ve önerileri alınacaktır.
Kamu kurum ve kuruluşları, istihdamı zorunlu özürlü personel kontenjanlarını doldurmak için üzerlerine düşen sorumlulukları gecikmeksizin yerine getirecektir.
Özürlü memur istihdam etmekle yükümlü olan kamu kurum ve kuruluşları uygun boş kadro bulunmadığı takdirde boş kadroda unvan değişikliği yaparak gerekli kadroları temin edeceklerdir.
Bu doğrultuda, süresi içinde yapılacak sınavlarda tüm özür gruplarının özellikleri göz önünde bulundurularak soruların hazırlanması ve değerlendirilmesi için özel sınav kurulu teşkil edilmesi sağlanacaktır. Özellikle işitme ve zihinsel özürlülerin özel durumları ile başarı değerlendirme teknikleri esas alınarak sınav soruları ayrı ayrı hazırlanacaktır.
Özürlülere yönelik devlet memurluğu ve işçilik sınavlarında, ihtiyaç duyan özürlülerin refakatçi bulundurmasını sağlayacak önlemler alınacaktır.
Ülkemizdeki özürlülerin önemli bir kısmı eğitim durumu itibarıyla ilkokul mezunudur. İlkokul mezunu özürlülerin de memur olarak istihdamlarının sağlanabilmesi amacıyla sınav duyurularında gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
Devlet memuru olarak istihdam edilen özürlülerin 15 yıllık bir kamu hizmeti sonrasında emekli olabildikleri hususu da göz önünde bulundurularak, ilgili mevzuatlarında özel hüküm bulunmayan kamu kurum ve kuruluşları alacakları özürlü memurların yaş sınırını bu durumu dikkate alarak en üst seviyede belirleyeceklerdir.(Bu fıkra 2006/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.)
Özürlü memur istihdam etmek üzere sınav düzenleyen kamu kurum ve kuruluşları sınava başvuran adaylardan iş talep formu ve sağlık kurulu raporunun fotokopisi dışında başka hiçbir belge istemeyecek ve başvuru ücreti alınmayacaktır.
Özürlü memur ve işçi çalıştırmak zorunda olan kamu kurum ve kuruluşları, çalışma yerlerini özürlülerin çalışmalarını kolaylaştıracak şekilde düzenleyecek, gerekli tedbirleri alacak ve özürlülerin çalışmaları ile ilgili özel yardımcı ve destekleyici araç-gereçleri temin edeceklerdir.
Belirli bir mesleği olan özürlülerin meslekleriyle ilgili işlerde çalıştırılmaları sağlanacaktır. Özürlüler, özürlülüklerini artırıcı veya ek özür getirici işlerde çalıştırılmayacak ve sağlıkları için gerekli tedbirler alınacaktır.
Özürlü işçi çalıştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyen özel sektör ve kamu kurum ve kuruluşlarından tahsil edilmesi gereken idari para cezalarının tahsilinde yaşanan sorunların giderilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlar gerekli çalışmaları yapacaklardır.
Özürlüler bağımsız çalışmaları yönünde teşvik edilecek, küçük ve orta ölçekli sanayi işletmeleri kurabilmeleri ve rekabet güçlerini yükseltebilmeleri yönünde destekleneceklerdir. Özürlülerin kendi işlerini kurmaları ve işletebilmeleri için ilgili kamu kurum ve kuruluşları (Özürlüler İdaresi Başkanlığı, KOSGEB, BAĞ-KUR) çalışmalarını ilgili meslek kuruluşları (TESK, TOBB vb.) ile işbirliği içerisinde yürütecektir.
Kamu kurum ve kuruluşları 2005 Özürlülerin İstihdamı Yılında özürlülerin de diğer bireyler gibi toplumsal yaşamın her alanında var olan, çalışma hak ve sorumluluğu taşıyan, başkalarına bağımlı olmadan yaşayabilen bireyler olmaları ve toplumun da özürlüleri bu bakış açısıyla değerlendirilmesi amacıyla yoğun bir çaba içerisinde olacaktır. Bu doğrultuda yürütülecek tüm çalışmalarda özürlülere yönelik faaliyette bulunan sivil toplum örgütleri ile işbirliği içerisinde çalışılacaktır.
Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan
Resmi Gazete Tarihi: 12 Temmuz 2006 Resmi Gazete Sayı : 26226
BAŞBAKANLIKTAN:
KONU: Kamu Binaları, Kamuya Açık Alanlar ve Toplu Taşıma Araçlarının Özürlülerin Kullanımına Uygun Duruma Getirilmesi
GENELGE
2006/18
Özürlü vatandaşlarımızın toplumsal yaşama tam katılımlarının sağlanması hedefine ulaşabilmek için kamu kurum ve kuruluşlarının kullandıkları binalar, kamuya açık alanlar ve toplu taşıma araçlarının özürlülerin kullanımına uygun duruma getirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu amaçlarla yürürlüğe konulmuş bulunan 5378 sayılı Kanunun geçici 2’nci maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapıların, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel altyapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapıların özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirileceği; geçici 3’üncü maddesinde de, Büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin, şehir içinde kendilerince sunulan veya denetimlerinde gerçekleştirilen toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin kullanımına uygunluğunu sağlayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu uygulamaların gerçekleştirilmesi için tanınan 7 yıllık süre 7/7/2005 tarihinde başlamıştır.
Bu konudaki en büyük görev yerel yönetimlere düşmektedir. Bu düzenlemeler, belediyeler ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanacak eylem planları doğrultusunda gerçekleştirilecektir. Eylem planları, kısa vadeli (2005-2007), orta vadeli (2008-2010) ve uzun vadeli (2011-2012) olarak belirlenecek, bu planlar dahilinde hazırlanacak yıllık raporlar İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından takip edilerek değerlendirilecektir. Belediyeler bu düzenlemelerin Türk Standardları Enstitüsünün ilgili standartlarına uygun olmasına dikkat edecekler, satın alacakları, kiralayacakları veya denetimlerinde bulunan toplu taşıma araçlarının özürlülerin kullanımına uygun olmasını sağlayacaklardır. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarının kullandıkları yapılar da anılan süre içerisinde özürlülerin kullanımına uygun hale getirilecektir.
Çalışmalar sırasında tereddüt edilen hususlarla ilgili bilgiler Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığından istenebilecektir.
Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan
ÖZÜRLÜ İSTİHDAMI İLE İLGİLİ BAŞBAKANLIK GENELGESİ
Resmî Gazete Tarihi 24.06.2006 Resmî Gazete Sayısı : 26208
Konu: Özürlü İstihdamı
GENELGE 2006/15
Bilindiği üzere, 2004/28 sayılı Genelge ile 2005 yılı Özürlülerin İstihdam Yılı olarak ilan edilmiştir. Ancak 2005 yılı boyunca Devlet Personel Başkanlığına gönderilen özürlü personel alımına ilişkin sınav duyuruları incelendiğinde, kamu kurum ve kuruluşlarınca istihdamı zorunlu özürlü personel kontenjanlarının doldurulması ve alınacak özürlülerin yaş sınırının azami düzeyde tespit edilmesi hususlarına uyulmasında gerekli duyarlığın gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Özürlü personelin istihdamında yaş sınırından doğan mağduriyetin ortadan kaldırılması ve memur alımına ilişkin uygulamada birliğin sağlanabilmesi bakımından, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kurumlar, döner sermayeli kuruluşlar, kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları, il özel idareleri ve belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı müessese, işletme ve döner sermayeli kuruluşlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre Devlet memuru istihdam eden diğer kamu kuruluşlarından ilgili mevzuatında özel hüküm bulunmayanların, özürlü alımı amacıyla tahsis edecekleri memur kadroları için üst yaş sınırı tespit edilmeyecektir.
2004/28 sayılı Başbakanlık Genelgesinin üst yaş sınırını düzenleyen on birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu Genelgenin diğer hükümlerinin yerine getirilmesi hususunda ise gereken hassasiyet ve sorumluluk gösterilecektir.
Bilgilerinizi ve gereğini önemle rica ederim.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
Emniyet Genel Müdürlüğü
Sayı:B.05.1.EGM.0.85.03.03/64032-9995-171808 13.10.2006
Konu: Malul,Gazi ve Engellilere
Ait Araçlar
İlgi: a) 29.01.1996 tarih ve 023 sayılı genelge
b) 01.08.1996 tarih ve 172 sayılı genelge
c) 14.12.2001 tarih ve 0230 sayılı genelge
d) 12.07.2005 tarih ve 122458 sayılı talimat
BAŞBAKANLIK
ÖZÜRLÜLER İDARESİ BAŞKANLIĞINA
İlgili sayılı genelge ve talimatlarda engelli vatandaşlarımızın araçları için park yerlerinin tahsis edilmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve trafikte kendilerine gerekli kolaylığın sağlanması istenilmesine rağmen, Bakanlığımıza gelen şikayet ve müracaatlarda; plakaları üzerinde sakatlara mahsus işaret bulunan engelli vatandaşlarımızın ve gazilerimizin araçları ile özel tertibatı olmayıp sakatlık derecesi % 90 ve üzeri olan malul ve engellilerin araçlarına inme ve binmeleri esnasında, karayolu üzerinde kısa süreyle park etmelerine müsaade edilmediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi 01.02.1989 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğümüz ile Bedensel Engellileri Güçlendirme Vakfı arasında imzalanan protokole göre, bedensel engelli vatandaşlarımızın kullandıkları araçlardan, tescil plakaları üzerinde “özürlü” olduğunu belirleyen işaret ve özürlüler için park kartı verilmiş bulunanların 15 (onbeş ) dakika süre ile park etmelerinin sağlanması gerekmektedir.
Bu nedenle görevlilerimiz tarafından ;
Vatanın bölünmez bütünlüğünün müdafaası esnasında sakatlanıp gazi olanların, plakasında engelli işareti bulunan araçlarıyla hastane, banka, postane, alışveriş merkezleri gibi yerlere gidiş gelişlerinde yaptıkları park esnasında, gazi olduklarını gösteren belgelerini araçlarının ön camında bulundurmaları halinde, özürlüler için park kartı uygulamasından faydalanmaları sağlanacaktır. Tescil plakalarının üzerinde engellilere mahsus ayrım işaretleri bulunan araçların park etmelerine yardımcı olunacak, engelli araçları için tahsis edilen park yerlerine, başka sürücülerin park etmeleri önlenerek, aksine hareket edenler hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 61/o maddesi gereğince gerekli cezai işlem uygulanacaktır. Özel tertibatı olmayıp, sakatlık derecesi %90 ve üzeri olan engelliler adına tescilli olup, araç sahibi malul ve sakat kişinin kanuni mümessili, üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan araçlara park etmelerinde yardımcı olunacaktır. Engelli vatandaşlarımız ve gazilerimizin araçlarını karayolu üzerinde 15 (onbeş) dakikayı geçmemek üzere park etmelerine trafik güvenliği açısından alınmış tedbirlere uymak ve araçlarının ön camına park kartı/gazi belgesi koymak koşulu ile izin verilecek, bu vatandaşlarımızın hareket güçlükleri dikkate alınarak, kendilerine daha hoşgörülü davranılacak, ayrıca yaya durumundaki engelli vatandaşlarımızın karşıdan karşıya geçişlerinde de gerekli yardım sağlanacaktır. Yukarıda belirtilen konulara tüm personelimiz tarafından azami özen gösterilmesini ve herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesini rica ederim.
Abdulkadir AKSU İçişleri Bakanı
DAĞITIM :
Gereği : Bilgi:
81 İl Valiliğine Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığına,
Jandarma Genel Komutanlığına Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanlığına,
Türkiye Gaziler Vakfına.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ
ÖZÜRLÜLERİN KURUMLARINCA KARŞILANAMAYAN GİDERLERİ HAKKINDA GENELGE
Sayı : 1200.001/386 Tarih : 25 Eylül 1998
Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Genel Başkanlığı’nın 18 Eylül 1998 tarihinde Bakanlığımıza yapmış olduğu müracaat sonucunda, gerekli düzenleyici mevzuatın bulunmasına rağmen, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir alan özürlülerin, tedavi giderleri ile fonksiyon kazandırıcı ortopedik ve diğer yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca karşılanamayan kısmının, bazı İl ve İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca ödenmediği, ödeyenlerin de özürlü vatandaşlarımıza ödeme aşamasına kadar çeşitli zorluklar çıkardığı anlaşılmıştır.
Konu, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun 2.maddesine 572 KHK ile eklenen 2.fıkrada açıklıkla düzenlenmiştir. Zira, 6 Haziran 1997 gün ve 23011 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 17.maddesiyle 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun 2.maddesine eklenen fıkrada; “Ancak, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir alan özürlülerin, tedavi güvenlik kuruluşlarına tabi olan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir alan özürlülerin, tedavi giderleri ile fonksiyon kazandırıcı ortopedik ve diğer yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarca karşılanamayan kısmı bu Kanun kapsamındadır.” hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu fıkra hükmünden de anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir alan özürlülerin, tedavi giderleri ile fonksiyon kazandırıcı ortopedik ve diğer yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarca karşılanamayan kısmının, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Kanunu kapsamında değerlendirilmesi zorunluluğu vardır.
Bu nedenle, mevcut hükmün göz önünde bulundurulması suretiyle, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir alan özürlülerin, tedavi giderleri ile fonksiyon kazandırıcı ortopedik ve diğer yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca karşılanamayan kısmının, başvurunun yapıldığı İl ve İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümleri doğrultusunda gereğinin yapılarak ilgisine ödenmesini ve bu tür işlemlerin ifası sırasında kendilerine her türlü kolaylığın gösterilmesini arz ve rica ederim.
Kutlu AKTAŞ
İçişleri Bakanı
GEREĞİ :
80 İl Valiliğine
İller İdaresi Genel Müdürlüğüne
BİLGİ :
Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığına
Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği
(Seri No: 47)
Resmi Gazete Tarihi: 31.12.2005 Resmi Gazete Sayısı:26040
(Mükerrer)
Maliye Bakanlığından:
I – Kapsam
2005/9827 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirimli bina vergisi oranı uygulaması aşağıdaki açıklamalara göre yapılacaktır.
II – İndirimli Bina Vergisi Oranı Uygulaması
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 5378 sayılı “Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” un 22 nci maddesi ile değişik 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2005/9827 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2‘yi geçmeyen tek meskene veya tek meskende hisseye sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) bu meskene ait bina vergisi oranı 2006 yılı için sıfıra indirilmiştir.
III – İndirimli Bina Vergisi Oranı Uygulama Şekli 1. Özürlülere Ait Binalarda İndirimli Bina Vergisi Oranı Uygulaması
1.1. 1.1. Yasal Düzenleme
5378 sayılı “Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” un 22 nci maddesi ile, Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirimli bina vergisi oranına ilişkin hükme, özürlüler ifadesi eklenmiş, böylece özürlülerin de indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanmaları sağlanmıştır.
1.2. 1.2. Özürlülerin İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanma Usul ve Esasları
1.2.1. İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Olan Özürlüler
Türkiye sınırları içinde; brüt yüzölçümü 200 m2 yi geçmeyen tek meskeni olan, tek meskende hisseye veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan özürlüler bu meskenleri için Bakanlar Kurulunca 2006 yılına ait belirlenen indirimli (sıfır) bina vergisi oranından yararlanacaklardır. Özürlülerin indirimli bina vergisi oranından yararlanabilmeleri için bu durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile ilgili belediyelere belgelendirmeleri gerekmektedir.
1.2.2. İndirimli Bina Vergisi Oranının Uygulamasına İlişkin Hususlar
Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde yer alan indirimli bina vergisi oranı uygulaması ile ilgili olarak düzenlenmiş bulunan 38 Seri No’lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin I/3 bölümünde yer alan hususlar özürlüler için de uygulanacaktır.
1.2.3. İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Olan Özürlülere İlişkin Bildirim
İndirimli bina vergisi oranından yararlanacak olan özürlüler tarafından; genel tebliğ ekinde yer alan dilekçe (Ek:1) ile birlikte, yine genel tebliğ ekinde yer alan “Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dahil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Formu” (Ek:2) düzenlenerek (Dilekçe ve Bildirim Formu’nun internetteki www.gelirler.gov.tr adresinde bulunan örneğinin düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır.) ilgili belediye başkanlığına verilecektir. İndirimli bina vergisi oranından yararlanmak için gerekli olan özürlülerin özürlü olduklarını belgeleyen tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporunun aslı dilekçeye eklenecektir.
1.2.4. İndirimli Bina Vergisi Oranı Uygulamasından Yararlanmaması Gereken Özürlülerin İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlandıklarının Tespit Edilmesi Halinde Yapılacak İşlemler
İndirimli bina vergisi oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde, gerçek dışı taahhütte bulunmak suretiyle indirimli bina vergisi oranından yararlanan özürlüler ile durumlarında meydana gelen değişikliği bildirmeyen özürlülerden alınması gereken vergi, cezalı olarak gecikme faizi ile birlikte alınacaktır.
2. İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanan Diğer Mükelleflere İlişkin Uygulanacak Usul ve Esaslar
İndirimli bina vergisi oranından özürlüler ile birlikte, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m2 yi geçmeyen tek meskeni olan;
i. Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler,
ii. Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanlar,
iii. Gaziler,
iv. Şehitlerin dul ve yetimleri,
yararlanmaktadır.
Söz konusu mükelleflerin indirimli bina vergisi oranından yararlanmalarına ilişkin usul ve esaslar 38, 44 ve 45 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğlerinde açıklanmıştır. Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanlar, gaziler ve şehitlerin dul ve yetimlerinin indirimli bina vergisi oranından yararlanmaları 38, 44 ve 45 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslara göre uygulanmaya devam edilecektir.
Tebliğ olunur.
Tarih: …../……/……
……………………….BELEDİYE BAŞKANLIĞINA
Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesi uyarınca ekli Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dahil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Bildirim Formu ile meskenime indirimli bina vergisi oranı uygulanmasını talep ediyorum.
Türkiye sınırları içinde hisseli veya tam mülkiyet kapsamında brüt yüzölçümü 200 m2’ yi geçmeyen tek meskenim dışında başka meskenim bulunmamakta olup, bu meskenimi muayyen zamanda dinlenme amacıyla değil, daimi olarak kullanmaktayım.
ADRES: MÜKELLEF
Adı ve Soyadı
(İmza)
GAYRİMENKULÜN:
Bina Vergisi Sicil No : …………………………………………..
Belediyenin Adı : …………………………………………..
Mahallesi : …………………………………………..
Cadde ve Sokağı : …………………………………………..
Kapı ve Daire No : …………………………………………..
Pafta No Ada No Parsel No
……………….. …………….. ………………….
EK 1- Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dahil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Bildirim Formu
EK 2- Devlet Hastanesinden Alınan Sağlık Kurulu Raporu.
TEK MESKENİ OLAN (İNTİFA HAKKINA SAHİP OLANLAR DAHİL) ÖZÜRLÜLERE AİT İNDİRİMLİ BİNA VERGİSİ BİLDİRİM FORMU
A – ÖZÜRLÜLERE AİT BİLGİLER
VERGİ KİMLİK NO
ADI-SOYADI
ANA ADI
BABA ADI
DOĞUM YERİ
DOĞUM TARİHİ (Gün, Ay, Yıl)
İKAMETGAH ADRESİ
B- GAYRİMENKULE AİT BİLGİLER
İlgili Belediye
Bina Vergisi Sicil No
Mahalle
Cadde
Sokak
Kapı No
Daire No
Pafta No
Ada No
Parsel No
ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO:7)
Resmi Gazete Tarihi :05/08/2004 Resmi Gazete Sayısı :25544
1. MALUL VE ENGELLİLERİN KULLANILMAMIŞ ARAÇ ALIMINDA İSTİSNA UYGULAMASI
16/7/2004 tarih ve 5228 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin (2) numaralı bendinde yapılan değişiklik uyarınca, 1 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliğinin (7.2.1.) bölümü, başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“7.2.1. Malul ve Engellilere Mahsus Taşıt Araçları İstisnası
Kanunun 7 nci maddesinin 5228 sayılı Kanunla değişik 2 numaralı fıkrası ile (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³’ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malul ve engelliler ile bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı vergiden istisna edilmiştir.
7.2.1.1. Sakatlık Dereceleri % 90 ve Daha Fazla Olan Malûl ve Engelliler Adına Kayıtlı Araçlarda İstisna Uygulaması
(II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi araçlardan 87.03 (motor silindir hacmi 1600 cm³’ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2800 cm³’ü aşanlar hariç) ve 87.11 tarife pozisyonlarında yer alanların, sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malul ve engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı ÖTV’den müstesnadır. Bu istisnadan yararlanmak için, sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malûl ve engellilere ait taşıtın özel tertibatlı olması şartı aranmayacaktır. Sakatlık dereceleri, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikle belirlenen esaslara göre tespit edilecektir. Söz konusu Yönetmeliğe göre sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olduğuna dair yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak sağlık kurulu raporu, araçların ilk iktisabının yapılacağı motorlu araç ticareti yapanlar tarafından vergi dairesine verilecek 2A numaralı ÖTV beyannamesine eklenecek ve beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır. Vergi dairesince kabul edilen beyanname ve ekleri incelenerek tahakkuk fişi ve istisna uygulandığını gösteren “ÖTV Ödeme Belgesi” düzenlenecek ve mükellefe verilecektir.
7.2.1.2. Malul ve Engelliler Tarafından Bizzat Kullanmak Amacıyla İlk İktisabı Yapılan Araçlarda İstisna Uygulaması
(II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi araçlardan 87.03 (motor silindir hacmi 1600 cm³’ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2800 cm³’ü aşanlar hariç) ve 87.11 tarife pozisyonlarında yer alanların, bizzat kullanmak amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından ilk iktisabı ÖTV’den istisna edilmiştir. Bu istisnadan yararlanan kişilerin istisna uygulanan ilk iktisaplarına ilişkin olarak mükellefler tarafından verilecek ÖTV beyannamesine;
- Alıcının maluliyeti veya sakatlığı ile özel tertibat yaptırılan araçları kullanabileceğine dair Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca yetkili sağlık kuruluşlarından alınan sağlık kurulu raporu,
- Aracın sakatlığa uygun olarak tadil edildiğine dair teknik belgenin aslı veya noter onaylı örneği,
- Alıcının “H” sınıfı sürücü belgesinin fotokopisi,
eklenecek ve beyannamede ÖTV hesaplanmayacaktır.
Vergi dairesince kabul edilen beyanname ve ekleri incelenerek, araçta yapılan özel tertibatın raporda yazılı sakatlığa uygun hareket ettirici bir tadilat olduğu tespit edilecektir. Bu tespit üzerine tahakkuk fişi ve istisna uygulandığını gösteren “ÖTV Ödeme Belgesi” düzenlenecek ve mükellefe verilecektir.
7.2.1.3. Ortak Hususlar
Yukarıda belirlenen usul ve esaslara göre ilk iktisabında ÖTV istisnası uygulanan araçlar için istisnadan yararlanan kişi (veya kişiler) adına düzenlenecek faturalarda ÖTV gösterilmeyecektir. Bu araçların kayıt ve tescilini yapanların, araç sahibinin faturada ve “ÖTV Ödeme Belgesi”nde alıcı olarak gösterilen kişi (veya kişiler) olduğunu tespit etmeleri gerekmektedir.
Mükellefler, bu kapsamda istisna uygulanan işleminin bulunduğu aylar için 1 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliği ekinde örneği bulunan (EK:1) forma uygun olarak düzenleyecekleri listeleri, takip eden ayın onbeşinci günü akşamına kadar Gelirler Genel Müdürlüğünün (0 312) 415 28 21, 415 28 22 telefaks numaralarına göndereceklerdir.
Malul ve engellilerin yurt dışından ithal edeceği taşıt araçları için de bu belgelerin gümrük idaresine ibrazı üzerine istisna uygulanacaktır. İstisna kapsamında taşıt aracı ithal edenlerin kimlik bilgileri (Adı, soyadı, ana ve baba adı, doğum yeri ve tarihi), sakatlığa dair raporun verildiği hastane, tarihi, sayısı, sakatlık türü ve derecesi ile ithal edilen taşıt aracının özelliklerini (G T İ P numarası, cinsi, modeli, markası, tipi, motor silindir hacmi) gösteren listeler gümrük idarelerince aylık olarak hazırlanarak, takip eden ayın onbeşinci günü akşamına kadar Gelirler Genel Müdürlüğünün (0 312) 415 28 21, 415 28 22 telefaks numaralarına gönderilecektir.
Yukarıda açıklanan usul ve esaslara göre istisnadan yararlananlar, 5 yıl süre ile ikinci bir defa bu istisnadan yararlanamayacaklardır.
Öte yandan bu şekilde istisna kapsamında iktisap edilen araçların istisnadan yararlananlar dışındakilere satışında, bu Tebliğin (15.2.) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde vergileme yapılacaktır.”
2. TAŞIT ARAÇLARINDA UYGULANACAK VERGİ ORANLARI
5228 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü gün olan 3/8/2004 tarihinden itibaren ÖTV Kanununa ekli (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasındaki araçlarda vergi oranları; silindir hacmi 1600 cm³’ü geçmeyenlerde % 30, 1600 cm³’ü geçen fakat 2000 cm³’ü geçmeyenlerde % 52, 2000 cm³’ü geçenlerde de % 75 olarak tespit edilmiştir.
Öte yandan aynı maddeyle, (II) sayılı listedeki 87.04 G.T.İ.P. numarasında yer alan kayıt ve tescile tabi araçların vergi oranları da farklılaştırılmıştır. Yapılan düzenlemeye göre 87.04 G.T.İ.P. numaralı eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlardan azami yüklü kütlesi 4700 kilogramı geçenler ile azami yüklü kütlesi 4700 kilogramı geçmemekle birlikte, sürücü sırasından başka oturma yeri veya sürücü sırası dışında yanda pencereleri olmayan araçların % 4 olan vergi oranı değişmemiştir.
Azami yüklü kütlesi 4700 kilogramı geçmeyip, sürücü sırasından başka oturma yeri veya sürücü sırası dışında yanda pencereleri olan araçların vergi oranları;
- Kapalı kasalı olup silindir hacmi 3000 cm³’ü geçmeyenlerde % 10, 3000 cm³’ü geçen fakat 4000 cm³’ü geçmeyenlerde % 52, 4000 cm³’ü geçenlerde % 75,
- Açık kasalı veya kasasız (çıplak şasi) olup silindir hacmi 3200 cm³’ü geçmeyenlerde % 4, 3200 cm³’ü geçen fakat 4000 cm³’ü geçmeyenlerde % 52, 4000 cm³’ü geçenlerde % 75,
olarak belirlenmiştir.
3. 87.04 TARİFE POZİSYONUNDAKİLERE DÖNÜŞTÜRÜLEN ARAÇLAR İÇİN ÖTV TARHİYATI
5228 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, Kanunun yayımını izleyen üçüncü gün yürürlüğe girmek üzere ÖTV Kanununun 15/2-b maddesi değiştirilmiştir. Bu nedenle 1 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliğin (15.3.) bölümüne aşağıdaki ikinci paragraf eklenmiştir.
“Öte yandan 5228 sayılı Kanunun Resmi Gazetede yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü gün olan 3/8/2004 tarihinden itibaren, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi araçların ilk iktisap tarihinden itibaren beş yıl içinde 87.04 (“Diğerleri” grubu hariç) tarife pozisyonunda yer alan mallara dönüştürülmesi halinde de, daha önce ödenen vergi mahsup edilmek suretiyle bu malların ilk iktisabındaki matrah esas alınarak değişiklik uyarınca adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, değişikliğin kayıt ve tescili tarihinde dönüştürülen mal için geçerli olan oran üzerinden, bu tarihte ÖTV alınacaktır. Örneğin 87.04 tarife pozisyonundaki “Diğerleri” grubunda yer alan; azami yüklü kütlesi 4700 kilogramı geçmeyip, sürücü sırasından başka oturma yeri veya sürücü sırası dışında yanda pencereleri bulunan açık kasalı ve motor silindir hacmi 3200 cm³’ün altında olan bir aracın ilk iktisap tarihinden itibaren beş yıl içinde kapalı kasalı araca dönüştürülmesi halinde, ilk iktisaptaki matrah üzerinden, dönüşüm tarihinde bu araçlar için geçerli olan orana göre ÖTV hesaplanacak ve ilk iktisapta ödenen vergi mahsup edilmek suretiyle değişiklik uyarınca adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan tahsil edilecektir.”
GELİR VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ
(Seri No:222)
Resmi Gazete Tarihi 24/02/1999 Resmi Gazete Sayısı 23621
1. Gelir Vergisi Kanununun sakatlık indirimine yönelik hükümlerine ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
1. AMAÇ
2. Özürlü vatandaşların, içinde bulunduğu zor koşulların giderilmesine katkıda bulunmak ve özürlüler ile özürlü olmayanlar arasındaki rekabet eşitsizliğini gidermek amacıyla öteden beri vergi hukukunda çeşitli düzenlemeler yer almıştır. Bunlardan birisi de özürlü ücretlilerin gelir vergisi matrahlarının hesaplanmasında dikkate alınan sakatlık indirimi uygulamasıdır.
3. 4369 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişikliklerle, sakatlık indiriminin kapsamı genişletilmiş, aşağıda da açıklanacağı üzere sakatlık indiriminden yararlananların içine; hizmet erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler, özürlü serbest meslek erbabı ve serbest meslek erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler ile basit usulde vergilenen bazı esnaf ve sanatkar da dahil edilmiştir.
2. SAKATLIK İNDİRİMİ İLE İLGİLİ KANUN MADDELERİ
4. Gelir Vergisi Kanununun sakatlık indirimi ile ilgili hükümleri aşağıdaki gibidir:
Madde 31
“…
2. Sakatlık İndirimi: Çalışma gücünün asgari % 80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgari % 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgari % 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır ve aşağıda belirtilen sakatlık indiriminden faydalanırlar.
Sakatlık indirimi özel indirim tutarının; - Birinci derece sakatlar için sekiz katı, - İkinci derece sakatlar için dört katı, - Üçüncü derece sakatlar için iki katıdır.
Sakatlık derecelerine göre tespit edilecek indirimler, özel indirime eklenerek hizmet erbabının ücretinden indirilir.
Sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye ve Gümrük, Sağlık ve Sosyal Yardım ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile tespit edilir.
Aile reisinin, eşinin ve çocuklarının her birinin gerçek usulde tespit edilen ücret gelirine bu maddede yer alan özel indirim ve sakatlık indirimi uygulanır.”
Madde 89
“Mükellefler yıllık beyanname ile bildirecekleri gelirlerden aşağıdaki indirimleri yapabilirler:
…..
3. Mesleki faaliyet icra eden veya basit usulde vergilendirilenlerden tüccar ve ücretli durumuna girmeksizin yapılan imalat, tamirat ve küçük sanat işleriyle uğraşan özürlülerin gelir vergisi matrahına esas kazançlarına, bu Kanunun 31 inci maddesinin 2 numaralı bendinde yer alan esaslara göre hesaplanan yıllık indirim uygulanır. Bu indirim, bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı ve ücret geliri elde edenler için de uygulanır. İndirim, hizmet erbabının tevkifat matrahına uygulanır.”
3. SAKATLIK İNDİRİMİNDEN YARARLANACAK OLANLAR
5. Sakatlık indirimi;
- Özürlü hizmet erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan hizmet erbabına,
- Özürlü serbest meslek erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabına,
- Basit usulde vergilendirilenlerden, tüccar ve ücretli durumuna girmeksizin, imalat, tamirat ve küçük sanat işleri ile uğraşan (ilk madde ve yardımcı malzeme müşteriye ait olarak faaliyet gösteren terzi, tamirci, marangoz gibi) özürlülere,
uygulanmaktadır.
4. SAKATLIK İNDİRİMİNDEN YARARLANACAKLARIN YAPACAKLARI İŞLEMLER
6. Sakatlık indiriminden yararlanmak isteyenlerin bir dilekçe ve aşağıda belirtilen belgelerle birlikte; illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, bağımsız Vergi Dairesi bulunan ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, diğer ilçelerde Malmüdürlüğüne başvurması gerekmektedir.
7. Sakatlık indiriminden yararlanmak isteyenlerin dilekçe ekinde bulunduracağı belgeler şunlardır:
Özürlü hizmet erbabı için;
a) Çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge,
b) Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf.
Hizmet erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler için;
a) Ücretlinin çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge,
b) Özürlü kişilerin nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğrafı,
c) Özürlü kişiye bakmakla yükümlü olunduğunu gösteren belge.
Özürlü serbest meslek erbabı için;
a) Vergi kimlik numarasını gösteren belge,
Serbest meslek erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler için;
a) Serbest meslek erbabının vergi kimlik numarasını gösteren belge,
Sakatlık indiriminden yararlanma hakkına sahip basit usulde vergilendirilen özürlüler için;
5. MALİYE BAKANLIĞINCA YAPILACAK İŞLEMLER
8. Defterdarlık Gelir Müdürlükleri, Vergi Dairesi Müdürlükleri ve Malmüdürlükleri kendilerine başvuran özürlülerin kişisel bilgilerini, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğin(1) eki Yönetmelik 18/3/1998 tarihli ve 23290 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. eki rapor formuna yazacaklar ve bu formları bir yazıya ekleyerek, özürlüleri yetkili sağlık kurulundan en yakınına sevk edeceklerdir.
9. Yetkili sağlık kuruluşunca verilecek raporlar ilgili müdürlüklerce Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünde oluşturulan Merkez Sağlık Kuruluna gönderilecektir. Bununla birlikte, bu Tebliğin yayımı tarihinden önce ödevlilerce ilgili müdürlüklere müracaat etmeden alınan raporların, yetkili sağlık kuruluşu tarafından verilmesi, sağlık kurulunun iç hastalıkları, genel cerrahi, göz, kulak burun boğaz, nöroloji ve/veya psikiyatri uzmanından oluşması halinde bu raporlar işleme konulacak ve varsa diğer eksikliklerinin de tamamlaması şartıyla incelenmek üzere Merkez Sağlık Kuruluna gönderilecektir.
10. Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu, sağlık kuruluşları tarafından düzenlenen raporları inceleyerek, başvuru sahibinin çalışma gücünün ne kadarını kaybettiğine karar verecektir. Bu şekilde sakatlık dereceleri belli olanlara ilişkin raporlar, ücretlilerde işverenine, diğerlerinde kendilerine verilmek üzere ilgili Defterdarlığa gönderilecektir.
11. Sakatlık derecelerine veya raporlarda yer almayan bulgular gibi sebeplere dayanan itiraz ve şikayet mahiyetindeki başvurular da ilgili müdürlüklere yapılacak ve yukarıda açıklandığı şekilde işlem görecektir.
6. SAKATLIK İNDİRİMİ UYGULAMASI
6.1. Özürlü Hizmet Erbabı ile Bakmakla Yükümlü Olduğu Özürlü Kişi Bulunan Hizmet Erbabında Uygulama
12. Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulunca tespit edilen çalışma gücü kayıp oranının asgari;
- % 80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece,
- % 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece ,
-% 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı üçüncü derece ,
sakat sayılmakta ve sakatlık indirimi, özel indirim tutarının(2)
- Birinci derece sakatlar için sekiz katı,
- İkinci derece sakatlar için dört katı,
- Üçüncü derece sakatlar için iki katı,
olarak uygulanmaktadır. Sakatlık indiriminden yararlanacak birden fazla kişinin bulunması halinde, bu hesaplama her biri için ayrı ayrı yapılacak ve indirim uygulanmasında toplu olarak dikkate alınacaktır.
13. Bu şekilde hesaplanan sakatlık indiriminin aylık tutarının hizmet erbabının aylık tevkifat matrahından indirilmesi gerekmektedir. Sakatlık indirimi tutarına ayrıca özel indirim tutarının ilave edileceği açıktır.
14. Muhtelif yerlerden ücret alanlarda, sakatlık indirimi özel indirimin uygulandığı ücret gelirine uygulanacaktır.
15. Farklı özel indirim tutarı belirlenen illerde çalışan özürlü hizmet erbabı ile bunların bakmakla yükümlü olduğu özürlülerin yararlanabileceği sakatlık indirimi tutarının hesaplanmasında bu illerde uygulanan özel indirim tutarı(3) dikkate alınacaktır.
6.2. Özürlü Serbest Meslek Erbabı İle Bakmakla Yükümlü Olduğu Özürlü Kişi Bulunan Serbest Meslek Erbabında ve Basit Usulde Vergilendirilenlerde Uygulama
16. Özürlü serbest meslek erbabı ile serbest meslek erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunması halinde bir önceki bölümde açıklanan şekilde hesaplanan sakatlık indiriminin yıllık tutarı, serbest meslek erbabının beyan edeceği serbest meslek kazancından düşülecektir. İndirimden yararlanma hakkına sahip basit usülde vergilendirilen özürlülere uygulanacak sakatlık indiriminin yıllık tutarı ise, 215 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde esasları belirlenen vergi tarhına esas kazançlarından indirilecektir. İndirim, beyan edilecek serbest meslek kazancı ve basit usulde vergilenen kazanç tutarı ile sınırlı olup, kazancın yetersiz olması halinde sonraki yıla devredilmeyecektir.
17. Farklı özel indirim tutarı belirlenen illerde faaliyet gösterenlerin yararlanabileceği sakatlık indirimi tutarının hesaplanmasında bu illerde uygulanan özel indirim tutarı dikkate alınacaktır.
7. SAKATLIK İNDİRİMİ UYGULAMASINDA BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLMA TABİRİ VE BU DURUMUN BELGELENDİRİLMESİ
18. Sakatlık indirimi uygulamasında bakmakla yükümlü olunan kişi tabirinden; özürlü kişinin tabi olduğu çalışma mevzuatı veya bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumunun mevzuatına göre bakmakla yükümlü sayılan anne, baba, eş ve çocukları anlaşılacaktır. Çocuklarda yaş sınırlamasına gidilmeksizin işlem yapılacaktır.
19. Bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan;
- Hizmet erbabı, çalıştığı işyerinden veya duruma göre kayıtlı olduğu sosyal güvenlik kuruluşundan aldığı özürlü kişiye ait sağlık karnesinin kimlik bilgilerini içeren sahifelerinin bir örneğini,
- Serbest meslek erbabı, kayıtlı olduğu sosyal güvenlik kuruluşundan aldığı özürlü kişiye ait sağlık karnesinin kimlik bilgilerini içeren sahifelerinin bir örneğini, bakmakla yükümlü olduğuna dair belge olarak ilgili müdürlüklere verecektir.
GÜMRÜK GENEL TEBLİĞİ (MUAFİYETLER)
Seri No: 2
Resmi Gazete Tarihi :18.02.2000 Resmi Gazete Sayısı : 23968
Amaç ve Kapsam
Madde 1- 4458 sayılı Gümrük Kanununun gümrük vergilerinden muafiyet ve istisnaları düzenleyen 167 nci maddesinin onikinci fıkrasının (a) bendinde; malül ve sakatların kullanımına mahsus eşya gümrük vergisinden muaf tutulmuştur.
Aynı maddenin son fıkrasında ise “4 ila 12 nci fıkralarında yer alan eşyayı tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarları ile muafiyet ve istisna uygulanacak tutarları belirlemeye, maktu hadleri sıfıra kadar indirmeye veya iki katına çıkartmaya ve sürelerle ilgili alt ve üst sınırlan belirlemeye ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşyalar itibariyle birlikte veya ayrı uygulatmaya Bakanlar kurulu yetkilidir.” hükmü bulunmaktadır.
Bu hükme dayanılarak 05/2/2000 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 13/01/2000 tarihli 2000/53 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki, Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar’ın 116 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında değişiklik yapan ve 28/9/2004 tarihli 25597 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2004/7889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında; münhasıran malul ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet ve motor silindir hacmi 1600 (dahil) cc’ye kadar olan binek otomobilleri (arazi taşıtları hariç) ile el ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş olmaları nedeniyle bizzat sakat kişi tarafından kullanılamayan, sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunan ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan motor silindir hacmi 2500 (dahil) cc’ye kadar olan taşıtların (arazi taşıtları hariç) gümrük vergilerinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır.”
Kararın 116 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında da sakat kişi tarafından kullanılmayan araçların gümrük vergilerinden muaf olarak ithaline izin verilebilmesi için sakat kişinin yaşı veya ağırlığı itibariyle bu tür bir araca ihtiyacı bulunduğuna Gümrük Müsteşarlığınca kanaat getirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu hükümler kapsamında ithali yapılan özel tertibatlı sakat araçlarının sahiplerinin ölümü sonucu varislerine intikal etmesi halinde, varislerin veraset ilamı tarihinden itibaren 6 ay içerisinde gümrük idaresine başvurarak kendi adlarına yeni bir trafik şahadetnamesi düzenlettirmeleri halinde gümrük vergileri aranmaz
Varisler tarafından özel tertibatın kaldırılmak suretiyle kullanılmak istenilmesi veya satılması halinde gümrük vergileri alınır.
Özel Tertibatlı Sakat Aracı İthal Edebilecek Kişiler Madde 2- 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre muafen özel tertibatlı sakat aracı ithal edecek kişilerin, el ve ayaklardaki ortopedik özre dayanan özürler nedeniyle malül ve sakat olması gerekir.
Özel Tertibatlı Sakat Aracının İthal Şekli
Madde 3- Sakat kişi;
a) Türkiye Gümrük Bölgesi dışında çalışıyor ise ikametin Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakletmesi halinde (bu şart sadece sakat kişi tarafından kullanılmayan araç, binek otomobil ve motosiklet için geçerlidir. Motorlu ve motorsuz koltuklar ile bisikletler zati eşya kapsamında kesin dönüş şartı aranmaksızın sakat kişi tarafından muafen ithal edilebilir.),
b) Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik ise; Yurt dışına resmi kanalla döviz transferi veya Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından kendisine bağış yoluyla gönderilen, özel tertibatlı sakat aracını ithalat vergilerinden muaf olarak ithal edebilir.
Özel Tertibatlı Sakat Araçlarında Aranılan Şartlar Madde 4 — Özel tertibatlı sakat araçlarında aşağıdaki şartlar aranır.
a) Malûl ve sakat tarafından ithal edilmek istenen araç binek otomobili ise, binek otonun münhasıran malûl ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunmalıdır.
b) Bizzat malûl ve sakat kişi tarafından kullanılamayan araçta ise, el ve ayak fonksiyonunu tamamen yitirmiş sakat kişinin araca binip inmesiyle, taşınmasını kolaylaştırıcı tertibat bulunmalıdır.
c) Malûl ve sakat tarafından ithal edilmek istenen araç motosiklet ise, bu motosiklet malûl ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş olmalıdır.
Sadece otomatik vitesli olan ve özel surette yapılmış hareket ettirici tertibatı bulunmayan binek oto ile bizzat sakat kişi tarafından kullanılamayan ve sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı olmayan aracın 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesi kapsamında ithali mümkün değildir.
Özel olarak malûl ve sakatların kullanıma mahsus olan ve yukarıda belirtilen eşya ile birlikte getirilen parça, yedek parça ve aksesuarlar veya bu eşyanın bakım, kontrol, ayarlama yada tamiri için gerekli olan aletlerde muafiyet kapsamındadır. Söz konusu parça, yedek parça ve aksesuarlar ile sair aletlerin eşyanın ithalinden sonra getirilmesi halinde muafiyetin uygulanması için bunların muafen ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının tevsiki gerekir.
Talep Edilen Belgeler Madde 5- Malül ve sakatlara 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesinin onikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında gümrük vergisinden muaf araç ithaline izin verilmesi için aşağıda belirtilen belgelerin ibraz edilmesi gerekir.
a) Fizik ve Rehabilitasyon merkezince onaylı, 18/3/1998 tarihli 23290 Resmi Gazete’de yayımlanan “Sağlık Bakanlığı tarafından özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik” eki listede yer alan sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış heyet raporunun aslı, (bu raporda; ilgilinin sakatlığı ile bunun derecesinin ve haline göre kullanabileceği taşıt özelliğinin belirtilmesi gerekir. Şayet ilgili, yurt dışında iken resmi bir hastaneden aldığı ve dış temsilciliklerimize onaylattığı bir rapor ibraz ederse bu raporun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41 inci maddesine, uygunluğunun da ayrıca belgelenmesi gerekir.),
b) Trafik Dairesince düzenlenen ve ilgili şahsın sakatlık durumu itibariyle, taşıt kullanabileceğini gösteren H sınıfı sürücü belgesi,
c) 1- Yurt dışında ikamet eden malül ve sakatlar için; Yurda kesin döndüğünü gösteren konsoloslukça onaylı belge ile yurda kesin dönüşünden önce satın alınan taşıtın mülkiyetinin kendisine ait olduğunu gösterir mülkiyet belgesi,
2- Türkiye’de ikamet eden malül ve sakata bağış yapılması halinde; bağışı yapan gerçek veya tüzel kişinin yurt dışındaki ikametini gösterir konsoloslukça onaylı belge, taşıtın bağışlayana ait olduğunu gösterir mülkiyet belgesi ile noter veya konsoloslukça düzenlenmiş bağış belgesi,
3- Taşıtın ithalinin resmi kanalla döviz transferi suretiyle gerçekleştirilmek istenilmesi halinde; döviz transferine ilişkin belge ile ithal edilmek istenilen taşıtın cins, marka ve özellikleri ile fiyatını gösteren proforma fatura ve ithal sırasında fatura aslı,
d) Nüfus cüzdanı örneği,
f) 1- İthal olunacak motosiklet veya binek otomobilin malül ve sakat kişinin kendisi tarafından kullanacağına, başkasının kullanımına veya istifadesine izin verilmeyeceğine,
2- İthal olunacak sakat kişi tarafından kullanılmayan aracın el ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş aktine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılacağına başkasının kullanımına veya istifadesine izin verilmeyeceğine,
3- Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünün, izni olmadan mezkur taşıtların başkasına devredilmeyeceğine ve satılmayacağına, kiralanmayacağına, ödünç verilmeyeceğine,
4- İthal olunan taşıt üzerindeki özel tertibatta da hiçbir değişiklik yapmayacağına İkametgah değişikliği olması halinde bu değişikliği Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne bildireceğine dair,
Noterden onaylı taahhütname. (Ek:1) ; (EK:2),
f) İkamet ettiği mahalle veya köy muhtarlığınca düzenlenmiş İkametgah belgesi,
g) …………………..
Formun Altı
Müracaat Şekli Madde 6 – Özel tertibatlı otomobil ile sakat kişi tarafından kullanılmayan araç için araç Türkiye’ye getirilmeden önce malül ve sakat kişiler veya bunlar hesabına bu kişinin vekil tayin ettiği ve Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik kişiler tarafından Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne 5 inci maddenin (a), (b) bentlerinde belirtilen belgelerin biri asıl olmak üzere iki nüshası ise birlikte müracaat edilir.
Karara Bağlama Madde 7- Özel tertibatlı otomobil ithalatı talebi Ankara Gümrükleri Başmüdürü veya yetki vereceği Başmüdür Yardımcısı başkanlığında, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürü, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sakatlar Konfederasyonu temsilcilerinden oluşan bir heyet tarafından karara bağlanır. Söz konusu heyet tarafından sakat ve malül kişinin ithal etmek istediği otomobilde bulunması gereken özel tertibat da belirlenir. Heyet çalışmalarını Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünde yürütür. Heyetin toplanacağı gün ilgili sakat ve malül kişiler de anılan gümrükte hazır bulunur.
Sakat kişi tarafından kullanılmayan araçların karara bağlama işlemleri Gümrük Müsteşarlığının olumlu ön iznini müteakip gerçekleştirilir.
Binek otomobili veya sakat kişi tarafından kullanılmayan aracın ithaline ilişkin kararların (müspet) Komisyon tarafından oybirliği ile verilmesi gerekir.
İthalat İşlemi Madde 8- Komisyon kararının olumlu olması halinde, otomobil ile sakat kişi tarafından kullanılmayan araç için Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’nce “İthal İzin Belgesi” düzenlenir. İzin belgesinin geçerlilik süresi 6 (altı) aydır.
Taşıt, izin belgesinin geçerlilik süresi içerisinde bu Tebliğin 5 inci maddesinde belirtilen belgelerle birlikte Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’ne teslim edilir. Gümrük Müdürü veya yetkili kılacağı Gümrük Müdür Yardımcısı başkanlığında iki muayene memurundan oluşturulan heyet tarafından aracın söz konusu heyet kararına uygunluğunun tespit işlemleri yapılarak uygun bulunması halinde ithaline izin verilir.
Adı geçen gümrük idaresince, ithal işlemi tamamlanan binek otomobil için düzenlenecek trafik şahadetnamesine EK:3’de yer alan şerh, sakat kişi tarafından kullanılmayan araç için düzenlenecek trafik şahadetnamesine EK:4’de yer alan şerh konularak ilgili trafik tescil dairesine gönderilir.
Malül ve Sakatlar Tarafından İthal Edilecek Diğer Eşya Madde 9- Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkındaki Bakanlar Kurulu Karar eki Kararın 113, 115 maddeleri ile 116 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen eşya ile; malül ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosikletin muafen ithaline ilişkin talepler doğrudan eşyanın getirildiği Gümrük idaresine yapılır.
Gümrük İdaresince de eşyanın Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının 113, 115 maddeleri ile 116 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunduğunun anlaşılması ile bu kararın 114 ncü maddesi kapsamında sadece 3 nolu ekinde belirtilen eşya olması halinde ithaline izin verilir. Ayrıca, Tebliğ eki taahhütname alınarak ithale ilişkin tek tip gümrük beyannamesine eklenir (Ek:1).
Bilgi Verme Madde 10- Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünce malül ve sakatlar adına ithali gerçekleştirilen sakat aracı ve sakat kişi tarafından kullanılmayan araçlara ilişkin model, marka ve sayısal bilgileri içeren listeler her ayın sonunda Gümrük Müsteşarlığına (Gümrükler Genel Müdürlüğü) gönderilir (Ek:5).
9 uncu madde kapsamında yapılan ithal işlemleri ise, her ayın 15 inde Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’nde olacak şekilde aylık olarak Tebliğ eki liste düzenlenerek adı geçen Gümrük Müdürlüğüne gönderilir (Ek:6).
Devir ve Satış Madde 11- Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında 13/1/2000 tarihli 2000/53 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kararın 113 ve 116 ncı maddeleri gereğince muafen ithal edilen eşya, gümrük idaresinin izni olmadan ve gümrük vergileri alınmadan malül ve sakat olmayanlara ödünç verilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz.
Ayrıca;
a) Malül veya sakat kişiler; mülkiyetlerinde bu yolla muafen ithal edilmiş özel tertibatlı otomobil, sakat kişi tarafından kullanılmayan araç ve motosiklet kayıtlı olduğu sürece ve bunların fiili ithal tarihinden itibaren 5 (beş) yıl geçmedikçe, bu taşıtları satamaz ve yeniden aynı şekilde muaf olarak otomobil, sakat kişi tarafından kullanılmayan araç ve motosiklet ithal edemezler.
b) Malül ve sakatlar tarafından ithal edilen özel tertibatlı otomobil, sakat kişi tarafından kullanılmayan araç ve motosikletlerin fiili ithal tarihinden itibaren 10 (on) yıl geçmemişse malül ve sakat olmayanlara gümrük vergileri tahsil edilmeden satışı, hibesi ve devri mümkün değildir.
c) Söz konusu aracı devralacak kişinin sakatlığının farklı olması halinde devredilecek taşıtın Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’ne teslim edilerek devri alacak kişinin sakatlığına uygun olarak aracın anılan Gümrük İdaresinin gözetimi altında dizayn edilmesi gerekmektedir.
Gümrük vergilerinden muafen ithali yapılan eşya için muafiyet tanınmasını sağlayan şartları kaybeden veya muafen ithal edilen eşyayı söz konusu Kararnamenin eki Kararın 113 ila 118 inci maddelerinde belirtilenlerden başka amaçlarla kullanmayı talep eden kişi, kurum ve kuruluşların gümrük idaresine bildirimde bulunarak izin alması gerekir. Bu izin ancak gümrük vergilerinin tahsil edilmesi kaydıyla verilebilir.
Mezkur Kararname eki Kararın 116 ve 117 nci maddeleri kapsamında gümrük vergilerinden muaf olarak ithal edilen eşya gümrük idaresinin izni olmadan ve gümrük vergileri ödenmeden muafiyetten yararlanmayan amaçlar için ödünç verilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz.
Söz konusu eşya ve malzemeler muafiyetin veriliş amacına uygun kullanılmak ve ilgili Gümrük Müdürlüğünden izin alınmak kaydıyla muafiyet hakkı tanınmış başka bir kurum veya kuruluşa ödünç verilir, kiralanır, devredilir veya satılırsa gümrük vergileri aranmaz.
İzin alınmadan ödünç verilen, kiralanan, devredilen veya satılan eşyanın gümrük vergileri 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 181 ila 194 üncü maddeleri hükümleri uyarınca tahsil edilmekle beraber ayrıca, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun hükümlerine göre takibat yapılır.
Geçici Madde 1- 5/2/2000 tarihinden önce başlamış işlemlerde yükümlünün lehine olan hükümler uygulanır.
Yürürlük Madde 12- Bu Tebliğ 5/2/2000 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 13- Bu Tebliğ hükümlerini Gümrük Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu Bakan yürütür.
EKLER
EK:1
TAAHHÜTNAME
…………….tarih ve …………… sayılı tek tip gümrük beyannamesi ile muafen ithali yapılan ………………………… sakat kişi tarafından kullanılmayan aracı üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya tarafımdan iş aktine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafımdan kullanılacağını başkasının kullanımına veya istifadesine izin vermeyeceğimi Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünün izni olmadan başkasına devretmeyeceğimi, satmayacağımı, kiralayamayacağımı veya ödünç vermeyeceğimi ithal olunan sakat kişi tarafından kullanılmayan araç üzerindeki özel tertibatta da hiçbir değişiklik yapmayacağımı, ikametgah değişikliği olması halinde bu değişikliği Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne bildireceğimi, aksi takdirde 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile buna ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun, 237 sayılı Taşıt Kanununun, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 1567 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümlerinin tarafıma uygulanmasını kabul ettiğimi, beyan ve taahhüt ederim.
Adı Soyadı
Tarih-İmza
EK:2
…………….tarih ve …………… sayılı tek tip gümrük beyannamesi ile muafen ithali yapılan ………………………..aracı/eşyayı, başkasının kullanımına veya istifadesine izin vermeyeceğimi, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünün izni olmadan mezkur aracı/eşyayı başkasına devretmeyeceğimi, satmayacağımı, kiralayamayacağımı veya ödünç vermeyeceğimi ithal olunan araç üzerindeki özel tertibatta da hiçbir değişiklik yapmayacağımı, ikametgah değişikliği olması halinde bu değişikliği Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne bildireceğimi, aksi taksirde 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile buna ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun, 237 sayılı Taşıt Kanununun, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 1567 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümlerinin tarafıma uygulanmasını kabul ettiğimi, beyan ve taahhüt ederim.
EK:3
SAKATATLAR TARAFINDAN İTHAL EDİLECEK OTOMOBİLE İLİŞKİN TRAFİK ŞAHADETNAMESİNE KONULACAK ŞERH
Bu binek otomobilin, araç sahibi malül ve sakat kişi tarafından kullanılması zorunlu olup, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünden izin alınmaksızın devri, satışı, hibesi, kullanma hakkının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, özel tertibatın kaldırılması veya değiştirilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi yasaktır.
EK:4
SAKATLAR TARAFINDAN İTHAL EDİLEN MİNİBÜSE AİT TRAFİK ŞAHADETNAMESİNE KONULACAK ŞERH
Bu sakat kişi tarafından kullanılmayan aracın araç sahibi malül ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş aktine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünün izini olmadan sakat kişi tarafından kullanılmayan aracın devri, satışı, hibesi, intifaının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, özel tertibatın kaldırılması veya değiştirilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi yasaktır.
EK: 5
SAKAT ARACI VE SAKAT KİŞİ TARAFINDAN KULLANILMAYAN ARAÇ İTHALİNE İLİŞKİN LİSTE
SIRA NO TEK TİP GÜMRÜK BEYANNAMESİ SAYI/TARİH KARAR NO/TARİH TAŞITIN CİNSİ MARKA/MODEL İTHAL EDEN KİŞİ
EK: 6
MALUL VE SAKATLAR TARAFINDAN İTHALİ YAPILAN EŞYAYA İLİŞKİN LİSTE
SIRA NO TEK TİP GÜMRÜK BEYANNAMESİ SAYI/TARİH KARAR NO/TARİH EŞYA CİNSİ KIYMETİ İTHAL EDEN KİŞİ
ÖZÜRLÜ, ESKİ HÜKÜMLÜ VE TERÖR MAĞDURU
İSTİHDAMI HAKKINDA YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi: 24.03.2004 Resmi Gazete Sayısı: 25412
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Madde 1 – Bu Yönetmelik, elli ve daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesine göre çalıştırılması zorunlu özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru işçilerin niteliklerini, hangi işlerde çalıştırılabileceklerini, bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel çalışma hükümleri ve mesleğe yöneltilmeleri, mesleki yönden işverence nasıl işe alınacakları ve denetimi ile bu hükümlere uymayan işveren hakkında yapılacak işlemleri düzenlemektedir.
Dayanak
Madde 2 – Bu Yönetmelik, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde 3 – Bu Yönetmelikte geçen;
Özürlü: Bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerindeki engelleri nedeniyle çalışma gücünün en az yüzde 40 ından yoksun olduğu sağlık kurulu raporuyla belgelenenleri,
Eski Hükümlü: Altı aydan daha uzun süreli hürriyeti bağlayıcı bir suçtan veya ceza süresine bakılmaksızın Devlet Memuru olmaya engel bir suçtan hüküm giymiş ve cezalarını infaz kurumlarında tamamlamış veya cezası tecil edilmiş yahut şartlı salıverme yoluyla tahliye edilmiş olanlar ile özel kanunlarında belirtilen şartlardan dolayı istihdam edilmeleri olanağı bulunmayanlar veya ömür boyu kamu hizmetinden yasaklı bulunanları,
Terör Mağduru: 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa göre terör eylemleri nedeniyle;
Şehit olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların daha sonra evlenmemiş eşlerini veya çocuklarından birisini, yoksa kardeşlerinden birisini,
Çalışamayacak derecede malül olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların varsa eşlerini veya çocuklarından birisini, yoksa kardeşlerinden birisini,
Malül olup da çalışabilir durumda olanları,
Komisyon: Terör mağduru istihdamı ile ilgili olarak illerde valinin veya yardımcısının başkanlığında, İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü veya temsilcileri, Türkiye İş Kurumu İl Müdürü ile ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amirinden, ilçelerden kaymakamın başkanlığında İlçe Jandarma Komutanı, İlçe Emniyet Müdürü/Amiri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amirinden oluşan komisyonu,
Kurum: Türkiye İş Kurumunu,
İşveren : Elli ve daha çok sayıda (tarım işyerlerinde ellibir ve daha yukarı sayıda) işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,
Rapor: Özürlü tarafından yetkili sağlık kuruluşlarından mevzuatın öngördüğü şekilde alınmış sağlık kurulu raporunu,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamına İlişkin Ortak Hükümler
Mükellefiyet
Madde 4 – İşveren işyerlerinde;
Her yılın ocak ayı başından itibaren yürürlüğe girecek şekilde Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranlarda özürlü ve eski hükümlü ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa 4131 sayılı Kanun ile eklenen Ek madde 1/(B) bendinde ve 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesi gereğince istihdamı zorunlu olan terör mağduru işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde tam süreli olarak çalıştırmakla yükümlüdür.
Ancak, özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru kişilerin, Kurumdan kısmi süreli işlere yerleştirilmelerine yönelik talepleri var ise işyerlerinde kısmi süreli çalışma yapan işveren, kısmi süreli iş sözleşmesiyle de istihdam edebilir. Bu durumda olan kişilerin, iş taleplerinin Kurum aracılığıyla karşılanması gerekir.
Zorunlu çalıştırma yükümlülüğü, yukarıdaki koşullara uyulmak kaydıyla tam süreli işçi yerine kısmi süreli işçi ile karşılanmak istendiğinde, kısmi süreli işçi sayısı altıncı fıkrada belirtilen usul ile belirlenir.
Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin toplam oranı yüzde altıdır. Ancak özürlüler için belirlenecek oran toplam oranın yarısından az olamaz.
Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı toplam işçi sayısına göre hesaplanır. Bu kapsamda çalıştırılacak özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru işçi sayısının tespitinde belirsiz süreli iş sözleşmesine ve belirli süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan tüm işçiler esas alınır. Ancak, yer altı ve su altı işlerinde çalıştırılan işçiler özürlü işçi sayısının tespitinde dikkate alınmaz.
İşyerinde kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar da varsa bunlar çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür ve ayrıca işyerindeki işçi sayısına ilave edilir. Bu hesaplama sonucunda bulunacak işçi sayısında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür.
Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırılması özel kanunla yasaklanmış işyerlerinde çalıştırılan işçiler, toplam işçi sayısının hesabında dikkate alınmaz.
Çalıştırılan özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru işçiler, toplam işçi sayısının hesabında dikkate alınmaz.
Kurum Aracılığı
Madde 5 – İşveren çalıştırmakla yükümlü olduğu özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru işçileri işyerinin bulunduğu yerdeki Kurum aracılığıyla sağlar.
Kurum aracılığı olmadan özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurunu işe alan özel sektör işvereninin bu durumu en geç bir ay içinde Kuruma bildirmesi ve tescil ettirmesi zorunludur.
Kamu kurum ve kuruluşları istihdam edecekleri özürlü ve eski hükümlü işçileri “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Olarak İstihdam Edilecek Özürlüler Hakkında Uygulanacak Sınav Yönetmeliği” ve “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Olarak İstihdam Edilecek Eski Hükümlülere Uygulanacak Sınav Yönetmeliği” hükümlerine göre temin ederler.
Kayıt İşlemleri
Madde 6 – Yönetmelik esasları dahilinde işe yerleştirilecek özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarının, belgelerine göre ayrı ayrı meslekli ve mesleksiz tasnifiyle, Kurumca kayıt işlemleri yapılır.
Özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarının kayıtları, Kurumca belirlenecek esaslar çerçevesinde, en az üç yıl süre ile işlemde kalır.
Talep ve Gönderme
Madde 7 – İşveren çalıştırmakla yükümlü bulunduğu özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarını, yükümlülüğün doğmasından itibaren yedi gün içinde niteliklerini de belirterek Kurumdan yazılı olarak talep eder.
İşveren talebinde, işyerinde yapılan işin gerektirdiği ağırlıklı vasıfların üstünde istihdamı zorlaştırıcı şartlar öne süremez.
Kurum işverenin bu talebinden itibaren en geç onbeş gün içinde niteliklere uygun gördüğü özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarından talep sayısından az olmamak üzere temin edebildiklerini, niteliklerini belirten belgeleriyle birlikte işverene gönderir. İşveren en geç onbeş gün içinde gönderilen kişilerden uygun gördüklerini işe alır, işe alınanları ve alınmayanları alınmayış nedenlerini de belirtmek suretiyle yedi gün içinde yazılı olarak Kuruma bildirir.
Kurum, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren on gün içinde veya bildirim yapılmadığı takdirde işçilerin gönderiliş tarihinden itibaren otuz gün içinde özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru açığının kapatılması için son olarak işverene, kayıtlı özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurlarını, meslek ve öğrenim durumlarını içeren listelerle birlikte işverene göndererek işyerindeki açık kontenjanların bu listelerden veya gönderilenlerden karşılanmasını ister.
İşveren, bu şekilde gönderilenler ve/veya listelerde yer alanlar arasından seçimlerini yaparak gönderim veya listelerin bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde açık kontenjanlarını kapatmak zorundadır.
Ücret ve Sosyal Yardımlar
Madde 8 – Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru olmak daha düşük ücretle çalıştırma sebebi olamaz. Bu işçiler diğer işçilere yapılan sosyal yardımlardan aynen yararlanırlar. İş sözleşmelerine veya toplu iş sözleşmelerine bu işçiler aleyhine hükümler konulamaz.
İşten Ayrılanların Bildirilmesi
Madde 9 – İşveren herhangi bir sebeple iş sözleşmesi sona eren özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru işçinin ayrılış nedenlerini onbeş gün içinde kuruma bildirmek zorundadır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamına İlişkin Özel Hükümler
Özürün Sağlık Kurulu Raporu ile Belgelenmesi
Madde 10 – Özürlü olduğunu öne sürerek bu Yönetmelik hükümlerine göre Kurumdan işe yerleştirilmesini isteyenler, bu durumlarını, 18/3/1998 tarihli ve 23290 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”te belirtilen yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış sağlık kurulu raporu ile belgelemek zorundadır.
Özürlünün sağlık kurulu raporuna itiraz etmesi halinde, itiraz dilekçesi ve raporun onaylı örneği Kurumca başka bir sağlık kuruluşuna gönderilir. Birinci ve ikinci sağlık kurulu raporları aynı olursa rapor kesinleşir. İki sağlık kurulu raporu arasında fark varsa, özürlünün lehine olan rapora göre işlem yapılır.
Kurum tarafından gönderilen özürlüye verilecek rapor için sağlık kuruluşu tarafından muayene ve tetkik ücreti alınmaz.
Bu Yönetmeliğin yayımlanmasından önce yetkili sağlık kuruluşlarınca verilmiş özürlü tanımına uygun sağlık kurulu raporları geçerli olup, bu raporlara göre Kurum işlemlerini yürütür.
Özürlülerin Çalıştırılabilecekleri İşler
Madde 11 – Özürlülerin çalıştırılabilecekleri işler, Yönetmeliğe bağlı Ek 1 nolu çizelgede gösterilmiştir.
Özürlülere çizelgede gösterilen işlerden herhangi biri verilemiyorsa, işyerinin özelliğine göre işyeri hekimince belirlenecek herhangi bir başka iş verilir.
Özürlülere Yeni İstihdam Alanları Oluşturulmasına Dair Çalışmalar
Madde 12 – Kurum, işyerinde yapılan işlerin, bir insanın hangi organlarıyla görülebileceğini belirlemek üzere, gerektiğinde ilgili kurum ve kuruluşlarla kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üniversitelerle işbirliği yaparak, iş analizi yapabilir veya varsa işyerlerinden buna ilişkin rapor ve listeler isteyebilir.
Kurum; bu bilgilerle, özürlülerin çalışma güçlerini ve çalışabilecekleri işlerle ilgili diğer bilgileri, iş gücü arz ve talep karşılaştırma usullerine uygun biçimde formlara dökerek kayıt ve sıraya koyma işlemlerini yapar.
Özürlülerin Mesleğe Kazandırılmaları, Mesleki Rehabilitasyonu ve İstihdam Danışmanlığı Hizmeti
Madde 13 – Kurum, işverenlerden gelecek bilgilere ve yapacağı araştırmalara göre, özürlülerin hangi işi yapabileceklerini belirleyerek, işkolu ve meslek için gerekli olan nitelikleri de göz önüne alarak, özürlüyü mesleğe kazandırma eğitimi ve rehabilitasyon programlarından geçirir. Bu eğitim sonunda özürlüye başarılı olabileceği iş ve meslekleri gösterir belge verir.
Kurum, mesleğe kazandırma eğitimi ve rehabilitasyon hizmetini verirken ilgili kurum ve kuruluşlarından yardım talebinde bulunabilir.
Kayıtları yapılan, mesleğe kazandırma eğitimi ve rehabilitasyon programlarından geçirilen özürlülere, Kurumca sosyal haklar ve mesleki rehabilitasyon eğitimi ve çalışabilecekleri iş ve mesleklerin durumu, çalışma şartları, işe yerleştirilmeleri için yapmaları gereken işlemler, ödenecek ücretler, işyerinin ve çevresinin sosyal ve ekonomik durumu ile işyerinin bulunduğu yerin geçim şartları, ulaşım imkanları, sağlık kuruluşları ve benzeri konularda açıklayıcı bilgiler verilir.
İşyerinin Özürlülerin Çalışma Şartlarına Göre Hazırlanması
Madde 14 – İşverenler, işyerlerini imkanları ölçüsünde, özürlülerin çalışmalarını kolaylaştırabilecek şekilde hazırlamak, sağlıkları için gerekli tedbirleri almak, mesleklerinde veya mesleklerine yakın işlerde çalıştırmak, işleriyle ilgili bilgi ve yeteneklerini geliştirmek, çalışmaları için gerekli araç ve gereçleri sağlamak zorundadırlar.
Özürlüler, yapabilecekleri işler dışında sağlıklarına zarar verecek diğer işlerde çalıştırılamaz.
Uygun koşulların varlığı halinde çalışma sürelerinin başlangıç ve bitiş saatleri , özürlünün durumuna göre belirlenebilir.
Eski Hükümlülerin Müracaatı
Madde 15 – Eski hükümlü, belgeleriyle birlikte Kuruma müracaat eder. Kurum, eski hükümlüyü meslekli veya mesleksiz olarak tasnif ederek kayıt işlemlerini yapar.
Eski Hükümlülerin Çalıştırılamayacakları İşyerlerinin Tespiti
Madde 16 – Eski hükümlülerin, herhangi bir sınırlama olmaksızın tüm işyerlerinde istihdam edilmeleri esastır.
Ancak, kamu güvenliği ile ilgili hizmet üreten işyerleriyle ilk ve orta öğretim kurum ve yurtlarından hangilerinde eski hükümlü çalıştırılamayacağı, ilgisine göre, Adalet, Milli Savunma, İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlıklarının görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tespit edilir.
Eski Hükümlüyü İşe Göndermede Öncelik
Madde 17 – Eski hükümlüyü işe göndermede Kuruma kayıt tarihi esas olmakla birlikte, aşağıdaki öncelik sırası da göz önünde bulundurulur.
a) Eğitimi daha yüksek olanlar veya mesleği bulunanlar,
b) Cezası tecil edilmiş olanlar,
c) İstemde bulunan işyerinde daha önce çalışmış bulunanlar,
d) 16-18 yaş arasında bulunanlar,
e) Özürlüler.
Eski Hükümlülerin Mesleki Rehabilitasyonu
Madde 18 – Kurum, eski hükümlüleri mesleki eğitim ve rehabilitasyon programlarına tabi tutarak durumlarına uygun bir meslek sahibi olmalarını, bunların topluma kazandırılmalarını sağlar.
Cezaevlerinde bulunan ve tahliyelerine bir yıldan az süre kalan hükümlülerin tahliye olduklarında sosyal hayata uyumlarını ve istihdamlarını kolaylaştırmak için Adalet Bakanlığı ile yapılacak işbirliği çerçevesinde, cezaevi ortamında uyumlaştırma programı ve meslek edindirme, geliştirme, değiştirme eğitimi verilir.
İşverenler de gerekli iş ortamını hazırlayarak çalıştırdıkları eski hükümlülerin meslek sahibi olmalarına ve topluma kazandırılmalarına yardımcı olur.
Terör Mağdurlarının İstihdamı
Madde 19 – Genel, katma ve özel bütçeli kurum ve kuruluşlar ile mahalli idareler ve sermayesinin yarıdan fazlası kamuya ait olan her nevi teşebbüs veya bağlı ortaklıklar dışındaki elli ve daha fazla işçi çalıştıran işverenler bu Yönetmelik kapsamında terör mağduru istihdam ederler.
Terör Mağduru Olarak Başvurabilecekler
Madde 20 – Başvurularda çalışabilir durumdaki malülün kendisi, şehit veya çalışamayacak durumdaki malülün eşi, eşinin olmaması veya talepte bulunmaması halinde çalışmayan çocuklarından birisi, çocukları da yoksa veya yaşları itibariyle çalışamayacak durumda iseler, çalışmayan kardeşlerinden birinin talebi esas alınır.
Şehit veya çalışamayacak durumdaki malülün çocuklarından birisinin başvurusu halinde, varsa eşinin ve diğer çalışabilir durumdaki çocuklarının, kardeşlerden birinin başvurusu halinde ise; varsa eşinin ve çalışabilir durumdaki çocuklarının ve diğer kardeşlerinin hak sahipliğinden feragat ettiklerine dair dilekçeleri alınır. Eşlerinin başvurusu halinde diğerlerinin dilekçesi aranmaz.
Aile arasında anlaşmazlık halinin ortaya çıkması durumunda şehitlik ve malüllük durum tespitini yapan Komisyonca ihtiyaç durumu, diğer aile fertlerini geçindirebilme ve aileye katkı, ahlaki durum gibi faktörler dikkate alınarak maddede belirtilen aile fertlerinden birinin talebi kabul edilir.
Şehit veya malül ailesinden yalnızca bir kişi bu haktan yararlanabilir.
Terör Mağdurunun Başvuru Yeri
Madde 21 – Bu Yönetmelik hükümlerinden yararlanmak isteyen şehit ve çalışamayacak derecede malül olanların yakınları ile malül olup da çalışabilir durumda olanlar, Yönetmeliğe bağlı Ek 2 nolu İş İstek Formu ile ikamet ettikleri il ve ilçelerindeki mülki idare amirliklerine başvururlar. Malül olup da çalışabilir durumda olanlar, çalışma güçlerini hangi oranda yitirdiklerine ve ne tür işlerde çalıştırılabileceklerine ilişkin sağlık kurulu raporunu da başvuru talebi ile birlikte vermekle yükümlüdürler. Komisyonca başvurular incelenerek, müracaat sahibinin istihdam edilip edilmeyeceğine karar verilir. İstihdam edilmesine karar verilenler için Yönetmeliğe bağlı Ek 3 nolu Durum Belgesi ile malül olup ta çalışabilir durumda olanların sağlık kurulu raporları Kuruma gönderilir. Kurum komisyonca gönderilen başvuruları kendi grupları içerisinde meslekli ve mesleksiz ayırımı ile kaydeder.
Bu Yönetmelik kapsamına girenlerin, şehitlik veya malüllük halinin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl içerisinde başvurmaları gereklidir. Bu süre içinde yapılmayan başvurular dikkate alınmaz, ancak şehitlik veya malüllük halinin meydana geldiği tarih itibariyle istihdam edilebilecek başka bir hak sahibi bulunmaması ve çocuklarının yaşının küçük olması durumunda 10 yıllık süre çocuklarının 18 yaşına girdikleri tarihten itibaren, eğitimlerinin devam etmesi ve belgelenmesi durumunda eğitimlerinin bitiminden sonra başlar.
Terör Mağdurunu İşe Göndermede Öncelik
Madde 22 – Kurum, terör mağdurunu işe göndermede ve dağıtımında hakkaniyet ilkesini esas alır. Ancak, Kurum göndermede aşağıdaki öncelik sırasını da göz önünde bulundurur.
a) Çalışabilir malüllerden kendi imkanları ile iş bulanlar,
b) Eğitimi daha yüksek olanlar veya mesleği bulunanlar,
c) İşe alıştırma (rehabilitasyon) uygulamasına tabi tutulmuş olanlar,
d) Aile üyelerinden hiçbiri herhangi bir işte çalışmayanlar,
e) Öğrenim çağında çocuğu bulunanlar.
Terör Mağduru Malüllerin Çalıştırılabilecekleri İşler
Madde 23 – Malül olup da çalıştırılabilir durumda olanlar, sağlık kurulu raporunda gösterilen fiziksel, ruhsal durumlarına ve mesleklerine uygun, malüllük derecesini yükseltmeyecek hafif işlerde çalıştırılırlar.
Bildirim
Madde 24 – Kurum, işe yerleştirdikleri terör mağdurlarının ad ve soyadlarını yerleştirildikleri işyerlerinin ünvan ve adreslerini üçer aylık dönemler halinde İçişleri Bakanlığına bildirir.
Teşvik
Madde 25 – Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranların üzerinde özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru istihdam eden veya elliden daha az sayıda işçi çalıştırmasına rağmen Kuruma talepte bulunmak ve/veya tescil yaptırmak suretiyle özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştıran ya da çalışma gücünü yüzde seksenden fazla kaybetmiş özürlü istihdam eden işverenin bu şekilde çalıştırdığı her bir özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre ödemesi gereken sosyal sigorta pirimi işveren hisselerinin yüzde ellisi kendisince, yüzde ellisi Hazinece ödenir. İşverenin bu haktan yararlanabilmesi için, bu durum, işverenin başvurusu üzerine Kurumca belgelenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Denetim , Yönetmelik Hükümlerine Uymayan İşveren Hakkında Yapılacak İşlemler
Denetim
Madde 26 – Bu Yönetmelik kapsamındaki işyerlerinde çalıştırılacak özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru işçilerle ilgili işyerlerinde yapılacak denetim 4857 sayılı İş Kanununun öngördüğü çalışma hayatının denetimi ve teftişi esaslarına göre yapılır.
Aykırı Davranışlar
Madde 27 – Özürlü ve eski hükümlü istihdamında mevzuat hükümlerine aykırılığı tespit edilen işveren hakkında 4857 sayılı İş Kanununun 101 inci maddesinde belirtilen idari para cezası işyerinin bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce uygulanır.
Ayrıca terör mağduru istihdamında mevzuata aykırı davranan işveren ve işveren vekilleri hakkında 13/11/1995 tarihli 4131 sayılı Kanun ile değişik 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun Ek Madde 1’ de belirtilen idari para cezası da işyerinin bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce uygulanır. Özürlü eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma usul ve esaslarına aykırılık halinde işverene verilecek idari para cezaları ayrı ayrı gösterilir.
Kurum; özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru istihdamında mevzuata aykırı davrandığını tespit ettiği işvereni gereği yapılmak üzere işyerinin bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğüne bildirir.
Yürürlükten Kaldırılan Yönetmelik
Madde 28 – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 29/3/1996 tarihli ve 22595 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Terör Eylemleri Nedeniyle Şehit Olan veya Çalışamayacak Derecede Malül Kalan Kamu Görevlileri ile Er ve Erbaşların Yakınlarının Malül Olup da Çalışabilir Durumda Olanların İstihdamı Hakkında Yönetmelik” ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
Madde 29 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 30 – Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür
ÖZÜRLÜ VE ESKİ HÜKÜMLÜ ÇALIŞTIRMAYAN İŞVERENLERDEN CEZA OLARAK KESİLEN PARALARI KULLANMAYA YETKİLİ KOMİSYONUN KURULUŞU İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi: 26.09.2003
Resmi Gazete Sayısı: 25241
Amaç
Madde 1 — Bu Yönetmelik, özürlü ve eski hükümlü çalıştırmayan işverenlerden veya işveren vekillerinden 4857 sayılı İş Kanununun 101 inci maddesi uyarınca kesilip Türkiye İş Kurumu bütçesinin Maliye Bakanlığınca açılacak özel tertibine gelir olarak kaydedilecek para cezalarının kullanımı hakkında karar vermeye yetkili komisyonun çalışma usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla hazırlanmıştır.
Kapsam
Madde 2 — Bu Yönetmelik, Komisyonun kuruluş, çalışma, karar alma ve alınan kararların izlenme usullerini kapsar.
Madde 3 — Bu Yönetmelik, 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca hazırlanmıştır.
Madde 4 — Bu Yönetmelikte geçen;
a) Kurum: Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünü,
b) Komisyon: Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen komisyonu,
c) Özürlü: Doğuştan ya da sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerle kaybetmesi nedeniyle çalışma gücünün en az % 40’ından yoksun olduğu “Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları”na uygun olarak belgelenen kimseleri,
d) Eski Hükümlü: Bu Yönetmelik kapsamında, bir yıldan daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezadan veya Devlet memuru olmaya engel bir suçtan hüküm giyenleri, cezasını infaz kurumlarında tamamlayanları, cezası tecil edilenleri, şartlı salıverme yoluyla tahliye edilenleri, özel kanunlarda belirtilen şartlardan dolayı istihdam edilmeleri olanağı bulunmayanlar ile ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklı bulunanları,
e) Mesleki Eğitim ve Rehabilitasyon: Özürlülerin ve eski hükümlülerin işgücü piyasasında ihtiyaç duyulan ilgi ve yeteneklerine uygun mesleklerde yetiştirilerek istihdamlarını kolaylaştırmak, geliştirmek ve mesleklerinde ilerlemelerini sağlamak amacıyla sosyal ve tıbbi rehabilitasyon, mesleki rehberlik, mesleğe hazırlık, meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimini,
f) Proje : İşsiz özürlülerin ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve rehabilitasyonuna, istihdamına ve iş kurmalarına yönelik olarak, bu Yönetmeliğe ekli proje formatına göre, eğitim kurum ve kuruluşları, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları, vakıf, dernek, sendika, meslek örgütleri gibi sivil toplum kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler tarafından hazırlanan programları,
Komisyonun Kuruluşu, Toplanması ve Karar Yeter Sayısı
Komisyonun Kuruluşu
Madde 5 — Komisyon; Türkiye İş Kurumu Genel Müdürünün başkanlığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü, Özürlüler İdaresi Başkanı, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü veya yerlerine görevlendirecekleri yetkili birer temsilci ile Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ve en fazla üyeye sahip işçi ve işveren konfederasyonlarının birer temsilcilerinden olmak üzere bir başkan ve 7 üyeden oluşur.
Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ile en çok üyeye sahip işçi ve işveren konfederasyonları, seçtikleri temsilci sayısı kadar yedek temsilci seçerler. Asıl ve yedek üye olarak görevlendirilen temsilcilerin görev süreleri üç yıl olup, bu üyeler yeniden seçilebilirler.
Komisyonun Toplanması ve Çalışma İlkeleri
Madde 6 — Komisyon, para cezalarının nerelere ve ne kadar verileceği hakkında karar vermek üzere her yıl ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında gündemli olarak toplanır. Komisyon Başkanı gerekli gördüğü hallerde Komisyonu olağanüstü toplantıya çağırabilir. En az üç üyenin yazılı istemi ile de Komisyon olağanüstü toplanır. Olağanüstü toplantı talebi Komisyon Başkanı tarafından en geç 15 gün içinde yerine getirilir.
Komisyon, gündemdeki sıraya göre konuları görüşür. Toplantıya katılan üye sayısının çoğunluk kararıyla gündem dışı konular da görüşülebilir.
Komisyon, uygulanması önerilen projeleri; amaç, gerçekleşme süresi, faydalanacak özürlü ve eski hükümlü sayıları, birden fazla özür grubuna yönelik olması, istihdam oranı düşük özür grubuna hizmet etmesi ve istihdama katkısı bakımından inceler, mevcut para miktarını da dikkate alarak değerlendirir. İstihdam garantisi verilen proje önerileri tercih edilir. Mesleki eğitim ve rehabilitasyon projelerine katılanlara sertifika verilmesi aranır. Komisyon kararları gerekçelidir.
Yönetmelik ekinde yer alan proje formatına uygun olarak hazırlanan projeler değerlendirmeye alınır.
Komisyonun Toplanma ve Karar Yeter Sayısı
Madde 7 — Komisyon, en az üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır. Katılanların salt çoğunluğu ile karar alır. Oyların eşitliği halinde Başkanın bulunduğu tarafın oyu üstün sayılır.
Kendi işini kurma projelerinin uygulamaya konulabilmesi için üye tam sayısının dörtte üçü oranında oy çoğunluğu aranır.
Sekreterya Görevi
Madde 8 — Komisyonun sekreterya görevi Kurum tarafından yürütülür. Proje teklifleri Komisyona iletilmek üzere Kurum il müdürlüklerine verilir.
Ancak özürlü dernekleri projelerini federasyonları aracılığıyla Türkiye Sakatlar Konfederasyonuna iletirler. Konfederasyon; tüm proje önerilerini görüşü ile birlikte Kuruma göndermekle yükümlüdür.
Komisyonun nerede, hangi gün ve saatte olağan olarak toplanacağı Kurum tarafından Komisyon üyelerine toplantıdan 15 gün önce duyurulur, gündem ve gündeme ilişkin doküman ile proje özetleri üyelere gönderilir.
Komisyon kararları karar defterine yazılır, Başkan ve üyelerce imzalanır.
Komisyon kararları Kurum tarafından yerine getirilir.
Para Cezalarının Kullanımı ve İzleme
Para Cezalarının Kullanımı
Madde 9 — Özürlü çalıştırmadığı için işverenlerden kesilen ve Kuruma aktarılan para cezaları özürlülere, eski hükümlü çalıştırmadığı için işverenlerden kesilen ve Kuruma aktarılan para cezaları eski hükümlülere yönelik hizmetlerde kullanılır.
İzleme
Madde 10 — Komisyon kararları doğrultusunda kaynak tahsis edilen projelere ilişkin harcama belgeleri Kuruma verilir. Kurum, belgeler üzerinden harcamaları izler ve değerlendirmesini bir raporla Komisyona bildirir.
Komisyon gerekli gördüğü hallerde ayrıntılı denetim yapılmasına karar verir.
Yürürlük ve Yürütme
Madde 11 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde12 — Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.
EK-1 PROJE FORMATI
Projenin Adı :
Projenin Amacı :
Projenin Konusu :
Projenin Uygulanacağı Yer ( İl/İlçe /Semt):
Projeyi Yürütecek Kişi/ Kurum / Kuruluşlar :
İşbirliği Yapılan ve Yapılacak Olan Kurum ve Kuruluşlar :
Projenin Başlama Tarihi :
Projenin Süresi :
İstihdama Katkısı :
Yararlanacak Olan Özürlü ve/veya Eski Hükümlü
Sayısı ve Katılımcıların Nitelikleri :
Maliyet
Projenin Toplam Maliyeti :
1-Projeyi Yürütecek Kurum/Kuruluş/Kişilerin Katkı Miktarı :
2-İşbirliği Yapılan Kurum /Kuruluşların Katkı Miktarı :
3-Komisyondan Talep Edilen Miktar :
Projenin Özeti (1 sayfa) :
ÖZÜRLÜLER VERİTABANI OLUŞTURULMASINA VE ÖZÜRLÜLÜK BİLGİSİNİN NÜFUS CÜZDANINDA YER ALMASINA DAİR YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi: 30.10.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25981
BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Madde 1- Bu Yönetmeğin amacı, özürlüler veritabanı oluşturulmasına ve yürürlükte bulunan mevzuata dayanılarak özürlülere tanınan hak ve hizmetlerden yararlanmada kullanılmak üzere özür durumlarının belgelendirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Madde 2- Bu Yönetmelik, doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle meydana gelen bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini yüzde kırk (%40) ve üstünde bir oranda kaybedenlerin özürlülük bilgisinin nüfus cüzdanlarında yer almasına ilişkin usul ve esasları kapsar.
Madde 3- Bu Yönetmelik, 25/3/1997 tarihli ve 571 sayılı Özürlüler İdaresi Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin (h) bendi ve 25 inci maddesi ile 1587 sayılı Nüfus Kanununun 57 nci maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.
Madde 4- Bu Yönetmelikte geçen;
§ Başkanlık : Özürlüler İdaresi Başkanlığını,
§ Kurum : Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünü,
§ İl Müdürlüğü : Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünü,
§ Nüfus Müdürlüğü : İlçe Nüfus Müdürlüğünü,
§ MERNİS : Merkezi Nüfus İdaresi Sistemini,
§ Sağlık Kurulu Raporu : 6/2/1998 tarihli ve 98/10746 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca alınan Sağlık Kurulu Raporunu,
§ Meslek Elemanı : İl Müdürlüğünde görevli olan Sosyal Çalışmacı, Psikolog, Çocuk Gelişimcisi ve Öğretmeni,
§ Form : Özürlü kimliği bilgi formunu (EK-1),
İKİNCİ BÖLÜM Özürlüler Veritabanı Oluşturulmasına ve Özürlülük Bilgisinin Nüfus Cüzdanında Yer Almasına İlişkin Usul ve Esaslar
Özürlü bilgi formunun doldurulması ve veritabanına girilmesi
Madde 5- Özürlü bireyler, ikamet ettikleri ilin il müdürlüğüne, sağlık kurulu raporu aslı veya onaylı örneği ve nüfus cüzdanı aslı ve fotokopisi ile müracaat eder. Formdaki bilgiler, il müdürlüğündeki meslek elemanları tarafından, özürlünün beyanına ve ibraz ettiği belgelere göre kimlik uygulama yazılımı kullanılarak veri tabanına aktarılır. Bu bilgiler belge ortamında ilgili meslek elemanınca onaylanır. Bilgilerin kontrolü il müdürlüğü tarafından yapılır. Bu özürlü bilgileri Kurum tarafından, Başkanlığın belirlediği veri yapısında ulusal özürlüler veri tabanına aktarılmak üzere her ayın ilk haftası Başkanlığa elektronik ve belge ortamında gönderilir. Özürlülük bilgilerinin ulusal özürlüler veritabanına aktarılması ile ilgili teknik yöntem ve veri aktarma periyoduna ilişkin usul ve esaslar gerekli görüldüğünde Başkanlık tarafından değiştirilir.
İl müdürlükleri, meslek elemanınca onaylanan formların aslını, sağlık kurulu raporunun aslı veya onaylı örneğini, nüfus cüzdanı fotokopisi ile birlikte muhafaza eder. Formdaki bilgiler, gerekli görüldüğünde Kurumun görüşü alınarak Başkanlık tarafından değiştirilir.
Özür oranının bildirimi
Madde 6 – İl müdürlüklerince sağlık kurulu raporu ve nüfus cüzdanı örneği incelenir ve bilgisayar ortamında değerlendirilir. Özürlülere ait kimlik bilgileri ve özür oranı bilgisi Kurum tarafından elektronik ve belge ortamında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilir. Gönderilen bilgiler MERNİS veritabanında tutulur. Elektronik ve belge ortamındaki bilgi farklılığının hukuki sorumluluğu bilgiyi gönderen Kuruma aittir.
Nüfus cüzdanındaki özürlülükle ilgili bilgiler
Madde 7- Nüfus cüzdanında özürlülüğüne ilişkin bilgi yer alan her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, ilgili mevzuatta münhasıran özürlülere tanınan hak ve hizmetlerden yararlanır. Nüfus cüzdanlarında özürlülükle ilgili bilgiler yer almayan ve almasını istemeyen özürlüler, ilgili mevzuatla tanınan haklardan “Özürlüler İçin Sağlık Kurulu Raporu”nu ibraz ederek faydalanabilirler.
Özürlü olduğunu istenen belgelerle beyan eden ve il müdürlüklerine başvuran Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının nüfus cüzdanlarının arka yüzünde, “% … oranında özürlüdür” ifadesi yer alır. Özür oranı, rakamsal olarak % işaretinin sağına yazılır.
Özürlülük bilgilerinin nüfus cüzdanına yazılması özürlünün isteğine bağlıdır.
Nüfus cüzdanlarının verilmesi
Madde 8- Nüfus cüzdanlarının verilmesi 5/5/1972 tarihli ve 1587 sayılı Nüfus Kanununun 57 nci maddesi ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin ilgili mevzuat hükümlerine tâbidir.
Özür oranının değişmesi
Madde 9- Özür oranı ile ilgili bilgilerde değişiklik olması durumunda özürlü buna ilişkin sağlık kurulu raporu ile il müdürlüğüne müracaat eder.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Çeşitli ve Son Hükümler
Özürlüler için kimlik kartının kullanımı
Madde 10- Başkanlık tarafından mevcut özürlüler için verilmiş olan kimlik kartları geçerlidir. Özürlüler için kimlik kartının içerdiği bilgilerin değişmesi, kaybedilmesi, çalınması durumunda yeniden “özürlüler için kimlik kartı” düzenlenmez. Özürlülük bilgisinin yer aldığı nüfus cüzdanı, nüfus müdürlüklerinden talep edilir.
Yürürlükten kaldırılan yönetmelik
Madde 11- 13/8/1998 tarihli ve 23432 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı Özürlüler İçin Kimlik Kartı Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 12- Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 13- Bu Yönetmelik hükümlerini Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun bağlı olduğu bakanlar ile İçişleri Bakanı müştereken yürütür.
EK-1
ÖZÜRLÜ KİMLİĞİ BİLGİ FORMU
Form No :
İl Kodu :
Tarih :
A- NÜFUSA KAYIT BİLGİLERİ
T.C. Kimlik Numarası :
Adı :
Soyadı :
Baba Adı :
Anne Adı :
Doğum Yeri :
Doğum Tarihi : …. / … /
Cinsiyeti : ( ) E ( ) K
Nüfusa Kayıtlı olduğu Yer :
İl : İlçe : Mahalle /Köy :
Cilt No : Aile Sıra No: Sıra No :
Kan Grubu : Veriliş Tarihi :
B- ADRES BİLGİLERİ
İl : İlçe : Köy/Mahalle :
Cadde/Sokak : Kapı No :
Posta Kodu : Telefon :
İletişim Kurulacak Kişi ve Telefon :
C- ÖZÜRLÜLERE İLİŞKİN BİLGİLER
1) Özür Grubu (Birden fazla seçenek işaretlenebilir.)
( ) Ortopedik
( ) Görme
( ) İşitme
( ) Dil ve Konuşma
( ) Zihinsel
( ) Ruhsal ve Duygusal
( ) Süreğen Hastalık
( ) Diğer (Belirtiniz)……………………………………
2) Özür Nedeni
( ) Doğum Öncesi
( ) Doğum Sırası
( ) Doğum Sonrası
( ) Bilinmiyor
3) Doğum sonrası ise nedenini belirtiniz.
( ) Kazalar
( ) Hastalıklar
( ) Diğer (Belirtiniz)…………………………………………………………………………………..
4) Özürlü günlük yaşam aktivelerini nasıl yerine getirebiliyor?
( ) Yardım almadan
( ) Az yardımla
( ) Başkasına tam bağımlı
D- KULLANDIĞI YARDIMCI CİHAZ, ARAÇ VE GERECE İLİŞKİN BİLGİLER
Özürlünün sürekli kullandığı :
( ) Protez (Belirtiniz) ……………………………………..
( ) Ortez (Belirtiniz) ……………………………………..
( ) Tekerlekli sandalye
( ) Mekanik ( ) Akülü ( ) Motorsuz
( ) Koltuk değneği
( ) İşitme cihazı
( ) Beyaz Baston
( ) Diğer (Belirtiniz) ……………………………………….
E- ÖZÜRLÜNÜN SOSYAL DURUMUNA İLİŞKİN BİLGİLER
1) Medeni Durumu
( ) Evli
( ) Bekar
2) Özürlü kiminle yaşıyor?
( ) Anne ve baba ile
( ) Anne veya baba ile
( ) Eşi ile
( ) Çocukları ile
( ) Yakınları ile
( ) Kuruluş bakımında
( ) Yalnız
( ) Diğer (Belirtiniz) ………………………………….
3) Özürlünün anne ve babası akraba mı?
( ) Evet
( ) Hayır
4) 3.Sorunun cevabı “evet” ise açıklayınız.
Anne babanın yakınlık derecesi :………………………………….
F- ÖZÜRLÜNÜN EĞİTİM VE ÇALIŞMA DURUMUNA İLİŞKİN BİLGİLER
1) Eğitim Durumu (Son bitirdiği okul temel alınır)
( ) Eğitimsiz
( ) Okur-yazar
Okulun bulunduğu il Okul adı
( ) Okul öncesi …………………………. …………………………………………………
( ) İlkokul …………………………. …………………………………………………
( ) Ortaokul …………………………. …………………………………………………
( ) İlk Öğretim …………………………. …………………………………………………
( ) Lise …………………………. …………………………………………………
( ) Meslek Lisesi …………………………. …………………………………………………
( ) Lisans …………………………. …………………………………………………
( ) Lisansüstü …………………………. …………………………………………………
( ) Özel eğitim …………………………. …………………………………………………
( ) Diğer (Belirtiniz) ………………………………………………………………………………………..
2) Özürlünün varsa mesleği yazınız ……………………………………………….
3) Özürlü herhangi bir beceri veya meslek edindirme kursuna katılmış mı?
4) 3.Sorunun cevabı “evet” ise uygun seçeneği işaretleyiniz.
( ) İş ve İşçi Bulma Kurumu
( ) MEB Yaygın Eğitim
( ) Vakıf
( ) Dernek
( ) Diğer (Belirtiniz) ……………………………………………..
5) Çalışma Durumu
( ) Çalışıyor ( ) Çalışmıyor
6) 5.sorunun cevabı “çalışıyor” ise uygun seçeneği işaretleyiniz.
( ) Kamu
( ) Özel Sektör
( ) İşyeri kendisine ait
( ) Geçici/Mevsimlik iş
( ) Diğer (Belirtiniz) ………………………………………………
7) Bağlı olduğu sosyal güvenlik kurum veya kuruluşu (Çalışmayan bireyler için ebeveynlerdenden dolayı tabi olunan sosyal güvenlik kuruluşu belirtilir)
( ) Emekli Sandiğı
( ) SSK
( ) Bağ-Kur
( ) Özel Sandık
( ) Özel Sigorta
( ) Hiçbiri 2002 sayılı Kanuna göre Emekli Sandığından maaş alıyor mu?
9) Özürlünün Yeşil Kartı var mı?
DOLDURANIN
Adı ve Soyadı :
Mesleği :
Çalıştığı Kurum :
İmza :
ÖZÜRLÜLERİN DEVLET MEMURLUĞUNA ALINMA ŞARTLARI İLE YAPILACAK YARIŞMA SINAVLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi: 16.09.2004 Resmi Gazete Sayısı: 25585
Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, özürlülerin; Devlet memurluğuna alınma şartları ile yapılacak yarışma sınavları ve hangi işlerde çalıştırılacaklarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Madde 2- Bu Yönetmelik hükümleri;
a) (Değişik: 13/2/2006-2006/10129 K.) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kurumlar ile döner sermayeli kuruluşlar, kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet sandıklarına,
b) İl özel idareleri ve belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı müessese, işletme ve döner sermayeli kuruluşlara,
c) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre Devlet memuru istihdam eden diğer kamu kuruluşlarına,
ilk defa Devlet memuru olarak atanacak özürlüler hakkında uygulanır.
Madde 3- Bu Yönetmelik, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 53 üncü maddesi gereğince hazırlanmıştır.
a) Sınav: İlk defa Devlet memurluğuna atanacak özürlüler için yapılacak yarışma sınavını,
b) Sınav Kurulu: Sınavın yapılması ve yürütülmesi için merkez veya sınavın yapılacağı il veya bölge kuruluşunda teşkil edilen kurulu,
c) (Değişik: 13/2/2006-2006/10129 K.) Özürlü: Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yetenekleri bakımından özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının yüzde kırk ve üzerinde olduğunu, 6/2/1998 tarihli ve 98/10746 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince, sağlık kuruluşlarınca verilecek sağlık kurulu raporu ile belgeleyenleri,
İKİNCİ BÖLÜM Özürlü Kadrolarının Tespiti, Sınav Yapılmasında Uyulacak Temel Usul ve Esaslar ile Sınavların Açılma Zamanı
Özürlü kadrolarının tespiti
Madde 5- Özürlülere ayrılacak kadroların tespitinde, ilgili kurum veya kuruluşun, taşra teşkilatı dahil, bütün dolu memur kadro sayısının % 3’ü dikkate alınır.
(Ek fıkra: 13/2/2006-2006/10129 K.) Kurumlar, hizmet gereklerine göre özürlülere tahsis edeceği kadroları, farklı hizmet sınıfları itibarıyla hazırlamak zorundadır.
Özürlülerin istihdam edileceği uygun boş kadro bulunmadığı takdirde genel hükümlere göre boş kadroda unvan değişikliği yapılarak gerekli kadrolar temin edilir. Özürlü personelin istihdam edileceği merkez ve taşradaki birimler, ilgili kurum veya kuruluşça belirlenir.
Sınav yapılmasında uyulacak temel usul ve esaslar
Madde 6- Sınav yapılmasında uyulacak temel usul ve esaslar şunlardır: a) İlk defa Devlet memurluğuna atanacak özürlülerin sınavları çoktan seçmeli test şeklinde yapılır.
b) Sınavlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36 ncı maddesinde tespit edilen sınıflar ve bu sınıflara gireceklerde aranması gerekli öğrenim şartları ile diğer nitelikler göz önüne alınarak düzenlenir.
c) Kamu kurum ve kuruluşları, sınavları kendileri yaparlar.
d) Sınavlarda gizlilik esastır.
e) Sınav esnasında özür gruplarına göre, refakatçi bulundurulmasına izin verilir. Bu sınavların, özürlü grupları dikkate alınarak sınav sorusu hazırlanması ve değerlendirilmesi için özel sınav kurulu teşkil edilerek yapılması esastır.
f) (Ek: 13/2/2006-2006/10129 K.) Sınav kuruluna diğer kamu kurum ve kuruluşlarından konu ile ilgili üye alınabilir.
g) (Ek: 13/2/2006-2006/10129 K.) Özürlüler için sınavlar, özür grupları ve ulaşılabilirlikleri göz önüne alınarak uygun ortamlarda yapılır.
Sınavların açılma zamanı
Madde 7- (Değişik: 13/2/2006-2006/10129 K.)
Kamu kurum ve kuruluşlarınca, özürlü açığı bulunduğu sürece, her yılın Nisan-Mayıs, Temmuz-Ağustos, Ekim-Kasım dönemlerinden bir veya birkaçında sınav yapılmak suretiyle, özürlülere tahsis edilen boş kadroların ilgili mevzuatına göre doldurulması zorunludur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Duyuru, Genel ve Özel Şartlar,Şartların Belgelendirilmesi
Duyuru
Madde 8- Özürlüler için dönemler itibarıyla yapılacak sınavlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 46 ve 47 nci maddeleri gereğince Devlet Personel Başkanlığınca duyurulur.
Kamu kurum ve kuruluşları, sınava girmek için belirlenen son başvuru tarihinden en az bir ay önce olmak kaydıyla, Nisan-Mayıs dönemi sınavları için en geç Mart ayı, Temmuz-Ağustos dönemi için en geç Haziran ayı, Ekim-Kasım dönemi için en geç Eylül ayı sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığı’nda olacak şekilde özürlü memur alınacak kadroların sınıf, unvan ve derecelerini, sayısını, bu personelde aranacak genel ve özel şartları, en son başvurma tarihini, başvurulacak mercileri, sınav tarihleri ile diğer bilgileri bildirir. Kurumlar tarafından sınav duyurusuna ilişkin talepte bulunulurken işin özelliği gerektirmediği sürece özür grupları arasında bir ayırım yapılmaz ve özürlülük oranına da bir üst sınır getirilemez.
Söz konusu sınav duyurularına ilişkin giderler, bütçeye bu amaçla konulacak ödenekten karşılanır.
Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel ve özel şartlar
Madde 9- Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan şartlar şunlardır:
a) Genel şartlar:
1) Türk vatandaşı olmak,
2) Memuriyete girişte en az 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 40 ıncı maddesinde belirtilen yaşta olmak,
3) Aynı Kanunun değişik 41 inci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak,
4) Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
5) Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak,
6) Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince, sağlık kuruluşlarınca verilecek resmi sağlık kurulu raporu bulunmak.
b) Özel şartlar:
1) Hizmet göreceği sınıf için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36 ncı ve 41 inci maddelerinde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak,
2) Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında belirtilen şartları haiz bulunmak,
gereklidir.
Şartların belgelendirilmesi
Madde 10- Kamu kurum ve kuruluşlarınca talep edilmesi halinde, Devlet memurluğuna atanacaklarca;
a) Nüfus hüviyet cüzdanının,
Gerekli hallerde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince kazai rüşt kararının,
b) Öğrenim durumlarına ilişkin olarak diploma asılları veya onaylı örnekleri, diplomalarının düzenlenmemiş olması halinde, öğrenim durumlarını belirtmek üzere ilgili kurumlarca usulüne göre verilecek ve daha sonra diploma veya örnekleriyle değiştirilecek belgelerin,
Öğrenimini yabancı ülkelerde yapmış olanların diplomaları veya örnekleriyle birlikte denkliğinin kabul edildiğine dair ilgisine göre Milli Eğitim Bakanlığı veya Yüksek Öğretim Kurulu’nca verilecek belgelerin,
Öğrenimini yabancı ülkelerde yapan sağlık ve yardımcı sağlık personelinin ise 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ve 25/2/1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu gereğince diplomalarının onanıp tescil edildiğine dair Sağlık Bakanlığı’nca verilecek belgelerin,
c) Adli sicil kayıt belgesinin,
d) Özür durumlarına ilişkin, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince, sağlık kuruluşlarından alınmış olan resmi sağlık kurulu raporunun,
e) Atanılacak kadronun gereği olarak kurum ve kuruluşlarca istenilen kurs bitirme belgesi, bonservis, sertifika ve benzeri belgelerin,
asılları veya noter tasdikli nüshaları ibraz edilir.
Sınavların Uygulanmasına Dair Esaslar
Müracaat
Madde 11- Devlet Personel Başkanlığı’nca dönemler itibarıyla yapılacak sınav duyurularını müteakip, müracaatlar söz konusu duyuruda belirtilen ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına yapılacaktır. Müracaatlar sırasında ilgilinin beyanı esas alınarak, (Ek-I)’de yer alan “İş Talep Formu” ve son üç ay içerisinde çekilmiş bir adet orijinal vesikalık fotoğraf ile sağlık kurulu raporunun fotokopisi dışında başka hiç bir belge istenilmez.
Şahsen veya posta ile yapılacak müracaatlarda, istenilen belgeler en son müracaat tarihi mesai saati bitimine kadar ilgili kurumda olacak şekilde teslim edilir veya gönderilir.
İş talep formlarının incelenmesi
Madde 12 – İş talep formları, müracaat süresinin bitiminden itibaren 15 gün içinde personel işleriyle görevli birimce sınav duyurusunda belirtilen şartların mevcut olup olmadığı açısından incelenir. Şartları taşıyanlara fotoğraflı sınava giriş belgesi verilir. İş talep formlarındaki soruların bir veya birkaçını cevapsız bırakanlar ile şartları taşımadığı tespit edilenlere durumları bildirilir ve bunlara sınava giriş belgesi verilmez. Ancak, sınava giriş belgesi verilmiş olsa dahi, sınava giriş şartlarını taşımadığı sonradan tespit edilenlerin başvuruları ve sınavları geçersiz sayılır.
Sınav kurullarının kuruluş ve görevleri
Madde 13- (Değişik birinci fıkra: 13/2/2006-2006/10129 K.) Sınavı yapacak olan kurumda bir sınav kurulu oluşturulur. Bu kurul, kurumun en üst amirinin veya görevlendireceği bir amirin başkanlığında, kurumun en üst amirince belirlenecek en az biri özürlülük veya özel eğitim alanında çalışan ya da yetkin olmak üzere üç üye ile personel işleri birim amirinden teşekkül eder. Ayrıca aynı usulle yedek üyeler seçilir. Kurula asıl üyenin katılamadığı durumlarda yedek üye katılır. Bu kurulu teşkil edenlerin öğrenim seviyeleri sınava girecek olanların öğrenim seviyelerinden aşağı olamaz.
(Değişik ikinci fıkra: 13/2/2006-2006/10129 K.) Ancak, kurumların il veya bölge kuruluşlarında yapılacak sınavlar için kurum amiri tarafından sınavın yapılacağı yerde, özürlülük veya özel eğitim alanında çalışan ya da yetkin olan bir üyenin bulunması ve birinci fıkradaki öğrenim şartına uymak kaydıyla farklı şekilde sınav kurulu teşkil edilebilir.
Sınav kurullarının başkan ve üyelerinin bu Yönetmelikte öngörülen sınavlara eşleri ile ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımlarının katıldığının tespit edilmesi halinde, bu üye veya üyeler sınav kurulu üyeliğinden çıkartılır ve bunların yerine yeni üye görevlendirilir.
Bu hususun sınavların herhangi bir aşamasında tespit edilmesi halinde ise ilgili üyenin daha önce yaptığı değerlendirmeler geçersiz sayılır ve bu durumda sınavlar diğer komisyon üyelerinin değerlendirmeleri esas alınarak sonuçlandırılır.
Sınav kurulları; soruları hazırlamak, sınav sonuçlarını değerlendirmek, buna göre bir başarı listesi düzenlemek ve gerektiğinde itirazları inceleyip sonuca bağlamakla görevlidir.
Kamu kurum ve kuruluşları yapacağı sınavlarda, Türkiye Sakatlar Konfederasyonunca talep edilmesi halinde, gözlemciler bulundurulmasına izin verir.
Sınav şekilleri
Madde 14- Özürlü sınavları çoktan seçmeli test şeklinde yapılır. Bu sınavlarda ayrıca sözlü sınav yapılmaz.
Sınav konuları ve sorular Madde 15 – Sınav konuları şunlardır:
a) Atatürk İlkeleri ve Türk İnkılap Tarihi,
b) Temel yurttaşlık bilgisi,
c) Türkiye coğrafyası,
d) Türkçe,
e) Matematik,
f) Görevlerin özelliğine göre mesleki bilgiler.
(Değişik ikinci fıkra: 13/2/2006-2006/10129 K.) Özür grupları itibarıyla, ilkokul veya ilköğretim (ortaokul) mezunlarına (a) ila (e), lise veya lise dengi meslekî veya teknik okul ile yüksek öğrenim görmüş olanlara (a) ila (f) bentlerinde yer alan konuları kapsayacak, müracaat edenlerin girecekleri sınıf ve kadro için aranan bilgi, yetenek ve becerilerini ölçecek şekilde, ayrıca işitme ve/veya dil ve konuşma ile zihinsel özürlüler için öğrenme ve algılama düzeyleri ile dil gelişimleri ve sözel iletişim güçlükleri esas alınmak suretiyle sorular ayrı ayrı hazırlanır.
İlkokul veya ilköğretim (ortaokul) okulları ile ortaöğretim mezunları için, Milli Eğitim Bakanlığı müfredat programındaki kitaplar; yüksek öğrenim mezunları için ise yüksek öğretim kurumlarında okutulan ders kitapları esas alınarak sorular hazırlanır.
Sınavların yürütülmesi
Madde 16- Sınava giriş belgesi olmayanlar sınava alınmazlar. Sınavlar duyurulan saatte başlar.
(Değişik ikinci fıkra: 13/2/2006-2006/10129 K.) Sınavlarda kopya çekilmesi, kopya teşebbüsünde bulunulması veya sınava girecek adayın yerine başka bir kişinin sınava girdiğinin anlaşılması halinde, hakkında tutanak düzenlenerek ilgilinin sınavı geçersiz sayılır.
Sınavların sorumluluğu, sınavı yapan kurula aittir. Sınavların düzenli bir şekilde yürütülmesinden sınav kurulu başkanı yetkili ve sorumludur. Sınav kurulu kararları oy çokluğuyla alınır.
Tutanaklar
Madde 17- Kamu kurum ve kuruluşları yapacakları sınavlarda, soruların sınav başlama saatinde açıldığını ve sınavın başlama saatini, bitiş saatini, sınava girenlerin sayısını ve sınavın akışını gösteren bir tutanak düzenleyerek sınav kuruluna teslim eder.
Değerlendirme
Madde 18- (Değişik: 13/2/2006-2006/10129 K.)
15 inci maddede belirtilen konulara göre hazırlanan sınavlar yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. Her özür grubu ve öğrenim durumuna göre başarı sıralaması en yüksek puandan başlanarak kendi grubu içinde ek (III)’te yer alan “Özür Grupları ve Öğrenim Durumları İtibarıyla Başarı Sıralaması Cetveli”ne göre ayrı ayrı düzenlenir. Duyurudaki her unvanlı kadro için talep edilen öğrenim durumları itibarıyla, özür gruplarındaki başarı puanları da dikkate alınmak suretiyle son bir sıralama yapılarak sınav ilanında belirtilen boş kadro sayısı kadar aday başarılı sayılır.
Yapılan başarı sıralamasında puanların eşitliği halinde 22 nci maddede belirtilen kriterler esas alınır. Buna göre bir başarı listesi hazırlanır. Aynı usulle boş kadro sayısı kadar yedek belirlenir. Hazırlanan bu listeler sınav kurulu üyeleri ve başkanı tarafından imzalanır ve kurum amirine teslim edilir.
Gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar
Madde 19- Sınava giriş belgesi verilmek suretiyle sınava girenlerden; iş talep formunda gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilenlerin sınavları geçersiz sayılarak atamaları yapılmaz. Ataması yapılmış olsa dahi iptal edilir. Bunlar hiçbir hak talebinde bulunamazlar.
Ayrıca, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilenler hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanmak üzere ilgili kurumca o yer Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulur.
Sınav sonuçlarının duyurulması
Madde 20- Sınav sonuçları, ilgili kurum tarafından sınav bitim tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde ilan edilir ve sonuçlar ilgililere yazı ile bildirilir.
Duyurusu yapılan kadrolara, başarı sırasına göre ataması yapılacakların en geç 15 gün içinde 10 ncu maddede yer alan ve atanacağı kadroya ilişkin kurumca istenilen belgelerle birlikte kuruma müracaat etmeleri gerekir. Ancak, söz konusu süre sonunda müracaatta bulunmayanların yerine, 15 gün içinde diğer adayların başarı sırasına göre ilgili oldukları kadrolara müracaatta bulunmaları istenir.
Sınav sonuçlarına itiraz
Madde 21- Sınava katılanlar sınav sonuçlarına yazılı olarak itiraz edebilirler. İtirazlar, sınav sonuçlarının ilgiliye bildirilmesinden itibaren 7 gün içinde bir dilekçe ile sınavı açan kuruma yapılır. Bu itirazlar, en geç 15 gün içinde incelenir ve sonuç ilgiliye yazılı olarak bildirilir.
Başarı sırasına göre atanma
Madde 22- (Değişik: 13/2/2006-2006/10129 K.)
20 nci maddede belirtilen süreler içinde müracaat edenlerin atamaları başarı listesindeki sıralamaya göre yapılır. Aynı puanı alan adaylar arasından diploması bir üst öğrenim olana, aynı öğrenim grubunda ise diploma tarihi itibarıyla önce mezun olmuş olana, bunun aynı olması halinde ise yaşı büyük olana öncelik tanınır. Söz konusu atamalar tamamlandıktan sonra duyuruda yer alan kadrolardan iki yıl içerisinde istifa, ölüm, memuriyetten çekilme ve benzeri bir sebeple boşalma olması halinde veya kontenjan açığı bulunduğu sürece, başarı sıralaması takip edilmek şartıyla yedeklerden atama yapılabilir.
Sınav belgelerinin saklanması
Madde 23- Sınavlarda başarı göstererek atananların sınavla ilgili belgeleri özlük dosyalarında, bunun dışında kalan sınavla ilgili diğer belgeler, kurumların arşivlerinde genel hükümlerde öngörülen süre kadar saklanır.
İşyerlerinin özürlülerin çalışma şartlarına göre düzenlenmesi
Madde 24- (Değişik: 13/2/2006-2006/10129 K.)
Kamu kurum ve kuruluşları çalışma yerlerini ve eklentilerini, özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirmek, özürlülerin çalışmalarını kolaylaştıracak gerekli tedbirleri almak ve özürlülerin görev yaptıkları kadronun gereği olan işleri yapabilmeleri için özür durumlarına göre gerek duyulan yardımcı ve destekleyici araç-gereçleri temin etmek zorundadır.
Özürlülerin çalıştırılacakları işler
Madde 25- Belirli bir mesleği olan özürlülerin meslekleri ile ilgili işlerde çalıştırılmaları esastır.
Belirli bir mesleği olmayan veya mesleğine uygun kadro bulunmayan özürlüler,özür durumlarına göre, yapabilecekleri hizmetlere ait mevcut kadrolarda çalıştırılır. Özürlüler, özürlülüklerini artırıcı veya ek özür getirici işlerde çalıştırılamazlar.
BEŞİNCİ BÖLÜM Çeşitli Hükümler Takip ve denetim Madde 26- Kurum ve kuruluşların özürlü memur çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetimi Devlet Personel Başkanlığı’nca yapılır. Bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde istihdam edilen ve işten ayrılan özürlülere ilişkin bilgiler kurum ve kuruluşlarca her yılın Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarının son günü itibarıyla, (Ek-II)’de yer alan “İstihdam Edilen Özürlü Memurlara İlişkin Bilgi Formu” doldurularak takip eden ayın ilk iki haftası içerisinde Devlet Personel Başkanlığı’nda olacak şekilde gönderilir
Saklı tutulan mevzuat
Madde 27- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36 ncı maddesinin A/11 inci fıkrasında sayılan görevler ile ilgili özel tüzük ve yönetmeliklerdeki hükümler saklıdır.
Yürürlükten kaldırılan mevzuat
Madde 28- 12/5/1983 tarihli ve 83/6526 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sakatların Devlet Memurluğuna Alınma Şartları İle Hangi İşlerde Çalıştırılacakları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 29- Sayıştay’ca incelenmiş bulunan bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 30- Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.[4]
ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ, SINIFLANDIRMASI VE ÖZÜRLÜLERE VERİLECEK SAĞLIK KURULU RAPORLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi: 16.07.2006
Resmi Gazete Sayısı: 26230
Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmelik; özürlü sağlık kurulu raporlarının alınışı, geçerliliği, değerlendirilmesi ve özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kuruluşlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlemek; özürlülerle ilgili derecelendirmelere, sınıflandırmalara ve tanımlamalara gereksinim duyulan sağlık, eğitim, rehabilitasyon gibi alanlarda ortak bir uygulama geliştirmek ve uluslararası sınıflandırma ve ölçütlerin kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen Özürlü Sağlık Kurulu Raporları ile Özürlü Sağlık Kurulu Raporu verebilecek yetkili sağlık kuruluşlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsar.
(2) 8/10/1986 tarihli ve 86/11092 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği kapsamında asker hastanelerince malullük aylığı bağlanacaklar için verilecek özürlü sağlık kurulu raporları ile sosyal güvenlik kuruluşlarınca primli sisteme tabi olanlara bağlanacak malullük aylıkları için istenecek özürlü sağlık kurulu raporları ve vergi indirimi için istenecek özürlü sağlık kurulu raporlarının nihai kararları bu Yönetmelik kapsamında değerlendirilmez.
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Ağır Özürlü: Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %50 nin üzerinde olduğu tespit edilen özürlülerden; beslenme, giyinme, yıkanma ve tuvalet ihtiyacını giderme gibi öz bakım becerilerini yerine getirmede, kendi başına hareket etmede veya iletişim kurmada zorluk ya da yoksunluk yaşadığına ve bu becerileri başkalarının yardımı olmaksızın gerçekleştiremeyeceğine tıbbi olarak karar verilen kişileri,
b) Balthazard Formülü: Tüm vücut fonksiyon kaybı hesabında birden fazla özrü olanlar için kullanılan hesaplama şeklini,
c) Özürlü: Doğuştan veya sonradan; bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım veya rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişiyi,
ç) Özürlülük Ölçütü: Uluslararası temel ölçütler esas alınarak hazırlanan, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı yüzdesini,
d) Özürlü Sağlık Kurulu: Kişilerin hastalık ve özürleri hakkında karar vermeye yetkili olan ve bu Yönetmeliğin 6 ncı ve 7 nci maddelerinde belirtilen organları,
e) Özürlü Sağlık Kurulu Raporu: Özürlü sağlık kurulunca hazırlanan, kişilerin özür ve sağlık durumunu, yararlanabileceği sosyal hakları ve çalıştırılamayacağı iş alanlarını belirten belgeyi,
f) Sınıflandırma: Önemli bir sağlık öğesi olarak insan vücudunun fonksiyonu ve yetersizliğinin tanımı konusunda ortak ve standart bir dil ve çerçeve geliştirme çalışmasını,
Sınıflandırma
MADDE 5 – (1) Özürlülere ilişkin sınıflandırma çalışmalarında, sınıflandırma sistemi olarak; Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlık ve sağlıkla ilgili durumların tanımlanması için ortak standart bir dil ve çerçeve oluşturmak amacı ile geliştirilen ve insanın işlevselliği ve kısıtlılıklarla ilgili durumlarının tanımlanmasını sağlayan çok kapsamlı uluslararası bir sınıflandırma sistemi olan İşlevsellik Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması esas alınır.
(2) Özürlülerin sağlığı ile ilgili durumlarının tanımlanmasında ve geniş çaplı bilginin kodlanmasında, çeşitli disiplinler ve hizmetler açısından verilerin toplanmasında, kaydedilmesinde ve karşılaştırılmasında, özürlülerin tedavisi, rehabilitasyonu, eğitimi, istihdamı ile ilgili hizmetlerin değerlendirilmesinde, planlanmasında İşlevsellik Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması sisteminin kullanılması amacıyla eğitim, öğretim, uygulama ve yaygınlaştırma hizmetleri Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığının koordinatörlüğünde, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütleri, Üniversitelerin ilgili bilim dalları ve ilgili meslek kuruluşlarının işbirliği ile yürütülür.
Özürlü Sağlık Kurulu Raporu Düzenleme Usul ve Esasları
Özürlü sağlık kurulunun teşkili
MADDE 6 – (1) Özürlü sağlık kurulu; iç hastalıkları, genel cerrahi, göz hastalıkları, kulak-burun-boğaz, nöroloji veya ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlarından oluşur.
(2) Değerlendirilecek özür, bu uzmanlık dallarının dışında ise ilgili dal uzmanının da kurulda bulunması şarttır. Kurulda bulunan hekimler birbirlerinin yerine karar veremezler.
(3) Eğitim ve araştırma hastanelerinde özürlü sağlık kuruluna şefler, bulunmadıkları zaman şef yardımcıları veya şeflerin görevlendirecekleri uzman hekimler girerler. Kurulun başkanı bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinde belirtilen hastanelerin baştabibidir. Baştabibin bulunmadığı zaman kurulun başkanlığını baştabibin görevlendireceği bir üye yapar.
(4) Asker hastanelerinde, Baştabip yardımcısı veya baştabibten sonraki en kıdemli uzman hekim; asker eğitim hastanelerinde ise baştabip tarafından görevlendirilecek diğer üyelerden kıdemli bir öğretim üyesi kurula başkanlık eder.
(5) Özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşunda, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekiminin bulunması halinde, bu uzmanın özürlü sağlık kurulunda yer alması zorunludur.
Yetkili sağlık kuruluşları
MADDE 7 – (1) Bu Yönetmelikte belirtilen özürlü sağlık kurulu raporlarını düzenlemeye bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-1 sayılı listede belirtilen sağlık kuruluşları yetkilidir.
(2) Özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler, isimlerinin değişmesi halinde yeni isimleriyle de özürlü sağlık kurulu raporu düzenleyebilirler. İsim değişikliği olan özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşları bu durumu, resmi bir yazı ile ilde bulunan sosyal güvenlik kuruluşlarının il müdürlüklerine, il defterdarlığına ve il milli eğitim müdürlüklerine bildirir.
(3) Yetkili olmayan sağlık kuruluşları ile 6 ncı maddede belirtilen şekilde özürlü sağlık kurulunu teşkil edemeyen sağlık kuruluşlarının verdiği raporlar bu Yönetmelik kapsamında değerlendirilmez.
(4) Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-1 sayılı liste ile EK-2 sayılı listede; ilgili kurum ve kuruluşlar ile Maliye Bakanlığından uygun görüş alınarak Sağlık Bakanlığınca değişiklik yapılabilir.
Raporların düzenlenmesi ve özür oranının belirlenmesi
MADDE 8 – (1) Özürlü sağlık kurulu raporu düzenlenebilmesi için, özürlülerin kamu kurum ve kuruluşlarınca resmi yazı ile birlikte gönderilmeleri veya doğrudan raporu verecek olan hastanenin baştabibliğine müracaat etmeleri gerekmektedir. Özürlü sağlık kurulu raporları, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-3 sayılı formla düzenlenen özürlü sağlık kurulu raporu şekline uygun olarak düzenlenir.
(2) Tüm vücut fonksiyon kaybı oranları, özürlü sağlık kurulunca bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-4 sayılı cetvelde bulunan tüm vücut fonksiyon kaybı oranlarına göre yüzde (%) olarak belirlenerek özürlü sağlık kurulu raporunun ilgili bölümünde rakam ve yazı ile belirtilir. Hastalığın kendisine ait belirti ve bulgular için ayrıca tüm vücut fonksiyon kaybı oranı puanı verilmez. Bu cetvelde adı geçmeyen hastalık ve özürler ile bunlara ait vücut fonksiyon kayıp oranları fonksiyon kayıplarına göre özürlü sağlık kurulunca değerlendirilerek belirlenir.
Özürlü sağlık kurulu raporunun doldurulması
Madde 9 – (1) Özürlü sağlık kurulu raporu formu eksiksiz olarak doldurulur. Özürlü sağlık kurulu raporu, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-3 sayılı formda gösterilen rapor şekline göre; poliklinik muayene tarihi, poliklinik kayıt numarası yazılmak suretiyle, bulgular ve teşhis ayrıntılı olarak yazılıp imza edilir. Yapılan muayene, tetkik ve laboratuvar bulgularına dair bilgiler özürlü sağlık kurulu raporu formuna eklenir. Özürlü sağlık kurulu, özürlü kişiyi bizzat görerek karar verir ve tüm vücut fonksiyon kaybı oranını bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde belirtilen esaslara göre belirler.
(2) Özre ilişkin klinik bulgular, radyolojik tetkikler ve laboratuvar bilgileri, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-3 sayılı formda gösterilen raporun ön yüzündeki ilgili bölüme özetlenerek yazılır.
(3) Özürlü sağlık kurulu raporları ilgili kişilerce mutlaka imzalanır. Okunaklı bir şekilde kaşelenir ve mühürlenir. 7 yaşından büyük özürlülere düzenlenecek olan özürlü sağlık kurulu raporlarında, özürlünün fotoğrafının bulunması zorunludur.
(4) İstihdam amacıyla verilecek raporlarda, ayrıntılı teşhis ve özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının yazılmasıyla birlikte, kişinin sağlığına etkisi dikkate alınarak çalışamayacağı işlerin niteliği genel olarak belirtilir.
(5) Özürlü sağlık kurulu raporlarında, raporun kullanım amacı bölümüne; bireyin özür grubuna uygun hakları, özürlü sağlık kurulunca değerlendirilerek bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-3 sayılı formda gösterilen raporun arka yüzünde bulunan açıklamalar bölümü dikkate alınarak yazılır. Raporun kullanım amacı bölümüne, bireyin özür grubuna uygun hakları değerlendirilerek yapılan değerlendirmeler; sonuç bölümüne evet, hayır ya da değerlendirilmedi ibarelerinden birisi kullanılmak suretiyle yazılır ve bu bölüm hiçbir suretle boş bırakılmaz.
(6) Ağır özürlü olduğu tespit edilenler, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-3 sayılı formda gösterilen raporun Özürlü Sağlık Kurulu Raporunun Sonucu bölümünün Ağır Özürlü kısmında evet ya da hayır ifadesi yazılarak belirtilir ve bu bölüm hiçbir suretle boş bırakılmaz. Ağır özürlü olduğu Özürlü Sağlık Kurulu Raporu ile belgelendirilenler; bakım hizmeti alabilmek amacıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu il müdürlüklerine başvurabilirler.
(7) Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanmak isteyen kişiler için verilecek raporlarda; ayrıntılı teşhis ile tüm vücut fonksiyon kaybı oranı ve raporun sürekli olup olmadığı ile süreli raporlarda kontrol süresi mutlaka yazılır. Tüm vücut fonksiyon kaybı oranı % 40 ve üzerinde bulunanlar ve özel eğitim hizmetlerinden faydalanabilmek isteyen kişiler, kendilerine düzenlenen Özürlü Sağlık Kurulu Raporu ile il milli eğitim müdürlüklerine başvururlar.
Özürlü sağlık kurulu raporuna itiraz
MADDE 10 – (1) Özürlü sağlık kurulu raporuna; özürlü, velisi veya vasisi veyahut raporu isteyen kurum tarafından itiraz edilebilir. İlgililer itiraz dilekçesi ve ilk özürlü sağlık kurulu raporunun tasdikli bir örneği ile birlikte, bulunduğu ilin sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık müdürlüğünce, özürlü sağlık kurulu raporu alacak kişi en yakın farklı bir özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneye gönderilir. İtiraz edilen özürlü sağlık kurulu raporu ile itiraz üzerine verilen özürlü sağlık kurulu raporundaki kararlar aynı yönde ise özürlü sağlık kurulu raporu kesinleşir.
(2) Özürlü sağlık kurulu raporlarının farklı olması durumunda, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-2 sayılı listede belirtilen hakem hastanelerden, kişinin ikamet ettiği yere en yakın bir hakem hastaneye, kişi yeniden muayene edilmesi ve özürlü sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi amacıyla yine il sağlık müdürlüğü kanalıyla gönderilir. Hakem hastanenin özürlü sağlık kurulunca verilen kararı kesindir.
(3) Milli Savunma Bakanlığına bağlı asker hastanelerince; Türk Silahlı Kuvvetleri personeline verilecek özürlü sağlık kurulu raporlarına itiraz esas ve usulleri Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilgili mevzuat hükümlerine tabidir. Türk Silahlı Kuvvetleri personeline verilecek özürlü sağlık kurulu raporlarına yapılan itirazlar, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Eğitim Hastanesi ile Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanelerince kesin olarak karara bağlanır.
Birden fazla özür durumunun bulunması
MADDE 11 – (1) Birden fazla hastalığı veya özrü bulunanların, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranlarından, en fazla kayba sebep olan hastalığın vücut fonksiyon kayıp oranı esas alınır. Diğer rahatsızlıklara ait vücut fonksiyon kayıp oranları Balthazard Formülü ile toplanarak genel vücut fonksiyon kayıp oranı hesaplanır.
(2) Balthazard Formülü aşağıdaki şekilde uygulanır:
a) Tüm vücut fonksiyon kaybı oranları ayrı ayrı tespit edilir.
b) Bu oranlar en yükseğinden başlanarak sıraya konulur.
c) En yüksek oran özürlünün tüm vücut fonksiyonunun tümünü gösteren % 100′den çıkarılır.
ç) Bu çıkarmada kalan miktar, sırada ikinci gelen tüm vücut fonksiyon kaybı oranı ile çarpılır. Çarpımın 100′e bölünmesinden çıkan rakam en yüksek tüm vücut fonksiyon kaybı oranına eklenir; böylece, birinci ve ikinci arızaların tüm vücut fonksiyon kaybı oranı bulunmuş olur.
d) Özür ikiden fazla ise, birinci ve ikinci arızaların kayıp oranı birinci sıraya ve üçüncü sıradaki oran ikinci sıraya alınarak işlem tekrarlanır.
e) 60 yaşın üzerindekilerde; genel vücut fonksiyon kayıp oranına Balthazard Formülü ile % 10 eklenir.
(3) Balthazard formülünün uygulanmasına ilişkin olarak bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-5 sayılı Birleşik Değerler Tablosu da kullanılabilir.
Kurul kararlarının kaydı
MADDE 12 – (1) Kurul kararlarının kaydı için özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili her hastanede ayrı bir özürlü sağlık kurulu defteri tutulur. Kurul üyeleri, deftere kaydedilen özürlü sağlık kurulu raporlarının suretlerini de imza ederler. Kararlara muhalefet edenler, raporun kurumda kalan nüshasına ve bu deftere gerekçeli olarak muhalefet şerhini yazarak imza ederler. İlgiliye verilecek veya kurumuna gönderilecek rapor nüshaları kurula katılan bütün üyeler tarafından muhalefet gerekçesi yazılmaksızın imzalanır. Kararın oy birliği veya oy çokluğu ile verildiği, raporların karar bölümüne mutlaka yazılır.
(2) Özürlü sağlık kurulu kararları oy çokluğu ile alınır. Oyların eşit olması halinde, kurul başkanının kullandığı oy yönünde karar alınmış sayılır.
Özürlü sağlık kurulu raporunun geçerlilik süresi
MADDE 13 – (1) Özürlü sağlık kurulu raporunun sürekli olup olmadığı ile süreli raporlarda kontrol süresi mutlaka belirtilir.
(2) Özürlü sağlık kurulunca kişinin özür durumunun sürekli olduğuna karar verilmesi durumunda, özürlü sağlık kurulu raporunun ilgili bölümünde bu durum belirtilir. Ancak özür durumunun değişmesi halinde, rapor ve buna bağlı tüm vücut fonksiyon kaybı oranı yeniden belirlenir.
(3) Özürlü sağlık kurulunca özürlünün özür durumunun sürekli olmadığına karar verilmesi halinde de bu husus ilgili bölümde belirlenerek Özürlü Sağlık Kurulu Raporunun geçerlilik süresi belirtilir. Zaman içinde değişebilen veya kontrolü gerektiren hastalıklar, hastanın önceki özürlü sağlık kurulu raporu da kurula sunularak, özürlü sağlık kurulunun belirleyeceği süre içinde yeniden görüşülür ve karara bağlanır.
(4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre alınmış olan sürekli raporlar ile süreli raporların geçerlilik süresi dolmadan tekrar rapor istenmesi durumunda, mükerrer rapor tanzimini önlemek maksadıyla, ilgililerin daha önce Özürlü Sağlık Kurulu Raporu alıp almadıklarına ilişkin beyanı istenir. İlgilinin beyanı üzerine veya bir başka şekilde, evvelce Özürlü Sağlık Kurulu Raporu verilmiş olduğunun tespiti halinde tekrar rapor verilmez.
Özürlü sağlık kurulu raporunun tasdiki ve verilişi
MADDE 14 – (1) Raporların usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, formdaki bilgilerin tam olarak doldurulup doldurulmadığı kontrol edilerek, gerekiyorsa eksik ve yanlışlıklar düzeltildikten sonra raporlar; kurum müracaatı ise üç nüsha, kişisel müracaatlarda ise iki nüsha olarak düzenlenir ve baştabip tarafından tasdik edilir.
(2) Özürlü Sağlık Kurulu Raporunun bir nüshası ilgili kişiye verilir. İlgilinin talebi üzerine hazırlanmış olan özürlü sağlık kurulu raporlarından; özürlünün kullanabileceği hakları sayısınca çoğaltılarak imza edilir, onaylanır ve mühürlenerek ilgiliye verilir. Kurum müracaatlarında ise raporun bir nüshası raporu isteyen kuruma gönderilir.
(3) Raporun bir nüshası, gerektiğinde belgelendirilmesi amacıyla raporu veren sağlık kuruluşunda saklanır. Raporların saklanma usul ve esasları; sağlık kuruluşlarının bağlı bulunduğu kurumların ilgili mevzuatına tabidir.
(4) Özürlü Sağlık Kurulu Raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşları, özürlü sağlık kurulu raporlarına ait bilgileri ulusal özürlüler veritabanında yer alması amacıyla Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığının belirleyeceği veri yapısında her ayın ilk haftası Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda gönderir. Özürlü sağlık kurulu raporlarına ait bilgilerin ulusal özürlüler veritabanına aktarılması ile ilgili teknik yöntem ve veri aktarma periyoduna ilişkin usul ve esaslar gerekli görüldüğünde Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından değiştirilir.
Vergi indirimine esas raporlar
MADDE 15 – (1) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, sakatlık indirimine esas olmak üzere düzenlenen raporlarda, raporu düzenleyen sağlık kuruluşu tarafından işverenin bulunduğu yerdeki il defterdarlığına gönderilen Özürlü Sağlık Kurulu Raporu esas alınır.
Tahrifat ve sahtecilik
MADDE 16 – (1) Üzerinde tahrifat, silinti ve kazıntı olan raporlar geçersizdir.
(2) Gerçeğe uygun olmayan raporları kasten düzenleyenler ve kullananlar ile raporlar üzerinde tahrifat, silinti ve kazıntı yaparak kullanan ve kullanmak isteyenler hakkında genel hükümlere göre işlem yapılır.
Özürlülere bağlanacak aylıklar için verilecek raporlar
MADDE 17 – (1) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında verilecek sağlık kurulu raporlarında da, bu Yönetmeliğin tüm vücut fonksiyon kaybı oranlarına ilişkin hükümleri uygulanır.
Çeşitli ve Son Hükümler
Atıflar
MADDE 18 – (1) 6/2/1998 tarihli ve 98/10746 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve eki cetvellerine yapılan atıflar bu Yönetmelik ve eki cetvellerine yapılmış sayılır.
Kazanılmış haklar
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce;
a) 18/3/1981 tarihli ve 8/2620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli ile Uygulanması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan ve Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulunca nihai olarak karara bağlanan raporlarda yer alan çalışma gücü kayıp oranları,
b) 20/6/2006 tarihli ve 26204 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Özürlü ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelikle yürürlükten kaldırılan 6/1/1994 tarihli ve 21810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan ve Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca verilen nihai raporlarda yer alan vücut iş görme gücü kaybı oranları,
c) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30 uncu maddesi gereğince kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörde istihdam edilen özürlülerin işe girişlerinde almış oldukları özürlü sağlık kurulu raporlarındaki çalışma gücü kaybı oranları,
ç) 6/2/1998 tarihli ve 98/10746 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda verilmiş olan özürlü sağlık kurulu raporlarındaki çalışma gücü kaybı oranları, geçerli olup bu oranlara dayanılarak sağlanmış sosyal destek ve yardım hizmetlerinin sürdürülebilmesi için yeniden özürlü sağlık kurulu raporu düzenlenmez.
(2) Ancak, süreli verilen raporlar ile ilgili olarak hastaneye yeniden sevk işlemi uyarınca veya herhangi bir sebeple yeni bir rapor istenmesi durumunda, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranları, bu Yönetmelik hükümlerine göre yeniden belirlenir.
(3) Bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden önceki mevzuat hükümlerine göre başlatılmış olan Özürlü Sağlık Kurulu Raporu ile ilgili işlemler, bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden evvel yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.
MADDE 19 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 20 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Özürlüler İdaresi Başkanlığının bağlı bulunduğu Bakan ile Sağlık Bakanı yürütür.[5]
SAKATLIK İNDİRİMİNDEN YARARLANACAK HİZMET ERBABININ SAKATLIK DERECELERİNİN TESBİT ŞEKLİ İLE UYGULANMASI HAKKINDAYÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi : 28/4/1981
Resmi Gazete Sayısı:17324
Yönetmeliğin amacı:
Madde 1 – (Değişik: 15/6/1981 – 8/3179 K.)
Bu Yönetmeliğin amacı 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun değişik 31 inci maddesinde yer alan sakatlık indiriminden yararlanacak hizmet erbabının sakatlık derecelerinin ve indirimin uygulanmasına ilişkin esas ve usullerin tespitidir.
Yönetmeliğin kapsamı:
Madde 2 – Bu Yönetmelik sakatlık indiriminden yararlanmak isteyen hizmet erbabı hakkında uygulanır.
Sakatlık dereceleri:
Madde 3 – (Değişik: 15/6/1981 – 8/3179 K.)
Birinci Derece Sakatlık: Çalışma gücünün % 80′inden fazlasını (% 80 dahil) kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derecede sakat sayılır.
İkinci Derece Sakatlık: Çalışma gücünün % 60′ından fazlasını (% 60 dahil % 80′e kadar) kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derecede sakat sayılır.
Üçüncü Derece Sakatlık: Çalışma gücünün % 40′ından fazlasını (% 40 dahil % 60′a kadar) kaybetmiş bulunan hizmet erbabı üçüncü derecede sakat sayılır.
Sakatlık indiriminden yararlanmak için başvuru:
Madde 4 – İndirimden yararlanmak isteyen sakat hizmet erbabı. Nüfus kağıdının örneği ve çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge ile birlikte illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, bağımsız Vergi Dairesi bulunan İlçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, diğer ilçelerde Malmüdürlüğü’ne bir dilekçe ile başvuracaktır.
Başvuru üzerine yapılacak işlemler:
Madde 5 – (Değişik: 18/8/1998 – 98/11697 K.)
Defterdarlık Gelir Müdürlükleri,Vergi Dairesi Müdürlükleri ve Malmüdürlükleri sakatlık indiriminden yararlanmak için kendilerine başvuran hizmet erbabının adı ve soyadını, baba adını, doğum yeri ve tarihi ile çalıştığı işyerini, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin eki rapor formlarının üç nüshasının ilgili yerlerine yazacaklar ve bu formları bir yazıya ekleyerek hizmet erbabını Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen hastanelerden en yakın olanına sevk edeceklerdir.
Yetkili sağlık kuruluşları:
Madde 6 – (Değişik: 18/8/1998-98/11697 K.)
Bu Yönetmelikte belirtilen sağlık kurulu raporunu düzenlemeye Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen hastaneler yetkilidir. Yetkili sağlık kuruluşları adı geçen Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde rapor düzenleyip sağlık kurulu kararını vermek zorundadır. Bu kararı içeren raporun aslı sakatlık indiriminden faydalanmak isteyen hizmet erbabının bağlı bulunduğu yerdeki İl Defterdarlığına gönderilecektir.
Yetkili sağlık kuruluşlarınca yapılacak işlemler:
Madde 7 – (Değişik: 18/8/1998 – 98/11697 K.)
Yetkili sağlık kuruluşları Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 6,7 ve 8 inci maddelerinde belirlenen esaslara göre işlem yapacaklardır.
Düzenlenecek raporlar üzerine yapılacak işlemler:
Madde 8 – Defterdarlık Gelir Müdürlükleri, Vergi Dairesi Müdürlükleri veya Malmüdürlükleri yetkili sağlık kuruluşları tarafından düzenlenerek resmi yazıyla gönderilen raporları (şüphe uyandıran raporlar için ilgili hastaneyle temasa geçerek raporların doğruluk derecesini saptadıktan sonra) Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne doğrudan doğruya ve geciktirmeden göndereceklerdir.
Defterdarlık Gelir Müdürlükleri, Vergi Dairesi Müdürlükleri ve Malmüdürlükleri sakatlık indiriminden yararlandırılan hizmet erbabının ad ve soyadını doğum yerini, doğum tarihini, baba adını, çalıştıkları kuruluşu, raporu veren hastane ile rapor tarih ve numarasını tutacakları bir alfabetik fihrist defterine yazacaklardır.
Defterdarlık Gelir Müdürlükleri, Vergi Dairesi Müdürlükleri ve Malmüdürlükleri sorumluluk bölgelerinde kendilerince sakatlık indiriminden yararlanabilecekleri bildirilmediği halde özel ve kamu kuruluşlarında bu indirimden yararlandırılanların olup olmadığını tutacakları alfabetik fihrsit defterinden yararlanarak sürekli olarak araştıracaklardır.
Dış kuruluşlarımızda görevli hizmet erbabına ilişkin hükümler:
Madde 9 – Yabancı ülkelerdeki dış kuruluşlarımızda (resmi ve özel sektörde) görevli sakat hizmet erbabı, nüfus kağıdının örneği ve bağlı olduğu kurumdan alacağı o ülkede görevli hizmet erbabı olduğunu gösterir belge ile birlikte bulunduğu ülkedeki T.C. Elçilik veya Konsolosluğuna bir dilekçe ile başvurur.
Elçilik ve Konsolosluklar, kendilerine başvuran hizmet erbabının bir yazısıyla o ülkedeki hizmet erbabının çalıştığı yere en yakın resmi bir hastaneye sevk eder.
Hastanece düzenlenen raporlar Türkçeye çevrilmiş birer örnekleri ile birlikte ilgili Elçilik ve Konsolosluklar tarafından Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Maliye Bakanlığı, Gelirler Genel Müdürlüğüne gönderilir.
Söz konusu raporlar, bu Yönetmeliğin 10 uncu maddesindeki esaslara göre Merkez Sağlık Kurulunca incelenerek karara bağlanır ve Maliye Bakanlığı, karara bağlanan raporları ilgili Gelir Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü veya Malmüdürlüğü kanalıyla yönetmeliğin 11 inci maddesi gereğince işlem yapılmak üzere hizmet erbabının ücretini ödeyen kuruluşlara yazıyla bildirir.
Merkez sağlık kurulunun teşekkülü ve yapacağı işlemler:
Madde 10 – (Değişik: 18/8/1998 – 98/11697 K.)
Merkez Sağlık Kurulu, Maliye Bakanlığı Başhekiminin başkanlığında, Sağlık Bakanlığı’nca görevlendirilecek iki uzman hekim ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca görevlendirilecek bir uzman hekimden ve Gelirler Genel Müdürlüğü’nün bir temsilcisinden oluşur. Merkez Sağlık Kurulu ayda en az iki defa üye tam sayısı ile toplanır ve oy çokluğu ile karar verir.
Merkez Sağlık Kurulu, yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporlarda yer alan laboratuvar bulgularını, klinik muayene bulgularını, sakatlık bulgularını, teşhisi inceler ve rapor formunda kendine ait bir bölüm açarak karar bölümüne Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe ekli cetvellerde yer alan sakatlık arızalarına göre çalışma gücü kayıp oranlarını dikkate alarak hizmet erbabının sakatlığı nedeniyle çalışma gücünü hangi oranda kaybettiğini rakamla ve yazıyla belirtmek suretiyle karar verir. Laboratuvar bulguları, sakatlık bulguları, klinik muayene bulguları ve teşhis ile söz konusu cetvellerde belirtilen ve rapora ilgili sağlık kurulunca yazılan oranlar arasın da çelişki görülmesi halinde Kurul, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe ekli cetvellerde yer alan sakatlık arızalarına göre çalışma gücü kayıp oranları doğrultusunda re’sen ve nihai olarak karar verir. Kurul, gerek görmesi halinde bu raporu bir daha incelenmek üzere raporu veren hastaneye iade edebilir veya hizmet erbabının çalışma gücü kayıp oranlarının tespiti için yetkili başka bir sağlık kuruluna gönderilmesini isteyebilir.
Birden fazla sakatlığı bulunan hizmet erbabının çalışma gücünü hangi oranda kaybettiği Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesindeki esaslara göre Merkez Sağlık Kurulunca tespit edilir.
Kurul, gerekliğinde istişari mahiyette bilgi almak için yetkili sağlık kuruluşundan uzman çağırabilir, yazılı görüş isteyebilir ve istişari mahiyette görüş verebilir.
Merkez Sağlık Kurulu; ilgili Gelir Müdürlükleri, Vergi Dairesi Müdürlükleri ve Malmüdürlükleri tarafından tereddüte düşüldüğü için gönderilen raporlar ile ihbar ve şikayet mahiyetinde gelen başvurular üzerine yaptırılan inceleme sonucu dosyada oluşan raporlarla yurt dışı teşkilatlarında görevli hizmet erbabına ilişkin raporların incelenmesi sırasında Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe ekli cetvellerde yer alan sakatlık arızalarına göre çalışma gücü kayıp oranlarını dikkate alarak, hizmet erbabının sakatlığı nedeniyle çalışma gücünü hangi oranda kaybettiği hususunda karar verir. Merkez Sağlık Kuruluna gönderilen raporların incelenmesi sırasında Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin eki cetvellerde yer almayan sakatlıklara ilişkin sakatlık oranlarının tespitinde, Kurulca benzeri sakatlık oranları, fonksiyon kayıpları dikkate alınarak tıbbi ve bilimsel kurallara göre re’sen karar verilir.
Merkez Sağlık Kurulunca kesin karara bağlanan raporlar üzerine yapılacak işlemler:
Madde 11 – (Değişik: 18/8/1998 – 98/11697 K.)
Maliye Bakanlığı, Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmiş ve kesin karara bağlanmış olan raporları ilgili Gelir Müdürlüğüne, Vergi Dairesi Müdürlüğüne, veya Malmüdürlüğüne gönderir. Anılan müdürlükler raporlarda belirlenen derecelere göre hizmet erbabının Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinin (2) numaralı bendinde belirtilen özel indirim miktarlarında sakatlık indiriminden yararlandırılmaları gerektiğini çalıştıkları kurumlara yazıyla bildirir.
Hizmet erbabının iş yerini değiştirmesi halinde yapacağı işlemler:
Madde 12 – Bu Yönetmelikteki esaslara göre sakatlık indiriminden yararlanmakta olan hizmet erbabından bulundukları İl veya İlçe Sınırları dışındaki bir işyerinde çalışmaya başlayanlar, yeni işyerlerinin bulunduğu ilde Gelir Müdürlüğüne, İlçede Vergi Dairesi Müdürlüğü veya Malmüdürlüğüne, eski işyerinin bağlı bulunduğu Gelir Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü veya Malmüdürlüğünden alacakları sakatlık indiriminden yararlanabileceklerine dair yazıyı ibraz edeceklerdir.
Yönetmeliğin uygulanması:
Madde 13 – İlgili Bakanlıklar bu Yönetmeliği merkez ve taşra teşkilatlarına duyururlar ve yönetmelik hükümlerine uyulmasını sağlarlar.
Yönetmeliğin dayanağı:
Madde 14 – (Değişik: 15/6/1981 – 8/3179 K.)
Bu Yönetmelik 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun değişik 31 nci maddesinin 3 üncü bendi gereğince hazırlanmıştır.
Geçici Madde – Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihe kadar 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23/1 inci maddesindeki sakatlık istisnasından yararlanmakta olan hizmet erbabı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun değişik 31/3 üncü maddesindeki sakatlık indiriminden yararlanmaya devam edebilmek için bu Yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren azami altı ay içinde ve Yönetmelikte belirtilen esas ve şekillere göre yeniden rapor almak zorundadır.
Altı aylık süre içinde rapor almayan hizmet erbabı bu sürenin bitim tarihinden itibaren sakatlık indiriminden faydalanamaz.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 23/1. maddesindeki istisnadan faydalandırılan tüm sakat hizmet erbabı bu Yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar birinci derece sakat sayılır. Şu kadar ki bu Yönetmeliğe göre alınacak Sağlık Kurulu raporları, Merkez Sağlık Kurulunca kesin karara bağlanıp ilgililere tebliğ edilinceye kadar, söz konusu sakat hizmet erbabı, daha sonra genel hükümler çerçevesinde gerekli düzeltme yapılmak kaydiyle birinci derece sakatlar için öngörülen indirimden faydalanmaya devam eder.
Yürürlük Tarihi:
Madde 15 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girer.
Yürütme Yetkisi:
Madde 16 – Bu Yönetmelik hükümlerini Maliye Bakanı, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı ile Sosyal Güvenlik Bakanı birlikte yürütür.
SÜRÜCÜ ADAYLARI VE SÜRÜCÜLERDE ARANACAK SAĞLIK ŞARTLARI İLE MUAYENELERİNE DAİR YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi: 26.09.2006
Resmi Gazete Sayısı: 26301
Amaç, Kapsam ve Dayanak
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, sürücü adayları ve sürücülerde aranacak sağlık şartları ile muayenelerine dair usul ve esasları belirlemektir.
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri, sürücü adayları ve sürücülerin sağlık şartları ve muayeneleri ile ilgili hususları kapsar.
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre hazırlanmıştır.
Sağlık Muayenesinde Sürücü Adaylarının ve Sürücülerin Sahip Olacakları Sağlık Şartları ile Göz, İç Hastalıkları, Kulak-Burun-Boğaz, Ortopedi, Ruh ve Sinir Hastalıkları Muayenelerine İlişkin Esaslar
Sürücü adaylarının ve sürücülerin sahip olmaları gereken sağlık şartlarına ve muayenelerine ilişin genel esaslar
MADDE 4 – (1) Sürücü adaylarının genel sağlık muayeneleri pratisyen tabip veya uzman tabip tarafından bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılır. Tabiplerce düzenlenen raporlar, resmi kurumlarda kurum mühürü ile, özel hastanelerde başhekimlerce, diğer özel sağlık kuruluşlarında sağlık kuruluşunun mesul müdürünce, muayenehanelerde ise muayenehanenin bulunduğu ilçenin sağlık grup başkanlığı, sağlık grup başkanlığı bulunmayan merkez ilçelerde il sağlık müdürlüklerince, isim ve imza yönünden onaylanması gerekmektedir. Tabiplerce verilen sağlık raporlarının gerçeğe uygun olmamasının tespiti halinde bu raporlar geçersiz sayılır ve sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Bu tabipler bir daha sürücü adayı sağlık raporu veremez ve daha sonra verecekleri raporlar geçersiz sayılır. Bu husus Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirilir. Aile hekimliği uygulamasına geçilmiş illerde bu raporlar Toplum Sağlığı Merkezi tarafından da verilebilir.
(2) Tabip tarafından, sürücü adayında;
a) İşitme kaybı,
b) Günlük hayatı kısıtlayan denge problemi, baş dönmesi nedeni olabilecek bir hastalık,
c) Uyku bozukluğu (Obstrüktif uyku apnesi sendromu, gündüz aşırı uyuklama hali),
ç) Malign tümör hikayesi,
d) Eklem hareketlerinde kısıtlama,
e) Ekstremite noksanlığı,
f) Kas, tendon ve bağ lezyonları,
g) Ağır diabetes mellitus hastalığı,
ğ) Kalp-damar hastalığı(anjinal yakınma, akut koroner sendrom tanısı, angioplasti, kalp yetmezliği, hipertansiyon, kalıcı pil implantasyonu),
h) Organ yetmezliği (organ nakli geçirilmiş olması, kronik böbrek yetmezliği ve diğer hayati önemi haiz organlarda dekompanse yetmezlik),
ı) Santral sinir sistemi hastalıkları,
i) Periferik sinir sistemi hastalıkları,
j) Epilepsi,
k) Kas hastalıkları (myopati, progresif muskuler distrofi, kas-sinir kavşak hastalıkları),
l) Ruh hastalığı (ağır akıl hastalığı, zeka geriliği, demans, kişilik bozukluğu, ağır davranış bozukluğu),
m) Alkol bağımlılığı,
n) Psikotrop madde bağımlılığı,
o) Görme derecelerinin uygun,
ö) Görme alanının uygun,
p) Renk körlüğü (Herhangi bir koşul aranmadan sürücü olabilirler.),
r) Gece körlüğü (Varsa gün doğumundan bir saat önce ile gün batımından bir saat sonraki zaman dilimi içerisinde kullanılabilir.),
s) Derinlik duyusunun normal,
ş) Pitozis-hemipitozis,
t) Diplopi ve paralitik şaşılığı,
u) Blefarospazm, katarakt, afaki, progresif göz hastalığı,
ü) Monoküler görme yönünde genel olarak değerlendirme yapılır.
(3) Tabip tarafından, bu Yönetmelikte belirtilen kriterlere göre sürücülüğe engel hali olmayanlara muayeneyi yapan tabip tarafından uygun rapor verilir. Bu Yönetmeliğe göre sürücülüğe engel hali tespit edilen veya hakkında karar verilemeyen sürücü adayı ilgili uzman tabip/tabiplere gönderilerek ilgili uzman muayenesi istenir ve verilecek rapor doğrultusunda işlem yapılır.
(4) Raporlara karşı itiraz, raporun verildiği ilin Sağlık Müdürlüğüne yapılır. Sağlık Müdürlüğü tarafından, itiraz edilen branşla ilgili olarak en az 3 uzman hekimden oluşan bir kurulda sürücü adayının değerlendirilmesi sağlanır. Bu kurul raporuna göre işlem yapılır. Uzmanlar kuruluna da itiraz olduğu takdirde Sağlık Bakanlığınca belirlenecek bir kurul tarafından sürücü adayının değerlendirilmesi yapılır ve karar verilir. Verilen karar kesin olup itiraz hakkı yoktur.
Göz muayenesine ilişkin esaslar
MADDE 5 – (1) Göz muayenesi açısından sürücü belgeleri aşağıda belirtildiği şekilde iki gruba ayrılır;
a) Birinci grup: A1, A2, B, F, H.
b) İkinci grup : C, D, E, G.
(2) Görme derecesi, iki gözü olanlarda;
a) Birinci grup sürücülerde düzeltmeli veya düzeltmesiz olarak bir gözün görmesi 2/10 dan aşağı olmamak şartıyla her iki gözün görme derecesi toplamı 10/20 olmalıdır.
b) İkinci grup sürücülerde düzeltmeli veya düzeltmesiz olarak bir gözün görmesi 6/10 dan aşağı olmamak şartıyla her iki gözün görme derecesi toplamı 14/20 olmalıdır.
c)10/10 görme: gözlük veya kontakt lensle iyi aydınlık ortamda araçlarından 20 metre mesafeden 79 mm yükseklik x 50 mm genişlikteki şekil veya bir yazıyı okumalarını gerektirir.
ç) Monoküler sürücülerde görme gücü gören gözde 10/10 olmalıdır.
d) Gözlerin her ikisi birden kullanılıyor ise;
1) Her iki gözde görme gücü toplamları 10 / 20 den daha az olan ve her iki gözün görme derecesi ayrı ayrı en az 0.5 olmayan (sağ göz 0.5 ve sol göz 0.5) sürücü belgesi alamaz.
(3) Görme Düzeltmesi;
a) Gözlükle düzeltme kabul edilir. Ancak araç kullanırken sürücü gözlüğünü takmak zorundadır.
b) Kontakt lens ile düzeltme kabul edilir. Ancak araç kullanırken kontakt lenslerin takılması zorunludur.
(4) Görme alanı;
a) Santral 20 derece içerisinde skotom olmamalıdır. Her iki gözde santral skotom olanlar, hiçbir sınıf sürücü belgesi alamaz. Tek gözde santral skotom olanlar ve bu maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendindeki görme derecesine sahip olanlar monoküler sürücü belgesi alabilir.
b) Periferik görme alanı; yatay düzlemde her iki gözde ayrı ayrı görme alanı 120 dereceden daha az olamaz. 120 dereceden daha az görme alanına sahip olanlar sürücü belgesi alamaz. İki gözden herhangi birinde 120 dereceden az görme alanı olanlara monoküler sürücü belgesi verilir.
c) Periferik görme alanı kayıpları; yatay düzlemde uzanan 3 veya daha fazla kayıp kümesi ya da herhangi bir uzunlukta ancak tek nokta genişliğinde, başkaca kayıp alana dokunmayan, yatay hattı kesen ya da yatay hatta dokunan, dik uzanımlı görme alanı kayıplarıdır.
ç) Kabul edilmeyen santral görme kayıpları;
1) Santral 20 dereceye kadar olan alanda küme şeklinde veya tek nokta tarzında kayıp olmamalıdır.
2) Hemianopsi ya da kadranopsi uzantısı olan santral görme alanı kayıplarından, gece körlüğü, glokom, retinapati gibi organik ve ilerleyici tabiatta olan hastalıklarda görme alanı defektlerinde normal binoküler görme alanı şartı aranır. (Bu maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uygulanır.) Homonium ya da bitemporal defektler-hemianopik ya da kadranopik defektler sürüş için güvenli kabul edilmez ve bu şahıslar sürücü olamaz.
(5) Derinlik duyusu; iki gözü olanlarda normal olmalıdır. Monoküler olanlarda en az üzerinden bir yıl geçmiş olmalıdır.
(6) Gece körlüğü olanlar gün doğumundan bir saat önce, gün batımından bir saat sonra araç kullanabilirler.
(7) Renk körlüğü olanlar, herhangi bir koşul aranmadan sürücü olabilir.
(8) Pitozis-Hemipitozis;
a) Görme derecesi ne olursa olsun iki gözünde tam pitozisi olanlara sürücü belgesi verilmez. Tek taraflı pitozisi olup pupili kapalı kişiler monoküler gibi işlem görür.
b) Monoküler veya binoküler kişilerde, ameliyatla düzeltilmiş veya ameliyatsız olarak hemipitozisi olanlarda, üst kapak kenarı primer pozisyonda iken pupillanın üst kenarına kadar iniyor, fakat pupilla alanını engellemiyorsa ve görme dereceleri ikinci maddeye uygun ise sürücü belgesi verilir.
(9) Diplopi ve paralitik şaşılığı olanlara görme dereceleri ne olursa olsun sürücü belgesi verilmez. (monokülerler dahil) Diplopi tanısı konulduğu anda sürücünün sürücü belgesine el konulur.
a) Grup 1 için; özellikli gözlükler veya kapama ile diplopi kontrol edilebiliyor ve sürücü sürme işlemi sırasında bunlara dikkat edebiliyorsa, 9 ay sonra kapama için monokülarite kriterine uymak koşulu ile ilgili merkez görüşü alınarak sürmeye devam edebilir.
b) Grup 1 ve Grup 2 sürücü belgeleri için; tıbbi destek alınarak iyi bir fonksiyonel adaptasyon ve rehabilitasyon sağlanmış ise, durağan olan 9 aylık ya da daha fazla süreli diplopide, bu sürenin sonunda sürüşe izin verilebilir.
c) Grup 2 sürücü belgesi için; diplopi geçmiyor veya rehabilite edilemiyor ise sürüş izni verilmez. Bir gözün kapatılarak araç kullanılması bu grup için söz konusu olamaz.
(10) Şaşılığı mevcut olup da binoküler görmesi olan ve görme dereceleri bu maddenin ikinci fıkrasındaki şartlara uygun olanlara sürücü belgesi verilebilir.
(11) Blefarospazm;
a) Hafif (1 dakikada 5 kez oluşan ) olduğu durumlarda tıbbi görüş doğrultusunda sürüşe devam edilebilir. Tek veya iki taraflı olduğu belirtilerek ilgili madde uygulanır.
b) Orta derecede (1 dakikada 5-10 kez oluşan) ise, rehabilite edilemeyen diplopi gibi ilave durumlar olmadıkça, botilinum toksini kullanımı ile kontrolü kabul edilir.
c) Ciddi (1 dakikada 10’dan fazla oluşan) blefarospazmda ara ara tedavi edilebiliyor olsa dahi sürüşe izin verilmez.
(12) Katarakta, her bir grup için asgari standartlar mevcut olmak koşuluyla, tıbbi görüş doğrultusunda ve tıbbi kanaatte öngörülen aralıkta muayene ve kontrolleri yapılmak üzere bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki şartları taşımak kaydıyla sürüşe izin verilir.
(13) Afaki;
a) Tek veya iki taraflı afak olanlara ikinci grup sürücü belgesi verilmez.
b) Tek veya iki taraflı afak olanlar ameliyattan 6 ay sonra bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendindeki görme şartlarına sahip iseler birinci grup sürücü belgesi verilir.
c) Psödoafaklar; görme dereceleri bu maddenin ikinci fıkrasındaki şartlara uygun ise Grup 1 ve Grup 2 sürücü belgesi alabilir.
(14) Progresif hastalıklar: Görmeyi zamanla azaltabilecek (katarakt, makula dejenerasyonu, retinapatiler gibi) hastalıklarda görme durumu bu maddenin ikinci fıkrasındaki şartlara uysa dahi, bu sürücülerin muayeneleri yılda 1 kez tekrarlanır.
(15) Şahsın tek gözü var, diğer gözü yok ise veya sadece bir gözünü kullanabiliyor diğer gözde görme yeterli değilse (Bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi); (Monoküler vizyon var ise)
a) Görme gücü kriteri, gören gözün en az 1.0 görme keskinliği olmalıdır.
b) Görme alanı, şahsın yatay görüş alanı 120 dereceden daha az olamaz.
c) Eğer şahıs herhangi bir nedenle hayatının herhangi bir durumunda tek gözlü (monoküler) olma durumuna gelmiş ise; olayın üzerinden en az 1 yıllık adaptasyon süreci geçmeli ve sonunda şahsın 120 dereceden daha az olmamak koşuluyla görüş alanına sahip olduğu saptanmış olmalıdır.
ç) Monoküler kişiler;
1) A1, A2, B ve F sınıfı sürücü belgesi alabilir.
2) Ticari araç kullanamaz.
3) Kendileri açısından konulan kurallara uyup uymadıklarının denetlenebilmesi için sürücü belgelerine monoküler ibaresi yazılır.
4) Kullanacakları araçların içinde, sağında ve solunda olmak üzere en az 3 ayna bulunması zorunludur.
5) Sürücü belgesi aldıktan sonra her yıl bir göz hekiminden sağlık raporu almaları zorunludur.
6) Kullanacakları araçların azami hız sınırları; yerleşim yeri içinde 50, yerleşim yeri dışında 18/7/1997 tarihli ve 23053 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 100 üncü maddesinde belirtilen hız sınırlarından 10 km daha az olmalıdır.
7) Gece araç kullanamaz. (Gece: gün batımından bir saat sonrası ile gün doğumundan bir saat öncesidir.) Kullandıkları aracın arka camının sol ve sağ üst köşelerine monoküler olduklarını belirleyen işaret yapıştırılması zorunludur. (Ek: 1)
İç hastalıkları muayenesine ilişkin esaslar
MADDE 6 – (1) İç hastalıklardan diabetes mellitusda;
a) Ağır diabetes mellitus vakalarına (diabetik kronik komplikasyonları örn; retinopati, nefropati, nöropati gibi gelişmiş olanlara, ve insulin kullanmak zorunda olup kan şekeri regulasyonu sık hipoglisemiler nedeni sağlanamayan labil kan şekerine sahip olanlara ve bu durumu sağlık kurulu raporu ile tespit edilenlere) sürücü belgesi verilmez.
b) Kontrollü diabetlilere, belirli aralıklarla muayene ve tetkik edilmek üzere sürücü belgesi verilebilir.
(2) Kalp-Damar Hastalıkları;
Grup 1: A ve B sınıfı sürücü belgesi verilecek sürücü adayları, Grup 2: A ve B sınıfı dışında kalan sürücü adayları olup bunlardan:
a) Anjinal yakınması olanlara, akut koroner sendrom (Stabil olmayan angina pektoris, ST yükselmeli miyokard infarktüsü ve ST yükselmesiz miyokard infarktüsü) tanısı almış olanlara ve koroner arter bypass cerrahisi uygulanan Grup1 ve Grup 2 deki sürücü adaylarına gerekli medikal tedavi ve/veya invaziv girişimleri tamamlandıktan 6 hafta sonra yapılacak olan egzersiz testinde, testi pozitif kılacak olan kriterler saptanmamış ise sürücü belgesi verilir.
b) Anjiyoplasti işlemi uygulanmış Grup 2 deki adaylara işlemden 6 hafta sonra yapılacak olan egzersiz testinde, testi pozitif kılacak kriterler saptanmamış ise sürücü belgesi verilir.
c) Kalp atım sayısı çok düşük (dakikada 40’ın altı), atrioventriküler bloklu ve hasta sinüs sendromu olanlardan kalıcı kalp pili takılmamış olanlara sürücü belgesi verilmez.
ç) Kalıcı pil implantasyonu ve başarılı kateter ablasyonu yapılan Grup 2 deki adaylara işlemden 6 hafta sonra sürücü belgesi verilir.
d) İmplante edilebilir katdiyoverter defibrilatör implantasyonu yapılmış olan Grup 1 ve Grup 2 deki adaylara sürücü belgesi verilmez.
e) Hipertansiyonu olan ve maksimal tedaviye rağmen istirahat TA: 200/120 mmHg nin üzerinde olan Grup 2 deki adaylara sürücü belgesi verilmez.
f) Hipertrofik kardiyomiyopati ve dilate kardiyomiyopati tanısı konmuş semptomatik olan Grup 1 ve Grup 2 deki adaylara sürücü belgesi verilmez.
g) Kalp yetersizliği ve kapak hastalığı tanısı konan ve ağır semptomatik (NewYork Kalp Cemiyeti Sınıf 3-4) olan Grup 1 ve 2’deki adaylara sürücü belgesi verilmez.
ğ) Konjenital kalp hastalığı tanısı konmuş olanlardan komplex veya ciddi kardiyak problemi olanlara sürücü belgesi verilmez. Diğer konjenital hastalığı olanlar ve başarılı cerrahi onarım yapılmış olanlara belirli aralıklarla kontrolden geçmek kaydıyla sürücü belgesi verilir.
(3) Organ yetmezliğinde;
a) Hayati önemi haiz organlarında dekompanse yetmezliği olanlara sürücü belgesi verilmez.
b) Büyük organ nakli geçirmiş olanlara veya kronik böbrek yetmezliği olup diyaliz tedavisi görenlere, ilgili uzmanın görüşü alınmak suretiyle sürücü belgesi verilir.
(4) Sürücü adaylarında yapılacak laboratuar testleri doktorun takdirine bağlıdır.
Kulak-burun-boğaz muayenesine ilişkin esaslar
MADDE 7 – (1) İşitme kaybında;
a) İşitme normal olmalıdır. Normal kulak hava yolu eşiği 25 dB’den iyi işitmek üzere diğer kulaktaki kayıp 50 dB olmalıdır.
b) İşitmeyi yukarıda tarif edilenden daha kötü olan olgularda; bir kulağı normal olmak koşuluyla, işitme düzeyi işitme cihazı ile kötü işiten kulakta en fazla 50 dB olmak kaydıyla B ve F sınıfı ehliyet alabilirler; bu kişilerin ticari araç kullanamayacakları ancak; işitme cihazı ile kullanabilecekleri belgelerine işlenir.
c) İşitme cihazı kullananlar A1, A2, C, D, E, G Sınıfı Sürücü Belgesi alamaz. İşitme cihazı kullandıkları halde B Sınıfı Sürücü Belgesi alanların ticari araç kullanmayacakları belgelerine işlenir. B Sınıfı Sürücü Belgesi alıp da ticari araç kullanacaklarda C, D, E, G Sınıfı Sürücü Belgesi alacak olanlarda işitme tam olmalı, ileri derecede ses kısıklığı, solunum bozukluğu ve ileri derecede konuşma bozukluğu olmamalıdır.
ç) E Sınıfı Sürücü Belgesi alacak olanlar ile B Sınıfı Sürücü Belgesi alacaklardan ticari taşıt kullanacak olanlarda, doğuştan veya sonradan meydana gelen ileri derecede şekil bozukluğu ve harabiyet olmamalıdır. B Sınıfı Sürücü Belgesi alıp da bu durumda olanların ticari araç kullanamayacakları belgelerine işlenir.
d) Rudimental aurikula ve dış kulak yolu atrezisi olmamalı, eğer iki ve tek taraflı rudimental aurikula ve dış kulak yolu atrezisi bulunanlarda iletim tipi işitme kaybı varsa, (b) bendine göre değerlendirilir.
e) Otoskleroz, presbiakuzi, skatrisiel otit, timpanoskleroz, kolesteatomlu veya kolesteastomsuz kronik otit, gibi ilerleyici kulak hastalıklarında yukarıdaki şartları taşımak koşuluyla en az 2 yılda bir muayene kaydı istenir.
f) Bedenen ve ruhen sağlam, görme derecesi sürücü belgesi almaya elverişli olan işitme ve konuşma engellilere, ticari olmamak koşuluyla sadece otomobil kullanmak üzere H Sınıfı Sürücü Belgesi verilebilir. Bunların kullandıkları aracın arka camının sol ve sağ üst köşelerine işitme ve konuşma engelli olduklarını belirleyen işaretler (Ek:2) yapıştırılması ve yeterince dikiz aynaları ile araçların donatılması gereklidir. Ayrıca, her iki kulakta 50 dB’den fazla işitme kaybı olan ve/veya işitme cihazından fayda görmeyen olgular bu kapsamda değerlendirilir.
(2) Günlük hayatı kısıtlayan denge problemleri ile ilgili;
a) Labirent fonksiyonunu bozacak kulak-burun-boğaz hastalığı bulunanlara, sürücü belgesi verilmez.
b) Baş dönmesi nedeni olabilecek hastalıklardan herhangi biri teşhis edildiğinde sürücü belgesi alması için gereken medikal ve/veya cerrahi müdahalelerden sonra sorumlu hekim ya da sağlık kuruluşunun yazılı kanaatine göre en erken 6-12 ay sonra sürücü belgesi alabilir.
c) Mevcut sürücü belgesine yukarıda tanımlanan koşullarda baş dönmesi nedeni olabilecek hastalıklardan herhangi biri teşhis edildiğinde el konması için gerekli bildirim yapılır. Tedavi bitiminde sürücü belgesinin iadesi için gereken sürenin tespitinde yukarıda belirtilen süreler dikkate alınır.
(3) Uyku bozuklukları (Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu, gündüz aşırı uyuklama hali) ile ilgili;
a) Her sürücü adayına uygulanacak anketin incelenmesi sonucunda horlama, tanıklı uyku apnesi ve/veya yoğun gün boyu uyuklama hali olup ilgili uzman hekim tarafından Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu olduğu düşünülen adaylardan polisomnografi raporu istenir. Profesyonel ehliyet talep eden 45 yaşından büyük ve vücut kitle indeksi 25 ve üzerinde olanlardan ise mutlaka polisomnografi raporu istenir (Bu kişiler çalıştıkları sürece her sene bu testi tekrarlamak ile yükümlüdürler.)
b) Polisomnografi raporuyla apne/hipopne indeksi 15’den yüksek olanların profesyonel ehliyet alabilmeleri için medikal ve/veya cerrahi müdahaleler ile indeksleri 15’in altına inmeli ya da sürekli CPAP veya BPAP kullanmalıdırlar. Tedaviye hasta uyumu ile birlikte semptomların kontrol altına alındığının ve/veya apne/hipopne indeksinin 15 veya altına indiğinin ilgili uzman hekim tarafından rapor ile tespit edilmesi halinde ve yıllık kontrol muayeneleri şartıyla ehliyet verilebilir. Aksi taktirde her iki gruptaki adaya da sürücü olur raporu verilmez veya verilmiş olan sürücü belgesi geri alınır.
(4) Malign (Kötü huylu) tümörler ile ilgili;
a) Uzak metastazı olmadığı sürece B ve F sınıfı sürücü belgesi alabilirler.
b) Kalıcı trakeostoması, lokorejyonel ve/veya uzak metastazı olmadığı sürece A1, A2, C, D, E, G sınıfı sürücü belgesi alabilirler.
(5) 45-60 yaş arası 5 yılda bir, 60 yaş sonrası ise 3 yılda bir sağlık kontrolü gereklidir.
Ortopedi muayeneye ilişkin esaslar
MADDE 8 – (1) Eklem hareketlerinden;
a) Vertebra (boyun ve bel) hareketleri: Kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. Lumbal vertebra eğilme ve dönme hareketlerini %75’den fazla engelleyen durumlarda da sürücü belgesi verilmez.
b) Diğer eklem hareketleri: Her iki omuz, dirsek, kalça ve diz artrodezinde veya fonksiyonel olmayan ankilozlarda sürücü belgesi verilmez. Ancak simetrik büyük ve eklemlerin ve aynı taraf diz, kalça, omuz, dirsek eklemlerinin fonksiyonel ankiloz ve artrodezlerinde, ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanının raporu ile H Sınıfı Sürücü Belgesi verilebilir.
c) El eklemleri: Her iki elin baş ve işaret parmaklarının hareketlerinin %75’ten fazla kaybında Ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanı raporu ile F ve H Sınıfı Sürücü Belgesi verilebilir. Bundan daha az hareket sınırlılığı yapan el parmaklarında fonksiyonel durumdaki ankiloz ve artrodezlerde ortopedi uzmanı ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının raporu ile A1, A2, B, F, ve H Sınıfı Sürücü Belgesi verilebilir. Bir eldeki baş ve işaret parmağı dışındaki iki parmaktaki ankilozlarda C, D, E, G sınıfı dışında sürücü belgesi yine ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarının raporu ile verilebilir.
(2) Extremite noksanlığında;
a) Bir elin başparmak veya başparmak dışında iki parmak noksanlığı veya noksan sayılacak şekilde fonksiyon kaybı olanlarda, Ortopedi uzmanının ve/veya Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının görüşleri doğrultusunda A, B ve H sınıfı, her iki el başparmak noksanlığı ve ileri derecede fonksiyon kaybı olanlara F Sınıfı Sürücü Belgesi verilir.
b) Üst extremitenin dışında extremite noksanlığı (doğuştan veya sonradan) halinde Ortopedi ve/veya Fizk tedavi ve rehabilitasyon uzmanının raporu uyarınca H Sınıfı Sürücü Belgesi verilir. Üst extremitenin tek taraflı noksanlığında da Ortopedi uzmanının kanaatiyle, H Sınıfı Sürücü Belgesi verilebilir.
c) Alt extremite diz altı amputasyonlarında protezle fonksiyon kazananlara B, F, G sınıfı, protezle fonksiyon uyumu iyi olmadığı, ortopedi ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı tarafından özel tertibatlı araç kullanabilecek durumda olmadığı bildirilenlere H Sınıfı Sürücü Belgesi verilir. Bunun dışındaki alt extremite noksanlık veya amputasyonlarında, ortopedi uzmanı ve/veya Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı raporu uyarınca H sınıfı sürücü belgesi verilir.
(3) Kas, tendon ve bağ lezyonları;
a) Kas, tendon ve bağ lezyonları kalça, diz ve ayak bileği eklemlerini veya bu eklemleri oluşturan kemik hareketlerini %50’den az bozduğu ortopedi veya nöroloji uzmanınca belirlenenlere R ve H Sınıfı sürücü belgesi, daha fazla bozukluklarda H sınıfı sürücü belgesi verilir.
1) Bu fıkranın (a) bendine uymayan durumlar için, ortopedi ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının veya nöroloji uzmanının vereceği rapora göre işlem yapılır.
2) Her özürlü için kullanılacak özel tertibatlı araç, ortopedi ile fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının bulunduğu heyetçe tanımlanır. Ancak; kalıcı extremite bozukluklarına bağlı özürlülük hallerinde (Örneğin; amputasyon, hemiplaji/serebral palsi, ileri derecede artrit gibi) ve kronik nörolojik bozuklukların sonucu olan özürlülük hallerinde (Örneğin; multpl skleroz, parkinson, motor nöron hastalıkları, periferik nöropatiler gibi) hangi tür bir aracın kullanılabileceğinin sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi kaydıyla özel donanımlı motorlu araç kullanılmasına izin verilir. Bu gibi durumlarda sürücünün ne tür bir cihaz ile veya hangi becerilere sahip olursa ne tür modifikasyonlar yapılmış araç kullanabileceğinin konunun uzmanınca saptanması kaydı ile özel sürücü belgesi almaya hak kazanır. Sağlık kurulu raporunda özürlülüğün ilerleyici veya statik olup olmamasına göre hastaya periyodik kontrollerin gerekli olup olmadığı belirtilir.
Ruh ve sinir hastalıkları muayenesine ilişkin esaslar
MADDE 9 – (1) Ruh hastalıklarından;
a) İster doğumsal isterse hastalığa, travma veya beyin sinir ameliyatına bağlı oluşmuş ağır akıl hastalığı olanlar, zeka geriliği olanlar, demans (bunama) ve/veya yaşlılığa bağlı davranış bozukluğu olanlar, muhakeme, davranış ve uyumu belirgin ölçüde bozacak düzeyde kişilik bozukluğu, dürtü kontrol bozukluğu ve ağır davranış bozukluğu olanlar uzman hekim tarafından dikkate alınır.
b) Alkol bağımlılığı olanlar veya alkollü araç kullanmaktan vazgeçmeyenlere sürücü belgesi verilmez.
c) Geçmişte alkol bağımlılığı olanlar belirgin bir dönem alkol almadıklarını kanıtladıklarında bağımlılık konusunda uzman hekimin fikri ve düzenli tıbbi kontrollerle B sınıfı sürücü belgesi alabilir.
ç) Psikotrop maddelere bağımlı olanlar veya bağımlı olmasa da düzenli olarak kullananlar sürücü belgesi alamaz.
(2) Sinir Hastalıklarından;
a) Santral sinir sistemi ile ilgili doğuştan veya sonradan geçirilmiş veya cerrahi girişime bağlı hastalıklarla ortaya çıkan uzuvların parezi ve paralizileri (duyusal, motor, koordinasyon ve denge açısından), araç kullanmasını ve trafik güvenliğini engelleyecek şekilde ileri derecede bozuk olanlara, sürücü belgesi verilmez. Hafif derecede bozukluğu mevcut olanlara, nöroloji uzmanının kanaatine göre sürücü belgesi verilebilir.
b) Periferik sinir sisteminin etkilenmesi sonucu ortaya çıkan uzuvlarda parezi ve paraliziler araç kullanmayı ve trafik güvenliğini engelleyecek şekilde ileri derecede ise sürücü belgesi verilmez. Hafif derecede güçsüzlüğü varsa, nöroloji uzmanının kanaatine göre sürücü belgesi verilebilir. İki ayağı felçli (parapleji), diğer vücut fonksiyonları normal olan şahıslara H sınıfı sürücü belgesi verilebilir.
c) Epilepsi tespitinde sürücü belgesi verilmez. Şüpheli durumlarda klinik gözlem ve EEG tetkiki dikkate alınır.
(3) Kas Hastalıklarından myopati ve progresif muskuler distrofisi, myotonisi ve kas-sinir kavşak hastalıkları olan şahıslara sürücü belgesi verilmez. Nöroloji uzmanının kanaatine göre hafif vakalara yılda 1 kez muayene olmak kaydıyla A1, A2, B, F ve H sınıfı sürücü belgesi verilebilir.
Çeşitli Hükümler
Araçlarda bulundurulması gereken ilk yardım malzemeleri
MADDE 10 – (1) Araçlarda aşağıda belirtilen ilk yardım malzemeleri bulundurulması zorunludur.
CİNSİ : MİKTARI :
Büyük sargı bezi (10 cm x 3-5 m) 2 Adet
Hidrofil gaz steril (10×10 cm 50’lik kutu) 1 Kutu
Üçgen sargı 3 Adet
Antiseptik solüsyon (50 ml) 1 Adet
Flaster (2 cm x 5 m) 1 Adet
Çengelli İğne 10 Adet
Küçük makas (paslanmaz çelik) 1 Adet
Esmark bandajı 1 Adet
Turnike (En az 50 cm örgülü tekstil malzemeden) 1 Adet
Yara bandı 10 Adet
Alüminyum yanık örtüsü 1 Adet
Tıbbı eldiven 2 Çift
El feneri 1 Adet
Cezai işlemler
MADDE 11 – (1) Bu Yönetmelikte belirtilen hükümlere uymayan sürücüler, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ilgili hükümlerine göre cezalandırılır.
(2) Ayrıca, bu Yönetmelikte belirtilen kural, yasak, zorunluluk ve yükümlüklere uymayan sürücüler araç kullanmaktan men edilir.
Düzenleme yetkisi
MADDE 12 – (1) Bakanlık bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak üzere alt düzenleyici işlem yapmaya yetkilidir.
MADDE 13 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık ve İçişleri Bakanları birlikte yürütür.
TERÖR EYLEMLERİ NEDENİYLE ŞEHİT VE MALUL OLANLARIN YAKINLARININ VE ÇALIŞABİLECEK DURUMDAKİ MALULLERİN KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA İSTİHDAMI HAKKINDA YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi: 29.03.1993 Resmi Gazete Sayısı: 22595
Genel Esaslar
Madde 1- Bu Yönetmelik, 12/04/1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanuna, Terörle Mücadele Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve bu Kanuna Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkındaki 13/11/1995 tarih ve 4131 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile eklenen EK : 1 inci maddesinde belirtilen kişilerin istihdam usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla hazırlanmıştır.
Madde 2- Bu Yönetmelik, terör eylemleri nedeni ve etkisiyle;
Şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların, varsa eşlerinin, yoksa çocuklarından birisinin, çocukları da yoksa kardeşlerinden birisinin veya, Malul olup da çalışabilir durumda olanların,
Genel, katma ve özel bütçeli kurum ve kuruluşlarla Mahalli İdareler ve sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan her nevi teşebbüs veya bağlı ortaklıklardan istihdam edilmeleri usul ve esaslarını kapsar.
Madde 3- Bu Yönetmelik, 12/04/1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa 13/11/1995 tarih 4131 sayılı Kanunla eklenen EK 1 inci madde hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Madde 4- Bu Yönetmelikte geçen,
a-Bakanlık; İçişleri Bakanlığını,
b-Kanun; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu,
c-Hak Sahibi; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun EK 1 inci maddesi uyarınca istihdam edilmesi gereken şehit veya malul yakını ile çalışabilecek durumda olan malulü,
d- Yönetmelik; Bu Yönetmeliği İfade eder.
Hak sahiplerinin Tespiti, Başvuru Yeri ve Süresi
Hak Sahibi Tespit Komisyonları
Madde 5- Bu Yönetmelik esaslarına göre istihdam edilecekler, İllerde Valinin veya görevlendireceği Vali Yardımcısının başkanlığında, İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü veya temsilcileri ile varsa ilgili kamu kurum ve kuruluşunun il’deki en üst amirinden; İlçelerde Kaymakamın Başkanlığında İlçe Jandarma Komutanı, İlçe Emniyet Müdürü veya Emniyet Amiri ile varsa ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının ilçedeki en üst amirinden oluşan komisyonca EK-1’deki durum belgesi formu ile tespit edilir.
Hak sahiplerinin tespiti için ilgililer bizzat başvurabileceği gibi kamu kurum ve kuruluş yetkilileri de talepte bulunabilirler. Şehitlik ve malullük durumunun tespiti için ayrıca ilgililerin bağlı olduğu kamu kurum ve kuruluşunun merkez birimlerine mevcut bilgiler teyit ettirilir.
Başvuruda Bulunabilecekler
Madde 6- (Değişik: RG-11/03/2005-25752)
Başvurularda, şehidin eşi, eşinin olmaması veya talepte bulunmaması halinde, çocuklarından biri; çocukları da yoksa veya yaşları itibariyle çalışamayacak durumda iseler kanuni vasilerinin onlar adına iş hakkından feragat etmesi üzerine şehit kardeşlerinden biri, çalışabilir durumdaki malulün kendisi; çalışamayacak durumdaki malulün eş, çocuk veya kardeşlerinden birinin talebi esas alınır. Herhangi bir kamu kurum veya kuruluşunda memur, sözleşmeli personel veya sürekli işçi kadrolarında çalışan hak sahiplerinin iş talepleri kabul edilmez.
Şehit ve malulün, yaşları itibariyle çalışamayacak durumda olan çocukları, iş hakkı kullanılmadığı taktirde, çalışma yaşına geldiğinde Yönetmelik hükümlerinden yararlandırılır.
Şehidin çocuklarından birinin başvurusu halinde varsa eşinin ve diğer çalışabilir durumdaki çocuklarının, kardeşlerden birinin başvurusu halinde ise varsa eşinin ve çalışabilir durumdaki çocuklarının ve diğer kardeşlerinin hak sahipliğinden feragat ettiklerine dair noter tasdikli beyanları alınır. Eşlerin başvurusu halinde diğerlerinden feragat beyanı alınmaz. Çalışamayacak durumdaki malulün eş, çocuk veya kardeşlerinin başvurusu halinde, malulün, hak sahipliğinden bu kişi lehine feragat ettiğine dair noter tasdikli beyanı alınır.
Çocuk ve kardeşlerden öncelikle, işe gireceği kurumun mevzuatındaki üst yaş sınırını aşmamak üzere, yaşı büyük olanın işe alınması esastır.
Şehit veya malul ailesinden sadece bir kişi bu haktan yararlanabilir. Ancak, bu Yönetmelik hükümlerine göre ataması yapılıp da sakatlık derecesinin artması nedeniyle çalışamayacak duruma gelen malullerin, durumlarını askeri hastanelerden alınan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri ve talep etmeleri halinde, iş hakları kanunda belirtilen hak sahiplerinden birine kullandırılır. Kendi çalıştıkları süre 10 yılı aşan maluller ise, bu fıkra hükümlerinden yararlanamazlar.
İş hakkını kimin kullanacağı hususunda aile arasında anlaşmazlık halinin ortaya çıkması durumunda; şehit veya malul ailesinin ikamet ettiği il veya ilçedeki Hak Sahibi Tespit Komisyonunca; Kanunda belirtilen öncelik sırası dikkate alınarak, ihtiyaç durumu, diğer aile fertlerini geçindirebilme, aileye katkı ve ahlaki durum gibi faktörlere göre maddede belirtilen aile fertlerinden birisinin talebi kabul edilir. Bu durumda diğer aile fertlerinin feragat ettiklerine dair beyanları aranmaz.
Başvuru Yeri
Madde 7- Bu Yönetmelik hükümlerinden yararlanmak isteyen hak sahipleri, EK: 2’deki Başvuru formu ile ikamet ettikleri veya şehitlik yada malullük olayının meydana geldiği yerin Valilik veya Kaymakamlığına başvururlar.
İkamet edilen yerin Valilik veya Kaymakamlığına yapılan başvurular, ilgili Valilik veya Kaymakamlıklarca şehitlik ya da malullük olayının meydana geldiği yerin Valilik veya Kaymakamlığına gönderilir. Bu gibi hallerde, olayın meydana geldiği İl veya İlçede oluşturulan Hak Sahibi Tespit Komisyonu tarafından Durum Belgesi düzenlenir ve Bakanlığa gönderilir.
(02.11.1996 tarih ve 22805 sayılı Resmi Gazete ile değişik) Geçici olarak İç Güvenlik Harekatlarında görevlendirilen ve çeşitli yerlerde operasyonlar icra eden birliklerin komutanlıklarınca verilecek belgeler, yetkili İl veya İlçe Hak Sahibi Tespit Komisyonu Kararı yerine geçer, ayrıca komisyon kararı aranmaz.
Başvuru Süresi
Madde 8- (Değişik süreler:RG-16.10.2001-24555) Bu Yönetmelik hükümlerinden yaralanmak isteyen hak sahipleri, şehitlik veya malullük olayının meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl içerisinde başvuruda bulunmak zorundadırlar. Bu süre içerisinde yapılmayan başvurular dikkate alınmaz.
Ancak, olay tarihi itibariyle ve müteakip 10 yıl içerisinde istihdam edilebilecek hak sahibi bulunmaması halinde yukarıdaki süre, şehit veya malulün yaşı küçük çocukları veya kardeşlerinden birinin 18 yaşına girdiği tarihten itibaren başlar.
Geçmişte meydana gelen olaylar için bu süre Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.
Taleplerin Bakanlığa Gönderilmesi
Madde 9- Valilikler, Kaymakamlıklara yapılan başvuruları da aldıktan sonra durum belgeleriyle birlikte EK:3’deki toplu talep formunu doldurarak Bakanlık Personel Genel Müdürlüğü’ne gönderirler.
Atanma Esasları
Kadroların Tespiti
Madde 10- Genel, katma ve özel bütçeli kurum ve kuruluşlarla, mahalli idareler ve sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan her nevi teşebbüs veya bağlı ortaklıkların mevcut kadrolarının %0.5’i ile atama yapılabilecek boş memur ve işçi kadroları ile sözleşme pozisyonlarına ilişkin bilgiler, Bakanlıkça, Devlet Personel Başkanlığı ile koordineli olarak kamu kurum ve kuruluşlarından yılda bir istenir.
Bu Yönetmelik hükümlerine göre atama yapılmak üzere Bakanlığa bildirilen boş kadro ve pozisyonlara, kamu kurum ve kuruluşlarınca Bakanlıkça bildirilenlerin dışında naklen veya açıktan atama yapılamaz.
Atama Yapılacak Kadro, Kurum ve İllerin Tespiti
Madde 11- Başvuru dilekçesinde tercih edilen İller dikkate alınarak boş kadro ve pozisyonlar ile ataması yapılacakların nitelikleri Bakanlık Personel Genel Müdürlüğünce karşılaştırılır ve atama yapılacak kadrolar tespit edilir. Ataması yapılacaklar, Bakanlıkça ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirilir.
(02.11.1996 tarih ve 22805 sayılı Resmi Gazete ile değişik) Kamu kurum ve kuruluşları, bu hükümler çerçevesinde belirlenecek kişileri sınav şartı aramaksızın bir ay içinde işe almak veya atamak ve bu yönetmeliğe ekli Ek: 4 deki formu (FORM D) doldurmak suretiyle, neticeden İçişleri Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı ile Türkiye İş Kurumuna bilgi vermek zorundadırlar.
Ancak, güvenlik soruşturması ya da arşiv araştırmasına gerek duyulan görevlerde bu süre, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının sonuçlanmasından itibaren başlar.
Göreve Başlama Süresi
Madde 12- Ataması yapılan şahıs, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde belge ile ispatı mümkün zorlayıcı sebepler olmaksızın göreve başlamadığı takdirde bu hakkından vazgeçmiş sayılır.
Bu hüküm ilgiliye müracaatı kabul edilirken ve atama tebligatında bildirilir.
Atamada Öncelik Sırası
Madde 13- (Değişik: RG 11/3/2005-25752)
Atamada öncelik sırası, müracaat tarihi ve uygun kadro bulunmasına göre düzenlenir.
Malullük Durumun Tespiti
Madde 14- (02.11.1996 tarih ve 22805 sayılı Resmi Gazete ile değişik) Çalışamayacak derecede malul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların tespitinde, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün malullük maaşı bağlanıp bağlanmamasına ilişkin kararı esas alınır. Emekli sandığı mevzuatına göre kendisine malullük maaşı bağlanmayanların talepleri dikkate alınmaz.
Malul olup da çalışabilir durumda olanlar, çalışma güçlerini hangi oranda yitirdiklerine ve ne tür işlerde çalışabileceklerine ilişkin Sağlık Kurulu Raporunu başvuru talebi ile birlikte vermekle yükümlüdürler.
Yönetmelikte Düzenlenmeyen Hususlar
Madde 15- Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hususlar için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 1475 sayılı İş Kanunu ve kamu kurum ve kuruluşlarının toplu sözleşme hükümleri ile işçi ve memurları ilgilendiren diğer mevzuatın, 4131 sayılı Kanunla değişik 3713 sayılı Kanun ve bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümleri esas alınır ve atama yapacak kurum ve kuruluşlarca uygulanır.
Atama Yapılanların Yeniden Başvurması
Madde 16- Ataması yapılanlardan herhangi bir nedenle görevlerinden ayrılanlar ile görevlerine son verilenler bu Yönetmelik hükümlerine göre yeniden başvuruda bulunamazlar.
(Ek: RG-16.10.2001-24555 ) Ancak, bu Yönetmelik hükümlerine göre ataması yapılanlardan; kendi hatası, kusuru ve iradesi olmaksızın, özelleştirme ve benzeri nedenlerle işten çıkarılanların başvuruları kabul edilir.
Geçici Hükümler
Geçici Madde 1- Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce, terör eylemleri nedeniyle şehit veya malul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların durumlarının tespiti amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşları,
Yönetmeliğin yayımından itibaren 3 ay içerisinde şehit veya malul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların durumlarına ilişkin bilgi ve belgeleri varsa ilgililerin talepleri ile birlikte Bakanlığa bildirmek zorundadır. Hak sahipleri de bu süre içerisinde durumlarına ilişkin bilgi ve belgelerle Bakanlığa müracaat edebilirler. Yönetmeliğin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki süre saklıdır.
Madde 17- Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 18- Bu Yönetmelik hükümlerini İçişleri Bakanı yürütür.
TÜRK İŞARET DİLİ SİSTEMİNİN OLUŞTURULMASI VE UYGULANMASINA YÖNELİK USUL VE ESASLARIN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi : 14 .04. 2006
Resmi Gazete Sayısı : 26139
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, işitme özrü, dil ve konuşma bozukluğu olan bireylerin iletişim ihtiyaçlarını desteklemek için işaret dilinin dil bilimi yönünden çözümlemesi ve değerlendirmesini yapmak, yazılı ve görsel eğitim araç- gereçlerini hazırlamak, Türk işaret dili sistemini oluşturmak, işaret dili tercümanları ile öğreticilerini yetiştirmek ve farklı uygulamaları önlemek üzere usul ve esasları düzenlemektir.
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, işitme özrü, dil ve konuşma bozukluğu olan bireylere yönelik Türk işaret dili sisteminin oluşturulması ve uygulanmasına ilişkin yapılacak çalışmalar ile işaret dili tercümanlarının ve öğreticilerinin yetiştirilmesine dair usul ve esasları kapsar.
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 15 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
a) Bakanlık: Milli Eğitim Bakanlığını,
b) Dil ve konuşma bozukluğu olan birey: Organik ya da işlevsel nedenlerle dili öğrenmede, konuşmada ve iletişimde yaşanan güçlükler sonucunda eğitimi, öğrenimi ve toplumsal yaşamı olumsuz yönde etkilenen bireyi,
c) Federasyon: İşitme özürlülerin tüm sorunlarına yönelik faaliyet gösteren en çok üyeye sahip işitme engelliler federasyonunu,
ç) İşaret dili: Duygu, düşünce, istek ve ihtiyaçların ifade edilmesi amacıyla el ve vücut hareketleri ile mimikler kullanılarak oluşturulan görsel dili,
d) İşitme özürlü birey: İşitme kaybı sonucu, iletişimde yaşanan güçlük nedeniyle eğitimi, öğrenimi ve toplumsal yaşamı olumsuz yönde etkilenen bireyi,
e) Kurul: Türk İşaret Dili Bilim ve Onay Kurulunu,
f) Kurum: Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunu,
g) ÖZİ: Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığını,
ğ) TDK: Türk Dil Kurumu Başkanlığını,
h) TİD: Türk İşaret Dilini,
ı) Türk işaret dili öğreticisi: Türk işaret dili yeterliliği işaret dili sertifikası ile belgelenmiş, Türk işaret dili eğitimi vermekle görevli kişiyi,
i) Türk işaret dili sistemi: Türk kültür, gelenek, alfabe ve işaret dili yapısına uyumlu olarak oluşturulan ve kullanılan görsel dili,
j) Türk işaret dili tercümanı: İşitme özürlü, dil ve konuşma bozukluğu olan bireylerin eğitim, iş, sağlık, eğlence, çalışma, sosyal hayata katılım, hukukî durumlar veya buna benzer hâllerde çevreleri ile iletişimine yardımcı olan ve yeterliliği onaylanmış kişiyi,
Genel hükümler
MADDE 5 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde;
a) İşitme özürlü, dil ve konuşma bozukluğu olan bireylerin aile üyeleri ve/veya bakımını üstlenen kişiler Bakanlığın açtığı resmi ve özel kurslardan işaret dili eğitimini alma hakkına sahiptir. Bu kursların açılış, çalışma ve denetleme usul ve esaslarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir.
b) TDK, ÖZİ, Bakanlık, Kurum ve Federasyon Türk işaret dilinin geliştirilmesine yönelik sürekli olarak birlikte çalışmalar yapar.
İKİNCİ BÖLÜM Türk İşaret Dili Sisteminin Oluşturulması ve Uygulanmasına Yönelik Usul ve Esaslar
Türk işaret dili sisteminin oluşturulması
MADDE 6 – (1) Türk işaret dili ile ilgili esaslar aşağıda belirtilmiştir.
a) Türk işaret dili sistemi TDK tarafından oluşturulur. Sözlük ve dil bilgisi kitapları hazırlanır, yayımlanır. Bu kapsamda Bakanlık ve uygulayıcı kurumların destek ve katkıları alınır.
b) TİD nin korunması ve geliştirilmesi TDK nun yetkisi ve güvencesi altındadır.
c) TİD öğrenilmesi, öğretilmesi, araştırılması, yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi gereken bir iletişim aracıdır.
ç) TİD oluşturulmasında, alanında bilgi ve deneyime sahip akademisyen ve uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından araştırmalar yapılır.
d) Bakanlık tarafından, işitme özürlülerle dil ve konuşma bozukluğu olan bireylerin eğitim ve iletişimlerinde kullanılmak üzere oluşturulan her türlü araç-gereç ve yayınların temin edilmesi, hazırlanması ve dağıtılmasına yönelik çalışmalar yapılır.
e) Bakanlık, zorunlu eğitim çağındaki işitme özürlü çocukların işaret dili ile ilgili eğitim araç ve gereçlerini ve yayınları ücretsiz olarak temin eder.
f) Gerekli hâllerde yurt dışında işaret dili sistemi konusunda bilgi, deneyim ve araştırmaları olan akademisyenlerle iş birliği yapılır.
g) TDK, gerektiğinde, TİD dil bilgisi kitabı ve sözlük hazırlanması ve yayımlanmasında, yurt dışında görev yapan kişi ve kuruluşlarla iş birliği yapabilir.
Kurulun oluşturulması
MADDE 7 – (1) TİD Bilim ve Onay Kurulu işaret dili ve dil bilimi konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip;
a) Akademisyenler arasından TDK nun belirleyeceği 2 asil 2 yedek olmak üzere 4 kişi,
b) TDK dan 1 asil ve 1 yedek olmak üzere 2 kişi,
c) ÖZİ dan 1 asil ve 1 yedek olmak üzere 2 kişi,
ç) Bakanlıktan 1 asil ve 1 yedek olmak üzere 2 kişi,
d) Kurumdan 1 asil ve 1 yedek olmak üzere 2 kişi,
e) Federasyondan 2 asil 2 yedek olmak üzere 4 kişiden,
oluşur.
Görevlendirme
MADDE 8 – (1) Söz konusu kurumlar tarafından kurul üyeleri 2 yıllığına görevlendirilir. Gerekli hâllerde kurul üyelerinin görev süreleri en fazla 2 dönem daha uzatılır.
Yedek üye belirlenmesi
MADDE 9 – (1) Asil üyenin herhangi bir nedenle bulunamadığı durumlarda yedek üye göreve çağrılır.
(2) Asil üyenin herhangi bir nedenle görev süresi dolmadan üyelikten ayrılması durumunda kalan süreyi yedek üye tamamlar.
Kurulun görev ve yetkileri
MADDE 10 – (1) Kurulun görev ve yetkileri aşağıda belirtilmiştir;
a) TİD ile ilgili araştırma ve geliştirme çalışmaları ile diğer bilgilerin elektronik ortamda yayınlanması için gerekli izni verir.
b) TİD konusunda gerçek kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri tarafından yayınlanacak yazılı ve görsel eğitim araç ve gereçleri ile konuyla ilgili hazırlanacak her türlü programın esaslarını belirler. Bu konuda oluşturulacak programlar için Bakanlıkla işbirliği yapar.
c) Kurul kararlarını en fazla 3 ay içinde sonuca bağlar.
ç) K urulca sınavların içerik, uygulama ve değerlendirmesi için ihtiyaç duyulması hâlinde TDK, işaret dilini ana dili gibi kullanan ve dil hakkında teorik bilgiye sahip 3 kişiyi görevlendirir.
Kurulun çalışma usul ve esasları
MADDE 11 – (1) Kurulun çalışma şekli aşağıda belirtilmiştir;
a) Kurul Başkanı TDK nun temsilcisidir.
b) Kurul TDK da 3 ayda bir toplanır.
c) Kurul, olağan üstü durumlarda Başkanın çağrısı ile süre gözetmeksizin toplanır.
ç) Kurulun toplanması için salt çoğunluk şarttır. Kararlar oy çokluğu ile alınır. Eşitlik durumunda başkanın kullandığı oy yönünde oy çoğunluğu sağlanmış olur.
d) Kurulun sekreterya hizmetleri ilgili kurumların desteği ile TDK tarafından yürütülür.
e) Toplantı yeri, tarihi ve gündemi üyelere 15 gün öncesinden bildirilir.
f) Toplantının gündemi Başkan tarafından belirlenir.
g) Kurulun aldığı kararlar uygulamada esastır.
ğ) Kurul, toplantılarda gerektiğinde işaret dili tercümanı bulundurmakla sorumludur.
h) Gerekçe bildirmeden üst üste 3 toplantıya katılmayan üyenin üyeliği düşer.
ı) Kurul kararları, tutanağa yazılır ve toplantıya katılan üyelerce imzalanır. Kararı imzalamadan toplantıyı terk eden üye o toplantıya katılmamış kabul edilir. Karara muhalif olanlar, şerh koymak suretiyle kararları imza ederler. Muhalif görüş gerekçesinin, karar altında veya ekinde belirtilmesi zorunludur.
i) Toplantıya katılan Kurul üyelerine, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre kurumlarınca harcırahları ödenir.
(2) TİD sisteminin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yönelik hazırlanan ve yapılmasına Kurulca karar verilen her türlü projenin mali kaynağı Yönetmeliğin yürütülmesinden sorumlu kurumlarca iş birliği hâlinde araştırılarak temin edilir.
Türk işaret dili öğreticilerinin yetiştirilmesine yönelik usul ve esaslar
MADDE 12 – (1) Türk işaret dili öğreticisi yetiştirilmesine yönelik esaslar aşağıda belirtilmiştir;
a) TİD öğreticisi yetiştirmek üzere kurs açma izni Bakanlık tarafından verilir. Kursların açılış, çalışma ve denetleme usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir.
b) TİD öğreticisi yeterlilik sınavları Bakanlık tarafından yapılır. Başarı gösterenlere Kurul onaylı yeterlilik sertifikaları verilir. Sertifikanın geçerlilik süresi 5 yıldır. Süre sonunda Bakanlık tarafından öğreticilerin yeterliliği değerlendirilerek başarılı olanların sertifikaları yenilenir.
c) TİD gramer yapısı incelenmesini ve analiz çalışmalarının sonuçlanmasını takiben TİD öğreticisi olacak kişilerde en az ön lisans veya lisans mezunu olma şartı aranır. Analiz çalışmaları süresince lise mezunları arasından yeterlilik sertifikası alanlar, işaret dili öğreticisi olarak görevlendirilir.
ç) TİD konusunda topluma yönelik eğitim, öğretim ve bilgilendirme çalışmaları TDK, ÖZİ, Bakanlık, Kurum ve Federasyon tarafından düzenlenir.
d) TİD öğreticileri özel öğretim kurumlarında ve Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlı olarak açılan kurslarda görevlendirilebilir.
Türk işaret dili tercümanı yetiştirilmesine yönelik usul ve esaslar
MADDE 13 – (1) Türk işaret dili tercümanı yetiştirilmesine yönelik esaslar aşağıda belirtilmiştir;
a) Türk işaret dili tercümanı yetiştirmek üzere kurs açma izni Bakanlık tarafından verilir. Kursların açılış, çalışma ve denetleme usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir.
b) Türk işaret dili tercümanları Bakanlık ve kurs açma izni verilen gerçek kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri tarafından Bakanlıkça hazırlanan bir eğitim programı çerçevesinde yetiştirilir.
c) Resmi kurum ve kuruluşlar işaret dili tercümanlarının yetiştirilmesi konusunda Bakanlık ile işbirliği yapar.
ç) Türk işaret dili tercümanlığı yeterlilik sınavları Bakanlık tarafından yapılır. Başarı gösterenlere Kurul onaylı yeterlilik sertifikaları verilir. Sertifikanın geçerlilik süresi 2 yıldır. Süre sonunda Bakanlık tarafından tercümanların yeterliliği değerlendirilerek başarılı olanların sertifikaları Kurul onayı ile yenilenir.
d) TİD tercümanlığının eğitim, sağlık, hukuk, sanat, spor alanlarında geliştirilmesi öngörülür.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Çeşitli Hükümler
Uygulama izni
MADDE 14 – (1) Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren, Yönetmeliğin kapsamındaki uygulamalar Bakanlığın iznine tabidir ve Bakanlığın bu konudaki eğitim ve öğretimi dışındaki uygulamalar geçersizdir.
Mevcut işaret dili öğreticileri ve tercümanları
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) TİD gramer yapısı incelenmesi ve analiz çalışmaları sonuçlandırılana kadar, Kurul tarafından yapılacak değerlendirme sonucu sertifika alabilecek lise mezunu mevcut işaret dili öğreticilerine, bu Yönetmelikte aranan şartlara bakılmaksızın işaret dili sertifikası verilir.
(2)Yeminli tercüman olarak çalışan kişilerin 1 yıl içerisinde sertifika almaları gerekir. Bu süre sonunda sertifikası olmayanlar yeminli tercümanlık yapamaz.
MADDE 15 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 16 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Özürlüler İdaresi Başkanlığının bağlı olduğu Bakan, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun bağlı olduğu Bakan, Milli Eğitim Bakanı ve Türk Dil Kurumu Başkanı birlikte yürütür.
YAPILARDA ÖZÜRLÜLERİN KULLANIMINA YÖNELİK PROJE TADİLİ KOMİSYONLARI TEŞKİLİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi: 22.04.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26147
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, özürlülerin ulaşımı ve kullanımına uygun olmayan yapıların uygun şekle getirilmesine yönelik proje değişiklik taleplerinin değerlendirilmesi için oluşturulacak komisyonun teşkili, çalışma usul ve esasları ile özürlünün kullanımından sonraki sürece ilişkin hususları belirlemektir.
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, anagayrimenkuldeki özürlünün kullandığı ortak yerler ile bağımsız bölümleri kapsar.
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 42 nci maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
a) Anagayrimenkul: Kat mülkiyetine konu olan gayrimenkulün bütününü,
b) Ortak yerler: Anagayrimenkulün bağımsız bölümleri dışındaki korunma ve ortaklaşa kullanma veya faydalanmaya yarayan yerleri,
c) Özürlü: Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan ve fiziksel ve mimari açıdan özel düzenlemelere ihtiyaç duyan kişiyi,
ç) Proje tadilatı: Yapının güvenliğini tehlikeye sokmayacak şekilde, özürlünün ihtiyaç duyduğu fiziksel ve mimari değişiklikleri
İKİNCİ BÖLÜM Komisyonun Teşkili ve Çalışma Usulü
Tadilat projesine başvuru
MADDE 5 – (1) Proje değişikliği için başvuru yeri, belediye ve mücavir alan sınırları içinde yapının bulunduğu yerin belediyesi, dışında ise il özel idaresi müdürlüğüdür.
(2) Başvuru, kat maliki veya vekili tarafından yapılır. Vekaletname ile kat maliki adına işlem yapılabilir.
(3) Başvuru dilekçesine proje değişikliği istenen yere ilişkin onaylı mimari proje, özürlünün talebinin reddedildiğine ilişkin kararın bir örneği ve 18/3/1998 tarihli ve 23290 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre alınmış sağlık kurulu raporu eklenir.
Komisyonun teşkili
MADDE 6 – (1) Komisyon, yapının bulunduğu yerin belediyesi veya il özel idaresi müdürlüğü tarafından teşkil edilir.
(2) Komisyon üyeleri aşağıdaki kişilerden oluşur:
a) Yapının ilgili proje müellifleri,
b) Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünden bir üye; mimar veya inşaat mühendisi,
c) Belediye veya il özel idaresinden bir üye; mimar veya inşaat mühendisi,
ç) İl sağlık müdürlüğü, üniversiteler veya tabipler odasından özür grubuna uygun bir doktor,
d) Valilikçe belirlenecek, özürlüler alanında faaliyet gösteren dernek, federasyon veya konfederasyondan; münhasıran tadilat talebinde bulunanın özür grubuna mensup bir temsilci,
e) Meslek odalarından bir üye; mimarlar odası veya inşaat mühendisleri odasından
bir üye.
(3) Komisyon, ruhsat vermeye yetkili kurumun üyesinin başkanlığında toplanır.
(4) Komisyonda; en az üç üyenin doktorluk, mimarlık ve inşaat mühendisliği mesleklerinden olması gerekir.
Komisyonun görevleri
MADDE 7 – (1) Komisyonun görevleri şunlardır:
a) Proje tadilat talebinin Kanunda belirtilen usule uygunluğuna karar vermek,
b) Proje tadilat talebinin 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerine, imar yönetmeliklerine ve uygulama imar planlarına uygunluğuna karar vermek,
c) Zamanında görüşülemeyen veya kat maliklerinin çoğunluğunca kararlaştırılamayan değişiklik taleplerinin yerinde ve proje üzerinde incelemesi ve değerlendirmesini yapmak,
ç) Tadilat talebinin özürlünün kullanımına uygun olup olmadığı ve özürlünün kullanımı için gerekli olup olmadığına karar vermek,
d) Talep edilen tadilatın bina güvenliğini tehlikeye sokup sokmadığına karar vermek,
e) Gerektiğinde değişik kariyer meslek bilgilerinden yararlanmak üzere konu ile ilgili kişilerin bilgilerine başvurmak,
f) Kararın gerekçesini açıklayan raporu düzenlemek.
Komisyonun toplanma usulü
MADDE 8 – (1) Komisyon, proje değişikliği için başvuru yapılan kurumun talebi üzerine başvuru yapılan kurumda, kurum temsilcisinin başkanlığında, başvuru tarihinden itibaren onbeş gün içinde toplanır.
(2) Komisyon en az beş üye ile toplanır. Bu sayıya ulaşılamadığı takdirde yedi gün içinde aynı adreste tekrar toplanılır.
(3) Komisyon sekreteryası başvuru yapılan kurum tarafından yürütülür.
(4) Komisyon üyeliğinden dolayı ödenecek harcırah, yol masrafları ve huzur hakkının ve proje tadilatına ilişkin deney ve testler dahil inceleme giderlerinin ruhsat vermeye yetkili kurum tarafından karşılanması için; il encümeninin 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 43 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (h) bendi uyarınca alacağı kararla, belediye encümenlerinin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasının (i) bendi uyarınca veya 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 24 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (j) bendi uyarınca alacağı kararla ödeme yapılır.
Komisyonun çalışma şekli
MADDE 9 – (1) Komisyon, kendine havale edilen dosyayı inceleyerek işe başlar. Gerektiğinde mahallinde inceleme yapar, değişik kişi ve kurumlardan konu hakkında yazılı ve sözlü bilgi ister. Rapor, komisyon kararını takiben yedi iş günü içinde tamamlanır.
Komisyon kararı
MADDE 10 – (1) Proje değişikliğine ilişkin kararlar oy çokluğu ile alınır. Oy sayısındaki eşitlik halinde komisyon başkanının oyu yönündeki karara uyulur. Komisyon üyeleri aldıkları kararların mevzuata uygunluğundan sorumludur.
Tadilat şekli
MADDE 11 – (1) Tadilat projeleri İmar Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle, özürlülerle ilgili Türk Standartlarına uygun olarak yapılır.
Tadilat giderleri
MADDE 12 – (1) Proje tadilatına ilişkin inşaat ve imalat giderleri başvuru sahibine aittir.
Eski hale getirme
Madde 13 – (1) Özürlünün kullandığı bağımsız bölümün bir daha kullanmamak üzere tahliye edilmesi durumunda, yapılan tadilatlar hakkında bina yönetiminin oy çokluğunun alacağı karara göre işlem yapılır.
MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 15 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığının bağlı olduğu Bakan ile İçişleri Bakanı ve Bayındırlık ve İskan Bakanı yürütür.
YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI ÖZÜRLÜLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarihi: 20.06.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26204
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, yükseköğrenim gören özürlü öğrencilerin, öğrenim hayatlarını kolaylaştırabilmek için gerekli tedbirleri almak ve bu yönde düzenlemeler yapmak üzere, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı bünyesinde kurulan Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Birimi ile Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi ve üniversiteler bünyesinde oluşturulacak özürlülerle ilgili birimlerin çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı bünyesinde kurulan Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Birimi, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi ve üniversiteler bünyesinde oluşturulacak özürlülerle ilgili birimleri kapsar.
Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Merkezi ve Özürlülerle İlgili Birimler
Özürlüler danışma ve koordinasyon birimi
MADDE 4 – (1) Yükseköğretim Kurulu bünyesinde; özürlü üniversite öğrencilerinin öğrenim hayatlarını kolaylaştırabilmek için araç-gereç temini, özel ders materyallerinin hazırlanması, özürlülere uygun eğitim, araştırma ve barındırma ortamlarının hazırlanmasının temini gibi konularda çalışmak, yapılacak işlemlere esas olmak üzere komisyona raportörlük yapmak, komisyonun görüşünü almak, konuya ilişkin Yükseköğretim Kurulunun görüşünü almak üzere Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Birimi kurulur.
Yükseköğretim kurulu özürlü öğrenci komisyonu
MADDE 5 – (1) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca özürlü öğrencilerin ihtiyaçlarını belirlemek ve belirlenen ihtiyaçlara göre yapılması gerekenlerle ilgili yükseköğretim kurumları arasında koordinasyonu sağlamak üzere üç kişilik komisyon oluşturulur. Komisyon üyeleri özür ve özürlülük alanında bilgi sahibi tercihen ilgili alanlardaki akademisyenlerden seçilir.
Özürlü öğrenci danışma merkezi
MADDE 6 – (1) Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi bünyesinde Özürlü Öğrenci Danışma Merkezi oluşturulur. Merkezin çalışma usul ve esasları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca belirlenir.
Özürlü öğrenci danışma merkezinin görevleri
MADDE 7 – (1) Özürlü Öğrenci Danışma Merkezinin görevleri şunlardır:
a) Yükseköğretim programlarında öğrenim görmek isteyen özürlü öğrencilere öğrenim görebilecekleri program hakkında danışmanlık yapmak.
b) Üniversitelerin özürlü öğrenciler için açılmış yükseköğretim programları listesini, Yükseköğretim Kurulu ve yükseköğretim kurumları ile işbirliği yapmak suretiyle oluşturmak ve Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınav Kılavuzuna konu ile ilgili hükümleri koymak.
c) Üniversitelerin doğrudan özürlü öğrenciler için açılmamış ancak özürlü öğrencilerin özrüne göre öğrenim görebileceği yükseköğretim programları listesini Yükseköğretim Kurulu ve yükseköğretim kurumları ile işbirliği yapmak suretiyle oluşturmak.
ç) Özürlü öğrenciler için açılacak yükseköğretim programlarının belirlenmesinde değerlendirilmek üzere, her yıl yapılan özürlü öğrenci başvuru listesi ve değerlendirme sonuçlarını Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirmek.
Yükseköğretim kurumları özürlü öğrenci birimleri
MADDE 8 – (1) Yükseköğretim kurumları tarafından bir rektör yardımcısı sorumluluğunda, özürlü öğrencilerin akademik, idari, fiziksel, psikolojik, barınma ve sosyal alanlarla ilgili ihtiyaçlarını tespit etmek ve bu ihtiyaçların karşılanması için yapılması gerekenleri belirleyip, yapılacak çalışmaları planlamak, uygulamak, geliştirmek ve yapılan çalışmaların sonuçlarını değerlendirmek üzere, mediko-sosyal sağlık, kültür ve spor işleri daire başkanlığına bağlı özürlü öğrenciler birimi oluşturulur. Birimin çalışma usul ve esasları yükseköğretim kurumlarınca belirlenir.
(2) Yükseköğretim kurumları özürlü öğrenci birimleri her yıl hazırlayacakları faaliyet ve değerlendirme sonuçlarını içeren raporu Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirirler.
Yükseköğretim kurumları özürlü öğrenci birimlerinin görevleri
MADDE 9 – (1) Yükseköğretim kurumları özürlü öğrenci biriminin görevleri şunlardır:
a) Yükseköğretim programlarına kaydı yapılan özürlü öğrencilerin öğrenimlerini sürdürdükleri sırada ihtiyaçlarını karşılamak ve karşılaşabilecekleri engelleri ve bunlara karşı alınması gereken önlemleri belirlemek ve ortadan kaldırmak için çözüm önerileri sunmak, gerekli düzenlemeleri yapmak.
b) Özürlü olan üniversite öğrencilerinin akademik, fiziksel, psikolojik ve sosyal yaşamlarını engellemeyecek biçimde öğretim programlarını düzenlemek için hem özürlü öğrencinin devam ettiği eğitim ortamının düzenlenmesini sağlamak hem de özürlülere yönelik araç gereç temini, özel ders materyallerinin hazırlanması, özürlülere uygun eğitim, araştırma ve barındırma ortamlarının hazırlanması konularında kararlar almak.
c) Yükseköğrenim düzeyindeki öğrenci ve öğretim görevlilerine yönelik yayın faaliyetlerinde bulunmak, öğretim görevlilerine özür ve özürlüyü, bunun getirdiği sınırlılıkları ve yapılması gereken düzenlemeleri anlatan bilgi veren doküman hazırlamak, bilinç düzeyini arttırmak, ilgililere danışmanlık hizmeti vermek, gerektiği durumlarda hizmet içi eğitim sağlamak.
ç) Bu konularda program ve projeler geliştirmek.
d) Birimin çalışma programını hazırlamak, yürütmek, yıllık bütçe tasarısı ve yıllık faaliyet raporunu hazırlayıp bağlı bulunduğu rektör yardımcısına sunmak.
e) Seminerler, konferans ve benzeri faaliyetler düzenlemek.
f) Yükseköğretim kurumları özürlü öğrenci biriminin görev ve faaliyet alanına giren konularda konunun taraflarına yönelik yayın, doküman ve bilgilerin yer aldığı, üniversitelerde okuyan özürlü öğrencilerin sorunlarını ve isteklerini dilek getirmelerine olanak sağlayan, ilgili birimle iletişimine de imkan veren bir web sitesi oluşturmak.
g) Aldığı kararlar ve belirlediği stratejilerin uygulanmasını denetlemek.
ğ) Maddi güçlüğü bulunan özürlü öğrencilerin yardımcı araç gereçlerinin ücretsiz temini yönünde çalışmalarda bulunmak.
h) Özürlülerle ilgili ders ve eğitim programlarının yükseköğretim kurumlarının lisans programlarına alınması yönünde karar alıp, uygulanmasını sağlamak.
ı) Bütün öğrencilerin adil ve doğru bir şekilde ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulması, fırsat eşitliğini sağlamak ve eğitim sürecini engelli öğrenciler için de anlamlı hale getirmek için; özürlü öğrencinin sınavla ilgili süre, mekan, materyal, refakatçi ve özrün doğasından kaynaklanan farklılıklara göre alınacak gerekli tedbirleri almak, düzenlemeleri yapmak.
i) İstihdam olanakları ve mesleklere ilişkin bilgilendirme yapan bilgilendirici kitaplar hazırlayarak/hazırlattırarak bunların özürlü öğrencilere ulaştırılmasını sağlamak.
j) Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına bildirilmek üzere, Öğrenci Seçme Sınavı başvuruları öncesinde özürlü öğrencilerin öğrenim görebileceği yükseköğretim programları ile ilgili rapor hazırlamak.
MADDE 10 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 11 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Yükseköğretim Kurulu Başkanı yürütür.
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ ÖZÜRLÜ HİZMET
BİRİMLERİ YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarihi: 16.08.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26261
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; büyükşehir belediyesi ve mücavir alanları içerisinde yaşayan özürlülerin, toplum hayatına katılımını kolaylaştıracak ve toplumsal fırsatlardan özürlü olmayan diğer bireyler gibi eşit faydalanmalarını sağlamak üzere; büyükşehir belediyelerinde özürlülerle ilgili bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme, danışmanlık, bakım, sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri verecek olan özürlü hizmet birimlerinin kuruluş, işleyiş ve görevleri ile bu birimde çalışan personelin, yetki, sorumluluk ve görevlerine ilişkin usul ve esaslarını düzenlemektir.
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, büyükşehir belediyelerinde oluşturulan özürlü hizmet birimlerini kapsar.
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun Ek 1 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte yer alan:
a) Bakım: Durumları gereği toplum içerisinde bağımsız yaşama becerilerini kazanamayan veya kaybeden, rehabilitasyondan yararlandığı halde özel ilgi destek ve korunmaya gereksinim duyan bireylere verilen hizmetleri,
b) Birim: Büyükşehir belediyelerinde özürlülerle ilgili bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme, danışmanlık, bakım, sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetlerini vermek amacıyla oluşturulmuş özürlü hizmet birimini,
c) Bilgilendirme: Özürlülerle ilgili mevcut programları ve hizmetleri içeren bilgilerin; özürlülere, ailelere ve bu konuda çalışan kişilere sağlanmasını,
ç) Bilinçlendirme: Özürlülerin diğer insanlarla aynı haklara ve yükümlülüklere sahip olduklarını, toplumsal hayata tam katılımlarına yönelik engelleri ortadan kaldırmak amacıyla yapılan çalışmaları,
d) Danışmanlık: Birimden yararlanan özürlü bireylerin ve ailelerin özürlülükten kaynaklanan bireysel, ailevi, sosyal, hukuksal sorunları ve hakları konusundaki hizmetleri ile özürlülerin ve ailelerinin problemlerine gerçekçi çözümler üretilmesi için yapılan çalışmaları,
e) Mesleki rehabilitasyon: Fiziksel, zihinsel ve duygusal yetersizlik sonucu emniyetli ve uygun bir işe ihtiyacı olan özürlü bireylerin yaşanılan bölgenin işgücü talebi dikkate alınarak iş ve meslek sahibi olmasını, uygun çalışma becerileri kazanmasını, yerleştirildiği iş yerinde izlenmesi ve uyumu çalışmalarını,
f) Özürlü: Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişiyi,
g) Sosyal rehabilitasyon: Özürlü bireyin ve ailesinin sosyal hayatta karşılaştığı her türlü sorunlarının tanımlanmasına ve çözümlenmesine yönelik çalışmalarla, özürlü ve ailesinin sosyal hayata katılımlarını amaçlayan çalışmaları,
ğ) Sosyal yardım: Yoksulluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve yaşamlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken özürlülere ve ailelerine yapılan ayni ve nakdi yardımları,
h) Toplum temelli rehabilitasyon: Özürlülerin rehabilitasyonunda halkın sorumluluk alması, hizmet dağılımının geliştirilmesi, eşit fırsatlar sağlanması ve özürlü haklarının iyileştirilmesi ve korunmasını hedefleyen çalışmaları,
ı) Yönlendirme: Özürlü bireylerin toplum içinde rehabilitasyonu, sosyal uyumu ve fırsatların eşitlenmesini sağlamaya yönelik, özürlü ailelerin kendi kendilerine yardım grupları geliştirmelerine ve özürlü olmayan bireylerin özürlüler hakkındaki olumsuz tutumlarının değiştirilmesine yönelik yapılan çalışmaları
Özürlü Hizmet Birimi
Birimin kurulması
MADDE 5 – (1) Birim, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 21 inci maddesi gereğince, büyükşehir belediyelerinde belediye meclisi kararı ile norm kadro ilke ve esaslarına uygun olarak kurulur. Birim, meclis kararında gösterilmek kaydıyla büyükşehir belediyesinin nüfus, ihtiyaç ve bütçe imkanlarına göre bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme, eğitim, danışmanlık, bakım, sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri ile özürlülerin yaşamlarını kolaylaştırıcı hiyerarşik kademelerden meydana gelir.
Birimin temel çalışma ilkeleri
MADDE 6 – (1) Özürlülerin çağdaş hizmet anlayışı ile kentsel imkanlardan yararlanarak, yaşamlarını güven, sağlık ve mutluluk içinde sürdürmelerini gerçekleştirmede;
a) Temel insan haklarına saygılı ve insan onuruna yakışır olmasını,
b) Toplumsal bütünleşmeyi sağlayıcı olmasını,
c) Katılımcı ve paylaşımcılığın esas alınmasını,
ç) Fırsat eşitliğine dayalı olmasını,
d) Hizmetlerin etkin, verimli, kaliteli, sürdürülebilir, ulaşılabilir, erişilebilir, ücretsiz veya indirimli olmasını
sağlamak birimin temel çalışma ilkeleridir.
Birimin işleyişi
MADDE 7 – (1) Birim, büyükşehir belediye başkanı veya genel sekreterin belirleyeceği esaslar çerçevesinde kuruluş şemasında gösterilen genel sekreter yardımcısı veya ilgili diğer amire bağlı olarak çalışır.
(2) Birim, çalışma alanları ile ilgili olarak büyükşehir belediyesinin yetkili organlarında görüşülecek konular hakkında ön bilgi hazırlayarak ilgililere sunar.
(3) Birim ilgili kurum ve kuruluşlarla, üniversitelerle, meslek odalarıyla veya sivil toplum kuruluşlarıyla özürlülere yönelik yapılacak bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme, eğitim, danışmanlık, bakım, sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri ile özürlülerin yaşamlarını kolaylaştırıcı çalışmaları koordine eder.
Birimin görevleri
MADDE 8 – (1) Birimin görevleri şunlardır:
a) Özürlü bireylerle ilgili veri tabanı oluşturmak.
b) Özürlülerin toplum hayatı ile bütünleşmelerini sağlayıcı ve kolaylaştırıcı çalışmaları yürütmek, sportif, sosyal ve kültürel aktiviteler yapmak, teşvik etmek ve yaygınlaştırmak.
c) Üniversiteler, özel kuruluşlar, özürlülere hizmet amacıyla kurulmuş vakıf, dernek ve bunların üst kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yaparak özürlülere yönelik toplum temelli rehabilitasyon programlarını uygulamak.
ç) Birime başvuran özürlü ve ailelerine psiko-sosyal danışmanlık ve rehberlik hizmetleri vermek, özürlülükle ilgili konularda eğitilmelerini, bilgilendirilmelerini ve bilinçlenmelerini sağlayıcı, konferans, seminer, sempozyum gibi etkinlikler düzenlemek.
d) Özürlülüğü önlemeye yönelik kitap, dergi, broşür gibi basılı, sesli ve görsel yayınları hazırlamak, yayımlamak ve dağıtmak.
e) Özürlü ve aileleri için bilgilendirme, bilinçlendirme hizmetleri vermek, bu hizmetleri verecek personelin teknik bilgi ve beceriye sahip olması için gerekli eğitimi almasını sağlamak.
f) Özürlüleri nitelikli işgücü haline getirerek, çalışma yaşamına katılmalarını sağlamak üzere mesleki rehabilitasyon ve eğitim programları için başvuran özürlüleri değerlendirerek uygun mesleki rehabilitasyon ve mesleki eğitimleri vermek.
g) Ekonomik durumu yetersiz özürlülere ayni ve nakdi yardım yapmak.
ğ) İhtiyaç halinde özürlülerin durumlarına uygun araçlarla bulundukları mekanlardan hastane, okul ve rehabilitasyon merkezi gibi yerlere ulaşımlarını sağlamak.
h) Bakıma muhtaç özürlülere ve yaşlılara bakım hizmeti sunmak veya bu hizmeti ilgili mevzuat gereğince satın almak.
Birim personeli
MADDE 9 – (1) Birimde; norm kadro ilke ve esasları çerçevesinde sosyal çalışmacı, psikolog veya psikolojik danışmanlık ve rehberlik uzmanı, eğitimci, teknik öğretmen görevlendirilmesi asıldır. Bunun dışında birimde ihtiyaca göre diğer teknik, idari ve yardımcı hizmetler alanında personel görevlendirilebilir.
Birim personelinin nitelik, görev, yetki ve sorumlulukları
MADDE 10 – (1) Birim personelinin nitelik, görev, yetki ve sorumlulukları ile personelde aranacak şartlar aşağıda belirtilmiştir:
a) Birim amiri, özürlüler alanında en az beş yıl çalışmış ve yüksek okul mezunu olup, aşağıdaki görev, yetki ve sorumlulukları yerine getirir:
1) Mevzuat çerçevesinde verilen bütün görevleri noksansız olarak yapmak ve yaptırmak.
2) Özürlülere ve ailelerine verilen bütün hizmetlerin en iyi ve birimin amacına uygun bir şekilde yapılmasını sağlamak.
3) Özürlülerin fiziksel ve ruhsal sağlıkları, kazalardan korunmaları, yeterli ilgi ve yardımı görmeleri hususunda gerekli tedbirleri almak.
4) Birim ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli tedbirleri almak, araç ve gereçler ile demirbaşların bakımlı, temiz her an hizmete hazır şekilde bulundurulmasını, kayıtlarının ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılmasını sağlamak.
5) Birim personel ihtiyaçlarını zamanında tespit etmek, ilgili bölüme bildirmek,
6) Personelin hizmetine ilişkin eğitim imkanlarının geliştirilmesini ve hizmet içi eğitimin uygulanmasını sağlamak.
7) Birimin işleyişi, ihtiyaçları ve karşılaşılan sorunları kapsayan aylık ve yıllık periyodik faaliyet raporu hazırlamak. Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak.
b) Sosyal çalışmacı; sosyal hizmet alanında yüksek öğrenim görmüş olup, aşağıdaki görev, yetki ve sorumlulukları yerine getirir:
1) Birime başvuruları kabul edilen özürlülerin sosyal incelemesini yapmak.
2) Özürlülerin ihtiyacını tespit etmek, ilgili yerlere yönlendirmek.
3) Kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve gönüllüler ile işbirliği yapılmasını sağlamak.
4) Özürlülerin, toplum tarafından kabullenilmesi için gerekli mesleki çalışmaları yapmak.
5) Bölgenin sosyal gelişim planlamalarını ilgili meslek elemanlarıyla işbirliğinde yapmak.
6) Mesleki inceleme ve araştırmalar yapmak, hizmetlerin geliştirilmesini düzenleyerek izlemek.
c) Psikolog veya psikolojik danışmanlık ve rehberlik uzmanı; alanında yüksek öğrenim görmüş olup, aşağıdaki görev, yetki ve sorumlulukları yerine getirir:
1) Özürlülük nedeniyle aile ve çevre ilişkilerinde ortaya çıkan psikolojik sorunları çözmek için özürlü ve aileleri ile gerekli çalışmaları yapmak.
2) Özürlü ve ailelerini bilgilendirme ve bilinçlendirmeye yönelik faaliyetleri yapmak.
3) Özürlülerin ihtiyacını tespit etmek, ilgili yerlere yönlendirmek.
4) Birime başvuran özürlülerin yetenek ve ilgilerine göre çeşitli işlerle meşgul olmalarını sağlayacak etkinlikleri programlamak ve uygulamak.
5) Özürlülerin ve ailelerinin zihinsel, duygusal ve sosyal yönden üst düzeyde gelişmesine yardımcı olmak, kazandıkları bu bilgi birikimini, mesleki, sosyal ve özel yaşamlarında etkin bir şekilde kullanmalarını sağlamak.
ç) Eğitimci; özel eğitim alanında yüksek öğrenim görmüş olup, aşağıdaki görev, yetki ve sorumlulukları yerine getirir:
1) Özürlülerin günlük aktivitelerini bağımsız olarak yapabilmeleri için uygun programlar hazırlamak, geliştirmek ve uygulamak.
2) Özürlülerin iş, beceri ve uğraşıları ile ilgili programları hazırlamak.
3) Ailelere özel eğitim teknik, yöntem ve materyali ile bunların amaca uygun olarak evde kullanılması konusunda rehberlik etmek.
4) Mesleki inceleme ve araştırmalar yapmak, hizmetlerin geliştirilmesini düzenleyerek izlemek.
d) Teknik öğretmen; alanında yüksek öğrenim görmüş olup, aşağıdaki görev, yetki ve sorumlulukları yerine getirir:
1) Özürlüye belli iş dallarında temel bilgi ve beceri kazandırıp, bir iş edinebilmelerini sağlamak.
2) Mesleki rehabilitasyon ve eğitim programlarının hazırlanması ve uygulanmasını sağlamak.
3) Özürlülerin performansları düzeyinde mesleki eğitim çalışmalarını yürütmek.
Hizmetlerden yararlanmak için istenecek belgeler
MADDE 11 – (1) Birime hizmet almak için başvuranlardan istenecek belgeler aşağıda gösterilmiştir:
a) Talep veya kayıt formu,
b) Sağlık kurulu raporu veya Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından verilmiş özürlü kimlik kartı,
c) İkametgah belgesi,
ç) Nüfus cüzdanı fotokopisi.
(2) Özür oranı nüfus cüzdanına işlenmiş olanlardan (b) bendindeki belgeler istenmez.
Yardım esasları
MADDE 12 – (1) Birimin sosyal yardımlarından yararlanacak olan özürlü ve ailelerine yapılacak yardımlarda; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından yardım alanlarda aranan ölçütlerin aranması asıldır.
Özürlülere yönelik gönüllü hizmetler
MADDE 13 – (1) Birim özürlülere yönelik olarak; üniversiteler, özel kuruluşlar, özürlülere hizmet amacıyla kurulmuş vakıf, dernek ve bunların üst kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile işbirliği halinde, 9/10/2005 tarihli ve 25961 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliği hükümlerine göre gönüllülük esasına dayanan hizmetlerin yapılmasını temin eder.
Düzenleme yapma yetkisi
MADDE 14 – (1) Büyükşehir belediyeleri, bu Yönetmelikle ilgili hususlarda, bu Yönetmeliğe aykırı olmamak kaydıyla belediye meclisinin kararı ile düzenleme yapabilir.
MADDE 16 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini İçişleri Bakanı yürütür.
İŞARET DİLİ TERCÜMANLIĞI HİZMETİ VERECEK PERSONELİN YETİŞTİRİLMESİ İLE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi : 19.08.2006
Resmi Gazete Sayısı : 26264
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; işitme özürlü, dil ve konuşma bozukluğu olan bireylere gerek görüldüğü hallerde tercümanlık yapmak üzere illerde işaret dili bilen personelin yetiştirilmesi, eğitimi, çalıştırılması, yetki ve görevleri ile çalışma usul ve esaslarının belirlenmesidir.
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Merkez ve Taşra teşkilatında çalıştırılacak ve görevlendirilecek işaret dili tercümanlığı hizmeti verecek personeli kapsar.
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun Ek 8 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte yer alan;
c) Genel Müdürlük: Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünü,
ç) İl müdürlüğü: İl Sosyal Hizmetler Müdürlüklerini,
d) İşaret dili: Duygu, düşünce, istek ve ihtiyaçların ifade edilmesi amacıyla el ve vücut hareketleri ile mimikler kullanılarak oluşturulan görsel dili,
e) İşaret dili tercümanı: İşitme özürlü, dil ve konuşma bozukluğu olan bireylerin eğitim, iş, sağlık, çalışma, hukuki durumlar veya buna benzer hallerde çevreleri ile iletişimine yardımcı olmak üzere görevlendirilen ve işaret dilini bilen, yeterliliği onaylanmış personeli,
f) İşitme özürlü birey: İşitme kaybı sonucu, iletişimde yaşanan güçlük nedeniyle eğitimi, öğrenimi ve toplumsal yaşamı olumsuz yönde etkilenen bireyi
Eğitim ve İstihdam
Eğitim
MADDE 5 – (1) Genel Müdürlük;
a) İşaret dili tercümanlığı hizmeti verecek personelin yetiştirilmesini, eğitimini, Bakanlık ile işbirliği içerisinde gerçekleştirir. Eğitimi alan ve başarılı olan personele verilen sertifikanın geçerlilik süresi iki yıldır. İki yıl sonunda Genel Müdürlüğün talebi doğrultusunda, Bakanlık tarafından tercümanlık eğitimi alan personelin yeterliliği değerlendirilerek başarılı olanların sertifikaları yenilenir.
b) İşaret dili tercümanı olarak görevlendirilenler, 14/4/2006 tarihli ve 26139 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk İşaret Dili Sisteminin Oluşturulması ve Uygulanmasına Yönelik Usul ve Esasları Belirlemeye İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetiştirilir.
İstihdam
MADDE 6 – (1) Genel Müdürlük her il bünyesinde en az bir personelini işaret dili tercümanı olarak görevlendirir. İşaret dili tercümanlığı hizmeti veren kişiler, Genel Müdürlük merkez teşkilatı ile taşra teşkilatında çalışan sosyal hizmetler, psikoloji, eğitim bilimleri alanında fakülte veya yüksek okul mezunu personel arasından seçilerek eğitimlerinin verilmesini müteakiben görevlendirilir.
İşaret Dili Tercümanlığı Hizmeti Verecek Personelin
Görev, Yetki ve Çalışma Koşulları
Görev ve yetkileri
MADDE 7 – (1) İşaret Dili Tercümanlığı hizmeti verecek personelin görev ve yetkileri aşağıda belirtilmiştir.
a) İşitme özürlü, dil ve konuşma bozukluğu olan özürlü bireyler ile iletişim kurulmasını sağlamak,
b) Tercümanlık hizmetlerine ilişkin belgeleri imzalamaya yetkili olmak,
c) Yasal işlerde, yeminli tercüman olarak görev yapmak,
ç) Yaptığı görüşme ve çevirilerin raporunu tutmak, dosyalamak ve raporun bir nüshasını ilgili kurumun talebi halinde göndermek.
Çalışma koşulları
Madde 8 – (1) İşaret Dili Tercümanlığı hizmeti verecek personelin çalışma koşulları aşağıda belirtilmiştir.
a) Personel, asli görevi uhdesinde kalmak şartıyla, ihtiyaç duyulması halinde işaret dili tercümanlığı hizmetlerinin yürütmekle görevlendirilir.
b) İşaret dili tercümanlığı eğitimi alan personel en az 2 yıl işaret dili tercümanı olarak görevlendirilir.
c) İl müdürlüğü tarafından, ihtiyaç duyulması halinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarına mesai saatleri içerisinde görevlendirme yapılır. İşaret dili tercümanı olarak görevlendirilen personelin çalışma usul ve esasları Genel Müdürlük tarafından hazırlanacak yönerge ile belirlenir.
ç) Diğer kurum ve kuruluşların işaret dili tercümanına ihtiyaç duymaları halinde taleplerini gerekçe, içerik, yer ve tarih belirterek İl Müdürlüğüne bildirmeleri gerekir. İl Müdürlüğü uygun görmesi halinde işaret dili tercümanını yer ve saat belirterek görevlendirir.
d) İşaret dili tercümanının görevini sürdürebilmesi, bilgi ve tecrübelerini geliştirmesi için ihtiyaç duyacağı araç ve gereçler mahalli imkanlar kullanılarak karşılanır.
e) İşaret dili tercümanı olarak görevlendirilen personel, bu görevden ayrılmak isterse, durum Genel Müdürlüğe bildirilir. Genel Müdürlüğün uygun görmesi halinde görevlendirmesi iptal edilir. Bu süreç içinde yeni bir işaret dili tercümanının görevlendirilmesi yapılır.
Kadrolu personelin eğitimi ve yeterli personel bulunmaması
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Genel Müdürlük, kadrolu personelin eğitimi ve istihdamını sağlayıncaya kadar, mevcut personelden asli görevi uhdesinde kalmak şartıyla, illerde işaret dili tercümanlığı yapacak personeli görevlendirir.
(2) Mevcut personelin yeterli olmaması durumunda, işaret dili tercümanlığı ve öğreticiliği yapan yüksekokul mezunu, bulunamaması halinde lise mezunları arasından sertifikası olanlar mevzuat çerçevesinde çalıştırılabilir.
MADDE 9 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 10 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakan yürütür.
KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA İŞÇİ OLARAK İSTİHDAM EDİLECEK ÖZÜRLÜ VE ESKİ HÜKÜMLÜLERE UYGULANACAK SINAV YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarihi: 22.04.2006
Resmi Gazete Sayısı: 26147
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre işçi istihdam eden kamu kurum ve kuruluşlarına işçi olarak alınacak özürlü ve eski hükümlülerin istihdam edilmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, sosyal güvenlik kuruluşları, merkezi yönetim bütçesinin transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve belediyeler ile belediyelerin Türk Ticaret Kanununa göre kurduğu şirketler hariç, bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özelleştirme programına alınmış kamu payı ağırlıklı kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile müesseseleri, özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan kamu banka ve kuruluşları ile bunlara bağlı işyerlerinin ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ilk defa işçi olarak alınacak özürlü ve eski hükümlüleri kapsar.
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik 25/6/2003 tarihli ve 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanununun 32 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
a) Eski hükümlü: Altı aydan daha uzun süreli hürriyeti bağlayıcı bir suçtan veya ceza süresine bakılmaksızın Devlet memuru olmaya engel bir suçtan hüküm giymiş ve cezalarını infaz kurumlarında tamamlamış veya cezası tecil edilmiş yahut şartlı salıverme yoluyla tahliye edilmiş olanlar ile özel kanunlarında belirtilen şartlardan dolayı istihdam edilme olanağı bulunmayanlar veya kamu haklarından mahrum bulunanlar bu durumunu Cumhuriyet Başsavcılığından alınmış eski hükümlü belgesi veya Cumhuriyet Başsavcılığınca tasdik edilen Tahliye Edilen Eski Hükümlüye Ait Durum Bildirme Formu ile kanıtlayarak Kuruma iş isteği ile kayıt yaptıranları,
b) Kamu kurum ve kuruluşu: Bu Yönetmeliğin 2 nci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşları,
c) KPSS: Kamu Personeli Seçme Sınavını,
ç) Kurum: Türkiye İş Kurumunun merkez ve taşra teşkilatını,
d) Merkezi seçme sınavı: En az ortaöğretim kurumlarından mezun olanlardan bu Yönetmelikte işçi olarak adlandırılan kadrolara atanacaklar için ÖSYM’ye yaptırılan ve kullanılacak olan puanları sağlayan merkezi sınavı,
e) ÖSYM: Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezini,
f) Özürlü: Doğuştan ya da sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve koruma, bakım rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişilerden çalışma gücünün en az % 40′ından yoksun olduğu sağlık kurulu raporu ile belgelenenleri,
Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Özürlü ve Eski Hükümlü
Kontenjanlarının Tespiti
Özürlü ve eski hükümlü kontenjanlarının tespiti
MADDE 5 – (1) Elli veya daha fazla işçi çalıştıran kamu işyerlerinde, o işyerinde çalışan özürlü ve eski hükümlü işçi sayıları düşüldükten sonra kontenjan belirlenir. Yer altı ve su altı işlerinde özürlü statüsünde işçi çalıştırılamaz ve işyerlerindeki özürlü kontenjanın tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.
(2) Eski hükümlü çalıştırılmasında kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler saklıdır.
(3) Toplam kontenjanların tespitinde; bir kamu kurumunun veya kuruluşunun ya da bunlara bağlı işletmelerin aynı il sınırları içerisinde birden fazla işyeri varsa, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısı birlikte dikkate alınır. Ayrıca, kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür ve bu işyerlerinde çalışan özürlü ve eski hükümlü sayısı toplam işçi sayısından düşülür. Bulunan sayının her yıl Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranla çarpılması sonucu işverenin çalıştırmak zorunda olduğu özürlü, eski hükümlü sayısı bulunur. Çalıştırılacak özürlü, eski hükümlü sayısının belirlenmesinde yarıma kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür. Bulunan toplam kontenjandan çalıştırılan özürlü, eski hükümlü sayısı düşülerek varsa özürlü, eski hükümlü açık kontenjanına veya kontenjan fazlası çalışan özürlü ve eski hükümlü sayısına ulaşılır. Ancak, Yönetmeliğin 2 nci maddesinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşları zorunlu olmamalarına rağmen çalıştırmak istedikleri özürlü ve eski hükümlüleri bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde istihdam edebilirler.
(4) Kamu kurum ve kuruluşları, özürlü ve eski hükümlü açık kontenjanlarının doğduğu tarihten itibaren 30 gün içinde özürlü ve eski hükümlülerde aranılan niteliklerle birlikte Kurumdan talepte bulunmakla yükümlüdürler. Eski hükümlüler arasında suç tasnifine göre bir ayrım yapılamaz. İşin özelliği gerektirmediği sürece özür grupları arasında bir ayrım yapılamaz ve özürlülük oranına göre bir üst sınır getirilemez.
Merkezi Sınavın Yapılmasına İlişkin Esaslar
Sınav
MADDE 6 – (1) Kamu kurum ve kuruluşlarında işçi olarak istihdam edilecek özürlü ve eski hükümlülere ilişkin yarışma sınavı Kurum tarafından, ÖSYM’ye yaptırılır.
Sınavın yapılış şekli
MADDE 7 – (1) Kamu kurum ve kuruluşlarına daimi ve geçici işçi olarak alınacak özürlü ve eski hükümlüler için aynı veya farklı tarihlerde, il merkezlerinde olmak üzere en erken yılda bir en geç dört yılda bir sınav yapılır.
(2) Merkezi sınav bir oturumda 3 düzeyde;
a) Lisans veya lisansüstü programlarından mezun olan adaylar için A düzeyinde,
b) Önlisans programlarından mezun olan adaylar için B düzeyinde,
c) Orta öğretim mezunu adaylar için C düzeyinde,
yapılır.
Merkezi sınava gireceklerde aranacak şartlar
MADDE 8 – (1) Sınava girecek ve kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilecek özürlü ve eski hükümlülerde aranacak şartlar aşağıda belirtilmiştir:
a) Özürlüler için,
1) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
2) En az orta öğretim mezunu olmak,
3) Taksirli suçlar ile kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlara çevrilmiş veya aşağıdaki sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak,
4) Bedensel, duyusal ve sosyal yeteneklerindeki özürleri nedeniyle çalışma gücünün en az % 40′ından yoksun olmak,
b) Eski hükümlüler için,
3) Altı aydan daha uzun süreli hürriyeti bağlayıcı bir suçtan veya ceza süresine bakılmaksızın Devlet memuru olmaya engel bir suçtan hüküm giymiş ve cezalarını infaz kurumlarında tamamlamış veya cezası tecil edilmiş yahut şartlı salıverme yoluyla tahliye edilmiş olanlar ile özel kanunlarında belirtilen şartlardan dolayı istihdam edilme olanağı bulunmayanlar veya kamu haklarından mahrum bulunanlar bu durumunu Cumhuriyet Başsavcılığından alınmış eski hükümlü belgesi veya Cumhuriyet Başsavcılığınca tasdik edilen Tahliye Edilen Eski Hükümlüye Ait Durum Bildirme Formu ile kanıtlamak.
Merkezi sınav ilanı ve sınav giriş belgelerinin düzenlenmesi
MADDE 9 – (1) ÖSYM, merkezi seçme sınavına başvuru tarihini ve başvurunun ne şekilde ve nereye yapılacağını Resmî Gazete’de ve/veya ülke genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı ilk üç gazetede farklı tarihlerde ilan vermek suretiyle duyurur.
(2) Sınava girecek özürlü ve eski hükümlülerin hangi bina ve salonda sınava gireceklerini gösteren sınava giriş belgesi, ÖSYM’ce hazırlanır ve adayların adreslerine gönderilir.
(3) Yarışma sınavı ile ilgili hususlar, ÖSYM ve Kurum tarafından imzalanacak bir protokolle belirlenebilir.
Merkezi sınavın yapılması
MADDE 10 – (1) ÖSYM’ce özürlü ve eski hükümlüler için sınav soruları hazırlanır.
(2) Sınavlar, yarışma esasına dayanır. Sınav sonuçları adaylara ve Kuruma yazılı veya elektronik ortamda bildirilir. Sınava girmiş olmak, özürlü ve eski hükümlü işçi kadrosuna alınmada tek başına bir hak teşkil etmez.
(3) Merkezi sınavla ilgili itirazlar, sınav sonuçlarının adaylara bildirildiği tarihten itibaren 7 gün içinde ÖSYM’ye yapılabilir. ÖSYM bu itirazları 10 gün içinde sonuçlandırarak ilgilisine ve itirazın haklı çıkması halinde ayrıca adaya ve Kuruma yazılı olarak bilgi verir.
Merkezi sınava alınmada istisnalar
MADDE 11 – (1) Merkezi Sınava alınmada istisnalar şunlardır.
a) Kanun, Kanun Hükmünde Kararname, Bakanlar Kurulu Kararları ile kamu kurum ve kuruluşlarında işe alınmada veya işe gönderilmede öncelik hakkı bulunanlar,
b) Zihinsel veya ruhsal özürlü olanlar,
c) Kamu kurum ve kuruluşlarında özürlü, eski hükümlü statüsünde daimi işçi olarak çalışmış olup da çalıştığı kurum ve kuruluşun disiplin mevzuatı uyarınca görev veya meslekten ihraç ya da 4857 sayılı İş Kanununun 25/II nci maddesine göre hizmet akdinin feshi dışında bir nedenle ayrılmış olanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına Kurum kanalıyla özürlü, eski hükümlü statüsü dışında bir statüde işe yerleştirilenlerden sonradan özürlü, eski hükümlü kapsamında yer alan ve iş akdi feshedilmeyenler hakkında merkezi sınav uygulanmaz.
Kamu kurum ve kuruluşlarına gönderme, sözlü sınav/mülakat yapılması
MADDE 12 – (1) Merkezi sınav kapsamında olan işgücü taleplerine başvurabilmek için sınava girmiş olmak yeterlidir. Kurum, işgücü talebinin intikali üzerine başvuran adaylar içerisinde talep şartlarını taşıyan en yüksek puanlı adaydan başlamak üzere talep sayısının iki katına kadar adayın isim ve adreslerini içeren listeyi, ilgili kamu kurum ve kuruluşuna gönderir. Geçici işçi statüsünde alınacak olan özürlü ve eski hükümlüler için bu Yönetmelik kapsamında hazırlanacak listeler Kurumca il/ilçe düzeyinde de belirlenebilir.
(2) Merkezi sınavdan muaf olanlar, durumları talep şartlarına uygun olmak kaydıyla, açık iş sayısının iki katını geçmemek üzere kayıt tarihi ve sıra numarasına göre ayrı listeler halinde kamu kurum ve kuruluşlarına mülakata gönderilirler.
(3) Taleplere ilişkin başvuru ve kamu kurum ve kuruluşlarına listelerin gönderme süreleri Kurumca belirlenir.
(4) Kamu kurum ve kuruluşları, Kurum tarafından gönderilen listelerin kendilerine ulaşmasını müteakip 30 gün içinde sözlü sınav/mülakat yapmak zorundadır. Sözlü sınavlarda görevin özelliğine göre adayların mesleki bilgileri ile davranışları değerlendirilir ve ihtiyaç duyulması halinde bilgi ve becerileri ölçülür. Sözlü sınavda değerlendirme 100 puan üzerinden en yüksek puanı alandan başlamak üzere başarı sıralamasına göre yapılır.
(5) Sözlü sınav/mülakat komisyonu, talep sahibi kamu kurum veya kuruluşunun atamaya yetkili amirinin belirleyeceği bir başkan ve dört üyeden oluşur. Özürlüler için oluşturulacak Komisyonda üyelerden birisi Türkiye Sakatlar Konfederasyonunca, eski hükümlüler için oluşturulacak Komisyonda üyelerden birisi Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden sorumlu daire başkanlığınca belirlenir. Sınav komisyonu üyelerine toplantı gün, saat ve yeri, toplantı gününden en az 5 gün önce yazılı olarak bildirilir.
(6) Sözlü sınav/mülakat sonuçları, sınavın yapıldığı ildeki ilgili kamu kurumu tarafından herkesin görebileceği bir yere asılmak suretiyle ilan edilir, varsa web sitelerinde yayınlanır ve ayrıca sınava giren adaylara yazılı olarak bildirilir.
(7) İlgili kamu kurum ve kuruluşları, sözlü sınav/mülakatta başarılı olup, işe alınanlar ile başarısız olanların listesini atamayı izleyen 15 gün içerisinde Kuruma iletir.
Sözlü sınav / mülakat sonuçlarına itiraz
MADDE 13 – (1) Sözlü sınav/mülakat sonuçlarının ilanından itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir. Sözlü sınav/mülakat sonuçlarına yapılan itirazlar, itirazın komisyona ulaştığı tarihten itibaren 10 gün içinde sınav komisyonunca değerlendirilerek sonuçlandırılır ve itiraz sahibine yazılı olarak bildirilir.
Çalışırken özürlü, eski hükümlü kapsamına girenler
MADDE 14 – (1) Çalışırken özürlü, eski hükümlü olan ve iş akdi feshedilmeyenler için tescil talebinde bulunulması halinde gerekli belgelerine istinaden Kurumca özürlü, eski hükümlü olarak tescilleri yapılır.
Kur’a usulü
MADDE 15 – (1) Kamu kurum ve kuruluşlarınca, ilköğretim ve altı eğitim düzeyinde istihdam edilecek işçiler için talep koşullarına durumu uygun başvuranlardan Kurumun gönderdiği listeler esas alınmak suretiyle talep sayısının iki katını geçmeyecek şekilde noter huzurunda kur’a çekimi yapılır. Bu taleplere eğitim durumlarına bakılmaksızın ruhsal ve zihinsel özürlüler de istemeleri halinde gönderilir. Kur’a sonrası kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak sözlü sınav/mülakatla ataması yapılacaklar belirlenir. Kamu kurum ve kuruluşlarının talebi halinde merkezi sınav kapsamında olup da merkezi sınava giren veya girmeyenler de eğitim düzeyi dışındaki talep koşullarını taşımaları halinde kur’aya tabi işgücü talebine müracaat edebilirler.
(2) Bakanlar Kurulu Kararıyla öncelikli gönderme ve/veya işe alınma hakkına sahip bulunanlar durumu talep şartlarına uygun olanlar da aynı süre içerisinde açık iş sayısının iki katını geçmeyecek sayıda ve sıradan olmak üzere isim ve adresleri ile durumlarına ilişkin açıklayıcı bilgilerle birlikte liste halinde kamu kurum ve kuruluşuna bildirilir. Kur’aya katılacakların listesi ile birlikte yetkili il/şube müdürlüğü tarafından talep sahibi kamu kurum ve kuruluşuna sözlü sınav/mülakat yapılmak üzere gönderilir.
(3) Bu kapsamda bulunan ve talep koşullarına durumu uygun başvuranlardan Kurumca gönderilenler, önceden ilan edilen gün, saat ve adreste noter huzurunda kur’a çekimine tabi tutulurlar. Adaylar istemeleri halinde kur’a çekimini izleyebilirler. Gerçekleştirilen kur’a çekimi sonucunda her açık iş için iki kişi belirlenir. Kur’a sonrası açık iş sayısının iki katı oranında belirlenenler ile öncelikli olarak gönderilenler arasından, kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak sözlü sınav/mülakat sonrası asil ve yedek olarak ataması yapılacaklar belirlenir. Bu şekilde belirlenenler Yönetmeliğin 12 nci maddenin 5 inci fıkrasında belirtilen komisyon tarafından yapılacak sözlü sınav/mülakata alınırlar. Sözlü sınav/mülakat sonunda işin gereklerini yerine getirebilecek niteliklere sahip oldukları belirlenenler işe alınırlar. Sözlü sınav/mülakatta ayrıca, işe alınacak işçi sayısının yarısını geçmeyecek sayıda yedek liste oluşturulur. Kur’a ile ilgili olarak noterin düzenlediği belgenin bir nüshası işe alınacak işçinin özlük dosyasında muhafaza edilir.
Sözlü sınav/mülakata ilişkin istisnalar
MADDE 16 – (1) Bu Yönetmeliğin 12 ve 15 inci maddelerine göre Kurum tarafından gönderilecek iş arayan sayısı, talepte belirtilen açık iş sayısından az veya bu sayı kadar ise gönderilenler herhangi bir kur’a, sözlü sınav/mülakata tabi tutulmaksızın işe alınırlar.
İkinci gönderme yapılamayacağı
MADDE 17 – (1) 12 nci ve 15 inci maddeye göre yeterli sayıda gönderme yapılmış olan özürlü ve eski hükümlü talepleri için ikinci kez gönderme yapılması istenemez ve aynı talep koşullarıyla yeniden işgücü talebinde bulunulamaz. Bu durumdaki işveren veya işveren vekiline bu Yönetmeliğin 20 nci maddesinde belirtildiği şekilde cezai işlem uygulanır.
Sınavla İlgili Diğer Hususlar
Sınav geçerlilik süresi
MADDE 18 – (1) Merkezi sınav sonuçları bir sonraki sınava kadar geçerliliğini korur.
Refakatçi bulundurulması
MADDE 19 – (1) Düzenlenecek olan merkezi sınavda ÖSYM’ce, uygulamalı ya da uygulamasız olarak yapılacak sözlü sınav/mülakatta, sınav komisyonunca özür gruplarının özellikleri dikkate alınır ve bu durumları göz önünde bulundurularak bu kişilere refakatçi görevlendirilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
İdari Para Cezaları ve Son Hükümler
İdari para cezaları
MADDE 20 – (1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesine uygun bildirimde bulunmayan veya bildirimde bulunmakla birlikte 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesi gereği kontenjan açığını kapatmayan kamu kurum ve kuruluşları için açık kontenjanın oluştuğu tarihten bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getireceği tarihe kadar, her özürlü ve eski hükümlü açık kontenjanı için her ay itibarıyla, 4857 sayılı Kanununun 108 inci maddesi ile verilen yetkiye dayanılarak Kurum il müdürünce, aynı Kanunun 101 inci maddesinde belirtilen miktarda idari para cezası uygulanır.
(2) Yönetmelik hükümleri çerçevesinde özürlü ve eski hükümlü istihdamı yoluna gitmeyen kamu kurum ve kuruluşları hakkında, Kurum il müdürünce 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine istinaden aynı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen idari para cezası uygulanır.
Yürürlükten kaldırılan yönetmelikler
MADDE 21 – (1) 18/3/2004 tarihli ve 25406 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Olarak İstihdam Edilecek Özürlüler Hakkında Uygulanacak Sınav Yönetmeliği ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Olarak İstihdam Edilecek Eski Hükümlüler Hakkında Uygulanacak Sınav Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 22 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 23 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.
KARAYOLU TAŞIMA YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarihi: 25.02.2004
Resmi Gazete Sayısı: 25384
ALTINCI KISIM
Genel Hükümler
Yolcu Bileti, Taşıma Senedi, Sevk İrsaliyesi ve Bagaj
Yolcu Bileti Madde 48- …………………….. h) (Ek: RG-19/11/2006-26351) 6 yaşın altında olan çocuklar yolcu bileti düzenlenmeksizin kucakta seyahat edebilirler. Bunlar için ayrı koltuk talep edilmesi halinde, bilet ücreti %50 indirimli düzenlenir. ı) (Ek: RG-19/11/2006-26351) 6 yaş ve üzeri tüm yolcuların ayrı koltukta seyahat etmesi zorunlu olup, 6-12 yaş arası çocuklar ile yaş şartı aranmaksızın özürlüler için bilet ücreti % 50 indirimli düzenlenir.
KARAYOLLARI TRAFİK YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarihi: 18.07.1997
Resmi Gazete Sayısı: 23053
Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, can ve mal güvenliği yönünden; karayollarında trafik düzeninin sağlanması ve trafik güvenliğini ilgilendiren hususlarda alınacak tedbirler ile ilgili olarak, Yönetmelikte düzenlenmesi işaret edilen ve gerekli görülen diğer hükümleri ve bunların uygulanmasına ait esas ve usulleri belirlemektir.
İl ve İlçe Trafik Komisyonunun Görev ve Yetkileri
Madde 18- İl ve ilçe Trafik komisyonlarının görev ve yetkileri şunlardır;
……….
d) Gerçek ve tüzel kişiler ile resmi ve özel kurum ve kuruluşlara ait otopark olmaya müsait boş alan, arazi ve arsaları geçici otopark yeri olarak ilan etmek ve bunların sahiplerine veya üçüncü kişilere işletilmesi için izin vermek, izin verilen otoparklar ile karayolu üzerindeki diğer park yerlerinde özürlüler için işaretlerle belirlenmiş bölümler ayrılmasını sağlamak,
Tescil Plakaları
Nitelik ve Ölçüleri
Madde 53- ……….
b) Ölçüleri
4) (Değişik: RG-31/12/2004-25687-3. Mükerrer)
İthaline izin verilen veya ülkemizde imal edilen malul, sakat ve engellilere ait özel tertibatlı araçlar ile sakatlık derecesi %90 ve üzerinde olan malul ve engelliler adına Özel Tüketim Vergisinden muaf olarak tescil edilmiş özel tertibatı olmayan araçlara, örneği EK:12/Z’de gösterilen, üzerinde sakatlara mahsus işaret bulunan plakalardan verilir.
Bu tür araçların trafik kuruluşlarınca tescil işlemlerinin yapılması sırasında;
a) Bizzat kullanım amacıyla malul, sakat ve engelli tarafından ithal edilmiş özel tertibatlı otomobiller ile motosikletlerin tescil belgelerine, “araç sahibi tarafından kullanılması zorunlu olup, ilgili gümrük müdürlüğünün izni olmadan devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır” şeklinde şerh konulur.
Malul, sakat ve engelli tarafından ithal edilen özel tertibatlı minibüslerin tescil belgelerine, araç sahibinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya noterlerce düzenlenmiş iş aktine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, ilgili gümrük müdürlüğünün izni olmadan devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır” şeklinde şerh konulur.
Malul, sakat ve engelli tarafından bizzat kullanmak amacıyla ülkemizden satın alınarak ilk iktisap edilen özel tertibatlı araçların tescil belgelerine, “Araç sahibi tarafından kullanılması zorunlu olup, Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi, özel tertibatının kaldırılması veya değiştirilmesi yasaktır” şeklinde, 2. el araç olarak satın alınmış ise, “Araç sahibinden başkasının kullanması yasaktır.” şeklinde şerh konulur.
b) Özel tertibatı olmayıp, sakatlık derecesi %90 ve üzeri olan malul ve engelliler tarafından Özel Tüketim Vergisinden muaf olarak bizzat ithal edilen yada ülkemizden satın alınan araçların tescil belgelerine, “araç sahibi malul ve engelli kişinin kanuni mümessili ile üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya noterlerce düzenlenmiş iş aktine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, Özel Tüketim Vergisi ödenmeden devri, satışı, hibesi, intifasının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde adken devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi yasaktır” şeklinde şerh konulur. Ayrıca, ithal araçların gümrük şahadetnamelerinde, yukarıda belirtilen şerh dışında varsa diğer şerhler de tescil belgesine işlenir.
Malul ve sakatlar tarafından ithal edilerek getirilen araçların, aynı durumdaki başka bir malul veya sakata devri veya bunların ölümü sonucunda varislerine intikali halinde, bu araçlar gümrük vergisinden muaf olup, devir ve tescil işlemi ilgili gümrük müdürlüğünün iznine bağlıdır. Araç ülkemizden satın alınmış ise ilgili vergi dairesinin izninin alınması gereklidir.
Malul ve sakatlara ait özel tertibatlı araçların her ne sebeple olursa olsun, yönetmelikte izin verilen kişiler dışında başkaları tarafından kullanıldığının tespiti halinde; araç trafikten men edilerek bu hususta düzenlenecek bir tutanakla mer’i mevzuat çerçevesinde işlem yapılmak üzere ilgili gümrük ve maliye birimlerine intikal ettirilir.
Reşit Olmayan Küçükler Adına Araç Tescili Madde 74- (Değişik: RG-31/12/2004-25687-3. Mükerrer)
Zihinsel özürlüler ile reşit olmayan küçüklerin sahibi bulundukları aracın, tescil kuruluşlarında adlarına tescillerinin yapılabilmesi için, ileride doğabilecek hukuki ve cezai sorumlulukları kabul ettiklerine dair, kanuni mümessillerince noterde tanzim ve tasdik edilmiş taahhütnameyi tescil anında vermeleri zorunludur.
Sürücü Belgelerinin Sınıfları
Madde 75- Sürücü belgeleri, Karayollarında sürülecek araçların cins ve gruplarına göre aşağıdaki sınıflara ayrılır.
……..
-“H” Sınıfı Sürücü Belgesi (Hasta ve sakatların kullanabileceği şekilde özel tertibatlı olarak, imal, tadil veya teçhiz edilmiş motosiklet veya otomobil türünden araçları kullanacaklar için),
-“K” Sınıfı Sürücü Belgesi (Sürücü adaylarının alacağı sürücü belgesi sınıfına uyan araçları sürmeyi öğrenmeleri için),
Sürücü Adaylarında Aranacak Şartlar
Madde 76- Sürücü belgesi alacaklarda aşağıdaki şartlar aranır;
a) Yaş şartı
1) A1, A2, F ve H Sınıfı Sürücü Belgesi alacakların 17,
2) B ve G Sınıfı Sürücü Belgesi alacakların 18,
3) (Değişik: RG-02/11/2000-24218) C, D ve E sınıfı sürücü belgesi alacakların 22 (Üniversitelerin sürücü eğitimi veren yüksek okulları ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin askeri ihtisas görevleri için subay ve astsubay sınıf okullarında ve uzman jandarma okullarında açılan sürücü eğitimi kurslarından mezun olanlarda bu şart aranmaz),
Yaşını bitirmiş olmaları,
b) Öğrenim şartları
F,G ve H Sınıfı Sürücü Belgesi alacak olanların ilkokulu, diğerlerinin en az ortaokulu veya 8 yıllık temel eğitimi bitirmiş bulunmaları,
c) Sağlık şartları
Bu Yönetmelikte belirtilen hükümlere uygun olarak beden ve ruh sağlığı bakımından sürücülük yapmalarına engel durumlarının bulunmadığını sağlık raporu ile belgelendirilmiş olmaları,
d) Eğitim ve sınav şartı
Sürücü kursuna katılmış ve yapılan sınavları da başararak sertifika almış olmaları,
………..
Mecburidir.
Araçların Sürülmesinde Yetki Durumu
Madde 85- Araçlar; cins veya grubu için geçerli olan sürücü belgeleri ile sürülür.
Ancak bunlardan; A1, F, G, ve H Sınıfı Sürücü Belgeleri ile yalnız kendi sınıflarındaki araçlar,
- A2 Sınıfı Sürücü Belgesi ile A1,
- B Sınıfı Sürücü Belgesi ile F,
- C Sınıfı Sürücü Belgesi ile B ve F,
- D Sınıfı Sürücü Belgesi ile C, B ve F ,
- E Sınıfı Sürücü Belgesi ile B, C, ve F
sınıfı sürücü belgeleri ile kullanılan araçlar da sürülebilir.
Çocuk, Özürlü, Hasta ve Sakat Taşıtları, Gözleri Görmeyen Yayalar, Yürüyüş Kolları
Madde 149- Karayolları Trafik Kanunu ve bu Yönetmelik açısından;
a) Çocuk ve özürlülerin motorsuz taşıtlarının sürücüleri hakkında, yayalarla ilgili hükümler uygulanır.
b) Gözleri görmeyenlerden;
1) Beyaz baston taşıyan,
2) Kollarında 3 siyah yuvarlaklı sarı bant bulunan,
3) Bir yayanın veya bir köpeğin yardımı ile yürüyen,
kişilerin taşıt yolu üzerinde bulunmaları halinde, bütün sürücülerin yavaşlamaları, gerektiğinde durmaları ve yardımcı olmaları mecburidir.
c) Yetkili veya görevli kişilerin yönetimindeki yürüyüş kolları arasından geçmek yasaktır.
KORUMALI İŞYERLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi:30.05.2006
Resmi Gazete Sayısı : 26183
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, normal işgücü piyasasına kazandırılmaları güç olan özürlüler için açılacak olan gerekli teknik donanımı devletçe sağlanacak olan işyerlerinin korumalı işyeri statüsü kazanması, işleyişi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
(2) Bu Yönetmelik, normal işgücü piyasasına kazandırılmaları güç olan özürlüler için mesleki rehabilitasyon ve istihdam oluşturmak amacıyla gerçek ve tüzel kişilerce açılan ve açılacak olan işyerlerini kapsar.
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 14 üncü maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) İl Müdürlüğü: Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüğünü, b) İşveren: Sahip olduğu işyeri için korumalı işyeri statüsü almak üzere Kuruma başvuruda bulunan gerçek veya tüzel kişiyi, c) Komisyon: İllerde Valilik bünyesinde, Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve gerekli hallerde Valilikçe görevlendirilen kamu kurum ve kuruluşları temsilcilerinden oluşan, sekreteryası Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından yürütülen ve çalışma usul ve esasları Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından belirlenecek olan komisyonu, ç) Korumalı işyeri: Normal işgücü piyasasına kazandırılmaları güç olan özürlüler için mesleki rehabilitasyon ve istihdam oluşturmak amacıyla, Devlet tarafından ilgili mevzuatta teknik donanımın sağlandığı ve mali yönden desteklendiği, çalışma ortamının özel olarak düzenlendiği işyerini, d) Korumalı işyeri yöneticisi: Korumalı işyerinin işleyişinden sorumlu olan kişiyi
e) Kurum: Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünü,
İKİNCİ BÖLÜM Korumalı İşyeri Statüsünün Kazanılması
Korumalı işyeri statüsü için başvuruda bulunma
MADDE 4 – (1) Çalışan sayısının büyükşehir belediye sınırları içinde en az otuz, büyükşehir belediye sınırları dışında en az onbeş olduğu ve çalışanlarının yüzde yetmişbeşini bu Yönetmeliğin 17 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nitelikleri haiz özürlülerin oluşturduğu işyeri işverenleri korumalı işyeri statüsünün kazanılması için il müdürlüğüne başvuruda bulunur. Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirsiz süreli iş sözleşmesine ve belirli süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür.
(2) Oranların hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür.
Başvuru için istenecek belgeler
MADDE 5 – (1) Korumalı işyeri statüsüne hak kazanmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler, işyerinin üretim faaliyetini veya faaliyetlerini, işyerinde çalışan veya çalışacak toplam işçi sayısını, çalışan veya çalışacak olan özürlülerin sayısını, özür grubunu veya gruplarını, özür oranlarını ve işyerinde yaptığı veya yapacağı işler ile işyerinin adresini belirten dilekçe ile 6 ncı ve 7 nci maddelerde belirtilen belgelerle birlikte İl Müdürlüğüne başvururlar.
İşverenden istenecek belgeler
MADDE 6 – (1) Korumalı işyeri statüsünü kazanmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin temsilcilerinden;
a) Nüfus cüzdanı örneği,
b) Adli sicil kaydı,
c) İkametgah ilmuhaberi,
ç) Tüzel kişilerin göstereceği temsilcinin yetki belgesi,
d) Dernek ve vakıflar için, vakıf senedi veya dernek tüzüğünde amaçlar arasında eğitim ve üretim faaliyetlerinin yer aldığını gösteren belge,
e) Yıllık gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunulan vergi dairesinden alınacak, gelir vergisi, kurumlar vergisi, gelir stopaj vergisi ve katma değer vergisi borcu ile sosyal güvenlik kurumlarından alınacak prim borcu olmadığına dair belge,
f) İşyeri ruhsatı,
istenir.
Korumalı işyerlerinde çalışacaklardan istenecek belgeler
MADDE 7 – (1) Korumalı işyerinde yönetici olarak çalışacak kişiden;
a) Nüfus cüzdanı örneği, b) İkametgah belgesi, c) Adli sicil kaydı, ç) Bulaşıcı bir hastalığı olmadığına dair sağlık raporu, d) Eğitim durumunu gösterir belge,
Taleplerin komisyonca değerlendirilmesi ve korumalı işyeri statüsü düzenlenmesi
MADDE 8 – (1) Korumalı işyeri statüsü almak üzere İl Müdürlüğüne başvuran gerçek veya tüzel kişilerin talepleri en geç otuz gün içerisinde işyerinde gerekli tespit ve inceleme yapmak suretiyle Komisyonca değerlendirilir. Başvurusu yapılanlardan Komisyonca yapılacak değerlendirme sonucunda uygun görülen işyerlerine Valilikçe, Korumalı İşyeri Statüsü Belgesi düzenlenir.
Korumalı İşyerinde Çalıştırılacak Personelin Nitelikleri
Korumalı işyerinde çalıştırılacak personel
MADDE 9 – (1) Korumalı işyerinde; işyeri yöneticisi, eğitici personel, bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde belirlenen sayıdan az olmayacak şekilde özürlü ve diğer personel istihdam edilir.
(2) İşyerinin korumalı işyeri statüsü almasından sonra gerekli teknik destekler Valiliklerde oluşturulan Komisyon tarafından değerlendirilerek, uygun görülmesi durumunda, belli periyotlarda görevlendirilecek personel tarafından yerine getirilir.
Korumalı işyeri personelinin nitelikleri
MADDE 10 – (1) İşyeri personelinin nitelikleri;
a) İşyeri yöneticisi: İş yeri yöneticisi, işyerinin amacına uygun olarak idari, teknik, mali ve diğer işlerinin yürütülmesinden ve bunların düzenli bir biçimde işleyişinden sorumludur. Sosyal çalışmacı, fizyoterapist, psikolog, rehber öğretmen veya psikolojik danışman, özel eğitimci, doktor, sosyolog ve çalışma ekonomisti olanlar ile bu alanlarda yüksek lisans yapanlar işyeri yöneticisi olabilir. Bu özellikleri taşıyan işverenler aynı zamanda işyeri yöneticisi olabilir. Bir kişi birden fazla korumalı işyerinin yöneticisi olamaz ve çalışma saatleri içinde başka bir görevde çalışamaz.
b) Eğitici personel: Mesleki ve teknik eğitim alanında yüksek öğrenim görmüş veya usta öğreticilik yeterliliğini kazanmış olmalıdır.
(2) Ayrıca işyeri kapasitesine göre teknik, idari ve yardımcı personel ile ihtiyaç duyulabilecek diğer meslek elemanları çalıştırılabilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Fiziksel Koşullar ve Donanım
Emniyet ve trafik güvenliği
MADDE 11 – (1) İşyerinin bulunduğu yer, özürlülerin geliş ve gidişlerinde trafik yönünden uygun ve emniyetli olmalıdır. İşyeri tarafından, yararlanıcılar için servisle taşıma hizmeti sağlanmalıdır.
Yangından korunma ve ısıtma
MADDE 12 – (1) İşyerinde yangından korunma için yeterli sayıda yangın söndürme cihazı ve malzemesi ile sesli ve ışıklı alarm sistemi bulunmalı, yangın için gerekli önlemler alınmalıdır. İşyerinin müstakil binada veya çok katlı binaların ikinci veya daha üst katlarında açılması durumunda özürlülerin kullanımına uygun yangın tahliye sistemi bulundurulması zorunludur.
(2) İşyerinde ısıtma kaloriferle yapılır. Ancak bölgesel farklılıklar göz önüne alınarak kalorifer sisteminin olmadığı yerlerde ısıtma, özürlüye risk oluşturmayacak elektrikli araçlarla veya merkezi ısıtma sistemi ile yapılır.
Korumalı işyerinin fiziksel koşulları
MADDE 13 – (1) İşyerinin fiziksel koşulları aşağıdaki özellikleri taşımalıdır:
a) Korumalı işyerinin müstakil bir binada olması tercih nedenidir. Ancak çok katlı bir binada olması halinde, yangın merdiveni ve uygun asansör şartı aranır. Asansör kapısı, genişliği, düğmeler özürlüye uygun olmalıdır. b) Korumalı işyeri rutubetli ortamda olmamalı, gün ışığı almalı ve uygun elektrik ışığı ile aydınlatılmalıdır.
c) Korumalı işyeri tabanı sağlığa zarar vermeyecek, kolay temizlenen bir malzeme ile kaplanmalıdır.
ç) Korumalı işyerinde merdivenlerin genişliği ve yüksekliği iniş ve çıkışlarda kolaylık sağlayacak şekilde olmalı, emniyet korkulukları bulunmalıdır. d) Kapılar geniş olmalı, tekerlekli sandalye kullananlar için girişte ve katlarda rampalar olmalıdır.
e) Atölyeler ve diğer bölümlerin arası duvarla bölünmeli, sesli makin elerin kullanıldığı yerlerde ses geçirmez materyaller tercih edilmelidir f) Değerlendirme bölümü ve sosyal servis için ayrı odalar oluşturulmalıdır. g) İşyerinin tuvaletleri ve duş alanları özürlülerin kullanımına ve standartlarına uygun olmalıdır.
Donanım
MADDE 14 – (1) Korumalı işyerlerinde düzenlenmesi zorunlu olan bölümlerin donanımı için istenecek araç ve gereçler, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesini müteakiben altı ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından çıkarılacak tebliğ ile belirlenir.
Korumalı işyerinin bölümleri
MADDE 15 – (1) Korumalı işyerinin bölümleri aşağıda belirlenen şekilde olmalıdır:
a) Değerlendirme bölümü: Özürlünün; ilgi, yetenek ve becerileri ile işin gereklerinin karşılaştırılarak uygun üretim alanına yönlendirildiği bölümdür. Özürlünün ihtiyaç duyduğu fizyoterapi ve rehabilitasyon hizmetleri de bu bölümde yerine getirilir. Ayrıca bu bölümde korumalı işyerine başlayan özürlüye ön hazırlık programı verilir. Programda; iş güvenliği ve işçi sağlığı eğitimi, ilk yardım eğitimi ve verimlilik eğitimi verilir.
b) Üretim bölümü: Mal veya hizmet üretiminin gerçekleştirildiği ve çalışan özürlülerin yeteneklerinin geliştirildiği bölümdür.
c) Sosyal servis: Çalışan özürlülerin evde, işyerinde ve sosyal çevrelerinde yaşadıkları sorunların çözümünde yardımcı olunarak işe ve işyerine uyumlarının sağlandığı bölümdür. Bu bölümde; özürlülerin resmi ve resmi olmayan kurumlarla etkin bir iletişim kurmalarını sağlamak amacıyla çalışmalar yapılır, bireysel ve grup programları ile danışmanlık hizmetleri verilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM Korumalı İşyerinin İşleyişine İlişkin Esaslar
Korumalı işyerine özürlü kabulü
MADDE 16 – (1) Kuruma kayıtlı ve korumalı işyerinde çalışmak isteyen özürlüler bireysel olarak veya İl Müdürlükleri aracılığı ile işyerlerine başvururlar. İşyeri yöneticisi, işyerinde çalışan diğer personelin de görüşlerini alarak özürlünün uygunluğuna karar verir. İşyeri, bireysel olarak başvuran özürlüleri en geç bir ay içerisinde İl Müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür.
Korumalı işyerlerine kabul edilecek özürlülerde aranacak şartlar ve istenecek belgeler
MADDE 17 – (1) Korumalı işyerinde istihdam edilebilmek için;
a) En az %40 oranında zihinsel, ruhsal-duyusal ve davranışsal özürlü olmak veya diğer özür gruplarından ise %60 ve üzeri özürlü olmak,
b) Kuruma kayıtlı olmak,
c) 15 yaşını bitirmiş olmak,
gerekir.
(2) Kabulde;
a) Nüfus cüzdanı örneği, b) İkametgah belgesi, c) Sağlık Kurulu Raporu, ç) İki adet fotoğraf, d) Varsa eğitim durumunu gösterir belge, istenir.
Korumalı işyerinde çalışan özürlünün işten ayrılması
MADDE 18 – (1) Valilikçe korumalı işyeri statüsü verilen işyerleri, ayda bir Personel Durum Çizelgesini takip eden ayın ilk haftasında düzenleyerek İl Müdürlüğüne gönderir. İşyeri herhangi bir sebeple iş sözleşmesi sona eren özürlü işçinin ayrılış nedenlerini on beş gün içinde İl Müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür.
ALTINCI BÖLÜM
Defter ve belgelerin ibrazı
MADDE 19 – (1) Korumalı işyerleri, denetimler ilgili her türlü bilgiyi vermek ve bu bilgilerin doğruluğunu ispata yarayan defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmek zorundadır.
Korumalı işyerinin yıllık faaliyet raporunu düzenlemesi
MADDE 20 – (1) Korumalı işyeri bir yıllık üretim, istihdam, satış, bağış, yatırım, pazarlama, stok, istihdam ettiği personel gibi faaliyetlerini içeren raporunu her yılın Mart ayı içerinde İl Müdürlüğüne verir.
Korumalı işyeri statüsünün sona erdirilmesi
MADDE 21 – (1) Valilikçe korumalı işyeri statüsü verilen işyerleri, denetim raporları sonucunda belirlenen ve bu Yönetmelikte belirtilen koşulların bir veya birkaçını yerine getirmediği tespit edildiği takdirde İl Müdürlüğü tarafından yazılı olarak uyarılır. Otuz gün içerisinde belirtilen eksiklikleri tamamlamayan işverenlerin korumalı işyeri belgesi Komisyonun görüşü doğrultusunda Valilikçe iptal edilir. İşyeri taşınma, devir, kapanma gibi durumlarını onbeş gün öncesinden İl Müdürlüğüne bildirmek zorundadır.
Komisyon kararlarına itiraz
MADDE 22 – (1) Korumalı işyeri statüsü kazanma talebinin reddi ve iptal kararlarına karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde İl Müdürlüğüne itiraz edilebilir. İtirazlar Komisyonca değerlendirilerek otuz gün içerisinde sonuçlandırılır. İtiraz yoluna başvurulmuş olması ilgililerin yargı yoluna başvurma hakkını ortadan kaldırmaz.
MADDE 23 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 24 – (1) Bu yönetmelik hükümlerini Özürlüler İdaresi Başkanlığının bağlı bulunduğu Bakan, Maliye Bakanı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı birlikte yürütür.
MİLLİ PİYANGO İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
SAYISAL OYUNLAR YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarihi: 25.04.2001 Resmi Gazete Sayısı: 24383
Bayilik Ruhsatı Verilme Şartları
Madde 24 — Bayilik ruhsatı verilmesi;
a) Bayilik ruhsatı verilecek gerçek kişilerin aşağıda belirtilen şartları taşıması gerekir:
1) 18 yaşını bitirmiş veya kazai rüştünü kazanmış olmak,
2) Dolandırıcılık, hırsızlık, zimmet, rüşvet, ihtilas, irtikap, kaçakçılık, sahtekarlık, hileli iflas veya vergi kaçakçılığı nedeni ile hürriyeti bağlayıcı ceza almış veya ağır cezayı gerektiren suçlardan birinden hüküm giymiş olmamak,
3) Akıl hastalığı nedeni ile özürlü bulunmamak, vesayet veya hacir altına alınmamış olmak.
b) Bayilik verilecek işyerlerinin aşağıdaki şartları taşıması gerekir:
1) (Değişik:RG-24/09/2004-25593) Bayilik gerçek ve tüzel kişilere verilebilir. Bu kişilerin bayilik talep ettikleri işyerlerinde en az bir yıldır faaliyet gösterdikleri hususu vergi levhası ve İdarece uygun görülen resmi belgelerle kanıtlanmalıdır.
2) (Değişik:RG-29/07/2002-24830) Sayısal Oyun bayiliği yapılacak işyeri; iş ve insan yoğunluğunun olduğu, tercihan cadde üzerinde veya işlek bir sokakta ya da alışveriş merkezlerinde bulunmalıdır. Ayrıca, işyerinin bulunduğu yerin ticari potansiyeli ve konumu da dikkate alınır.
3) İdarenin görevli personeli tarafından yapılacak işyeri fiili kontrolü sırasında, başvuru belgelerindeki bilgilerin doğru olduğu tespit edilmelidir.
4) (Değişik:RG-29/07/2002-24830) Sayısal Oyun bayilikleri ancak, gazete ve tekel bayilikleri, süpermarket, market, büfeler ile kuruyemiş, kırtasiye, cep telefonu, bilgisayar ve müzik kaseti satan işyerlerine ve sayılan bu işyerlerinde faal olarak sabit Milli Piyango bayiliği yapanlara verilebilir.
c) Bayilik verilmesinde izlenecek yöntem:
1) (Değişik:RG-29/07/2002-24830) Bayilik verilmiş bulunan yerleşim yerlerine ilave bayilik verilmesi: İdare stoklarında bulunan terminal sayısına bağlı olarak yerleşim yerlerine ek bayilik verilebilmesi için o yerde; son dört haftaya ait bayi başına ortalama satış tutarının, aynı şekilde hesaplanacak Türkiye ortalamasının, her bir ilave bayi için en az % 15 üzerinde olması gerekir.
Kur’a ile belirlenenlerden, gerekli koşulları taşımadıkları sonradan tespit edilenler, herhangi bir hak iddia edemezler. Kur’a çekilişine ilişkin esaslar İdare tarafından belirlenerek uygun şekilde duyurulur.
2) (Değişik:RG-29/07/2002-24830) Yeni yerleşim yerlerine ilk bayilik verilmesi: Diğer koşulları taşıyan ve en az üç yıldır faal olarak sabit Milli Piyango bayiliği yapmakta olanlara öncelikle kur’asız bayilik verilebilir. Bunların dışında da bayilik verilecek olması halinde, koşulları taşıyan başvuru sahipleri arasından kur’a ile yeteri kadar bayi belirlenir.
3) (Değişik:RG-22/03/2005-25763) İdarece, yerleşim yerlerinde bayilik verme ihtiyacının bulunması halinde başbayiler ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun değişik 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılanlara bir yıldır faaliyet gösteriyor olma şartı aranmaksızın ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre çalışma gücünün en az yüzdekırk (%40) ını kaybetmiş olanlardan bu maddedeki diğer koşulları taşıyan gerçek kişilere kura çekilişine tabi tutulmaksızın öncelik tanınır.
ÖDEME GÜCÜ OLMAYAN VATANDAŞLARIN TEDAVİ GİDERLERİNİN DEVLET TARAFINDAN KARŞILANMASI VE YEŞİL KART UYGULAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarihi: 13.08.1992
Resmi Gazete Sayısı: 21314
Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Deyimler
Madde l – Bu Yönetmeliğin amacı; 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun’dan yararlanmak üzere başvuran Türk vatandaşlarının aylık gelir veya gelir paylarının belirlenmesi, bu başvuruların değerlendirilmesi ve karara bağlanması, Yeşil Kartın şekli, hak sahiplerine dağıtılması, Yeşil Kart sahiplerinin sağlık kurumlarına şevki ve bunlara tedavi hizmeti verilmesi, bu konularda kullanılacak belgelerin şekil ve içeriği, Yeşil Kart uygulaması ile sağlanan tedavi hizmetlerinin bedellerinin ödenmesi hakkındaki usul ve esasları ve zikredilen Kanun’un uygulanması ile ilgili diğer hususları düzenlemektir.
Madde 2 – (Değişik: RG 22/12/2004 – 25678)
Bu Yönetmelik;
a) Hiçbir sosyal güvenlik kurumunun güvencesi altında bulunmayan, Türkiye’de ika-met eden, Kanun ve bu Yönetmelik ile öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde belirlenecek aylık geliri veya hane içindeki gelir payı 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre tespit edilen asgari ücretin, eşi gelir getirici bir işte çalışmayan, evli ve bir çocuklu bir mükellefin ödemesi gereken en düşük gelir vergisi ve sosyal sigorta primi düşüldükten sonra geriye kalan miktarının 1/3′ünden (Bakanlar Kurulu’nca artırılması halinde belirlenen oranından) az olan Türk vatandaşlarının tespitine dair hususları,
b) Yukarıdaki (a) bendinde belirtilenlerin Türkiye’deki yataklı tedavi kurumlarında yatarak görecekleri tedavi hizmetlerini ve bu hizmetler için yapılacak her türlü masrafların ödenmesi ile ilgili usûl ve esasları,
c) Türkiye’deki birinci, ikinci ve üçüncü basamak tedavi kurumlarında ayakta tedavi kapsamında görecekleri muayene, tetkik, tahlil, pansuman, diş çekimi, diş protez, gözlük hizmetleri ve ilaç bedellerinin ödenmesi ile ilgili usûl ve esasları,
d) Doksan günün aşılmaması kaydıyla yeşil kart hamili anne ve/veya babanın yeni doğan bebeğinin yeşil kart çıkarılıncaya kadar, acil tıbbî müdahale ve tedavi gerektiren ve annenin doğum yaptığı hastanedeki tedavi giderleri ile sevk edildikleri sağlık kurum ve kuruluşlarında uygulanan yatarak ve ayakta tedavileri ve bunların bedellerinin ödenmesi ile ilgili usûl ve esasları,
e) Doksan günün aşılmaması kaydıyla acil tıbbi müdahale ve tedavi gerektirdiği için hastaneye yatırılan hastaların yeşil kart çıkarılıncaya kadar hastanede yapılan tüm masraflarının karşılanması ile ilgili usûl ve esasları,
f) Söz konusu tedavi hizmetlerini verecek olan yurt içindeki kurum ve kuruluşları
kapsar.
Kanunlar ile veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulmuş sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında olup, sağlık yardımlarından yararlananlar veya yararlanması gerekenler, buralardan gelir ve aylık almakta olanlar ve bunların hak sahipleri gibi, herhangi bir sağlık güvencesi olanlara bağımlı olarak sağlık hizmetlerinden yararlananlar veya yararlanması gerektiği halde bu hakkını kullanmayanlar, silah altında bulunanlar, sağlık güvencesi olan yüksek öğrenim öğrencileri, Türk Vatandaşı olmayanlar ile yurt dışında görülen tedavi hizmetleri hakkında, bu Yönetmelik hükümleri uygulanmaz.
Madde 3 – Bu Yönetmelik, 18.6.1992 tarih ve 3816 sayılı ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun’un 12 nci maddesi uyarınca hazırlanmıştır.
Tanımlar ve Deyimler
Madde 4 – Aksi belirtilmedikçe, bu Yönetmelikte geçen deyimlerden;
a) Kanun: 18.6.1992 tarih ve 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun’u,
b) Bakanlık: Sağlık Bakanlığı’nı,
c) Yeşil Kart: Kanun gereğince verilecek olan ve şekil ve içeriği bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde belirtilen sağlık kartını,
d) Kurul: Yeşil Kart talep edenin ikametgâhına göre, bu talebi karara bağlayacak olan il veya ilçe idare kurulunu,
e) Hane halkı: Sosyal teamüllere göre, mutad olarak, bir hane reisinin geçindirme sorumluluğu altında ve aynı hanede belirli bir ortak geliri bölüşerek yaşayan ve hane halkı reisi ile aralarında üçüncü dereceye kadar (bu derece de dahil) kan hısımlığı veya sıhri hısımlık bağı bulunan kimselerden meydana gelen topluluğu,
f ) Hane halkı reisi: Sosyal teamüllere göre, hane halkının geçimine önderlik eden ve bundan sorumlu olan kimseyi, ifade eder.
g) (Ek: RG 22/12/2004 – 25678) Birinci Basamak Sağlık Tesisi: Sağlık ocağı, verem savaş dispanseri, ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi, sağlık merkezi, Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık istasyonu ve dispanseri ile aynı kapsamda hizmet veren Belediyeler ile diğer resmi sağlık kurumlarını,
h) (Ek: RG 22/12/2004 – 25678) İkinci Basamak Sağlık Tesisi: Eğitim ve araştırma hastanesi olmayan Devlet hastaneleri, özel dal hastaneleri, Sosyal Sigortalar Kurumu hastaneleri, belediyeler ile diğer resmi kurum hastaneleri ve tıp merkezlerini,
i) (Ek: RG 22/12/2004 – 25678) Üçüncü Basamak Sağlık Tesisi: Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri, özel dal eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerini,
Başvuru, Değerlendirme, Yeşil Kartın Verilişi ve Kayıt işlemleri Başvuru
Madde 5 – Kanun’dan yararlanmak isteyenler: şekli ekte (EK: I) gösterilen Yeşil Kart Başvuru ve Bilgi Formu’nu doldurup imzalayarak, ikametgâhları merkez ilçede ise valiliğe, diğer ilerlerde ise kaymakamlığa başvururlar.
Aynı hane halkından Yeşil Kart talep edenlerin aynı Form ile başvuruda bulunmaları asıldır.
Aynı hanede yaşayanlardan biri veya birkaçı Yeşil Kart talep etmemiş olsa bile, hane halkının tamamı Form’da gösterilir.
Başvuru, velayet veya vesayet altında bulunan kimseleri de kapsıyorsa, bu kişiler adına kanuni temsilci olarak başvuruda bulunulduğu belirtilir.
Aynı Form ile yapılan Yeşil Kart talepleri, hane halkından hane halkı reisi dışında kalan reşit kimseleride kapsıyor ise, Form’un beyan, talep ve taahhüdü gösteren bölümü,isimleri ayrı ayrı gösterilerek bunlar tarafından da imzalanır.
Başvurular, şekli ekte (EK: II) gösterilen Yeşil Kart Uygulaması Kayıt Defterine işlenir.Aynı hanede yaşayan reşit kimselerin başvuruları ayrı ayrı yapılmış olsa bile aynı hane için tek bir numara verilerek ve Yeşil Kart ile ilgili bütün işlem ve yazışmaları ihtiva eden bir Yeşil Kart Bilgi ve işlem Dosyası açılarak, aynı hane halkından başvuruda bulunanların işlemleri birlikte yürütülür.
Valilik veya kaymakamlık, başvuru işlemlerinin düzenli yürütülmesi ve bu konuda 20 nci madde uyarınca bir bilgi işlem sistemi kurulması bakımından, gerekli kayıtları tutar. Aynı haneden yeni başvurular olduğu takdirde; bu başvurular, ilk başvuru üzerine açılan işlem dosyası ile birleştirilir.
Başvuru ve Bilgi Formu
Madde 6 – Yeşil Kart Başvuru ve Bilgi Formu’ nda;
a) Başvuruda bulunanın adı, soyadı, yaşadığı hanenin adresi, imzası, başvuru tarihi,
b) Başvuru kapsamına giren velayet ve vesayet altındaki kimselerin ad ve soyadları,
c) Hane halkı bildirimi,
d) Hane halkı sosyal güvenlik durumu bildirimi,
e) Hane halkı gelir ve mali durum bildirimi,
f) Başvuranın, beyan ettiği hususların doğru olduğuna, aksi takdirde Kanun’un 10 uncu maddesindeki ceza hükümlerinin uygulanmasının yanı sıra yersiz yapılan giderlerin iki mislini ödeyeceğine ilişkin beyan ve taahhüdü,
g) Verilen bilgilerin doğruluğu hususunda muhtarlık, nüfus müdürlüğü, defterdarlık veya mal müdürlüğü, tapu sicil müdürlüğü, belediye başkanlığı ve kurul tarafından gerekli görülen hallerde yapılacak araştırmalara esas olmak üzere emniyet müdürlüğü veya jandarma teşkilatı üst yetkililerinin ve diğer kurum ve kuruluşların tasdikleri,
h) Yeşil Kart verilip verilmemesi hususundaki kurul kararına ilişkin valilik veya kaymakamlık onayı,
İ) Yeşil Kart verildiğinde teslim alan aile ferdinin adı, soyadı, imzası ve teslim tarihi,
Bulunur.
Bu Form’un;
a) Hane Halkı Bildirimi Bölümü’nde: Başvuruda bulunan kimse veya kimseler ile hane halkı reisinin ve aynı hanede yaşayan diğer kişilerin adı, soyadı, ana ve baba adları, doğum yerleri ve yılları, nüfusa kayıtlı oldukları yer, hane halkı reisine yakınlık dereceleri, iş veya meslekleri, sosyal güvenceleri mevcut ise kurum ve sicil numaraları,
b) Gelir ve Mali Durum Bildirimi Bölümü’nde: Hane halkı fertlerinin her birine ait net gelir, gelir kaynağı, paraya çevrilebilen menkul kıymet ve değeri, gayrimenkullerin cinsi, tapuya kayıtlı olduğu yer, ada, pafta ve parsel numarası, yüzölçümü ve vergi değeri, hane halkının Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından yardım alıp almadıkları, almakta iseler kimlere ne tür ve tutarda yardım yapıldığı,
belirtilir.
Başvuru Üzerine Yapılacak ön İşlemler
Madde 7 – Kanun’dan yararlanmak üzere valilik veya kaymakamlığa ilk olarak başvuranların Yeşil Kart Başvuru ve Bilgi Formları, muhtarlıklara, nüfus müdürlüğüne, defterdarlık veya malmüdürlüğüne, tapu sicil müdürlüğüne, belediye başkanlığına ve gerekli görülen hallerde emniyet veya jandarma teşkilatı ile diğer kurum ve kuruluşlara havale edilir.
Hane halkı bildirimi, hane halkına mensup olarak beyan edilen kimselerin aynı hanede mutad olarak yaşayıp yaşamadıkları bakımından, öncelikle ilgili muhtarlıkça tasdik edilir. Hane halkındaki değişiklikler de, en kısa zamanda muhtarlık tarafından valilik veya kaymakamlığa bildirilir.
Yeşil Kart talebinde bulunan kimsenin kayıtlı bulunduğu nüfus idaresince; Yeşil Kart Başvuru ve Bilgi Formu’nda beyan edilen ve hane halkı reisinin aynı hane içinde yaşayan ana, baba, eş, çocuk ve kardeşleri ile Üçüncü dereceye kadar (bu derece de dahil) kan ve sihri hısımlarını gösterecek şekilde vukuatlı nüfus kayıt örneği tanzim edilir, ilgili, kayıtlı bulunduğu haneye başka yerden nakil sureti ile gelmiş ise, çıkarılacak kayıtta geldiği yer de belirtilir. Vukuatlı nüfus kayıt örneği, Yeşil Kart Başvuru ve Bilgi Formu’na eklenir. Vukuatlı nüfus kaydı örneği, nüfus idaresinden başvuru sahibi tarafından da talep edilerek Form’a eklenebilir.
Defterdarlık veya malmüdürlüğü, Başvuru ve Bilgi Formu ile beyan edilen hususların doğru olup olmadığı ve Form’da beyan edilen kimselerin vergi ve gayrimenkul kayıtlarına göre başkaca gelirlerinin bulunup bulunmadığı hususlarını inceleyip vergi değeri ve gelir durumu konularında gerekli açıklamalarda bulunarak bunları tasdik eder.
Tapu sicil müdürlüğü ve belediye başkanlığınca, Form’da beyan edilen hususların doğru olup olmadığı ve beyan edilen kimseler ile ilgili tapu sicil kayıtlarına göre başkaca gayri- menkullerinin bulunup bulunmadığı hususları ile bunların yer, cins, yüzölçümü, ada, pafta ve parsel numaraları, bunlar üzerindeki hisse durumları, tahmini bedelleri ve getirebilecekleri gelirler açıklanarak tasdik edilir.
Yeşil Kart talep ederken ikamet ettikleri yerden başka yerlerde de Kanun’un 4 üncü ve bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde öngörülen türlerden gelir kaynağı bulunduğu anlaşılanların durumları hakkında, bu yerlerdeki kurum ve kuruluşlardan en süratli şekilde bilgi istenmek suretiyle yukarıdaki fıkralarda belirtilen işlemler yapılır.
Gerekli görülen hallerde, emniyet ve jandarma teşkilatı, Yeşil Kart Başvuru ve bilgi Formu ile beyan edilen hanenin ve hane halkının durumunu araştırarak, sosyal yaşantı düzeyi ve kayıtlarda görülmeyen ekonomik ve mali durumları hakkındaki tespitlerini Form’da göstermek suretiyle Kurul’a bildirir.
Kurul tarafından Yeşil Kart talep edenler hakkında bilgi vermesi istenilen kurum ve kuruluşlarda, Kanun’un 7 nci maddesi uyarınca, istenilen hususlardaki açıklayıcı bilgileri vermek zorundadırlar.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen işlemler, gecikmeye mahal verilmeden, mümkün olan en kısa sürede ve başvuruyu takiben en geç 15 iş günü içinde tamamlanır.
Başvurular, Yeşil Kart Başvuru ve Bilgi Formu’nda verilen bilgilerin doğruluğuna ilişkin onay işlemlerinden sonra, görüşülmek üzere Kurul’a sevk edilir.
Başvuruların Kurul’da Görüşülmesinin Usulü
Madde 8 — Kurullar, Kanun’dan yararlanmak isteyenlerin başvurularını en az ayda bir defa görüşürler.
Kurullar; taleplerin sağlıklı olarak değerlendirilebilmesi için, Kanun’un 7 nci maddesi uyarınca, Yeşil Kart almak isteyenlerin ve aynı hane halkının durumlarını, sosyal güvenlik kuruluşları, tarım kredi ve satış kooperatifleri, bankalar, kanunla kurulmuş meslek teşekkülleri ve diğer resmi ve Özel kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge isleyerek araştırabilirler. Kurullar, başvuru sahiplerinin ikamet ettikleri köy veya mahallelerin muhtarlarını, kurul toplantılarına çağırarak da gerekli bilgileri alabilirler.
Değerlendirme ve Yeşil Kartın Verilmesi
Madde 9 — Kurullar; Kanun’dan yararlanmak isteyenlerin başvuruları ile ilgili araştırma ve incelemeler üzerine, aynı hanede yaşayanların ücret veya yevmiye gibi hizmet karşılığı olan gelirleri, tarım gelirleri, menkul veya gayrimenkul kirası, faiz ve temettü gelirleri ile Devlet’ten, özel teşebbüslerden veya başka kişi ve kuruluşlardan elde edilen transfer ve hibe niteliğindeki nakdi gelirlerinin ve bu türlerden ayni gelirlerinin yıllık net toplamının 1/12′inin hane halkı sayısına bölünmesi suretiyle her bir kişinin hane içindeki aylık net gelir payını belirler.
Hane halkı gelirinin hesaplanmasında ve hane halkından her bir kişinin gelir payının belirlenmesinde, sosyal güvencesi olanların yıllık net gelirleri de göz önünde tutulur.
Sosyal teamüller gereğince belge ve ispatı mümkün veya teamülden olmayan gelirler, talep sahibi tarafından beyan edilmedikçe, hesaplama sırasında nazara alınmaz.
Hesaplanan gelir payları, (Değişik İbare: RG 22/12/2004 – 25678) 4857 sayılı İş Kanununa göre sanayide çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen yürürlükteki asgari Ücretin, eşi gelir getirici bir işte çalışmayan, evli ve bir çocuklu bir mükellefin ödemesi gereken en düşük gelir vergisi ve sosyal sigorta primi düşüldükten sonra geriye kalan miktarının 1/3 ünden (Bakanlar Kurulu’nca artırılması halinde belirtilen oranından) az olduğu takdirde, o hanede yaşayan ve sağlık güvencesi bulunmayan talep sahiplerine Yeşil Kart verilmesi kararlaştırılır.
Kurul’un bu kararı üzerine, valilik veya kaymakamlıkça hak sahiplerinin sağlık kurum ve kuruluşlarına başvurularında kullanılmak üzere tanzim edilen Yeşil Kartları ve Yeşil Kart Sağlık Cüzdanları imza karşılığında verilir.
Kayıp veya zayi edilmesi halinde yahut sevk zincirinin değişmesini gerektiren hallerde, Yeşil Kart ve Yeşil Kart Sağlık Cüzdanı, ilgililerin talebi üzerine, Yeşil Kart Uygulaması Kayıt Defteri ve Yeşil Kart Bilgi ve işlem Dosyasındaki bilgiler esas alınarak, tekrar verilir. Verilen sağlık hizmetleri sebebiyle sayfalarının tükenmesi halinde, Yeşil Kart’ın ibrazı ve Cüzdan’ın geri verilmesi şartı ile, yeniden verilmiş olduğu Cüzdan’ın fotoğraflı sayfasına içlenerek ve ilgilinin Yeşil Kart numarası aynen korunarak yeni Cüzdan tanzim edilir.
(Ek: RG 13/6/2003–25137) Yeşil Kart verilmesi uygun görülmeyen başvuru sahiplerine bu karar gerekçeleri ile bildirilir.
Kurul Kararlarının Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına Bildirilmesi
Madde 10 – Kendilerine Yeşil Kart verilenler ve haklarında alınan kararlar, 3816 sayılı Kanun’un, kapsam dışında kalan sağlık hizmetlerinin ücret ve bedellerinin 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümleri uygulanarak ödenmesine devam edilmesini öngören 11 inci maddesi uyarınca işlem yapılmasına esas olmak üzere, kurullar tarafından mahallin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına bildirirler.
Yeşil Kart Sahiplerinin Nüfus Kayıt işlemleri
Madde 11- Kendilerine Yeşil Kart verilenler, valilik veya kaymakamlık tarafından kayıtlı bulundukları nüfus idaresine bildirilir ve nüfus idaresince kaydedilirler. Bunlardan, nüfus kaydını bilahare başka yere nakledenler, nüfus idaresince valilik veya kaymakamlığa derhal, bildirilirler.
(Değişik: RG 13/6/2003-25137) Yeşil Kart verilen kimsenin ölümü, boşanması, evlenmesi veya vatandaşlık hakkının sona ermesi halinde de, ilgili nüfus idaresi, bu değişiklikleri Yeşil Kartın verildiği valilik veya kaymakamlığa bildirmek zorundadır.
Yeşil Kart Uygulaması Kayıt Defteri
Madde 12 — Yeşil Kart talebinde bulunanların kayıtlarının yapılması için tutulacak olan Yeşil Kart Uygulaması Kayıt Defterinde; başvuru sıra numarası ve tarihi, Yeşil Kart almak üzere başvuran kimselerin soyadı, adı, baba adı, doğum yeri ve yılı nüfus cüzdanının serisi ve numarası, ikametgâh adresi, verilmiş ise Yeşil Kartın numarası, Yeşil Kart evrak numarası ve Yeşil Kartın verildiğini belgeleyen imza bulunur. Yeşil Kart verilmeyenlerin son üç hanesine, kırmızı kalem ile “RED” yazılır.
Yeşil Kartın Şekil ve içeriği
Madde 13 — (Değişik: RG 13/6/2003-25137) Yeşil Kart (EK III-3) 11.4 cm x 16.2 cm ebadında olup ön yüzünde kart sahibinin fotoğrafı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, soyadı, adı, nüfus cüzdanı seri nosu, baba adı, doğum yeri ve doğum tarihi, adresi, organ bağışı, kan grubu, il, ilçe ve kişi kodu ile sevk zincirindeki sırayı takip etmeyen başvurularda Yeşil Kartın geçerli olmayacağına dair ibare, arka yüzünde EK:III-4 sevk zinciri içinde başvurulacak sağlık kuruluşları; sağlık ocağı, ilçe devlet hastanesi, il devlet hastanesi, düzenlendiği il, ilçe, düzenleme tarihi, imza ve mühür yapılacağı sütunlar yer alır.
Organ ve doku alınmasına muvafakat edenlerden, Yeşil Kart için başvuru ve Kart verilmesi işlemleri sırasında, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun’a göre geçerli bir belge alınarak, Yeşil Kart Bilgi ve işlem Dosyasında saklanır ve bilgi işlem sisteminde de kayda alınır.
Yeşil Kart Sağlık Cüzdanı
Madde 14 —(Değişik: RG 13/6/2003-25137)
Sağlık cüzdanı 11.4 cm x16.2 cm ebadında karton kapak dışında kendinden kopyalı 50 sayfadan oluşur. Sağlık cüzdanının ön kapağında EK:III-1 Yeşil Kart logosu ön kapak iç yüzünde EK:III-2 vize işlemlerinin yapıldığını gösterir bölümler yer alır.
Cüzdanın 1-50 nci sayfalarında; EK:III-5 sayfa no, Yeşil Kart sahibine sunulan sağlık hizmeti sırasında sağlık kurum veya kuruluşunun yetkili hekimi tarafından doldurulmak üzere muayenenin tarih ve protokol numarasını, hekimin adı, soyadı ve diploma numarasını, hastanın adı soyadı, sağlık kurumunun adı, tanı, yapılan tetkik ve tedavi, ilaç, protez ve diğer iyileştirme araçları, karar, imza ve mühür, ilaçları alanın adı soyadı ile yapılan tetkik, tedavi ve verilen bütün ilaç, protez ve diğer iyileştirme araçlarının okunaklı olarak yazılmasının gerektiğine dair ibare bulunur.
13 üncü maddede tarif edilen kart ön kapaktan sonra gelmek üzere sağlık cüzdanı ile birleştirilir ve Yeşil Kart ve Sağlık Cüzdanı’nın bütün sayfalarında 1 den 50 ye kadar olan sayfa numarası ve seri numarası yer alır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Sağlık Kuruluşlarına Başvuru ve Hizmet Bedellerinin Karşılanması
Sağlık Kuruluşlarına Başvuru ve Sevk Madde 15 — (Değişik: RG 17/3/2004 – 25405) Yeşil Kart ve sağlık cüzdanı sahipleri, Yeşil Kart verilmesine esas alınan ikamet yerlerinde;
a) (Degişik: RG 22/12/2004 – 25678) Sağlık Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Belediyeler ile diğer resmi kurumlara ait birinci basamak sağlık tesislerine doğrudan,
b) Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Sigortalar Kurumuna ait ikinci basamak sağlık tesislerine birinci basamak sağlık tesislerinden sevkle veya doğrudan,
c) Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Sigortalar Kurumuna ait üçüncü basamak sağlık tesislerine birinci veya ikinci basamak sağlık tesislerinden sevkle veya doğrudan,
başvurabilirler.
İkamet yerleri dışında rahatsızlanmaları halinde yine bulundukları mahalde yukarıdaki esaslara uymak kaydıyla kart sahiplerine sağlık hizmeti verilir.
(Değişik: RG 22/12/2004 – 25678) Tıbbi gerekliliğe bağlı olarak gerektiğinde yeşil kart ve sağlık cüzdanı sahipleri tedavisinin devam ettiği ikinci veya üçüncü basamak sağlık tesisinden en yakın üniversite hastaneleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık tesislerine sevk edilir. Sosyal Sigortalar Kurumu, Belediyeler ve diğer resmi kurum hastanelerinde tedavi gören ancak bu madde hükmü gereği üniversite hastanesine sevki gereken yeşil kartlı kimsenin sevki, bu kurum hastanelerince hazırlanacak hasta epikrizindeki gerekliliğe göre en yakın Devlet Hastanesi tarafından sevk işlemi yapılacaktır.”
(Değişik: RG 22/12/2004 – 25678) Acil hallerde, sevk zinciri dışında (Sosyal Sigortalar Kurumu hastaneleri sevk zinciri kapsamındadır) üniversiteler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait hastanelere başvurulabilir. Ancak, sağlık hizmeti bedellerinin Kanuna ve bu Yönetmeliğe göre ödenebilmesi için, acil halin varlığının başvurulan sağlık tesisinin yetkili hekimince kabul edilmesi ve durumun sevk zinciri kapsamında olan Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık tesisleri hariç olmak üzere, başvuru yapılan sağlık tesisi tarafından başvuru tarihi dahil olmak kaydıyla en geç 5 (beş) iş günü içinde en yakın Devlet hastanesine bildirilmesi suretiyle konsültasyon için hekim çağrılması ve tedaviye burada devam edilmesinin konsültan hekimce uygun görülmüş olması gerekir.
(Değişik: RG 22/12/2004 – 25678) Tıbbi gerekliliğe bağlı olarak gerektiğinde yeşil kart ve sağlık cüzdanı sahipleri tedavisinin devam ettiği ikinci veya üçüncü basamak sağlık kuruluşundan en yakın üniversite hastaneleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kurumlarına sevk edilir.
Belgelendirilmesi şartıyla sürekli hastane tedavisi gerektiren hastalar ile hastanelerden tedavi ve kontrol için çağrılı olanlar, çağrılı oldukları hastaneye (Devlete ait üniversite hastaneleri dahil) çağrı evrakı ile başvurabilirler.
Yesil Kart Sahiplerine Verilen Hizmetler için Fatura Tanzimi
Madde 16 – Yeşil Kart sahiplerine, 15 inci maddeye uygun olarak, sevk zinciri içeri- sinde veya acil hallerde bu sıraya uyulmaksızın hizmet veren sağlık kurum ve kuruluşları gerektiğinde eğitim hastaneleri veya il Devlet hastaneleri tarafından sevk edildikleri üniversıte hastaneleri ile diğer resmi sağlık kurum ve kuruluşları, sundukları sağlık hizmetleri için, ekte (EK: V) gösterilen şekle uygun fatura tanzim ederler.
Hastaneler; Yeşil Kart sahiplerine verecekleri yataklı tedavi hizmetleri için gerekli olan tetkik, tedavi ve ameliyatlarda kullanılan her türlü sarf malzemelerini, kalp pili, sun’i damar, kalp kapağı, çivi, kanül, plastik maddeler, plaklar, her çeşit şant, greft, ortez, protezler diğerleri gibi) ve ilaçları döner sermaye saymanlıklarınca karşılarlar ve bütün giderlerini faturaya dahil ederler. Bu türden malzeme ve ilaçların alımı ile ilgili reçete ve benzeri belgeli Yeşil Kart sahibine veya yakınlarına verilemez.
Faturalarda; hastanın adı, soyadı, Yeşil Kart Yeşil Kart numarası, yattığı gün sayısı, yatış ve çıkış tarihleri, protokol numarası, resmi sağlık kurum ve kuruluşları için (Değişik İbare: RG 22/12/2004 – 25678) her yıl Maliye Bakanlığınca yayımlanan Bütçe Uygulama Talimatı esaslarına göre günlük yatak ücreti, yatak Ücreti tutarı, refakat ücreti, anestezi, ameliyat, muayene, ilaç, malzeme, laboratuar, röntgen ve fizik tedavi ücret
ve bedelleri ayrı ayrı belirtilerek toplamları gösterilir.
(Değişik: RG 13/6/2003-25137) Yatak ücreti, yukarıdaki fıkrada belirtilen (Değişik İbare: RG 22/12/2004 – 25678) Bütçe Uygulama Talimatının genel yatak odaları ücreti üzerinden fatura edilir. Ancak, hastalığın tedavisi kuvöz, prematüre veya yeni doğan devamlı bakım ve yoğun bakım ünitelerinde yapılmış ise, bu ünitelerde yatılan günler için, bu ünitelere ait yatak ücretleri üzerinden fatura edilir.
Refakatçi ücretinin faturada gösterilebilmesi ve ödenebilmesi için, refakatin gerekli olduğunun yetkili hekimce belirtilip baştabiplikçe tasdiki ve buna dair belgenin faturaya eklenmesi gerekir.
(Mülga Fıkra:31/3/2005-25772)
(Ek: RG 22/12/2004 – 25678) Diş çekimi ve diş protezleri; Sağlık Bakanlığı, Üniversiteler, Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı Diş Hastaneleri, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri ile bu birimlere bağlı hastanelerin diş ünitelerinde yapılır. Diş tedavisi; sadece diş çekimi ve diş protezini kapsar. Diş protezlerinde kullanılan altın veya benzeri diğer kıymetli madenlerin bedeli ödenmez. Protezlerin yenilenebilmesi, bunun zorunlu olduğunun raporla belgelendirilmesi halinde mümkündür. Diş çekimi ve protezlerin fiyatlandırılması ve ödemelerine ilişkin hususlar her yıl Maliye Bakanlığınca yayımlanan Bütçe Uygulama Talimatları esaslarına göre yapılır.
(Ek: RG 22/12/2004 – 25678) Göz hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenen reçeteye göre renkli veya renksiz gözlük camları ile çerçeve bedelleri ödenir. Çeşitli gözlük camı kullanılmasına lüzum görüldüğünde her cam için ayrı bir çerçeve bedeli ödenir. Gözlük camı ve çerçeve iki yılı geçmeden yenilenemez. Ancak sağlık zarureti görülmesi halinde uzman doktor tarafından düzenlenen reçeteye istinaden camlar yenilenir.
(Ek: RG 22/12/2004 – 25678) Yeşil Kart ve Sağlık Cüzdanı sahipleri reçete edilmiş gözlük ihtiyaçlarını, 22/6/2004 tarihli ve 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun gereğince Sağlık Bakanlığınca verilmiş “Gözlükçülük Ruhsatnamesi” bulunan ve bu ruhsata göre mahalli yetkili sağlık kuruluşuna tescilini yaptırarak “Gözlük Reçetesi Kayıt Defteri” tutan, faturalarında adı soyadı, ruhsat tarihi ve numarası bulunan, mesleğin icrası için fenni alet ve gereçleri bulunduğunu belgeleyen gözlükçülerden temin ederler. Bu işlemlerin bedellerinin ödenmesi ve diğer hususlarda her yıl yayımlanan Maliye Bakanlığınca yayımlanan tedavi yardımına ilişkin Bütçe Uygulama Talimatları esaslarına göre yapılır.
(Ek: RG 22/12/2004 – 25678) Ayakta veya evde tedavi sırasında gerekli görülen ilaçlar için Yeşil Kart Sağlık Karnelerinde bulunan kendinden kopyalı reçeteler kullanılır. İlaçların reçetelere yazılımı ve eczaneden alınmasına ilişkin hususlarda her yıl Maliye Bakanlığınca yayımlanan Bütçe Uygulama Talimatları ile tespit edilen usul ve esaslar uygulanır.
(Ek: RG 22/12/2004 – 25678) Reçete muhteviyatı ilaçlar, Sağlık Müdürlüklerince anlaşma yapılacak eczanelerden alınır ve bedelleri Sağlık Müdürlükleri tarafından ödenir. Eczanelerle yapılacak sözleşmeler, her yıl Maliye Bakanlığınca yayımlanan Bütçe Uygulama Talimatları ile tespit edilen şartlar ve indirim oranı esaslarına göre yapılır.
(Ek : RG 22/12/2004 – 25678) 15 inci maddede öngörülen sevk kapsamında birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde yapılan muayene, tetkik, tahlil, pansuman hizmetleri bedelleri de bu Yönetmelik ve her yıl Maliye Bakanlığınca yayımlanan Bütçe Uygulama Talimatı esasları kapsamında ödenir.
(Ek: RG 22/12/2004 – 25678) Doksan günün aşılmaması kaydıyla yeşil kartlı anne ve babanın yeni doğan bebeğinin her türlü tedavisi ile yine doksan günün aşılmaması kaydıyla acil tıbbi müdahale ve tedavi gerektirdiği için hastaneye yatırılan ve tedavi edilen hastaların hastanede yapılan tüm masrafları bu Yönetmelik kapsamında ödenir.
Faturaların Tahakkuku ve Tahsili
Madde 17- (Değişik: RG 22/12/2004 – 25678) Yeşil Kart sahibine verilen sağlık hizmeti, Bakanlığa bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerinde sunulmuş ise; fatura, 16 ncı maddeye uygun olarak fatura tanziminden sorumlu olan görevli veya idarelerce düzenlenerek, kurum baştabipliği tarafından ödenmek üzere Genel Bütçe tahakkuk memurluğuna her ay sonu itibarı ile topluca verilir. Kurum baştabipliğince, faturaların bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği incelendikten sonra, toplam tedavi ücreti verile emrine bağlanarak ödeneğin bulunduğu defterdarlık muhasebe müdürlüğüne, saymanlık müdürlüğüne veya malmüdürlüğüne gönderilir. Tedavi gideri tutarının, hastane döner sermayesinin banka hesabına aktarılması sağlanır.
Yeşil Kart sahibine verilen sağlık hizmeti, Bakanlığa bağlı olmayan bir kurumca (ve Bakanlığa bağlı bir kurumca 15 inci maddeye uygun olarak sevk edilmesi sonucu) sunulmuş ise; fatura, 16 ncı maddeye uygun olarak, hizmeti ’sunan hastanenin döner sermaye saymanlığınca düzenlenerek, en son sevk eden Bakanlığa bağlı hastane baştabipliğine gönderilir. Bakanlığa bağlı hastanenin bastabibliğince faturaların bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği incelendikten sonra toplam tedavi ücreti verile emrine bağlanarak, ödeneğin bulunduğu defterdarlık muhasebe müdürlüğüne, saymanlık müdürlüğüne veya mal müdürlüğüne gönderilir. Ödeneğin, sağlık hizmetini sunan hastane döner Sermayesinin banka hesabına aktarılması sağlanır.
Yeşil Kart sahibi, acil olarak Bakanlığa bağlı olmayan resmi bir kurumda 15 inci maddeye uygun şekilde yatarak tedavi görmüş ise; fatura, 16 ncı maddeye uygun olarak, hizmeti sunan hastanenin döner sermaye saymanlığınca düzenlenerek, konsültasyon için çağırdığı hekimin görevli olduğu Bakanlığa bağlı tedavi kurumunun baştabibliğine gönderilir. Bakanlığa bağlı hastanenin baştabibliğince, faturaların bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği incelendikten sonra, toplam tedavi ücreti verile emrine bağlanarak, ödeneğin bulunduğu defterdarlık muhasebe müdürlüğüne, saymanlık müdürlüğüne veya malmüdürlüğüne gönderilir. Ödeneğin, sağlık hizmetini sunan hastane döner sermayesinin banka hesabına aktarılması sağlanır.
(Ek: RG 13/6/2003-25137) Yeşil Kart sahibi acil haller sebebiyle sevk zinciri dışındaki bir sağlık tesisinde 15 inci maddeye göre yatarak tedavi görmüş ise fatura, 16 ncı maddeye uygun olarak hizmeti sunan sağlık tesisi tarafından düzenlenerek, hastanın nakledildiği Devlet Hastanesi Baştabipliğine gönderilir. Devlet Hastanesi Baştabipliğince, faturaların bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği incelendikten sonra, toplam tedavi ücreti verile emrine bağlanarak, ödeneğin bulunduğu defterdarlık muhasebe müdürlüğüne, saymanlık müdürlüğüne veya malmüdürlüğüne gönderilir ve sağlık hizmetini sunan sağlık tesisinin banka hesabına aktarılması sağlanır.
(Ek: RG 17/3/2004 – 25405) Yeşil Kart sahibine, Sosyal Sigortalar Kurumuna ait sağlık tesisinde hizmet sunulmuş veya Sağlık Bakanlığı dışındaki kurum ve kuruluşların ikinci veya üçüncü basamak sağlık tesisine sevk edilerek bu tesisler tarafından hizmet sunulmuş ise, hizmeti sunan kurumun uymak zorunda oldukları muhasebe sistemleri içerisinde tanımlanmış gelir tahsilatına ilişkin belge veya fatura, hizmeti sunan tesisin bulunduğu il/ilçedeki en yakın Sağlık Bakanlığına bağlı hastane baştabipliğine gönderilir. Hastane, belgelerin mevcut mevzuata uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğini inceledikten sonra, toplam tedavi ücreti verile emrine bağlanarak, ödeneğin bulunduğu defterdarlık muhasebe müdürlüğüne, saymanlık müdürlüğüne veya mal müdürlüğüne gönderilir. Bedelin, sağlık hizmeti sunan tesisin bildirmiş olduğu banka hesabına aktarılması sağlanır.
(Ek Fıkra: RG 22/12/2004 – 25678) Ayakta tedavi kapsamında yapılan muayene, tetkik, tahlil, pansuman ve diş çekimi hizmetleri Sağlık Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Belediyeler ve diğer kamu kurumlarının birinci basamak sağlık tesisleri tarafından sunulmuş ise; 16 ncı maddeye uygun olarak, hizmeti sunan tesisin uymak zorunda oldukları muhasebe sistemleri içinde tanımlanmış gelir tahsilatına ilişkin belge veya fatura, hizmeti sunan tesisin bulunduğu ildeki Sağlık Müdürlüğüne gönderilir. Sağlık Müdürlüğü, belgelerin mevcut mevzuata uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğini inceledikten sonra toplam tedavi ücreti verile emrine bağlanarak ödeneğin bulunduğu Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü/Saymanlık Müdürlüğüne gönderilir. Tedavi gideri tutarının, sağlık hizmeti sunan sağlık tesisi döner sermayesinin banka hesabına, sağlık tesisinin döner sermayesi yoksa sağlık tesisi adına bankada açılacak hesaba aktarılması sağlanır.
(Ek Fıkra: RG 22/12/2004 – 25678) Ayakta tedavi kapsamında yapılan muayene, tetkik, tahlil, pansuman ve diş çekimi hizmetleri Sosyal Sigortalar Kurumu, Belediyeler ve diğer kamu kurumlarının ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesisleri tarafından sunulmuş ise; Sosyal Sigortalar Kurumu birimlerine en yakın Devlet Hastanesi Baştabipliğine, Üniversite, Belediyeler ve diğer kamu kurumları hastaneleri ise sevki yapan Devlet Hastanesi Baştabipliğine gönderir ve ödemeler yukarıda sayılan hükümler doğrultusunda Devlet Hastaneleri Baştabiplikleri tarafından verile emrine bağlanarak ödeneğin bulunduğu Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü, Saymanlık Müdürlüğü ve Mal Müdürlüğüne gönderilir. Tedavi gideri tutarının, sağlık hizmetini sunan sağlık tesisi döner sermayesinin banka hesabına, sağlık tesisinin döner sermayesi yoksa sağlık tesisi adına bankada açılacak hesaba aktarılması sağlanır.
(Ek Fıkra: RG 22/12/2004 – 25678) Doksan günün aşılmaması kaydıyla yeşil kart hamili anne ve/veya babanın yeni doğan bebeğinin tedavisi ve aynı süre içerisinde acil tıbbi müdahale ve tedavi gerektirdiği için hastaneye yatırılan hastaların tedavileri ile diş çekimi ve protez tedavileri Sağlık Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Belediyeler, diğer kamu kurumları ve üniversitelerin birimlerince sunulmuş ise; bedelleri; Sağlık Bakanlığı kurumlarına bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen usuller dahilinde aynı hastane Baştabipliklerince, Sosyal Sigortalar Kurumu hastanelerine en yakın Devlet Hastanesi Baştabipliğince, Belediyeler, diğer kamu kurumları ile Üniversite hastanelerine ise sevki yapan Devlet Hastanesi tarafından ödenir. Hasta sevksiz olarak belediyeler, diğer kamu kurumları ile üniversite hastanesince tedavi edilmiş ise, herhangi bir sevk aranmadan bu kurumların hastanesinin bulunduğu ildeki Devlet hastanesi tarafından verile emrine bağlanarak ödeneğin bulunduğu Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü/Saymanlık Müdürlüğüne gönderilir. Tedavi gideri tutarının, sağlık hizmetini sunan sağlık tesisi döner sermayesinin banka hesabına, sağlık tesisinin döner sermayesi yoksa sağlık tesisi adına bankada açılacak hesaba aktarılması sağlanır.
(Ek Fıkra: RG 22/12/2004 – 25678) Sağlık Müdürlükleri tarafından anlaşma yapılan eczaneler ile gözlükçüler tarafından, ayakta tedavi kapsamında yazılan ilaç ve gözlük reçete bedelleri onbeş günde bir fatura edilir. İl Sağlık Müdürlüklerine teslim edilen fatura ve ekleri İl Sağlık Müdürlükleri tarafından incelendikten sonra fatura bedelleri verile emrine bağlanarak ödeneğin bulunduğu Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü/Sağlık Kurumları Saymanlık Müdürlüğüne gönderilir. Tedavi gideri tutarının, hizmeti sunan eczane/gözlükçünün bildirmiş olduğu banka hesabına aktarılır.
Ödeme
Madde 18 —(Değişik: RG 13/6/2003-25137) 16 ve 17 nci maddelere uygun olarak tanzim edilen ve gerekli incelemeleri yapılan faturaların bedelleri, ödeneğin bulunduğu defterdarlık muhasebe müdürlüğü, saymanlık müdürlüğü veya malmüdürlüğü tarafından ödenir.
Ödenmeyecek Bedeller
Madde 19 — Yeşil Kart sahiplerine, 2 nci madde kapsamında olmayan ve 16 ncı maddede gösterilen hizmetlerin dışında verilen sağlık hizmetlerinin bedelleri ile 15 inci maddede belirtilen başvuru ve sevk usul ve esaslarına uymayan başvurular üzerine yapılan hizmetlere ait ücret ve bedeller fatura edilmez ve ödenmez.
Bilgi işlem Sistemi
Madde 20 – Bakanlık; Genel Sağlık Sigortasına geçiş işlemlerinde de faydalanılmak üzere, Yeşil Kart verilmiş olsun veya olmasın, Yeşil Kart talebinde bulunanlar hakkındaki bilgilerin sevk zinciri içindeki sağlık kurum ve kuruluşları, valilikler, kaymakamlıklar ve Bakanlık merkezi nezdinde kaydedildiği bir sistem kurarak Devlel’ten sağlık güvencesi talep edenleri, bunlar için verilen tedavi hizmetlerini ve yapılan ödemeleri takip eder ve ettirir.
Yoklama
Madde 21 – (Değişik: RG 13/6/2003-25137) Yeşil Kart alındığı tarihten itibaren normal hallerde (ölüm, maddi durumda değişiklik vb haller dışında)bir yıl geçerlidir. Bir yılın sonunda vize edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle Yeşil Kart sahipleri; her yıl vize işlem süresini de dikkate alarak EK-V’e uygun olarak düzenlenmiş olan Yeşil Kart Yoklama Belgesini doldurarak, Yeşil Kartlarını aldıkları valilik veya kaymakamlığa vermek zorundadırlar. Yoklama Belgesini alan valilik veya kaymakamlık bu süre içerisinde vize işlemlerini tamamlayıp Yeşil Kart ve Sağlık Cüzdanı’nın ön kapak arka yüzündeki vize işlemi bölümüne kaydeder. Bir yılsonunda vize edilmeyen Yeşil Kartlar Valilik veya Kaymakamlıklarca nüfus kayıtlarına yazılan bilgilerin silinmesi için 4 ay içinde nüfus idarelerine bildirilir. Bu süre sonunda herhangi bir bildirimde bulunulmaması halinde, bilgiler nüfus idarelerince silinir.
Yeşil Kartın Geri Alınması
Madde 22 – Herhangi bir şekilde Kanun’un dışında sağlık güvencesi sağlanan yahut aylık geliri veya gelir payları artarak Kanun kapsamı dışında kalan Yeşil Kart sahipleri ile bunların veli veya vasi gibi kanuni temsilcileri, Yeşil Kartlarını, aldıkları makama geri vermek zorundadırlar.
Geçersiz olan veya geçersiz hale gelen Yeşil Kart ile sağlık kurum ve kuruluşlarına başvurularak tedavi hizmetlerinden yararlanıldığı takdirde, Kanun’un 10 uncu maddesine göre işlem yapılır.
Yeşil Kartın verilişinde talep sahiplerinin verdikleri bilgileri onaylayan muhtarlıklar, Yeşil Kart hakkının sona ermesini gerektiren durumları öğrendikleri takdirde, gecikmeksizin valiliğe veya kaymakamlığa bildirirler.
Durum bildirim veya başka bir yol ile öğrenildiği takdirde, geçersiz hale gelmiş Yeşil Kartlar, kurul kararı üzerine valilik veya kaymakamlıkça geri alınır.
Yersiz ödenen Meblağın Geri Alınması ve Cezai Kovuşturma
Madde 23 – Yeşil Kartın düzenlenmesine esas alınan hususların gerçeğe uymadığı tespit edildiği takdirde, Yeşil Karta dayanılarak ödenmiş olan meblağ, iki katı olarak genel hükümlere göre sorumlularından (Yeşil Karta ilişkin hizmetlerden yararlananlardan, bunların velilerinden, vasilerinden veya kanunen bakmakla yükümlü bulunan yakınlarından) tahsil edilmek üzere muhakemat veva malmüdürlüklerine bildirilir.
(Ek Fıkra: RG 22/12/2004 – 25678) Yeşil Kart sahibine verilen tedavi hizmet bedellerini gösteren fatura ve benzeri belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet verilmesi halinde, fazladan ödenen meblağ, fatura veya belgeyi tanzim edenlerden iki misli olarak geri alınır.
(Tesessül Eden Fıkra: RG 22/12/2004 – 25678) Gerçeğe uygun olmayan belgeleri düzenleyen ve kullananlar, haklarında genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılmak üzere, cumhuriyet savcılığına bildirilirler.
Sekreterya Hizmetleri
Madde 24 – Bu Yönetmelik ile öngörülen işlemlere ait sekreterya hizmetleri valilik veya kaymakamlıklar tarafından sağlanır.
Tebliğler
Madde 25 – Bakanlık, Kanun’un süratli bir şekilde uygulanması amacı ile, bu Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde yeni düzenlemeler getirecek tebliğler yayımlayabilir.
Son Hükümler
Geçici Madde l – 3816 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce verilmiş bulunan Yeşil Kartlar hakkındaki işlemlere ait evrak, valilik veya kaymakamlıklara devredilir. Verilmiş bulunan Yeşil Kartlar ve Yeşil Kart Sağlık Cüzdanları ise, Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi gereğince, Kanun’un yürürlüğe girmesini takiben 3 ay içinde ilgililerin başvuruda bulunmaları halinde bu Yönetmelikle öngörülen Yeşil Kart Uygulaması Kayıt Defteri’ne kaydedilir ve bu Yönetmelik ile belirlenen şekle göre düzenlenecekler ile değiştirilirler.
Geçici Madde 2 – 3816 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce verilmiş bulunan Yeşil Kartların sahiplerine Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra sunulmuş ve henüz bedelleri ödenmemiş olan sağlık hizmetleri de, bu Yönetmelik ile belirlenen esaslara göre fatura edilir ve bedelleri ödenir.
Madde 26 – Sayıştay’ın görüşü de alınarak hazırlanan bu Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarihi: 31.05.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26184
BİRİNCİ KISIM
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin, Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda, genel ve mesleki eğitim görme haklarından yararlanabilmelerini sağlamaya yönelik usul ve esasları düzenlemektir.
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik; özel eğitime ihtiyacı olan bireyler ile onlara doğrudan veya dolaylı olarak sunulacak eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili hükümleri kapsar.
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik; 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununun 62 nci maddesi, 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 16 ncı maddesi ve 30/5/1997 tarihli ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
a) Ağır düzeyde zihinsel yetersizliği olan birey: Zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerindeki eksiklikleri nedeniyle öz bakım becerilerinin öğretimi de dahil olmak üzere yaşam boyu süren, yaşamın her alanında tutarlı ve yoğun özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
b) Aile: Özel eğitime ihtiyacı olan bireyin anne, baba ve kardeşleri ya da kanunen bakmakla yükümlü olan kişi veya kurum temsilcisini,
c) Atölye: Okul ve kurumlarda eğitim programlarının gerektirdiği uygulamalı derslerde bilgi, beceri ve davranışların kazandırılması amacıyla gerekli donatımı yapılmış eğitim-öğretim, uygulama ve/veya üretim yapılan ortamı,
ç) Bakanlık: Millî Eğitim Bakanlığını,
d) BEP: Bireyselleştirilmiş eğitim programını,
e) Birden fazla yetersizliği olan birey: Birden fazla alanda görülen yetersizlik nedeniyle özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
f) Bireysel gelişim raporu: Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ile akademik disiplin alanlarındaki yeterliliklerine ilişkin değerlendirme sonucunu gösteren raporu,
g) Çocuk bakım elemanı: Özel eğitim okul ve kurumlarında öğrencilerin beslenme, temizlik ve tuvalet ihtiyaçlarının karşılanması, onların fiziksel güvenliğinin sağlanması ve öğretim materyali hazırlanmasında öğretmene yardımcı olan kişiyi,
ğ) Çok ağır düzeyde zihinsel yetersizliği olan birey: Bireyin zihinsel yetersizliği yanında başka yetersizlikleri bulunması nedeniyle öz bakım, günlük yaşam ve temel akademik becerileri kazanamaması nedeniyle yaşam boyu bakım ve gözetime ihtiyacı olan bireyi,
h) Destek eğitim hizmeti: Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin tıbbî ve eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunda belirlenen eğitim ihtiyaçları doğrultusunda kendilerine, ailelerine, öğretmenlerine ve okul personeline uzman personel, araç-gereç, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sağlamayı,
ı) Destek eğitim odası: Kaynaştırma uygulamaları yoluyla eğitimlerine devam eden öğrenciler ile üstün yetenekli öğrencilere ihtiyaç duydukları alanlarda destek eğitim hizmetleri verilmesi için düzenlenmiş ortamı,
i) Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan birey: Yaşına ve gelişim seviyesine uygun olmayan dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtilerini en az iki ortamda ve altı ay süreyle gösteren, bu özellikleri yedi yaşından önce ortaya çıkan, özel eğitim ile destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
j) Dil ve konuşma güçlüğü olan birey: Dili kullanma, konuşmayı edinme ve iletişimdeki güçlük nedeniyle özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
k) Duygusal ve davranış bozukluğu olan birey: Yaşına uygun olmayan sosyal ve kültürel normlardan farklı duygusal tepki ve davranışlar göstermesi nedeniyle özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
l) En az sınırlandırılmış eğitim ortamı: Özel eğitime ihtiyacı olan bireyin; toplumla bütünleşmesini sağlamaya yönelik sosyal, öz bakım, dil ve iletişim alanlarındaki davranışlar ile düzeyine uygun akademik ve mesleki bilgi ve becerileri kazandırmak amacıyla destek eğitim hizmetlerinin de verildiği ve mümkün olduğunca yetersizliği olmayan akranlarıyla bir arada olmasını sağlayan en uygun eğitim ortamını,
m) Genel Müdürlük: Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğünü,
n) Gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmen (gezici öğretmen): Özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için evde, hastanede, okul ve kurumlarda eğitim ve destek eğitim hizmetlerini yürütmekle görevlendirilen görme, işitme ve zihinsel engelliler sınıf öğretmenini,
o) Görme yetersizliği olan birey: Görme gücünün kısmen ya da tamamen kaybından dolayı özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
ö) Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan birey: Zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde hafif düzeydeki yetersizliği nedeniyle özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerine sınırlı düzeyde ihtiyaç duyan bireyi,
p) İşitme yetersizliği olan birey: İşitme duyarlılığının kısmen veya tamamen kaybından dolayı konuşmayı edinmede, dili kullanma ve iletişimde yaşadığı güçlükler nedeniyle özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
r) Kurs: Özel eğitime ihtiyacı olan bireylere, ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda beceriler kazandırmak amacıyla belirli süre ve programa dayalı olarak yürütülen, tamamlayan bireylere sertifika veya belge verilen yaygın eğitim faaliyetlerini,
s) Kursiyer: İlgi ve ihtiyaçları doğrultusunda belirli süre ve programa dayalı olarak yürütülen yaygın eğitim faaliyetlerine katılan bireyi,
ş) Orta düzeyde zihinsel yetersizliği olan birey: Zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerindeki sınırlılık nedeniyle temel akademik, günlük yaşam ve iş becerilerinin kazanılmasında özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerine yoğun şekilde ihtiyaç duyan bireyi,
t) Ortopedik yetersizliği olan birey: Hastalıklar, kazalar ve genetik problemlere bağlı olarak kas, iskelet ve eklemlerin işlevlerini yerine getirememesi sonucunda meydana gelen hareket ile ilgili yetersizlikler nedeniyle özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
u) Otistik birey: Sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişim, ilgi ve etkinliklerdeki sınırlılığı erken çocukluk döneminde ortaya çıkan ve bu özellikleri nedeniyle özel eğitim ile destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
ü) Özel eğitim okul ve kurumları: Özel eğitime ihtiyacı olan bireylere hizmet veren, özel olarak yetiştirilmiş personelin bulunduğu, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemlerin uygulandığı, Bakanlığa bağlı her tür ve kademedeki yatılı ve gündüzlü resmî ve özel okul ve kurumları,
v) Özel eğitim sınıfı: Okul ve kurumlarda, durumları ayrı bir sınıfta eğitim görmeyi gerektiren öğrenciler için yetersizlik türü, eğitim performansları ve özelliklerine göre açılan sınıfları,
y) Özel eğitim: Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri, bu bireylerin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ile akademik disiplin alanlarındaki yeterliliklerine dayalı olarak uygun ortamlarda sürdürülen eğitimi,
z) Özel eğitime ihtiyacı olan birey: Çeşitli nedenlerle bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren bireyi,
aa) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin zorunlu öğrenim çağı: Okul öncesi dönemi de içine alan 3-14 yaş grubundaki özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitim-öğretim süresini kapsayan dönemi,
bb) Özel öğrenme güçlüğü olan birey: Dili yazılı ya da sözlü anlamak ve kullanabilmek için gerekli olan bilgi alma süreçlerinin birinde veya birkaçında ortaya çıkan ve dinleme, konuşma, okuma, yazma, heceleme, dikkat yoğunlaştırma ya da matematiksel işlemleri yapma güçlüğü nedeniyle özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
cc) RAM: Rehberlik Araştırma Merkezini,
çç) Serebral palsili birey: Doğum öncesi, doğum sırası veya doğum sonrasında meydana gelen beyin hasarının neden olduğu kas ve sinir sistemi bozukluklarına bağlı motor becerilerde yetersizliğinden dolayı özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
dd) Süreğen hastalığı olan birey: Sürekli ya da uzun süreli bakım ve tedavi gerektiren hastalığı nedeniyle özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireyi,
ee) Tanılama: Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ile yeterli ve yetersiz yönlerinin, bireysel özelliklerinin ve ilgilerinin belirlenmesi amacıyla tıbbî, psiko-sosyal ve eğitim alanlarında yapılan değerlendirme sürecini,
ff) Usta öğretici: Ustalık yeterliğini kazanmış; öğrencilerin/kursiyerlerin kurum, okul ve iş yerindeki eğitiminden sorumlu, mesleki eğitim tekniklerini bilen ve uygulayan, usta öğreticilik belgesine sahip kişiyi,
gg) Uzaktan öğretim: Bilişim teknolojileri kullanılarak belirli bir mekândan bağımsız olarak yapılan öğretimi,
ğğ) Üstün yetenekli birey: Zekâ, yaratıcılık, sanat, spor, liderlik kapasitesi veya özel akademik alanlarda akranlarına göre yüksek düzeyde performans gösteren bireyi,
hh) Veli: Öğrencinin anne/babasını veya kanunî sorumluluğunu üstlenen kişiyi,
ıı) Zihinsel yetersizliği olan birey: Zihinsel işlevler bakımından ortalamanın iki standart sapma altında farklılık gösteren, buna bağlı olarak kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde eksiklikleri ya da sınırlılıkları olan, bu özellikleri 18 yaşından önceki gelişim döneminde ortaya çıkan ve özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerine ihtiyaç duyan bireyi,
Özel Eğitimin Amaçları ve Temel İlkeleri
Özel eğitimin amaçları
MADDE 5 – (1) Özel eğitim, Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin;
a) Toplum içindeki rollerini gerçekleştiren, başkaları ile iyi ilişkiler kuran, iş birliği içinde çalışabilen, çevresine uyum sağlayabilen, üretici ve mutlu bir vatandaş olarak yetişmelerini,
b) Toplum içinde bağımsız yaşamaları ve kendi kendilerine yeterli bir duruma gelmelerine yönelik temel yaşam becerilerini geliştirmelerini,
c) Uygun eğitim programları ile özel yöntem, personel ve araç-gereç kullanarak; eğitim ihtiyaçları, yeterlilikleri, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda üst öğrenime, iş ve meslek alanlarına ve hayata hazırlanmalarını
amaçlar.
Özel eğitimin temel ilkeleri
MADDE 6 – (1) Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda özel eğitimin temel ilkeleri şunlardır;
a) Özel eğitime ihtiyacı olan tüm bireyler; eğitim ihtiyaçları, ilgi, yetenek ve yeterlilikleri doğrultusunda ve ölçüsünde özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılır.
b) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitimine erken yaşta başlanır.
c) Özel eğitim hizmetleri, özel eğitime ihtiyacı olan bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlanır ve yürütülür.
ç) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin, eğitim performansları dikkate alınarak, amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde ve değerlendirmede uyarlamalar yapılarak, akranları ile birlikte eğitilmelerine öncelik verilir.
d) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi için, rehabilitasyon hizmetlerini sağlayacak kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılır.
e) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin bireysel yeterlilikleri ve tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ve akademik disiplin alanlarındaki yeterlilikleri dikkate alınarak, bireyselleştirilmiş eğitim planı geliştirilir ve eğitim programları bireyselleştirilerek uygulanır.
f) Ailelerin, özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif olarak katılımları ve eğitimleri sağlanır.
g) Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, üniversitelerin ilgili bölümleri ve özel eğitime ihtiyacı olan bireylere yönelik etkinlik gösteren sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içinde çalışılır.
ğ) Özel eğitim hizmetleri, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin, toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde planlanır.
İKİNCİ KISIM
Eğitsel Değerlendirme ve Yerleştirme
Eğitsel Değerlendirme ve Tanılama, Eğitim Planı
Eğitsel değerlendirme ve tanılama
MADDE 7 – (1) Eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecinde, eğitsel amaçla bireyin tüm gelişim alanındaki özellikleri ve akademik disiplin alanlarındaki yeterlilikleri ile eğitim ihtiyaçları belirlenerek en az sınırlandırılmış eğitim ortamına ve özel eğitim hizmetine karar verilir.
(2) Bireyin eğitsel değerlendirme ve tanılaması rehberlik ve araştırma merkezinde oluşturulan özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından nesnel, standart testler ve bireyin özelliklerine uygun ölçme araçlarıyla yapılır. Tanılamada bireyin; tıbbî değerlendirme raporu ile zihinsel, fiziksel, ruhsal, sosyal gelişim öyküsü, tüm gelişim alanlarındaki özellikleri, akademik disiplin alanlarındaki yeterlilikleri, eğitim performansı, ihtiyaçları, eğitim hizmetlerinden yararlanma süresi ve bireysel gelişim raporu dikkate alınır.
(3) Eğitsel değerlendirme ve tanılama; eğitimin her tür ve kademesindeki geçişler ile bireylerin eğitim performansı ve eğitim ihtiyaçları dikkate alınarak veli ya da okulun/kurumun isteği üzerine gerektiğinde tekrarlanır.
(4) Eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunda özel eğitime ihtiyacı olduğu belirlenen bireyler için Ek-1’de yer alan Özel Eğitim Değerlendirme Kurul Raporu hazırlanır. Bu rapor, özel özel eğitim kurumlarından eğitim ve destek eğitim hizmeti alan öğrenciler için her yıl yenilenir.
(5) Millî eğitim müdürlükleri, örgün ve yaygın eğitim kurumları, sağlık kuruluşları, üniversiteler, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı birimler ve yerel yönetim birimleri özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitsel değerlendirme ve tanılanması amacıyla RAM’a yönlendirilmesinde sorumluluğu paylaşırlar.
(6) Eğitsel değerlendirme ve tanılama hizmetlerine ilişkin bilgi işlem hizmetleri Bakanlıkça geliştirilir.
Eğitsel değerlendirme ve tanılamanın ilkeleri
MADDE 8 – (1) Eğitsel değerlendirme ve tanılamanın ilkeleri şunlardır:
a) Eğitsel değerlendirme ve tanılama erken yaşta yapılır.
b) Eğitsel değerlendirme ve tanılama, bireyin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ve akademik disiplin alanlarındaki yeterlilikleri ile eğitim ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek yapılır.
c) Eğitsel değerlendirme ve tanılama; fiziksel, sosyal ve psikolojik bakımdan birey için en uygun ortamda yapılır.
ç) Eğitsel değerlendirme ve tanılama, bireyin yetersizliğine göre birden fazla yöntem ve teknik ile uygun ölçme araçları kullanılarak yapılır.
d) Eğitsel değerlendirme ve tanılama, bireyin eğitim ihtiyacı ve gelişimi dikkate alınarak gerektiğinde tekrarlanır.
e) Eğitsel değerlendirme ve tanılamada, bireyin öğrenme ortamları ile yeterli ve yetersiz olduğu yönler birlikte değerlendirilir.
f) Eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecinde veli, okul ve uzmanlar iş birliği içinde çalışırlar.
g) Eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecinde ailenin ve gerektiğinde bireyin görüşü alınır.
ğ) Eğitsel değerlendirme ve tanılama süreciyle ilgili olarak birey ile ailenin görüş ve onayları alınmadan hiçbir açıklama yapılamaz. Eğitsel değerlendirme ve tanılama sonuçları sadece yasal ve eğitimle ilgili kararlar almak için kullanılır.
Eğitsel değerlendirme ve tanılama için gerekli belgeler
MADDE 9 – (1) Eğitsel değerlendirme ve tanılamaya alınacak bireyler için aşağıdaki belgeler istenir:
a) Bireyin, velisinin ya da okul/kurum yönetiminin yazılı başvurusu.
b) Okula/kuruma kayıtlı öğrenciler için bireysel gelişim raporu.
c) Herhangi bir okula/kuruma kayıtlı olmayan bireyler için başvurduğu RAM’ın sorumluluk bölgesi içinde ikamet ettiğini gösteren belge.
ç) Gerektiğinde tıbbî tanılaması ile ilgili sağlık kurulu raporu.
Eğitim planı
MADDE 10 – (1) Özel eğitime ihtiyacı olan her birey için Ek-1/a’da yer alan Eğitim Planı Örneği hazırlanır. Eğitim planında, bireyin tüm gelişim ve akademik disiplin alanlarındaki performansı ile öncelikli eğitim ihtiyaçlarına göre belirlenen yıllık amaçlar yer alır.
(2) Eğitsel değerlendirme ve tanılaması ilk kez yapılan her bireyin eğitim planı özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından hazırlanır.
(3) Eğitim planı yeniden hazırlanırken öğrencinin o yıla ait bireysel gelişim raporu ile bir önceki eğitim planı dikkate alınır.
(4) Resmî okul ve kurumlara devam eden öğrencilerin eğitim planı her yıl BEP geliştirme birimi tarafından yenilenir.
(5) Eğitim ve/veya destek eğitim hizmeti verilen özel özel eğitim okul ve kurumlarındaki bireylerin eğitim planı her yıl özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından yenilenir.
Yönlendirme, Yerleştirme ve İzleme
Yönlendirme
MADDE 11 – (1) Yönlendirme, özel eğitime ihtiyacı olan bireyin eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucuna göre en az sınırlandırılmış eğitim ortamı ve özel eğitim hizmetine karar verilerek eğitim planı ve özel eğitim değerlendirme kurul raporu hazırlanmasını içeren bir süreçtir.
(2) Özel özel eğitim okul ve kurumlarında eğitim ve/veya destek eğitim hizmeti alacak bireyler, eğitim planı ve özel eğitim değerlendirme kurul raporu ile okul ve kurumlara doğrudan başvurabilir.
Yerleştirme
MADDE 12 – (1) Özel eğitim hizmetleri kurulu, özel eğitim değerlendirme kurul raporu doğrultusunda özel eğitime ihtiyacı olan bireyi uygun resmî okul veya kuruma yerleştirir.
(2) Bireylerin uygun eğitim ortamına yerleştirilmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin öncelikle yetersizliği olmayan akranlarının devam ettiği sınıf olmak üzere, özel eğitim sınıfı, gündüzlü özel eğitim okulu/kurumu, yatılı özel eğitim okulu/kurumu gibi en az sınırlandırılmış ortamdan en çok sınırlandırılmış ortamda eğitimlerini sürdürmelerini sağlayacak şekilde yerleştirilmelerine dikkat edilir.
b) Yerleştirme, bireylerin yetersizlik türü ve derecesi, tüm gelişim ve akademik disiplin alanlarındaki performansı, eğitim ihtiyaçları ile ilgi ve istekleri doğrultusunda yapılır.
c) Yerleştirmede, bireyin yerleştirileceği okulun veya kurumun personel durumu, öğrenci mevcudu ve eğitim ortamı göz önünde bulundurulur.
ç) Yerleştirme kararında velinin yazılı görüşü dikkate alınır.
d) Birey, ikamet adresine göre mümkün olan en yakın okul veya kuruma yerleştirilir.
e) Yerleştirme kararına; bireyin velisi karar tarihinden itibaren, yerleştirme kararı verilen okul veya kurumdaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yürütme komisyonu ise kayıt tarihinden itibaren 70 iş günü içinde itiraz edebilir.
f) Eğitimin her aşamasında, bireyin gelişimi ve eğitim performansı doğrultusunda durumuna uygun yeni bir okula veya kuruma yerleştirmesi kararı alınır.
MADDE 13 – (1) Özel eğitim hizmetlerinin planlanması ve eğitimde sürekliliğin sağlanması amacıyla erken çocukluk döneminden itibaren eğitimin her kademesinde özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin gelişimlerinin izlenmesi esastır.
(2) Bireylerin gelişimlerinin izlenmesi; önerilen özel eğitim hizmetlerinin uygunluğunun ve BEP’lerinde yer alan amaçların gerçekleşme düzeyi bakımından değerlendirilerek her yıl eğitim planlarının yenilenmesi yoluyla yürütülür.
(3) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin gelişimlerinin izlenmesine yönelik faaliyetler; özel eğitim hizmetleri kurulu, rehberlik ve araştırma merkezleri, okullar, kurumlar ve ailenin iş birliğiyle yürütülür.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu ve
Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunun
Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları
Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu
Özel eğitim hizmetleri kurulu
MADDE 14 – (1) Eğitim-öğretim kurumlarındaki özel eğitim hizmetlerini düzenlemek, bu hizmetlerin eş güdümünü sağlamak, izlemek ve değerlendirmek üzere il millî ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinde özel eğitim hizmetleri kurulu oluşturulur.
(2) Özel eğitim hizmetleri kurulu; millî eğitim müdürünün görevlendireceği müdür yardımcısı veya şube müdürünün başkanlığında;
a) Özel eğitim değerlendirme kurulu başkanı ya da birden fazla kurul başkanı olan illerde bir başkan,
b) Bir özel eğitim okul veya kurum müdürü, özel eğitim okulu veya kurumu bulunmayan yerlerde ise kaynaştırma uygulaması yapılan ilköğretim ya da ortaöğretim kurumlarından bir müdür,
c) Bir rehber öğretmen,
ç) Görme, işitme ve zihinsel engelliler sınıf öğretmenlerinden bir öğretmen,
d) Gezerek özel eğitim görevi yapan bir öğretmenden
(3) Özel eğitim hizmetleri kuruluna gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere; bireyin velisi, özel eğitim alanında yetişmiş ilköğretim müfettişi, bireyin eğitsel değerlendirmesi ve tanılamasının yapıldığı RAM temsilcisi, bireyin yerleştirilmesi planlanan okul veya kurum temsilcisi, sınıf öğretmeni ve ilgili sivil toplum kuruluşu temsilcisi, bireyin yetersizlik türü ve özelliğine göre ilgili diğer meslek elemanının katılımı sağlanır.
Özel eğitim hizmetleri kurulu başkanının görevleri
MADDE 15 – (1) Özel eğitim hizmetleri kurulu başkanının görevleri şunlardır:
a) Özel eğitim hizmetleri kurulu üyelerini belirleyerek kurulun oluşumunu sağlamak.
b) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin resmî okul ve kurumlara yerleştirilmesini sağlamak.
c) Özel eğitim değerlendirme kurulu başkanının görüş ve önerileri doğrultusunda bu kurulda yer alacak RAM personeli dışındaki personelin görevlendirilmesini sağlamak.
ç) İl ve ilçe düzeyindeki özel eğitim hizmetlerinin planlanması, değerlendirilmesi ve eş güdümünü sağlamak.
d) Bakanlığa bağlı her tür ve kademede kaynaştırma yoluyla eğitim hizmetlerini yürüten resmî ve özel okul ve kurumlarda, destek eğitim odası ve özel eğitim sınıfı açılması için gerekli tedbirleri almak.
e) RAM’ların, özel eğitim okul ve kurumlarının, özel eğitim sınıflarının, destek eğitim odalarının personel ihtiyaçlarını belirleyerek gerekli tedbirleri almak.
f) Özel eğitim okul ve kurumları ile kaynaştırma yoluyla eğitim yapılan okul ve kurumlardaki özel eğitim hizmetlerine yönelik derslik, araç-gereç gibi ihtiyaçların sağlanması için tedbir almak.
g) Bulunduğu ilde bir okula yerleştirilemeyen bireylerden, yatılı ilköğretim okuluna yerleştirilecekleri valiliklere, yatılı ortaöğretim kurumlarına yerleştirilecekleri ise Genel Müdürlüğe bildirmek.
ğ) Özel eğitim değerlendirme kurulunun sekretarya, arşiv hizmetleri için gerekli personel görevlendirmesini, bu hizmetler için veri tabanı oluşturulmasını ve bilgi iletişim desteğini sağlamak.
Özel eğitim hizmetleri kurulunun görevleri
MADDE 16 – (1) Özel eğitim hizmetleri kurulunun görevleri şunlardır:
a) Özel eğitim değerlendirme kurulu raporu doğrultusunda öğrencilerin resmî okul veya kuruma yerleştirilmesine karar vermek ve gerekli özel eğitim tedbirlerini almak.
b) Özel eğitim hizmetlerinin planlanması, yürütülmesi ve izlenmesi amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak.
c) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin tespitine yönelik tarama çalışmaları ve tespit edilen bireylerle ilgili eğitim hizmetlerini planlamak.
ç) RAM tarafından yapılacak özel eğitime ihtiyacı olan bireyleri belirlemeye yönelik taramalar ile evde eğitim hizmetleri için gerekli personel, araç-gereç, taşıt gibi ihtiyaçların karşılanması amacıyla millî eğitim müdürlüklerine teklifte bulunmak.
d) Destek eğitim odası ve özel eğitim sınıfları açılması için millî eğitim müdürlüğüne teklifte bulunmak.
e) Kaynaştırma yoluyla eğitim yapılan okulların, destek eğitim odalarının ve özel eğitim sınıflarının ihtiyaçlarını belirlemek.
f) RAM’lar, özel eğitim okul ve kurumları, destek eğitim odası, özel eğitim sınıfları ve evde eğitim hizmetlerinde görevlendirilecek personel için millî eğitim müdürlüklerine teklifte bulunmak.
g) Gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmenlerin görev dağılımını ve görev yerleri ile ilgili düzenlemeleri yapmak.
ğ) Eğitsel değerlendirme ve tanılama ile yerleştirme kararına yapılan itirazları inceleyerek gerekli tedbirleri almak.
h) Özel eğitim hizmetlerine yönelik personel yetiştirilmesi amacıyla hizmet içi eğitim faaliyetleri düzenlenmesi için millî eğitim müdürlüklerine teklifte bulunmak.
ı) Destek eğitim hizmeti alan öğrencilerle ilgili olumlu gelişme olmadığını belirten başvuruları değerlendirmek ve ilgili okulun/kurumun gerekli tedbirleri almasını sağlamak.
i) Eğitim ve uygulama okulları ile otistik çocuklar eğitim merkezlerinde grup eğitimine uyum sağlayamayan ve bire bir eğitim alması gereken öğrencilerin eğitimini haftada toplam 10 saatten az olmamak üzere planlamak.
j) Özel eğitim hizmetlerine ilişkin politikaların geliştirilmesinde, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerle ilgili sivil toplum kuruluşlarının görüş ve önerilerini almak.
k) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için rehabilitasyonlarını sağlayacak kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak.
Özel eğitim hizmetleri kurulunun çalışma usul ve esasları
MADDE 17 – (1) Özel eğitim hizmetleri kurulunun çalışma usul ve esasları şunlardır:
a) Kurul üyelerinin süresi bir yıldır.
b) Kurul üyelerinin görevden ayrılması hâlinde en geç 15 gün içinde yerlerine görevlendirme yapılır.
c) Kurul kararları, oy çokluğu ile alınır.
ç) Kurul haftada bir toplanır. Ancak, kurul gündeminin yoğun olması ve kurul başkanının gerekli gördüğü durumlarda süreye bağlı kalınmaksızın kurul toplanır.
d) Özel eğitim değerlendirme kurulu raporları incelenerek en geç 15 gün içinde karara bağlanır. Bu karar, bireyin velisine, ilgili okula/kuruma ve RAM’a yazılı olarak bildirilir.
e) Bireyin ikâmet ettiği ilçede uygun özel eğitim okulu veya kurumu bulunmaması hâlinde yerleştirme kararı il özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından alınır.
Özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazlar
MADDE 18 – (1) Özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazlarda aşağıdaki hususlara dikkat edilir:
a) Veli, eğitsel değerlendirme ve tanılama ile yerleştirme kararlarının her birine birer defa olmak üzere, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde itiraz edebilir.
b) Okul ve kurumlardaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yürütme komisyonu, okula/kuruma kayıt tarihinden itibaren en az 70 iş günlük izleme süreci sonucunda öğrenciyle ilgili eğitsel değerlendirme ve tanılama ya da yerleştirme kararının uygun bulunmaması hâlinde yeniden değerlendirilmesi isteğiyle özel eğitim hizmetleri kuruluna itiraz edebilir.
c) Eğitsel değerlendirme ve tanılama ile yerleştirme kararlarıyla ilgili özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazlar incelenerek en geç 30 gün içerisinde sonuçlandırılır. Sonuç, veliye, okula/kuruma ve RAM’a yazılı olarak bildirilir.
ç) Özel eğitim hizmetleri kuruluna yapılacak itirazların değerlendirilmesinde, gerektiğinde üniversitelerin ilgili bölümleri ile ilgili meslek elemanlarının görüş ve önerileri dikkate alınır.
Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu
Özel eğitim değerlendirme kurulu
MADDE 19 – (1) Eğitsel değerlendirme ve tanılama hizmetlerini yürütmek üzere RAM’ın teklifi ve millî eğitim müdürlüğünün onayı ile RAM’larda özel eğitim değerlendirme kurulu oluşturulur.
(2) Özel eğitim değerlendirme kurulu, RAM müdürü ya da görevlendireceği bir müdür yardımcısının başkanlığında;
a) Özel eğitim hizmetleri bölüm başkanı,
b) Psikolojik ölçme araçlarını kullanabilen bir rehber öğretmen,
c) Görme, işitme ve zihinsel engelliler sınıf öğretmenlerinden bir öğretmen,
ç) Gezerek özel eğitim görevi yapan bir öğretmen,
d) Bireyin velisi,
e) Varsa, bir çocuk gelişimi ve eğitimcisinden
(3) Özel eğitim değerlendirme kuruluna üyelerin dışında gerektiğinde; eğitim programcısı, odyolog, psikolog, psikometrist, sosyal çalışmacı, dil ve konuşma terapisti, fizyoterapist, uzman hekim gibi diğer meslek elemanlarından seçilecek birer kişi, çıraklık ve yaygın eğitime gidecekler için ilgili kurum temsilcisi, özel eğitime ihtiyacı olan bireyin çalıştığı kurumdaki iş yeri temsilcisi kurula üye olarak katılabilir.
(4) Özel eğitim değerlendirme kurulunca, bilgilerine başvurulmak üzere; özel eğitime ihtiyaç duyan bireyin sınıf ve alan öğretmeni, sınıf rehber öğretmeni, kayıtlı olduğu okulun veya kurumun müdürü, başvuru yapan kurum temsilcisi, özel eğitim hizmetleri kurul üyesi, üniversitelerin ilgili bölümlerinden öğretim üyesi ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi çağrılabilir.
Özel eğitim değerlendirme kurulu başkanının görevleri
MADDE 20 – (1) Özel eğitim değerlendirme kurulu başkanının görevleri şunlardır:
a) Özel eğitim değerlendirme kurulu üyelerini belirleyerek kurulun oluşumunu sağlamak.
b) Eğitsel değerlendirme ve tanılama hizmetlerinin disiplinler arası bir yaklaşımla bütünlük içinde planlanması ve yürütülmesinde ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yaparak eşgüdümü sağlamak.
c) Eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecinde, ailenin ve gerektiğinde görüşlerine başvurulmak üzere ilgili kişi ve meslek elemanının kurula katılımını sağlamak.
ç) Destek eğitim hizmeti alan öğrencilerin eğitim performanslarında gelişme olmadığının tespit edilmesi hâlinde, eğitim hizmeti veren okul ve kurumla ilgili denetimin yapılması hususunda özel eğitim hizmetleri kurulunu bilgilendirmek.
d) Kurul kararlarının tebliğ edilmesini ve kararlara ilişkin kayıtlar ile arşiv hizmetlerinin yürütülmesini sağlamak.
Özel eğitim değerlendirme kurulunun görevleri
MADDE 21 – (1) Özel eğitim değerlendirme kurulunun görevleri şunlardır:
a) Özel eğitime ihtiyacı olan bireyin eğitsel değerlendirme ve tanılamasını yapmak.
b) Bireyin eğitsel değerlendirme ve tanılanması sürecinde bireyin ailesini ve/veya okulu/kurumu, gerektiğinde tıbbî değerlendirme ile RAM’da yapılamaması durumunda psiko-sosyal değerlendirme için ilgili kurum ve kuruluşlara yönlendirmek.
c) Eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunu dikkate alarak birey için en az sınırlandırılmış eğitim ortamı ve özel eğitim hizmetine ilişkin öneride bulunmak.
ç) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitim planlarını hazırlamak.
d) İhtiyacı olan bireyin alacağı destek eğitimin türüne ve süresine karar vermek.
e) Eğitsel değerlendirme ve tanılaması yapılan bireyler için uygun eğitim ortamı, alacağı destek eğitim hizmeti ve eğitim planını içeren değerlendirme sonuçlarını Ek-1’de yer alan Özel Eğitim Değerlendirme Kurul Raporunu düzenleyerek millî eğitim müdürlüklerinin onayına sunmak.
f) Bireyin eğitsel değerlendirme ve tanılama sonuçları ile diğer bilgi ve belgelerinin yer aldığı özel eğitim değerlendirme dosyası oluşturmak.
g) Özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından verilen yerleştirme kararı doğrultusunda ilgili okul veya kurum ile iş birliği yaparak uygulamayı takip etmek.
ğ) Bireyin uygun yerleştirilmediği durumlarda eğitsel değerlendirme ve tanılamayı tekrarlamak.
h) Özel eğitim değerlendirme kurulu raporu doğrultusunda, yerleştirmenin yapıldığı okula/kuruma, özel eğitime ihtiyacı olan bireylere, eğitim planının uygulanması ve destek eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde görev alanlara ve aileye rehberlik etmek.
ı) Ailenin eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecine katılımını ve bilgilendirilmesini sağlamak.
i) Ailelerin ihtiyaçları doğrultusunda aile eğitim programları düzenlemek, diğer kurum ve kuruluşlarda düzenlenen aile eğitim programları hakkında aileyi bilgilendirmek.
j) Çıraklık ve mesleki eğitime devam etmek isteyen bireyleri; ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda sağlık kurulu raporunu da dikkate alarak uygun alanlara yönlendirmek ve bu kurumlara devam eden bireylerin izlenmesini sağlamak.
k) Yüksek öğrenime başvuracak özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin, meslek seçimi ile meslekler ve üniversiteler konusunda bilgilendirilmesini sağlamak.
Özel eğitim değerlendirme kurulunun çalışma usul ve esasları
MADDE 22 – (1) Özel eğitim değerlendirme kurulunun çalışma usul ve esasları şunlardır:
a) Kurul üyelerinin görev süresi bir yıldır.
b) Kurulun çalışma gün ve saatleri, ihtiyaç doğrultusunda süreklilik gösterecek şekilde planlanır.
ç) Kurul üyelerinin görevden ayrılması hâlinde en geç 15 gün içinde yerlerine görevlendirme yapılır.
d) RAM bünyesinde görme, işitme ve zihinsel engelliler sınıf öğretmeni, gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmen, çocuk gelişimi ve eğitimcisi ile psikolojik ölçme araçlarını kullanabilen rehber öğretmen bulunmaması hâlinde, ihtiyaç duyulan personel il içinde görev yerlerine bakılmaksızın kurulda görevlendirilir.
e) Eğitsel değerlendirme ve tanılama amacıyla yapılacak başvurular en geç 60 gün içinde karara bağlanır.
f) Kurul raporu, başvuru evrakında talep edildiği sayıda düzenlenir.
g) Kurul raporları il veya ilçe millî eğitim müdürü tarafından onaylanır.
ğ) Kurul raporları onaylandıktan sonra istenilen sayıda sureti ilgili kuruma resmî olarak gönderilir ya da bireyin ailesine imza karşılığı verilir. Kararın bir sureti bireyin dosyasında muhafaza edilir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Kaynaştırma Yoluyla Eğitim Uygulamaları
Kaynaştırma Yoluyla Eğitim ve Başarının Değerlendirilmesi
Kaynaştırma yoluyla eğitim
MADDE 23 – (1) Kaynaştırma yoluyla eğitim; özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitimlerini, destek eğitim hizmetleri de sağlanarak yetersizliği olmayan akranları ile birlikte resmî ve özel; okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında sürdürmeleri esasına dayanan özel eğitim uygulamalarıdır.
(2) Kaynaştırma yoluyla eğitim uygulamalarında aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin, eğitimlerini öncelikle yetersizliği olmayan akranları ile birlikte aynı kurumda sürdürmeleri sağlanır.
b) Özel eğitime ihtiyacı olan bireyler kaynaştırma yoluyla eğitimlerini, yetersizliği olmayan akranları ile birlikte aynı sınıfta tam zamanlı sürdürebilecekleri gibi özel eğitim sınıflarında yarı zamanlı olarak da sürdürebilirler. Yarı zamanlı kaynaştırma uygulamaları, öğrencilerin bazı derslere yetersizliği olmayan akranlarıyla birlikte aynı sınıfta ya da ders dışı etkinliklere birlikte katılmaları yoluyla yapılır.
c) Eğitim hizmetleri, bireylerin eğitim performansına ve öncelikli ihtiyaçlarına göre planlanır.
ç) Kaynaştırma yoluyla eğitimlerine devam eden öğrenciler, yetersizliği olmayan akranlarıyla aynı sınıfta eğitim görmeleri hâlinde kayıtlı bulundukları okulda uygulanan eğitim programını; özel eğitim sınıflarında ise sınıfın türüne göre bu Yönetmeliğin 26 ncı ve 27 nci maddelerinde belirtilen eğitim programını takip ederler. Öğrencilerin takip ettikleri programlar temel alınarak eğitim performansı ve ihtiyaçları doğrultusunda BEP hazırlanır.
d) Kaynaştırma yoluyla eğitim uygulaması yapılan okul ve kurumlarda, bu Yönetmeliğin 73 üncü maddesinde yer alan hükümler doğrultusunda BEP geliştirme birimi oluşturulur.
e) Kaynaştırma yoluyla eğitim uygulamaları yapılan okul ve kurumlarda öğrencinin yetersizliğine uygun fiziksel, sosyal, psikolojik ortam düzenlemeleri yapılır. Bu okul ve kurumlarda öğrenciye verilen eğitim hizmetlerinin etkin bir biçimde yürütülebilmesi amacıyla özel araç-gereç ile eğitim materyalleri sağlanır ve destek eğitim odası açılır.
f) Kaynaştırma uygulamaları yapılan okul ve kurumlardaki personel, diğer öğrenciler ve onların aileleri özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin özellikleri hakkında okul idaresince yapılan planlama doğrultusunda RAM, BEP geliştirme birimindeki ilgili kişilerce bilgilendirilir.
g) Okul ve kurumlarda, kaynaştırma yoluyla eğitim alacak bireylerin bir sınıfa en fazla iki birey olacak şekilde eşit olarak dağılımı sağlanır.
ğ) Kaynaştırma yoluyla eğitimlerine devam eden bireylerin bulunduğu sınıflarda sınıf mevcutları; okul öncesi eğitim kurumlarında özel eğitime ihtiyacı olan iki bireyin bulunduğu sınıflarda 10, bir bireyin bulunduğu sınıflarda 20 öğrenciyi geçmeyecek şekilde düzenlenir. Diğer kademelerdeki eğitim kurumlarında ise sınıf mevcutları; özel eğitime ihtiyacı olan iki bireyin bulunduğu sınıflarda 25, bir bireyin bulunduğu sınıflarda 35 öğrenciyi geçmeyecek şekilde düzenlenir.
h) Kaynaştırma yoluyla eğitimlerine devam eden öğrencilerin destek eğitim hizmeti almaları için gerekli düzenlemeler yapılır. Bu doğrultuda destek eğitim hizmetleri, sınıf içi yardım şeklinde olabileceği gibi destek eğitim odalarında da verilebilir.
ı) Özel eğitim okul ve kurumlarına devam eden öğrencilerin kaynaştırma uygulamaları kapsamında, yetersizliği olmayan akranlarının devam ettiği okul ve kurumlarda bazı derslere ve sosyal etkinliklere katılması için gerekli tedbirler alınır.
i) Kaynaştırma yoluyla eğitimlerine devam eden öğrencilerin yetersizlik türü, eğitim performansı ve ihtiyacına göre; araç-gereç, eğitim materyalleri, öğretim yöntem ve teknikleri ile ölçme ve değerlendirmede gerekli tedbirler alınarak düzenlemeler yapılır.
j) Kaynaştırma uygulamaları ilköğretim programlarını uygulayan özel eğitim okul ve kurumlarında; yetersizliği olmayan öğrencilerin, yetersizliği olan öğrencilerle aynı sınıfta eğitim görmeleri yoluyla ya da yetersizliği olmayan öğrenciler için bu okul ve kurumların bünyesinde ayrı sınıf açılması şeklinde de uygulanabilir.
k) Yetersizliği olmayan öğrenciler, istekleri doğrultusunda, çevrelerindeki özel eğitim okullarında açılacak sınıflara kayıt yaptırabilirler. Bu sınıfların mevcutları 5’i özel eğitime ihtiyacı olan birey olmak üzere okul öncesi eğitimde en fazla 14, ilköğretim ve ortaöğretimde 20, yaygın eğitimde 10 öğrenciden oluşur.
l) Kaynaştırma yoluyla eğitimlerine devam eden öğrencilerin bulunduğu ilköğretim okullarında bu öğrencileri örgün eğitime hazırlamak amacıyla gerektiğinde hazırlık sınıfları açılabilir. Bu sınıflardaki eğitim-öğretim hizmetleri, bu Yönetmeliğin 48 inci maddesindeki hükümler doğrultusunda yürütülür.
Başarının değerlendirilmesi
MADDE 24 – (1) Kaynaştırma yoluyla eğitimlerine devam eden öğrencilerin başarılarının değerlendirilmesinde ilgili mevzuatın yanında aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Bulunduğu okulun eğitim programını veya denkliği olan bir programı izleyen öğrencilerin başarıları, devam ettikleri okulun sınıf geçme ve sınavlarla ilgili hükümlerine göre değerlendirilir. Ancak, değerlendirmelerde öğrencilerin BEP’leri dikkate alınır.
b) Bulunduğu okulun eğitim programına denkliği olmayan bir özel eğitim programını izleyen öğrencilerin başarılarının değerlendirilmesiyle ilgili işlemler, bu Yönetmeliğin 85 inci maddesindeki ilgili hükümlere göre yapılır.
c) Öğrencilerin başarılarının değerlendirilmesinde kullanılacak yöntem, teknik, ölçme araçları ve değerlendirme süresi, değerlendirme zamanı, değerlendirme aralıkları, değerlendirmeden sorumlu kişiler ve değerlendirmenin yapılacağı ortam, BEP geliştirme biriminin görüş ve önerileri doğrultusunda belirlenir.
ç) Yazma güçlüğü olan öğrenciler ve özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin değerlendirilmesi sözlü, sözlü ifadede güçlük yaşayan öğrencilerin değerlendirilmesi ise yazılı olarak yapılır. Yazılı ve sözlü ifade etme becerilerinde yetersizliği olan bireyler ise davranışlarının gözlemlenmesi yoluyla değerlendirilir.
d) Yazılı sınavlar öğrencilerin yetersizlik türüne, eğitim performanslarına ve gelişim özelliklerine göre çeşitlendirilir. Sınavlar kısa cevaplı ve az sorulu olarak düzenlenir.
e) Öğrenciler, yetersizliklerinden kaynaklanan güçlüklerini gidermek amacıyla sınavlarda uygun araç-gereç, cihaz ve yöntemlerden yararlandırılır. İhtiyacı olan bireyler için yazılı sınavlarda refakat etmek üzere bir öğretmen görevlendirilir.
f) Görme yetersizliği olan öğrencilerin yazılı sınavlarda Braille yazı olarak verdiği cevaplar sınavdan hemen sonra öğretmenin öğrenciye okutmasıyla değerlendirilir. Bu öğrenciler, çizimli ve şekilli sorulardan muaf tutulurlar. Az gören öğrenciler için sınav soruları kalın ve büyük puntolu hazırlanır.
g) İşitme yetersizliği olan öğrenciler ilköğretim ve ortaöğretimde, istekleri doğrultusunda yabancı dil programlarındaki bazı bilgi ve becerilerin öğretiminden veya dersin tamamından muaf tutulurlar.
ğ) Zihinsel yetersizliği olan öğrenciler; dikkat, bellekte tutma ve hatırlama güçlükleri dikkate alınarak daha sık aralıklarla değerlendirilirler.
h) Otistik bireyler ile duygusal ve davranış bozukluğu olan öğrencilerin değerlendirilmesi, iletişim özellikleri ile sosyal-duygusal hazır bulunuşlukları dikkate alınarak yapılır.
ı) Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan öğrencilerin değerlendirilmesi, bu öğrencilerin özellikleri dikkate alınarak daha sık aralıklarla ve kısa süreli sınavlarla yapılır.
i) Kas ve sinir sistemi bozukluklarına bağlı motor becerilerde yetersizliği olan öğrenciler motor beceri gerektiren derslerin uygulamalı bölümlerinden istekleri doğrultusunda muaf tutulurlar.
Özel Eğitim Sınıfları
Özel eğitim sınıflarının açılması
MADDE 25 – (1) Özel eğitime ihtiyacı olan ve ayrı bir sınıfta eğitim almaları uygun bulunan bireylerin, yetersizliği olmayan akranları ile bir arada eğitim görmeleri amacıyla her tür ve kademedeki resmî ve özel okul ve kurumlarda, özel eğitim hizmetleri kurulunun önerisi doğrultusunda millî eğitim müdürlükleri tarafından özel eğitim sınıfları açılabilir.
(2) Bu okul ve kurumlarda, uygulanacak eğitim programı temel alınarak iki tür özel eğitim sınıfı oluşturulur.
Bulunduğu okulun veya kurumun eğitim programını uygulayan özel eğitim sınıfları
MADDE 26 – (1) Zorunlu öğrenim çağındaki bireylerden ilköğretim programları veya bu programa denkliği kabul edilen bir özel eğitim programını takip edebilecek durumda olan bireyler için açılan özel eğitim sınıflarında, eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Özel eğitim sınıflarında aynı tür yetersizliği olan öğrenciler eğitim görür.
b) Özel eğitim sınıflarında görme, işitme ve zihinsel engelliler sınıf öğretmenleri görev yapar. Bu sınıflara, öğrencilerin yetersizlik türüne göre öğretmen görevlendirmesi yapılır.
c) Görme ve işitme yetersizliği olan öğrenciler için açılan özel eğitim sınıflarının 1-5 inci sınıflarında dersler sınıf öğretmenleri, 6-8 inci sınıflarında ise alan öğretmenleri tarafından okutulur. 4-5 inci sınıflarda beden eğitimi, müzik, görsel sanatlar, din kültürü ve ahlak bilgisi, bilgisayar, yabancı dil dersleri alan öğretmenleri tarafından okutulabilir. Alan öğretmeni tarafından okutulan derslere sınıf öğretmeni de katılır.
ç) Görme ve işitme yetersizliği olan öğrenciler için açılan özel eğitim sınıflarının dışındaki sınıflarda 1-8 inci sınıflarında dersler sınıf öğretmenleri tarafından okutulur. 4-8 inci sınıflarda beden eğitimi, müzik, görsel sanatlar, din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri ile 6-8 inci sınıflarda teknoloji ve tasarım dersi alan öğretmenleri tarafından okutulabilir.
d) İlköğretim okullarında açılan özel eğitim sınıflarında birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılır. Ancak, görme ve işitme yetersizliği olan bireyler için açılan sınıflarda bu uygulama 1-5 inci sınıflar arasında yapılır. Bu öğrencilerin 6 ncı sınıftan itibaren akranlarıyla birlikte aynı sınıfta eğitim görmeleri sağlanır.
e) Bu sınıflardaki öğrenciler, bulundukları okul veya kurumda uygulanan eğitim programını takip ederler. Bu program temel alınarak, öğrencilerin eğitim performansları ve ihtiyaçları doğrultusunda BEP’leri hazırlanır.
f) Özel eğitim sınıflarının mevcudu en fazla; okul öncesi eğitimde ve ilköğretimde 10, ortaöğretim ve yaygın eğitimde 15 öğrenciden oluşur. Ancak, otistik çocuklar için her tür ve kademede açılan özel eğitim sınıflarında ise sınıf mevcudu en fazla 4 öğrencidir.
g) Özel eğitim sınıfını tamamlayan öğrencilere kayıtlı bulunduğu okulu veya kurumu tamamlayan yetersizliği olmayan diğer öğrencilere verilen belge verilir.
ğ) Bu sınıflar ders, dinlenme, yemek ve diğer etkinlik saatleri bakımından okulda/kurumda uygulanan programa uyarlar.
h) Sınıfların okul/kurum içindeki yeri, öğrencilerin yetersizlik türü dikkate alınarak belirlenir.
ı) Öğrencilerin akranlarıyla bir arada bulunduğu ders, yemek ve diğer etkinlik saatlerinde sosyal uyumlarına yönelik düzenlemeler yapılarak gerekli koruyucu tedbirler alınır.
i) Okul ve kurumlarda özel eğitim sınıfına devam eden öğrencilerin, yetersizliği olmayan akranları ile alan dersleri ve sosyal etkinlikleri bir arada yapmalarını sağlamaya yönelik düzenlemeler yapılır.
j) Özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumları bünyesinde özel eğitim sınıfları açılabilir. Bu sınıflarda; okul veya kurumun eğitim programı, okulun fizikî şartları ve personel durumu, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin yetersizliği ve gelişim özellikleri ile bireysel yeterlilikleri dikkate alınarak gerekli düzenlemeler yapılır.
Bulunduğu okulun veya kurumun eğitim programından farklı bir eğitim programı uygulayan özel eğitim sınıfları
MADDE 27 – (1) Zorunlu öğrenim çağındaki bireylerden ilköğretim programları veya bu programlara denkliği kabul edilen bir özel eğitim programını takip edemeyecek durumda olan bireyler için açılan özel eğitim sınıflarında eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde, aynı yetersizliği olan bireyler için açılan özel eğitim okul ve kurumlarının mevzuat hükümlerin yanı sıra aşağıdaki hususlar da dikkate alınır:
a) Özel eğitim sınıflarında, aynı tür yetersizliği olan öğrenciler eğitim görür.
b) Bu sınıflarda eğitim alan öğrenciler, yetersizlik türüne göre hazırlanan özel eğitim programını takip ederler. Öğrencilerin BEP’leri hazırlanırken takip ettikleri bu eğitim programı temel alınır.
c) Açılan özel eğitim sınıflarında birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılır.
ç) Özel eğitim sınıflarında görme, işitme ve zihinsel engelliler sınıf öğretmenleri görev yapar. Ancak, bu sınıflarda zihinsel engelliler sınıf öğretmeninin görevlendirmesine öncelik verilir.
d) Sınıfların mevcutları, takip edilen eğitim programının uygulandığı okul veya kurumlardaki mevcutlar dikkate alınarak oluşturulur.
e) Dersler sınıf öğretmenleri tarafından okutulur. 4-8 inci sınıflarda beden eğitimi, müzik, görsel sanatlar, iş eğitimi dersleri alan öğretmenleri tarafından okutulabilir. Alan öğretmeni tarafından okutulan derslere sınıf öğretmeni de katılır.
f) Özel eğitim sınıfını tamamlayan öğrencilere, takip ettikleri özel eğitim programını uygulayan özel eğitim okul veya kurumlarındaki programı tamamlayan öğrencilere verilen belge verilir.
g) Bu sınıflarda ders, dinlenme, yemek ve diğer etkinlik saatlerinde okul veya kurumda uygulanan programa uyulur.
ğ) Öğrencilerin akranlarıyla bir arada bulunduğu ders, yemek ve diğer etkinlik saatlerinde sosyal uyumlarına yönelik düzenlemeler yapılarak koruyucu tedbirler alınır.
h) Okul ve kurumlarda özel eğitim sınıfına devam eden öğrencilerin, yetersizliği olmayan akranları ile bazı ders ve sosyal etkinlikleri bir arada yapmalarını sağlamaya yönelik düzenlemeler yapılır.
ı) Sınıfların okul içindeki yeri, öğrencilerin yetersizlik türü dikkate alınarak belirlenir.
Destek Eğitim Odası
Destek eğitim odası açılması
MADDE 28 – (1) Okul ve kurumlarda, yetersizliği olmayan akranlarıyla birlikte aynı sınıfta eğitimlerine devam eden özel eğitime ihtiyacı olan öğrenciler ile üstün yetenekli öğrenciler için özel araç-gereçler ile eğitim materyalleri sağlanarak özel eğitim desteği verilmesi amacıyla destek eğitim odası açılır.
(2) Destek eğitim odasında eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Destek eğitim odaları, özel eğitim hizmetleri kurulunun önerisi doğrultusunda millî eğitim müdürlükleri tarafından açılır.
b) Destek eğitim alacak öğrenci sayısına göre okulda veya kurumda birden fazla destek eğitim odası açılabilir.
c) Destek eğitim odasında yürütülecek eğitim hizmetlerinin planlaması okul yönetimince yapılır.
ç) Destek eğitim odasında eğitim alacak öğrenciler, BEP geliştirme biriminin önerileri doğrultusunda rehberlik ve danışma hizmetleri yürütme komisyonunca belirlenir. Her öğrencinin ihtiyacı doğrultusunda ve azami ölçüde bu eğitimden yararlanması sağlanır.
d) Öğrencinin destek eğitim odasında alacağı haftalık ders saati, haftalık toplam ders saatinin %40’ını aşmayacak şekilde planlanır.
e) Destek eğitim odasında öğrencilerin eğitim performansları dikkate alınarak birebir eğitim yapılır. Ancak, gerektiğinde eğitim performansı bakımından aynı seviyede olan öğrencilerle grup eğitimi de yapılabilir.
f) Destek eğitim odasında, öğrencilerin eğitim performansı ve ihtiyaçları, yetersizlik türüne uygun araç-gereç ve eğitim materyalleri bulunur.
g) Destek eğitim odası açılan okullarda öğrencilerin eğitim ihtiyaçlarına göre görme, işitme, zihinsel engelliler sınıf öğretmenleri öncelikli olmak üzere, gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmen, sınıf öğretmeni ve alan öğretmenleri görevlendirilir. Destek eğitim odasına öncelikle okulun öğretmenlerinden olmak üzere RAM’da görevli öğretmenler ya da diğer okul ve kurumlardaki öğretmenler görevlendirilir.
ğ) Öğrencinin genel başarı değerlendirmesinde, destek eğitim odasında yapılan değerlendirme sonuçları da dikkate alınır.
h) Destek eğitim odasında verilen destek eğitim hizmetleri okulun veya kurumun ders saatleri içinde yapılır.
ı) Destek eğitim odasının okul veya kurum içindeki yeri, öğrencilerin yetersizlik türü dikkate alınarak belirlenir.
BEŞİNCİ KISIM
Eğitim Hizmetleri
Eğitim Tür ve Kademelerindeki Özel Eğitim Hizmetleri
Okul öncesi dönemde özel eğitim hizmetleri
MADDE 29 – (1) 37-72 ay arasındaki özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin okul öncesi eğitimi zorunludur. Ancak, bireylerin gelişim ve bireysel özellikleri dikkate alınarak okul öncesi eğitim dönemi süresi bir yıl daha uzatılabilir.
(2) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin okul öncesi eğitimlerini, öncelikle okul öncesi eğitim kurumlarında kaynaştırma uygulamaları kapsamında sürdürmeleri esastır. Ancak, bu bireyler için okul öncesi özel eğitim okulu/kurumu ve özel eğitim sınıfları da açılabilir.
İlköğretimde özel eğitim hizmetleri
MADDE 30 – (1) Özel eğitime ihtiyacı olan bireyler ilköğretimlerini, öncelikle kaynaştırma uygulamaları yoluyla akranları ile bir arada sürdürebilecekleri gibi özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için açılan ilköğretim okullarında da sürdürebilirler.
(2) İlköğretim programlarının amaçlarını gerçekleştirecek durumda olmayan bireyler ise eğitimlerini, gelişim alanlarındaki performans düzeylerine göre hazırlanmış eğitim programlarının uygulandığı özel eğitim okul ve kurumlarında sürdürürler.
(3) İlköğretim okullarını bitiren öğrenciler genel, mesleki ve teknik ortaöğretim okullarına yönlendirilirler. İlköğretim programlarına denk olmayan eğitim programlarını tamamlayan özel eğitime ihtiyacı olan öğrenciler ise özelliklerine uygun okul ve kurumlara yönlendirilirler.
(4) Çeşitli nedenlerle ilköğretimlerini tamamlayamayan, zorunlu öğrenim çağı dışına çıkan bireyler Millî Eğitim Bakanlığı Açık İlköğretim Okulunda eğitimlerini sürdürebilirler. Özel eğitim gerektirdiğini Özel Eğitim Hizmetleri Kurulundan alınacak belge ile belgelendirenlerde yaş kaydı aranmaz. Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitim sürecinde ve başarılarının değerlendirilmesinde Bu Yönetmeliğin 24 üncü maddesindeki hükümler doğrultusunda özel tedbirler alınarak düzenlemeler yapılır.
Ortaöğretimde özel eğitim hizmetleri
MADDE 31 – (1) Özel eğitime ihtiyacı olan bireyler ortaöğretimlerini, öncelikle kaynaştırma uygulamaları yoluyla akranları ile bir arada genel ve mesleki ortaöğretim kurumlarında sürdürebilecekleri gibi özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için açılan ortaöğretim kurumlarında da sürdürebilirler.
(2) Merkezî sınavla öğrenci almayan genel, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarına yönlendirme kararı alınan özel eğitime ihtiyacı olan bireyler, ilgili birimlerle yapılacak iş birliği çerçevesinde kontenjan sağlanarak yatılı okulların pansiyonlarına Bakanlıkça sınavsız yerleştirilirler.
(3) Genel ve mesleki ortaöğretim kurumlarına yönlendirme kararı alınanlardan, yatılı okumak isteyen öğrenciler için, ikamet adresine göre yakın yatılı okulların olanakları da değerlendirilerek yeterli kontenjan sağlanır.
(4) İlköğretimlerini tamamlayan ancak çeşitli nedenlerle ortaöğretime devam edemeyen bireyler, uzaktan öğretim yoluyla Millî Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Lisesi veya Millî Eğitim Bakanlığı Mesleki Açık Öğretim Lisesinde eğitimlerini sürdürebilirler. Millî Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Lisesi veya Millî Eğitim Bakanlığı Mesleki Açık Öğretim Lisesine devam eden ve özel eğitime ihtiyacı olduğunu özel eğitim hizmetleri kurulu kararıyla belgelendiren bireylerin eğitim sürecinde ve başarılarının değerlendirilmesinde Bu Yönetmeliğin 24 üncü maddesindeki hükümler doğrultusunda özel tedbirler alınarak düzenlemeler yapılır.
Yüksek öğretimde özel eğitim hizmetleri
MADDE 32 – (1) Ortaöğretimlerini tamamlayan özel eğitime ihtiyacı olan bireyler; RAM’lar, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yürütme komisyonu veya rehberlik ve psikolojik danışma servisi tarafından yüksek öğretime yönlendirilirler.
(2) Yüksek öğretime giriş sınavlarında ve değerlendirmede bu bireylerin yetersizlik türü ve özelliklerine uygun düzenlemeler yapılması konularında ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılır.
Yaygın eğitimde özel eğitim hizmetleri
MADDE 33 – (1) Özel eğitim kurumları ile diğer kurum ve kuruluşlarda farklı konu ve sürelerde düzenlenen programlarla özel eğitime ihtiyacı olan bireylere yönelik eğitim hizmeti verilir. Bu hizmetlerin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Yaygın eğitim hizmetleri; bireylerin temel yaşam becerilerini geliştirmek, öğrenme ihtiyaçlarını karşılamak, onları işe ve mesleğe hazırlamak amacına yönelik programların hazırlanması ve uygulanması biçiminde yürütülür.
b) Yaygın eğitim programları, ailenin, bireyin eğitimine etkin katılımını sağlamaya ve temel yaşam becerilerini kazanmasına yönelik bilgi ve beceriler içerecek şekilde hazırlanır.
c) Yaygın eğitim programları; bireylerin gelişim özellikleri ve yeterlilikleri doğrultusunda bulunduğu çevrenin imkânları ve iş piyasasının talepleri dikkate alınarak uygulama ağırlıklı planlanır.
ç) Yaygın eğitim hizmetleri, illerde oluşturulan il mesleki eğitim kurulu ile resmî ve özel kurum ve kuruluşların iş birliğiyle planlanır ve uygulanır.
d) Kaynaştırma uygulamaları kapsamında özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin, diğer resmî ve özel kurum ve kuruluşlarla yapılacak iş birliği çerçevesinde yaygın eğitim programlarından yararlanmaları sağlanır.
e) Özel eğitim okul ve kurumlarında açılan yaygın eğitim programlarına katılan bireylerin iaşe ve ibateleri eğitimleri süresince Bakanlıkça karşılanır. Ayrıca, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin aile eğitimi programlarına katılan birinci derecedeki yakınları ya da velisi de aynı haktan yararlanır.
f) Yaygın eğitim kurumlarında özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için özel eğitim sınıfları oluşturulabilir.
Evde Eğitim Hizmetleri
Evde eğitim hizmetleri
MADDE 34 – (1) Okul öncesi ve ilköğretim çağındaki özel eğitime ihtiyacı olan bireylerden eğitim-öğretim kurumlarından doğrudan yararlanamayacak durumda olanlara evde eğitim hizmeti verilmesi esastır. Bu hizmetlerin verilmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Evde eğitim hizmetleri özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından planlanır.
b) Özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından evde eğitim hizmeti almasına karar verilen bireylerin kaydı, bir ilköğretim okulu veya özel eğitim okuluna/kurumuna yapılır ve okula/kuruma devam etme şartı aranmaz.
c) Bu hizmetler, gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmen tarafından sürdürülür. Ancak, bireyin eğitim ihtiyaçları doğrultusunda okul öncesi, sınıf ve alan öğretmenleri de görevlendirilir.
ç) Evde eğitim hizmetinden yararlanan birey, kayıtlı bulunduğu okulda uygulanan öğretim programlarından sorumludur. Ancak BEP geliştirme birimince, bu programlara dayalı olarak bireyin eğitim performansına göre, ihtiyaç duyduğu alanlarda bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlanır.
d) Evde eğitim alan bireyin başarı durumunun değerlendirilmesi, kayıtlı bulunduğu okuldaki diğer öğrenciler gibi yapılır. Ancak, bireyin durumu ve özelliğine göre değerlendirme şekli, yöntem ve tekniklerinde öğretmen tarafından gerekli değişiklikler yapılır ve özel tedbirler alınır.
e) Evde eğitimde, ailelerin bilgilendirilmesi, desteklenmesi ve eğitimin her aşamasına katılımları sağlanır.
f) Evde eğitim süreci birey, aile ve öğretmenin iş birliği ile planlanır.
g) Aile, etkili bir eğitimin gerçekleştirilmesi için uygun eğitim ortamının hazırlanmasını sağlar.
ğ) Bireyin evde eğitim almasını gerektiren şartların ortadan kalkması durumunda bu hizmet sona erdirilir.
Erken Çocukluk Dönemi Eğitimi
Erken çocukluk döneminde özel eğitim hizmetleri
MADDE 35 – (1) Erken çocukluk dönemi eğitimi, 0-36 ay arasındaki bireyleri kapsayan eğitimdir.
(2) Bu eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Erken çocukluk dönemi eğitimi hizmetleri, bu dönemdeki eğitimin daha sonraki eğitim kademelerinde istenilen hedeflere ulaşılmasındaki önemi dikkate alınarak planlanır.
b) Erken çocukluk dönemi eğitimi, bireyin eğitimi ve bireyin eğitimine katkı sağlamak amacıyla ailenin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi yoluyla yapılır.
c) Erken çocukluk dönemi eğitimi hizmetleri okul ve kurumlarda veya gerektiğinde evde yürütülür.
ç) Erken çocukluk dönemi eğitimi hizmetlerinin planlanması ve koordinasyonu özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından yapılır. Erken çocukluk dönemindeki bireylerin yetersizliği olmayan akranları ile birlikte eğitim almalarına yönelik tedbirler alınarak buna uygun düzenlemeler yapılır veya açılacak bağımsız birimlerde bu eğitim hizmetleri verilebilir.
d) Erken çocukluk dönemi eğitimi hizmetlerinin planlanması ve yürütülmesi için öncelikle bireyin ve ailenin eğitim ihtiyaçları belirlenir.
e) Bakanlık, erken çocukluk dönemindeki bireylerin tespiti ve tanılanması ile bu bireylere sunulacak hizmetlerin gerçekleştirilmesinde ilgili kurum ve kuruluşlar ile iş birliği yapar.
Aile Eğitimi
Aile eğitimi hizmetleri
MADDE 36 – (1) Aile eğitimi, tüm eğitim kademelerinde bireyin eğitimine katkı sağlamak amacıyla aileye verilecek her türlü rehberlik ve danışmanlık hizmetlerini içeren bir eğitimdir.
(2) Aile eğitimi hizmetleri yürütülürken aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Aile eğitim programları; aile eğitiminde esas olacak genel ilke ve amaçlar doğrultusunda bireyin yetersizliği, gelişim özellikleri, eğitim ihtiyaçları ve ailenin ihtiyaçlarına uygun olarak hazırlanır ve yürütülür.
b) Aile eğitimi hizmetlerinin planlanması ve koordinasyonu özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından yapılır.
c) Aile eğitim programları, RAM’lar, özel eğitim okul ve kurumları, kaynaştırma uygulamaları yapılan okullar tarafından hazırlanır ve yürütülür.
ç) Aile eğitimi hizmetleri, bireyin ve ailenin ihtiyaçları doğrultusunda bireysel, grup ya da uzaktan eğitim şeklinde yürütülür.
d) Aile eğitim programları ailenin katılımıyla bir yıllığına planlanır ve aile ile bireyin eğitim ihtiyaçları doğrultusunda her yıl yeniden geliştirilerek uygulanır.
e) Aile eğitimi hizmetleri, kurumlarda yürütülür. Ancak, ihtiyaç hâlinde bu hizmet evlerde de yürütülebilir.
Kurumlar
Özel Eğitim Okul ve Kurumları
Özel eğitim okul ve kurumlarının açılması
MADDE 37 – (1) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitimlerini öncelikle yetersizliği olmayan akranlarıyla birlikte kaynaştırma yoluyla sürdürmeleri esas olmakla birlikte, bu bireyler için Bakanlıkça her tür ve kademede örgün ve yaygın özel eğitim okul ve kurumları da açılır. Gerçek ve tüzel kişiler, özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim ve öğretimleri için 8/6/1965 tarihli ve 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunundaki esaslara uygun olarak özel okul veya kurum açabilirler.
(2) Bakanlık, özel eğitim okul ve kurumlarında farklı özel eğitim modelleri denemek, geliştirmek ve yaygınlaştırmak üzere pilot uygulama yapabilir ve bu eğitim modellerinin uygulanacağı özel eğitim okul ve kurumları açabilir.
(3) Okul ve kurumların açılmasında bireylerin yetersizlik türüne göre sayısı, yerleşim biriminin özellikleri ve ulaşım imkânları dikkate alınır.
(4) Bu okul ve kurum binaları, yatırım programından ya da bağış yapanlar tarafından, yetersizlik türüne göre hazırlanmış tip projeye uygun olarak yapılır.
(5) Okul ve kurum binalarının yapımında çevrenin özellikleri ve ihtiyaca göre özel tip projeler de uygulanabilir. Ayrıca, mahallen temin edilen binalarda da Bakanlıkça belirlenen ölçütlere uygun olması durumunda özel eğitim okul ve kurumu açılabilir.
(6) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin devam ettiği okul ve kurumların dışında, bu bireylere eğitim materyalleri ile araç-gereçler hazırlanması ve eğitim programları geliştirilmesi amacıyla da özel eğitim kurumları açılır.
İşitme, görme ve ortopedik yetersizliği olan bireyler için açılan okul ve kurumlar
MADDE 38 – (1) İşitme, görme ve ortopedik yetersizliği olan bireyler, yetersizliği olmayan akranlarıyla birlikte her tür ve kademede kaynaştırma yoluyla eğitim alabilecekleri gibi bu bireyler için her tür ve kademede, resmî ve özel gündüzlü ve/veya yatılı özel eğitim okul ve kurumu açılabilir.
(2) Bu okul ve kurumlarda eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Bu okul ve kurumlarda; aynı tür ve kademede öğrenim gören yetersizliği olmayan öğrencilerin takip ettiği eğitim programı uygulanır. Okul veya kurumda uygulanan eğitim programı temel alınarak öğrencilerin BEP’leri hazırlanır ve başarılarının değerlendirilmesinde BEP’lerinde yer alan amaç ve davranışlar dikkate alınır.
b) Sınıf mevcutları en fazla; okul öncesi, ilköğretim ve yaygın eğitimde 10, ortaöğretimde 15 öğrencidir. İşitme engelliler meslek liseleri ve ortopedik engelliler meslek liselerinde uygulamalı atölye ve laboratuvar derslerinde gruplar en fazla 10 öğrenciden oluşturulur.
c) Bu okul ve kurumlardaki öğrencilerin yetersizlik türleri dikkate alınarak, işitme, görme ve zihinsel engelliler sınıf öğretmenleri görevlendirilir.
ç) Bu okul ve kurumlarda ilköğretimin 1-5 inci sınıflarında dersler sınıf öğretmenleri tarafından okutulur. Ancak 4-5 inci sınıflarda; beden eğitimi, müzik, görsel sanatlar, din kültürü ve ahlak bilgisi, yabancı dil, bilgisayar dersleri ile modelaj-iş dersleri alan öğretmenleri tarafından okutulabilir. 6-8 inci sınıflarda ise dersler alan öğretmenleri tarafından okutulur.
d) İşitme engelliler meslek liselerinde ve ortopedik engelliler meslek liselerinde uygulamalı meslek derslerinin yapılacağı atölyeler ve laboratuvarlar bulunmaması hâlinde öğrenciler bu derslerle ilgili eğitimlerini diğer mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında sürdürürler.
e) İşitme yetersizliği bulunan öğrencilerin eğitim gördüğü okul ve kurumlarda, öğrenciler istekleri doğrultusunda yabancı dil dersinden muaf tutulur.
Görme Engelliler Basımevi ve Akşam Sanat Okulu
MADDE 39 – (1) Görme yetersizliği olan bireyler için gerekli olan araç-gereç ve diğer eğitim materyallerinin üretilmesi, çoğaltılması, dağıtılması ve eğitim programları ile yeni eğitim-öğretim yöntemlerinin geliştirilmesi amacıyla Bakanlıkça özel eğitim kurumları açılır.
(2) Görme yetersizliği olan bireylerin eğitimi için gerekli olan; Talim ve Terbiye Kurulunca ilköğretim ve ortaöğretim için kabul edilen ders kitaplarının yanı sıra ayrıca, kaynak kitapları, edebî eserleri ve sanat eserlerini, dergi, gazete gibi yazılı materyali Braille yazı ile basar, çoğaltır ve dağıtımını sağlar. Bu bireylerin eğitiminde kullanılan eğitim-öğretim yöntemlerinin ve eğitim programlarının geliştirilmesi konusunda çalışmalar yürütür ve konuşan kitap kasetleri hazırlatır.
Zihinsel yetersizliği olan bireyler için açılan okul ve kurumlar
MADDE 40 – (1) Zihinsel yetersizliği olan bireyler, yetersizliği olmayan akranlarıyla birlikte her tür ve kademede kaynaştırma yoluyla eğitimlerini sürdürebilecekleri gibi bu bireyler için her tür kademede, resmî ve özel gündüzlü özel eğitim okul ve kurumları açılır.
a) Orta düzeyde zihinsel yetersizliği olan bireyler için açılan okul ve kurumlarda eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
1) Orta düzeyde zihinsel yetersizliği olan bireyler için açılan ilköğretim okullarında, Bakanlıkça hazırlanan ve ilköğretim programlarına denkliği kabul edilen özel eğitim programı uygulanır. Bu eğitim programı temel alınarak BEP hazırlanır ve bireylerin başarılarının değerlendirmesinde BEP’lerinde yer alan amaç ve davranışlar dikkate alınır.
2) Sınıf mevcutları en fazla; okul öncesi ve ilköğretimde 10 öğrencidir.
3) 1-8 inci sınıflarda dersler sınıf öğretmenleri tarafından okutulur. 4-8 inci sınıflarda beden eğitimi, din kültürü ve ahlak bilgisi, müzik, görsel sanatlar dersleri ile 6-8 inci sınıflarda teknoloji ve tasarım dersi alan öğretmenleri tarafından okutulabilir. Alan öğretmeni tarafından okutulan derslere sınıf öğretmeni de katılır.
b) Ağır düzeyde zihinsel yetersizliği olan bireyler için açılan okul ve kurumlarda eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
1) Zorunlu öğrenim çağında olup ilköğretim programlarını takip edemeyecek durumdaki bu bireyler için açılan eğitim ve uygulama okullarında öğrencilerin, öz bakım ve günlük yaşam becerileri ile işlevsel akademik becerilerini geliştirmek ve topluma uyumlarını sağlamak amacıyla Bakanlıkça hazırlanmış özel eğitim programı uygulanır. Bu program temel alınarak BEP hazırlanır. Bu bireylerin başarılarının değerlendirilmesinde BEP’lerinde yer alan amaç ve davranışlar dikkate alınır.
2) Bu okullarda; tuvalet eğitimini kazanamamış, yoğun davranış problemleri gösteren ve grup eğitimine uyum sağlayamayan öğrencilerin grup eğitimine hazırlanması amacıyla bire bir eğitim uygulaması yapılır. Birebir eğitim uygulaması kapsamındaki öğrenciler grup eğitimine katılmazlar. Bu öğrencilere verilecek eğitimin süresi ve haftalık ders saati sayısı özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından belirlenir.
3) Bir ders saati 40 dakika olup, ders saati ve derslerin dağılımı, Talim ve Terbiye Kurulunca kabul edilen haftalık ders dağıtım çizelgesine göre uygulanır.
4) Toplam altı saatlik günlük çalışma süresinin ders, dinlenme, yemek ve diğer etkinliklere dağılımı okul yönetimince belirlenir.
5) Sınıf mevcutları en fazla; okul öncesinde 6, diğer sınıflarda ise 8 öğrencidir.
6) Dersler sınıf öğretmenleri tarafından okutulur. 4-8 inci sınıflarda ise beden eğitimi, müzik, görsel sanatlar, iş eğitimi dersleri alan öğretmenleri tarafından okutulabilir. Alan öğretmeni tarafından okutulan derslere sınıf öğretmeni de katılır.
7) Eğitim ve uygulama okulu programını tamamlayanlara Ek-2’de yer alan Eğitim ve Uygulama Okulu Diploması verilir. Bu diploma, ortaöğretime devam etme hakkı sağlamaz.
Otistik bireyler için açılan okul ve kurumlar
MADDE 41 – (1) İlköğretim programlarının amaçlarını gerçekleştiremeyecek durumdaki otistik bireyler için resmî ve özel gündüzlü özel eğitim kurumları açılır.
(2) Bu kurumlarda eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Zorunlu öğrenim çağındaki otistik bireyler için açılan otistik çocuklar eğitim merkezlerinde bireylerin öz bakım ve günlük yaşam becerileri ile işlevsel akademik becerilerini geliştirmek ve topluma uyumlarını sağlamak amacıyla Bakanlıkça hazırlanmış özel eğitim programı uygulanır. Bu program temel alınarak BEP hazırlanır. Bu bireylerin başarılarının değerlendirilmesinde BEP’lerinde yer alan amaç ve davranışlar dikkate alınır.
b) Bu okullarda; tuvalet eğitimini kazanamamış, yoğun davranış problemleri gösteren ve grup eğitimine uyum sağlayamayan öğrencilerin grup eğitimine hazırlanması amacıyla bire bir eğitim uygulaması yapılır. Birebir eğitim uygulaması kapsamındaki öğrenciler grup eğitimine katılmazlar. Bu öğrencilere verilecek eğitimin süresi ve haftalık ders saati sayısı özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından belirlenir.
c) Bir ders saati 40 dakika olup, ders saati ve derslerin dağılımı, Talim ve Terbiye Kurulunca kabul edilen haftalık ders dağıtım çizelgesine göre uygulanır.
ç) Toplam altı saatlik günlük çalışma süresinin ders, dinlenme, yemek ve diğer etkinliklere dağılımı kurum yönetimince belirlenir.
d) Dersler sınıf öğretmenleri tarafından okutulur. 4-8 inci sınıflarda ise beden eğitimi, müzik, görsel sanatlar, iş eğitimi dersleri alan öğretmenleri tarafından okutulabilir. Alan öğretmeni tarafından okutulan derslere sınıf öğretmeni de katılır.
e) Otistik çocuklar eğitim merkezi programını tamamlayanlara Ek-3’de yer alan Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi Diploması verilir. Bu diploma, ortaöğretime devam etme hakkı sağlamaz.
Sağlık kuruluşlarında yatarak tedavi gören bireyler için açılan okul ve kurumlar
MADDE 42 – (1) Resmî ve özel sağlık kuruluşlarında yatarak tedavi gören ve/veya süreğen hastalığı olan zorunlu öğrenim çağındaki bireylerin eğitimlerini sürdürmeleri için Bakanlık, Sağlık Bakanlığı ve üniversiteler arasında imzalanan protokole göre hastanelerin bünyesinde Bakanlığa bağlı ilköğretim okulları açılır.
(2) Bu ilköğretim okullarında eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Eğitim hizmeti, velinin yazılı isteği ve bireyin tedavisinden sorumlu hekim/hekimlerin yazılı görüşü ile sağlanır.
b) Bireylerin kayıtları, kayıtlı bulunduğu okulda kalır. Kayıtlı olmayan öğrencilerin kaydı ise hastanenin bulunduğu bölgedeki bir okula/kuruma ya da ikamet ettiği yerleşim birimindeki bir okul veya kuruma yapılır.
c) Hastane ilköğretim okullarında eğitim alan her birey için geçici kayıt formu düzenlenerek bu okula geçici kaydı yapılır.
ç) Sağlık kuruluşlarında eğitim alan bireyin başarı durumunun değerlendirilmesi, kayıtlı bulunduğu okuldaki diğer öğrenciler gibi yapılır. Ancak, bireyin durumu ve özelliğine göre değerlendirme şekli, yöntem ve tekniklerinde öğretmen tarafından gerekli değişiklikler yapılarak özel tedbirler alınır.
d) Bu bireylerin başarı değerlendirme sonuçları kayıtlı oldukları okula yazılı olarak bildirilir. Sınıf geçme ve diploma işlemleri bu okul tarafından yürütülür.
e) Hastane ilköğretim okullarında sınıf mevcudu en fazla, okul öncesi ve ilköğretimde 10 öğrenciden oluşur.
f) Sınıfa gelemeyecek durumda olan öğrencilere odalarında eğitim verilir.
g) Sınıf öğretmenlerinden biri, millî eğitim müdürlüğünce müdür yetkili öğretmen olarak görevlendirilir. Müdür yetkili öğretmen aynı zamanda sınıf okutur.
ğ) Bireyler kayıtlı bulunduğu okulun veya kurumun eğitim programından sorumludur.
h) Bu okullarda birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılır.
ı) Eğitim alacak bireylerin hastalığı ve eğitim ortamına ilişkin şartlar dikkate alınarak bireylerin haftalık ders saatleri 10 saatten az olmamak üzere planlanır.
i) Dersler sınıf ve alan öğretmenleri tarafından okutulur.
j) Millî eğitim müdürlüğü bu okullara, müdür yetkili öğretmenin önerileri doğrultusunda gerektiğinde okul öncesi, sınıf ve alan öğretmenleri ile gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmen görevlendirir.
k) Derse başlama ve bitiş saatleri ile derslerin süresi, bireyin sağlık durumu ve hastane şartları dikkate alınarak okul yönetimi tarafından belirlenir.
l) Yatarak tedavi sürecinin tamamlanması hâlinde veya velinin isteği ya da hekimin eğitim hizmetinin sona erdirilmesine ilişkin görüşü doğrultusunda sağlık kuruluşunda bireye verilen eğitim hizmeti sona erdirilir.
Üstün yetenekli bireylerin eğitimi amacıyla açılan kurumlar
MADDE 43 – (1) Okul öncesi, ilköğretim ve orta öğretim çağındaki üstün yetenekli öğrencilerin bireysel yeteneklerinin farkında olmalarını ve kapasitelerini geliştirerek en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak amacıyla Bakanlıkça gündüzlü özel eğitim kurumları açılır.
a) Bireysel eğitim-öğretim yapılması esastır.
b) Üstün yetenekli öğrencilerin eğitiminde, sosyal ve duygusal gelişim bütünlük içerisinde ele alınır.
c) Kurumdaki eğitim-öğretim etkinlikleri, öğrencilerin devam ettikleri örgün eğitim kurumlarındaki programlara destek olacak şekilde planlanır ve yürütülür.
ç) Öğrencilerin özel yetenek alanlarıyla ilgili örgün eğitim kurumlarında izledikleri program ile kurumdaki yapacakları çalışmalar arasında paralellik sağlanır.
d) Öğrencilere, geleceğe yönelik düşünme, tahminlerde bulunma ve bunları tartışarak çalışmalarına yansıtma becerileri kazandırılır.
e) Eğitim-öğretim etkinlikleri öğrencileri dıştan yönelimli ve yönetimli bir disiplin ile denetim yerine içten odaklı disiplin ve denetim anlayışını geliştirmeye yönelik olarak düzenlenir.
f) Öğrencilere, kapasiteleri ölçüsünde benlik gelişimi ve iletişim becerileri kazandırılır.
g) Öğrencilerin, liderlik, yaratıcı ve üretici düşünme yetenekleri, ulusal ve toplumsal bir anlayışla ülke kalkınmasına katkıda bulunacak şekilde geliştirilir.
ğ) Öğrencilere, Türkçeyi doğru, güzel ve etkili kullanma becerileri kazandırılır.
h) Öğrencilere, öğrenme, araştırma, problem çözme ve bağımsız karar verme becerileri kazandırılır.
ı) Eğitim-öğretim süreci; öğrenci, veli, okul ve kurumun iş birliğinde devam ettirilir.
Diğer Özel Eğitim Okul ve Kurumları
Birden fazla yetersizliği olan bireyler için açılan özel eğitim kurumları
MADDE 44 – (1) Zorunlu öğrenim çağındaki birden fazla yetersizliği olan öğrenciler için gündüzlü özel eğitim okul ve kurumları ya da özel eğitim okul ve kurumları bünyesinde özel eğitim sınıfları açılabilir.
(2) Bu öğrencilerin eğitimlerini sürdürdükleri sınıflarda, eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Öğrenciler ilköğretim programlarını veya yetersizlik türüne göre hazırlanan özel eğitim programını takip ederler. Öğrencilerin BEP’leri, takip ettikleri eğitim programı temel alınarak hazırlanır. Bu bireylerin başarılarının değerlendirilmesinde BEP’lerinde yer alan amaç ve davranışlar dikkate alınır.
b) Programı tamamlayan öğrencilere, ilköğretim diploması veya takip ettikleri özel eğitim programını tamamlayan öğrencilere verilen belge verilir.
c) Bu sınıflarda aynı tür ek yetersizliği olan öğrenciler eğitim görür.
ç) Bu sınıflarda, öğretmenlerden birinin öğrencilerin ek yetersizliğine göre görme, işitme ve zihinsel engelliler sınıf öğretmenleri arasından görevlendirilmesine dikkat edilir.
d) Sınıfların mevcudu en fazla 4 öğrenciden oluşur.
e) Bu sınıflarda bireylerin ek yetersizlik türü dikkate alınarak uygun öğretim yöntem ve teknikleri ile araç-gereç ve eğitim materyallerinin kullanılması, uygun eğitim ortamının sağlanmasına dikkat edilir.
f) Öğrencilerin eğitiminde ek yetersizliklerinden kaynaklanan sorunlarını en aza indirmek amacıyla personel, araç-gereç ve eğitim materyallerini içeren hizmetlerin sağlanmasına yönelik gerekli tedbirler alınır.
Özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için açılan iş okulları
MADDE 45 – (1) İlköğretimlerini tamamlayan, genel ve mesleki ortaöğretim programlarına devam edemeyecek durumda olan ve 21 yaşından gün almamış özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin temel yaşam becerilerini geliştirmek, topluma uyumlarını sağlamak, iş ve mesleğe yönelik bilgi ve beceriler kazandırmak amacıyla resmî ve özel iş okulları açılır.
(2) Bu okullarda eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) İş okullarında akademik bilgi ve becerilerin yanında iş eğitimi uygulamalarının da yer aldığı eğitim programı uygulanır. Bu program temel alınarak BEP hazırlanır ve bireylerin başarılarının değerlendirilmesinde BEP’lerinde yer alan amaç ve davranışlar dikkate alınır.
b) Personel ve eğitim ortamının uygun olması durumunda farklı yetersizlikleri olan bireyler için özel eğitim sınıfları açılır. Zihinsel yetersizliği olan bireyler için açılan iş okullarında böyle bir uygulamaya yer verilmez.
c) Sınıf mevcutları en fazla 10 kişiden oluşur.
ç) İş okullarında dersler görme, işitme ve zihinsel engelliler sınıf öğretmenleri tarafından okutulur. Ancak beden eğitimi, görsel sanatlar, müzik dersleri ile atölye laboratuvar dersleri alan öğretmenleri tarafından okutulabilir. Alan öğretmeni tarafından okutulan derslere sınıf öğretmeni de katılır.
d) Bu kurumlarda bir ders saati 40 dakika olup, ders saati ve derslerin dağılımı, Talim ve Terbiye Kurulunca kabul edilen haftalık ders dağıtım çizelgesine göre uygulanır. Günlük çalışma süresinin ders, dinlenme, yemek ve diğer etkinliklere dağılımı okul yönetimince belirlenir.
e) Programın süresi dört yıldır. Programın birinci sınıfında bireylere akademik bilgi ve beceriler ile uygulamalı iş eğitimi yoluyla atölyelerde gerekli olan temel bilgi ve beceriler kazandırılır. İkinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarda ise akademik bilgi ve becerilerin kazandırıldığı dersler ile uygulamalı atölye dersleri verilir.
f) Uygulamalı iş eğitimi dersleri, çevrenin sosyal, kültürel, ekonomik özellikleri ve şartları ile istihdam imkânları dikkate alınarak belirlenir.
g) İş yerine yerleştirilen bireyler kültür ve meslek derslerini haftada bir gün okulda, uygulamalı beceri eğitimini ise dört gün iş yerlerinde eğitim görürler. İş yerine yerleştirilemeyen bireyler ise okulda eğitimlerine devam ederler.
ğ) İş yerine yerleştirilen bireyler, 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununun çırak öğrencilere verdiği haklardan yararlanırlar.
h) İzleme ve yöneltme kurulu tarafından belirlenen bireyler, birinci sınıfın sonunda bir iş yerine yerleştirilirler. Ancak kurul, uygun olan bireyler için birinci sınıftan itibaren de iş yerine yerleştirme kararı alabilir.
ı) Bireylerin iş yerine yerleştirilmesi kararı bir aylık deneme süreci sonucunda kesinleşir.
i) Bireylerin iş yerine yerleştirilebilmesi için velisinden Ek-4’de yer alan İş Yerine Yerleştirilecek Öğrenciler İçin Veli Muvafakat Belgesi alınır.
j) İş yerine yerleştirilen bireyler; iş yeri koordinatör öğretmeni tarafından düzenlenen Ek-5’te yer alan Öğrenciyi İş yerinde Gözlem ve İzleme Formu ile işveren tarafından düzenlenen Ek-6’da yer alan İşe Yerleştirilen Öğrencilerin Devam Takip Çizelgesi dikkate alınarak izleme ve yöneltme kurulunca takip edilir.
k) İşe ya da iş yerine uyum sağlayamayan bireyler için gerekli düzenlemeler yapılarak tedbirler alınır. Ancak, alınan tüm tedbirlere rağmen uyum sorunu devam eden bireylerin iş yeri, iş yeri koordinatör öğretmeninin önerisiyle kurul tarafından değiştirilir veya bu bireyler eğitimlerine okulda devam ederler.
l) Okulun imkân ve şartları uygun olduğu takdirde yarıyıl ve yaz tatillerinde de programlara devam edilebilir.
m) Dönem sonlarında bireylere karne verilir. Programı tamamlayan bireylere Ek-7’de yer alan İş Okulu Diploması verilir. Bu diploma, yüksek öğretime devam etme hakkı sağlamaz. Ancak, bu diploma işe girerken ortaöğretim kurumlarından mezun olanlara tanınan haklardan yararlanılmasını sağlar.
n) Programı tamamlayamayan bireyler, yaygın eğitim programlarına, işe ve mesleğe yönlendirilirler.
Özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için açılan iş eğitim merkezleri
MADDE 46 – (1) Zorunlu öğrenim çağı dışında kalan ve genel eğitim programlarından yararlanamayacak durumda olan özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin; temel yaşam becerilerini geliştirmek, topluma uyumlarını sağlamak ve iş ve mesleğe yönelik beceriler kazandırmak amacıyla farklı konu ve sürelerde meslek kurslarının düzenlendiği resmî ve özel yaygın eğitim kurumları açılır.
a) İş eğitim merkezlerinde akademik bilgi ve becerilerin yanında iş eğitimi uygulamalarının da yer aldığı eğitim programı uygulanır. Bu program temel alınarak BEP hazırlanır ve bireylerin başarılarının değerlendirilmesinde BEP’lerinde yer alan amaç ve davranışlar dikkate alınır.
b) Personel ve eğitim ortamının uygun olması durumunda farklı yetersizlikleri olan bireyler için özel eğitim sınıfları açılabilir.
c) Bir kurs programı en az beş kursiyer olması durumunda açılır.
ç) Bu kurumlarda sınıf mevcutları en fazla 10 kişiden oluşur. Aynı kurs programına devam edecek kursiyer sayısı 10 kişiden fazla olduğunda kursiyerlerin yaş, bireysel ve gelişim özellikleri ile yeterlilikleri dikkate alınarak birden fazla sınıf oluşturulabilir.
d) Bu kurumlarda dersler görme, işitme ve zihinsel engelliler sınıf öğretmenleri tarafından okutulur. Ancak beden eğitimi, görsel sanatlar, müzik dersleri ile atölye laboratuvar dersleri alan öğretmenleri tarafından okutulabilir. Alan öğretmeni tarafından okutulan derslere sınıf öğretmeni de katılır.
e) Kurs programları, çevrenin sosyal, kültürel, ekonomik özellikleri ve şartları ile istihdam imkânları dikkate alınarak açılır.
f) Kursların süresi, programın içeriğine göre en az bir en fazla üç öğretim yılı olarak belirlenir.
g) Kurumun imkân ve şartları uygun olduğu takdirde yarıyıl ve yaz tatillerinde de programlara devam edilebilir.
ğ) Bu kurumlarda bir ders saati 40 dakika olup, ders saati ve derslerin dağılımı, Talim ve Terbiye Kurulunca kabul edilen haftalık ders dağıtım çizelgesine göre uygulanır. Günlük çalışma süresinin ders, dinlenme, yemek ve diğer etkinliklere dağılımı okul yönetimince belirlenir.
h) Bakanlıkça hazırlanan programların dışındaki programlar; il millî eğitim müdürlüğü tarafından onaylanır ve bir örneği Bakanlığa gönderilir.
ı) Açılacak kursların türleri ile alınacak kursiyer sayıları ve yeterlilikleri, kurum tarafından en az iki ay önceden duyurulur.
i) Bir kurs programını tamamlayan kursiyer, farklı bir kurs programından da yararlanabilir.
j) Bir kurs programını tamamlayan kursiyere Ek-8’de yer alan İş Eğitim Merkezi Kurs Bitirme Belgesi verilir. Ancak, bu belge mesleki eğitim merkezlerince verilen belgeye denk değildir.
k) Kurs için başvuru, kontenjandan fazla ise daha önce kurs programından yararlanmayanlara öncelik verilir.
l) Kurs programını tamamlayan bireyler diğer yaygın eğitim programlarına, işe ve mesleğe yönlendirilirler.
Hazırlık Sınıfları
Hazırlık sınıflarının açılması
MADDE 47 – (1) Okul öncesi eğitimini tamamlayan veya zorunlu ilköğretim çağına gelmiş özel eğitime ihtiyacı olan bireyleri örgün eğitime hazırlamak amacıyla resmî ve özel ilköğretim okulları ile özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için açılan ilköğretim okullarında gerektiğinde hazırlık sınıfları açılabilir.
Hazırlık sınıflarında eğitim-öğretim
MADDE 48 – (1) Hazırlık sınıflarındaki eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yürütme komisyonunca, öğrencilerin eğitim performansları ve eğitim ihtiyaçları doğrultusunda, hazırlık sınıflarına devam edecek öğrenciler velilerin de görüşü alınarak karar belirlenir.
b) Bu sınıfların mevcudu en fazla 10 öğrenciden oluşur.
c) Hazırlık sınıflarında dersler görme, işitme ve zihinsel engelli sınıf öğretmenleri tarafından okutulur. Bu sınıflarda altı öğrenciye kadar bir, mevcudu altı öğrenciden fazla olan sınıflarda ise iki öğretmen görevlendirilir.
ç) Bu sınıflardaki öğrenciler için, okul öncesi eğitim programı ile ilköğretim programları temel alınarak BEP hazırlanır ve öğrencilerin başarılarının değerlendirilmesinde BEP’lerinde yer alan amaç ve davranışlar dikkate alınır.
d) Hazırlık sınıflarında öğrenim süresi bir yıldır. Ancak, üç aylık izleme süreci sonucunda bireyin eğitim performansı doğrultusunda rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yürütme komisyonu tarafından birinci sınıfa geçişi sağlanabilir.
Diğer Kurumlarda Özel Eğitim Hizmetleri
Rehberlik ve araştırma merkezleri
MADDE 49 – (1) Rehberlik ve araştırma merkezleri; özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitsel değerlendirme, tanılama, izleme ve yönlendirme hizmetlerini yürüterek birey için en az sınırlandırılmış eğitim ortamını önerir, birey ve ailesine destek eğitim ile rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri sunar.
Okul ve kurumların özel eğitim hizmetleri sorumluluğu
MADDE 50 – (1) Resmî ve özel; okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumları ile yaygın eğitim kurumları, özel eğitime ihtiyacı olan bireylere özel eğitim hizmetleri sağlamakla yükümlüdürler.
(2) Bu okul ve kurumlarda, özel eğitime ihtiyacı olan bireylere sunulan eğitim-öğretim hizmetlerinin etkililiğini arttırmak amacıyla özel eğitim tedbirleri alınarak gerekli düzenlemeler yapılır. Bu bireylere sağlanacak her türlü özel eğitim hizmeti için millî eğitim müdürlükleri, RAM’lar ve özel eğitim okulları ile iş birliği yapılır.
YEDİNCİ KISIM
Personel, Görev, Yetki ve Sorumlulukları
Yönetici ve Öğretmenlerin Görev, Yetki ve Sorumlulukları
Personel
MADDE 51 – (1) Özel eğitim okul ve kurumlarına atanacak personelin sayısı, nitelikleri Bakanlıkça belirlenir ve yürürlükteki mevzuata göre atanır.
Müdürün görev, yetki ve sorumlulukları
MADDE 52 – (1) Müdür, millî eğitimin temel ilkeleri ve genel amaçları doğrultusunda okulun/kurumun, amaçlarına uygun olarak yönetilmesinden, değerlendirilmesinden ve geliştirilmesinden sorumludur.
(2) Müdür, eğitim-öğretim ve işleyişle ilgili olarak okulun/kurumun amacı, türü, kademesi ve uygulanan eğitim programına göre Millî Eğitim Bakanlığı özel eğitim okul ve kurum müdürleri görev tanımında belirtilen görevleri yürütür.
(3) Okul müdürü; ders okutma görevinin yanında kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, program ve emirlere uygun olarak görevlerini yürütmeye, okulu düzene koymaya ve personeli denetlemeye yetkilidir.
Müdür başyardımcısının görev, yetki ve sorumlulukları
MADDE 53 – (1) Müdür başyardımcısı görevlerini, bulunduğu okulun/kurumun özelliklerini dikkate alarak yapar. Müdür başyardımcısı, ders okutma görevinin yanında yönetimde müdürün en yakın yardımcısıdır. Müdürün olmadığı zamanlarda müdüre vekâlet eder.
(2) Müdür başyardımcısı, okulun her türlü eğitim-öğretim, yönetim, rehberlik, denetim, öğrenci, personel, tahakkuk, ayniyat, yazışma, sosyal etkinlikler, yatılılık, bursluluk, güvenlik, beslenme, bakım, koruma, temizlik, düzen, nöbet, halkla ilişkiler gibi işleriyle ilgili olarak okul müdürü tarafından verilen görevleri yapar. Bu görevlerin yapılmasından ve okulun amaçlarına uygun olarak işleyişinden müdüre karşı sorumludur.
(3) Ayrıca, görev tanımında belirtilen diğer görevler ile müdür tarafından verilen görevleri de yapar.
Müdür yardımcısının görev, yetki ve sorumlulukları
MADDE 54 – (1) Müdür yardımcısı görevlerini, bulunduğu okulun/kurumun özelliklerini dikkate alarak yapar. Müdür yardımcısı, yönetimde müdür ve müdür başyardımcısının en yakın yardımcısıdır.
(2) Müdür yardımcısı; ders okutma görevinin yanında okulun her türlü eğitim-öğretim, yönetim, öğrenci, personel, tahakkuk, ayniyat, yazışma, eğitici etkinlikler, yatılılık, bursluluk, güvenlik, beslenme, bakım, koruma, temizlik, düzen, halkla ilişkiler gibi işleriyle ilgili olarak okul müdürü tarafından verilen görevleri yapar. Bu görevlerin yapılmasından ve okulun amaçlarına uygun olarak işleyişinden müdüre karşı sorumludur.
Teknik müdür yardımcısının görev, yetki ve sorumlulukları
MADDE 55 – (1) Döner sermayesi bulunan özel eğitim okul ve kurumlarında müdür yardımcılarından biri, mevzuatına göre teknik müdür yardımcısı olarak görevlendirilir. Teknik müdür yardımcısı, müdür ve sayman ile birlikte döner sermaye işletmesi çalışmalarının tümünden sorumludur.
(2) Ayrıca, görev tanımında belirtilen diğer görevler ile müdür tarafından verilen görevleri de yapar.
Pansiyondan sorumlu müdür yardımcısının görev, yetki ve sorumlulukları
MADDE 56 – (1) Pansiyondan sorumlu müdür yardımcısı, pansiyonun yönetim, eğitim-öğretim ve her türlü hizmetlerin planlı ve amacına uygun olarak yürütülmesinden sorumludur.
Müdür yetkili öğretmenin görev, yetki ve sorumlulukları
MADDE 57 – (1) Bağımsız müdürlüğü bulunmayan ilköğretim okullarında sınıf öğretmenlerinden biri müdür yetkili öğretmen olarak görevlendirilir. Müdür yetkili öğretmen, müdürün görev, yetki ve sorumluluklarını üstlenir.
Atölye şefinin görev ve sorumlulukları
MADDE 58 – (1) Atölyeler arasındaki eş güdümü sağlamak üzere, meslek dersleri alan öğretmenlerinden biri okul veya kurum müdürü tarafından atölye şefi olarak görevlendirilir. Atölye şefinin görevleri şunlardır:
a) Atölyeler arasında iş bölümü yaparak eş güdümü sağlamak.
b) Meslek dersleri alan öğretmenlerinin eğitim-öğretimle ilgili ihtiyaçlarını belirlemek.
c) Atölyelerde bulunan makine, avadanlık ve malzemelerin bakım, onarım ve korunmasını, bunların kullanmaya hazır hâlde bulundurulmasını sağlamak.
ç) Atölyelerde yürütülen işlerle ilgili belgelerin düzenlenmesi ve kayıtların tutulmasını sağlamak.
d) Eğitimin etkililiğini sağlamak amacıyla atölyelerde her türlü ders araç-gereç ve materyallerinin bulundurulmasını sağlamak.
e) Atölyelerin temizliğinin öğrencilerle bir plan dahilinde yapılmasını ve çalışma yerinin temiz tutulmasının iş alışkanlığının gerektirdiği bir davranış hâline getirilmesini sağlamak.
f) Meslek dersleri alan öğretmenleri ve usta öğreticilerin atölyeleri derse hazırlaması ve derslere düzenli olarak devamlarını sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almak
g) İş kazaları, yangın ve diğer tehlikelere karşı gerekli koruyucu güvenlik tedbirlerini almak.
Öğretmenlerin görev ve sorumlulukları
MADDE 59 – (1) Öğretmenler, kendilerine verilen sınıfın veya şubenin derslerini, programda belirtilen esaslara göre planlamak, okutmak, bunlarla ilgili uygulama ve deneyleri yapmak, ders dışında okulun eğitim-öğretim ve sosyal etkinliklerine katılmak ve bu konularda kanun, yönetmelik ve emirlerde belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdürler.
(2) Öğretmenler bu görevlerinin yanında aşağıdaki görevleri de yürütürler:
a) Bireyselleştirilmiş eğitim programları, gelişim ölçekleri ile ölçme ve değerlendirme araçlarının hazırlanmasında ve uygulanmasında BEP geliştirme birimi ile iş birliği yapmak.
b) Bireyselleştirilmiş eğitim programlarını uygulamak ve değerlendirmek.
c) Öğrencilerin eğitim performansları ve yetersizlik türünü dikkate alarak gerekli öğretim materyallerini hazırlamak ve/veya temin etmek.
ç) Okul ve kurumdaki aile eğitim çalışmalarına katılmak, sınıfındaki öğrencilerinin ailelerine yönelik aile eğitim çalışmalarını planlamak ve yürütmek.
d) Öğrencilere destek eğitim hizmeti sağlanması ve eğitim performansları doğrultusunda başka bir okul veya kuruma yönlendirilmesinde, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yürütme komisyonu ve BEP geliştirme birimiyle iş birliği yapmak.
e) Öğrencilerin yetersizliklerinden dolayı kullandığı kişisel cihaz ve aletlerin bakımı ve kontrolüne ilişkin tedbirler almak.
f) Öğrencilerin eğitim performansları ve ihtiyaçları doğrultusunda bire bir eğitim yapmak.
g) Sınıf öğretmenliğinin esas olduğu okul ve kurumlarda alan öğretmenleri ile birlikte ders okutmak.
(3) Öğretmenler ayrıca, görev tanımında belirtilen diğer görevler ile müdür tarafından verilen eğitim-öğretimle ilgili görevleri de yapar.
Grup gözetimi ve eğitimi görevi verilen sınıf öğretmeninin görev ve sorumlulukları
MADDE 60 – (1) Yatılı özel eğitim okul ve kurumlarında grup gözetimi ve eğitimi görevi verilen sınıf öğretmeninin görevleri şunlardır:
a) Okul ve kurum yönetimince belirlenen süre, zaman ve yerlerde, grubundaki öğrencilerin etütlerde ders çalışmalarını sağlamak ve gerektiğinde onların çalışma sırasında derslerde karşılaştıkları güçlüklerin çözümüne yardımcı olmak.
b) Eğitim-öğretim hizmetlerini, grubundaki öğrencilerin bireysel gelişimi, eğitim performansı ve ihtiyaçları ile ilgi ve isteklerini dikkate alarak planlamak ve yürütmek.
c) Grubundaki öğrencilerin fiziksel, zihinsel, sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyici etkinlikler düzenlemek, etkinliklere rehberlik etmek ve öğrencilerini bu etkinliklere yönlendirmek.
ç) Öğrencilerin kişisel sorun ve ihtiyaçları ile ilgilenmek ve bunların çözümünde okul yönetimi, rehberlik ve psikolojik danışma servisi, öğretmenler ve diğer ilgili personel ile iş birliği yapmak.
d) Okul veya kurum yönetimince hazırlanan nöbet çizelgesine göre gece nöbeti tutmak.
e) Öğrencilerin gelişimi ve davranışlarını değerlendirmek ve gerekli bilgileri öğrenci gözlem defterine kaydetmek.
f) Grup gözetimi ve eğitimi ile ilgili yaptığı çalışmaları günlük olarak planlamak ve ders defterine işlemek.
İş yeri koordinatör öğretmeninin görev ve sorumlulukları
MADDE 61 – (1) İzleme ve yöneltme kurulu tarafından hazırlanan program doğrultusunda, haftada bir gün okulda, dört gün iş yerlerinde görevlendirilen iş yeri koordinatör öğretmeninin görevleri şunlardır:
a) Öğrencilerin işe ve iş yerine uyumlarına yönelik bilgi, beceri, tutum ve davranışları kazandırmak amacıyla yöneltme ve izleme faaliyetlerini yürütmek.
b) Öğrencilerin iş yerlerindeki eğitimlerinin etkili ve verimli bir şekilde sürdürülmesi için, çalışma ortamı ve şartlarının düzenlenmesi konularında iş yeri yetkilileri ile iş birliği yaparak gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak.
c) İş yerlerinde çalışan personelin öğrencilere yönelik olumlu tutum ve davranış geliştirmelerini sağlamak amacıyla düzenlenecek faaliyetler konusunda iş yeri yetkilileri ile iş birliği yapmak.
ç) Öğrencilerin eğitim ve mesleki gelişimini izleyerek yöneltme ve izleme kuruluna bilgi vermek ve alınacak tedbirlerin uygulanmasını sağlamak.
d) Öğrencilerin mesleki yönlendirilmesinde, işe yerleştirilmesinde rehberlik etmek ve bu amaçla ilgili kişi, kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak.
Atölye ve laboratuvar dersleri öğretmeninin görev ve sorumlulukları
MADDE 62 – (1) Atölyelerde meslek dersleri, alan öğretmenlerince okutulur. Bu öğretmenler diğer görevlerinin yanında aşağıdaki görevleri yürütürler:
a) Sorumluluğunda bulunan atölyeyi yönetmek ve atölyedeki eşya, makine, avadanlık ve malzemelerinin bakım, onarım ve korunmasını sağlamak, bunları kullanmaya hazır hâlde bulundurmak.
b) Atölyedeki demirbaşların kaydını yaparak bunları sayım ve kontrole hazır hâlde bulundurmak.
c) Atölyede ihtiyaç duyulan araç-gereç ve materyalin sağlanması için okul veya kurum yönetimi ile diğer kişi ve kuruluşlarla iş birliği yapmak.
ç) Atölyesinde görevli usta öğretici ve diğer personelin iş bölümünü yaparak atölyede verilen eğitimin etkin ve koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlamak.
d) Sorumluluğundaki atölyenin türü ve özelliğine göre, okulun veya kurumun eğitim ve öğretim hizmetlerinde kullanılacak araç-gereç ve materyallerin üretimini sağlamak.
Rehber öğretmenin görev ve sorumlulukları
MADDE 63 – (1) Rehber öğretmen bulunduğu okul ve kurumdaki rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin yanında aşağıdaki görevleri de yapar:
a) Özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin ailelerine yönelik aile eğitimi hizmetlerini planlamak, yürütmek ve gerektiğinde ilgili kişi, kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak.
b) Özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin bireysel gelişimini değerlendirmek üzere formlar hazırlanmasında BEP geliştirme birimiyle, öğretmenler ve ilgili personel ile iş birliği yapmak.
c) Öğretmenler ve ailelerle iş birliği yaparak öğrenciler için bireysel gelişim raporu düzenlemek.
ç) Öğrencilerin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla rehberlik ve danışma hizmetleri yürütme komisyonu, BEP geliştirme birimi, izleme ve yöneltme kurulu ile öğretmenlerle iş birliği yapmak.
Gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmenin görev ve sorumlulukları
MADDE 64 – (1) Gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmenin görevleri şunlardır:
a) Özel eğitim hizmetleri kurulunun planlaması doğrultusunda, kaynaştırma yoluyla eğitimlerine devam eden bireylere sağlanacak destek eğitim hizmetleri ile evde eğitim alan ve bir sağlık kuruluşunda tedavi gören bireylerin eğitimlerini yürütmek.
b) BEP ve ölçme değerlendirme araçlarının hazırlanmasında ve uygulanmasında BEP geliştirme birimi ile iş birliği yapmak.
c) Sosyal kabul çalışmaları, eğitim ortamının düzenlenmesi, eğitim materyalleri, araç-gereçler, öğretim yöntem ve teknikleri gibi konularda öğretmenlere, okul/kurum yönetimine, bireye ve aileye rehberlik ve danışmanlık yapmak.
ç) Aile eğitimi çalışmalarını okul yönetimi, öğretmenler ve aileyle iş birliği yaparak planlamak ve yürütmek.
d) Öğrencilerin eğitim performansları ve yetersizlik türünü dikkate alarak gerekli öğretim materyallerini hazırlamak ve/veya temin etmek.
e) Öğrencilerin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla rehberlik ve danışma hizmetleri yürütme komisyonu, izleme ve yöneltme kurulu, BEP geliştirme birimi ve öğretmenlerle iş birliği yapmak.
f) Öğrencilerin yetersizliklerinden dolayı kullandığı kişisel cihaz ve aletlerin bakımı ve kontrolüne ilişkin olarak öğretmenleri bilgilendirmek.
(2) Gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmen ayrıca, özel eğitim hizmetleri kurulu ve/veya okul/kurum müdürü tarafından verilen görevleri de yapar.
Eğitim programları hazırlamakla görevlendirilen öğretmenin görev ve sorumlulukları
MADDE 65 – (1) Eğitim programları ve öğretim alanında lisans düzeyinde eğitim alan ya da bu alanda yüksek lisans yapan ve özel eğitim kurumlarında eğitim programları hazırlamakla görevlendirilen öğretmenin görevleri şunlardır:
a) BEP hazırlanmasında, uygulanmasında ve değerlendirilmesinde öğretmenler, aileler, öğrenciler ve diğer personel ile iş birliği yapmak.
b) Eğitim programlarının amaçlarının gerçekleştirilmesinde etkililiği artırmak amacıyla, eğitim materyalleri ve araç-gereçlerinin hazırlanması, uygun öğretim yöntem ve tekniklerinin belirlenmesi, ölçme ve değerlendirme araçlarının geliştirilmesi konularında önerilerde bulunmak ve bunların gerçekleştirilmesinde okul veya kurum personeli ile iş birliği içinde çalışmak.
c) Okul ve kurumda, eğitim programlarının uygulanması ve uygulamada ortaya çıkan sorunları tespit etmek, bu sorunlara ilişkin öneriler hazırlayarak kurum yönetimine iletmek.
ç) Aile eğitimi programlarının hazırlanması, uygulanması ve değerlendirilmesinde okul rehberlik ve psikolojik danışma servisiyle iş birliği içinde çalışmak.
d) Eğitim programında yer alan amaçların gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla, kurum içi ve kurum dışındaki etkinliklerin düzenlenmesinde, bunların planlanması ve uygulanmasında ilgili kişi, kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak.
e) Seçmeli derslerin verimliliğini ve ihtiyaçlara uygunluğunu değerlendirerek, bu derslerin çeşitlendirilmesi konusunda okul yönetimine önerilerde bulunmak.
Usta Öğretici ve Diğer Personel
Usta öğreticinin görev ve sorumlulukları
MADDE 66 – (1) Usta öğreticiler, özel eğitim okul ve kurumlarında eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde öğretmenlerle birlikte ve öğretmenlik sorumluluğu içinde görev yapar. Ayrıca, ilgili mevzuat çerçevesinde okul ve kurum yönetimince verilen diğer görevleri de yerine getirir.
Özel eğitim okul ve kurumlarında görev yapan diğer personel
MADDE 67 – (1) Özel eğitim okul ve kurumlarına; uzman hekim, hekim, diyetisyen, dil ve konuşma terapisti, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimi ve eğitimcisi, fizyoterapist, odyometrist, iş ve uğraşı terapisti, hemşire, teknisyen, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ders aletleri ve kütüphane memurları, iç hizmetler şefi, ambar ve depo memurları, Braille daktilograf, idari işler memuru, ayniyat mutemedi, çocuk bakım elemanı, şoför, aşçı, kaloriferci, bahçıvan, terzi, gece bekçisi ve hizmetli atanır veya diğer kurum ve kuruluşlar ile iş birliği yapılarak görevlendirilir.
(2) Bu personel, ilgili mevzuata göre verilen görevleri yerine getirmekle sorumludur.
(3) Diğer kurum ve kuruluşlardan görevlendirilecek personelin çalışma yeri ve saatleri ile görev alanları hazırlanacak protokollerde belirlenir.
SEKİZİNCİ KISIM
Eğitim-Öğretim
Programlar
Eğitim programları
MADDE 68 – (1) Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin devam ettiği okul ve kurumlarda Bakanlıkça hazırlanan genel ve mesleki eğitim programları ile özel eğitim okul, kurum ve sınıflarında içerikleri öğrencilerin özelliklerine göre hazırlanmış özel eğitim programları da uygulanır.
Bireyselleştirilmiş eğitim programı
MADDE 69 – (1) Bireyselleştirilmiş eğitim programı, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin gelişim özellikleri, eğitim performansları ve ihtiyaçları doğrultusunda hedeflenen amaçlara yönelik hazırlanan ve bu bireylere verilecek destek eğitim hizmetlerini de içeren özel eğitim programıdır.
(2) Bireyselleştirilmiş eğitim programı,
a) Eğitim planında yer alan yıllık amaçlar ve öğrencinin takip ettiği eğitim programı/programları temel alınarak belirlenen kısa dönemli amaçlarını,
b) Öğrencinin alacağı destek eğitim hizmetinin türü, süresi, sıklığı ve bu hizmetin kimler tarafından nasıl sağlanacağını,
c) Öğretim ve değerlendirmede kullanılacak yöntem ve teknik, araç-gereç ve eğitim materyallerini,
ç) Eğitim ortamına ilişkin düzenlemeleri,
d) Davranış problemlerini önlemeye ya da azaltmaya yönelik tedbirler ile uygulanacak yöntem ve teknikleri,
e) Öğrencinin kişisel bilgilerini
içerir.
(3) Bireyselleştirilmiş eğitim programı, Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu ve BEP geliştirme biriminin iş birliğiyle hazırlanır.
(4) Bireyselleştirilmiş eğitim programı, öğrenci için hedeflenen amaçların gerçekleşme düzeyi doğrultusunda değerlendirilir. Birey için hazırlanacak yeni bireyselleştirilmiş eğitim programında ve bireyin yönlendirilmesinde BEP’e ilişkin değerlendirmeler esas alınır.
Okul ve Kurumlarda Kurulacak Kurullar, Birimler Komisyonlar ve Ekipler
İzleme ve yöneltme kurulu ve üyeleri
MADDE 70 – (1) İş okullarına ve iş eğitim merkezlerine yerleştirilen öğrencilerin eğitim hizmetlerini planlamak, öğrencilerin gelişimlerini izlemek ve değerlendirmek amacıyla bu okul ve kurumlarda izleme ve yöneltme kurulu oluşturulur.
(2) İzleme ve yöneltme kurulu, okul/kurum müdürü veya müdür başyardımcısı ya da görevlendireceği bir müdür yardımc